Mehmet Yazar SBF Eski Eğ. Göv. Talim Terbiye Eski Müşaviri

Mehmet Yazar SBF Eski Eğ. Göv. Talim Terbiye Eski Müşaviri

Yazı + yorum
yazarmehmet@kamudannethaber.com

Kaç Milyar Dolar Lazım?

11 Mayıs 2020 - 14:49

 

Her melânetten en az Recep Bey ve Davutoğlu kadar sorumlu Abdullah Gül ve emanetçisi Babacan yanlısı yayın yapan Karar gazetesinde “Kaç milyar dolar lâzım?” başlıklı yazısına “Türkiye’nin önündeki en büyük sorun ekonomidir, hem de korkutucu boyutlarda” diye başlayan Taha Akyol, Covit19 salgınında Türkiye'nin yaptığı tıbbî yardımlara dikkati çekti. Akyol yazısında şunları kaydetti:

“Virüsle mücadeleyi Türkiye’nin tıp birikimi ve sağlık teşkilâtımızın enerjisi sayesinde mümkün olan ölçüde başarıyla götürüyoruz… Ancak tedbirlerin yumuşatılmasının ikinci bir dalgaya yol açması endişesi var. Bu endişeyi Bilim Kurulu üyeleri de söylüyor. Tedbirler niye yumuşatılıyor? Ekonomi için tabiî. Bütün ülkelerde politikacıların eğilimi, ekonomilerdeki hasarın daha fazla büyümemesi için bir an önce piyasanın hareketlenmesini sağlamak yönünde... Bunun şampiyonu Trump…

Türkiye’nin ekonomi endişesi daha ağır. Hem gelişmiş ülke değiliz… Hem kaynaklar rant ve tüketime gittiği için patlak veren 2018 krizinde gelirimiz 10 bin doların da altına düştü. Bunun üstüne, virüsün ekonomide yapmakta olduğu tahribatın yaratacağı işsizlik konusunda Ali Babacan ‘İşsizlik rakamlarının geleceği boyutu açıklamaya korkuyorum’ diyor. Böyle bir ekonomide virüsün tahribatını kaldırabilmek için muazzam miktarda dış kaynak gerekiyor.

ODTÜ iktisattan Prof. Dr. Erol Taymaz, krizden çıkış için ihtiyaç duyulan destek paketinin büyüklüğünü 54 milyar dolar olarak hesaplıyor (Haftalık Haber, 20 Nisan). Koç Üniversitesinden Prof. Selva Demiralp’a göre, 2020 yılında ödenmesi gereken dış borç yaklaşık 169 milyar dolardır, bunun “35 milyar dolar ila 50 milyar dolarlık kısmı çevrilemez ve bir yerden denkleştirmek zorunda”dır (BBC Türkçe, 7 Mayıs). Gerçi Maliye ve Hazine Bakanı Berat Albayrak Hazinenin 2020’de çevirmesi gereken sadece 4,7 milyar dolar borç kaldığını söyledi ama o sadece Hazine’nin borcudur; tüm borçlar değil.

En az 40-50 milyar dolar dış kaynak ihtiyacı olduğu kesin. Uçuyoruz, dünya bizi kıskanıyor ama durum maalesef bu. Dünya ekonomisi de küçülürken bu 40-50 milyar dolarlık dış kaynağı nasıl bulacağız? Virüsün dünya ekonomisindeki tahribatıyla mücadele için IMF 1 trilyon dolarlık fon oluşturdu; 90 kadar ülke başvurdu. Fakat IMF muslukların kapatılması, tasarruflu ekonomik program, şeffaflık gibi şartlar koşar, biz bunu istemiyoruz… Fed, dünya ekonomisi canlansın diye 2 trilyon dolarlık swap (para takası) paketi oluşturdu; 14 ülkeyle anlaşma imzaladı. Ankara da başvurdu ama henüz bir gelişme yok. Reuters’a göre, Fed swap anlaşması yapmak için hem merkez bankalarının bağımsızlığına hem rezerv durumuna bakıyor (10 Nisan).

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın başkanı ‘lâf dinlemediği için’ görevden alındığı gibi rezervlerini de virüsten önce eritmeye başlamıştı. Ülkelerin içindeki hukukî düzenin kalitesi, kamu kurumların işlevselliği, Merkez Bankası’nın bağımsızlığı ve ekonomi politikalarının rasyonalist mi popülist mi olduğu meseleleri ne kadar önemli, görüyorsunuz. Buna dış politikayı da eklemek lâzım…

Babacan’ın şu sözlerine herkesten çok iktidar kulak vermeli: ‘Son yıllarda o kadar çok yabancı düşmanlığı, o kadar çok Batı düşmanlığı yapıldı ki hükümetin siyaseti dar bir köşeye sıkıştı...’ Niye Babacan? Çünkü onun dönemindeki ekonomi performansı ve Türkiye’ye giren yatırım sermayesi gözler önünde. İtirazları duyar gibiyim; Batı Türkiye’ye düşman; Batı terörü destekliyor !.. Batı ne dost ne düşman ! İş yapmayı, diplomasi yürütmeyi becermek lâzım. Bu iktidar döneminde Avrupa Parlâmentosu Türk bayraklarıyla ve evet pankartlarıyla donatılmış, 600 milyar dolar yatırım sermayesi de Batı’dan gelmişti. Batıyla çıkan sorunları diplomasi kanallarında tutmak yerine seçim meydanlarında körükleyerek Batı’yı düşman hâline getirmek, nasıl bir başarıdır?! Ya 2.5 milyar dolarlık S-400’ler neye yarayacak?

Ankara galiba bir ‘revizyon’ ihtiyacı duyuyor ki, ‘tıbbî yardım’la durumu düzeltmek istiyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan Trump’a tıbbî malzemeyle birlikte gönderdiği mektupta şöyle diyor:

‘Umuyorum ki önümüzdeki dönemde, Kongre ve ABD basını da salgın sırasında sergilediğimiz bu dayanışmanın da etkisiyle, ilişkilerimizin stratejik önemini daha iyi kavrayacak ve ortak sorunlarımızla ortak mücadelemizin gerektirdiği anlayış içinde hareket edecektir…’

Tıbbî yardım inşallah işe yarar diyelim ama içerideki hukuk, demokrasi, kurumların aşınması ve dış politikada yön karışıklığı gibi aslî sorunları çözmemiz gerektiğini hiç akıldan çıkarmayalım.’