• Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri
Anasayfa
  • GÜNDEM
  • KAMU
  • SENDİKA
  • DÜNYA
  • EKONOMİ
  • SİYASET
  • HUKUK
  • TÜRK DÜNYASI
  • EĞİTİM MEMURLAR
  • Ara
SON DAKİKA:
00:11
Bilgi Üniversitesi kararı geri çekildi
Video Galeri Foto Galeri Yazarlar Üye Paneli
A
Büyüt
A
Küçült
  1. Köşe Yazarları
  2. Misafir Yazılar
  3. 1979 ve Necmettin Hacıeminoğlu Diyor ki?
Yayınlanma: 22 Ocak 2016 - 21:27

1979 ve Necmettin Hacıeminoğlu Diyor ki?

22 Ocak 2016 - 21:27
Yazdır
A
Büyüt
A
Küçült
1979 ve Necmettin Hacıeminoğlu Diyor ki?
Misafir Yazılar
Misafirin Sözü

"Y. Nuri ÖZTÜRK tarafından rahmetli Prof. Dr. Necmettin HACIEMİNOĞLU ile yapılan ve Tercüman gazetesinin 22-23 Ağustos 1979 tarihli nüshalarında yayınlanan röportaj aşağıdadır."

Doç.Dr.Necmettin HACIEMİNOĞLU: “Dil denen vasıta olmadan medeniyete vücut veren duygu ve düşünce olmaz.”

SORU: Sizce İslâm düşüncesinin Türk dili üzerindeki etkileri nelerdir?

HACIEMİNOĞLU: Önce İslâm düşüncesiyle topyekun İslâmı anladığımı belirtmeliyim. Hal böyle olunca, sorunuzun cevabını vermek için Türklerin nerede ve ne zaman Müslüman oldukları meselesini ele almak gerekiyor. Türkler Müslüman olunca bu en mükemmel dinin tesiriyle ne gibi eserler vücuda getirdiler? Bu da ele alınması gereken bir noktadır. Türk dili tarih itibariyle dünyanın en eski dillerinden biridir. Grameri, lugatı teşekkül etmiş bir yazı dili olarak da tarihi M.Ö. bin yıllarına kadar götürülebilir. Fakat elimizdeki ilk yazılı metin miladi 7.asra rastlamaktadır. Göktürk ve Orhun abideleridir bunlar. O zamandan İslâmi döneme kadarki zaman içinde de Türk diliyle yazılmış metin azdır. 10.Asırda Türkler Müslümanlığı toplu halde kabul ettikten sonra metinlerde birden büyük bir artış görülüyor. Hudutsuz bir artış. Bu artışa paralel olarak, Türk diliyle yazılmış eserlerin nevinde de çoğalma görülür. Bu ilk İslâmi dönemin eserleri felsefî, ilmî ve dinî mahiyettedir. Daha sonra bunu edebi eserler takip eder. Buradan çıkabilecek bir sonuç şudur: Türkler, İslâmiyetin kabulüyle birden manevi sahaya dalmışlardır. Şunu da hemen kaydetmek istiyorum: Türkler, İslâmiyeti kabul ettikten bir asır gibi kısa bir zaman sonra Kuran-ı Kerim’in tamamını Türkçeye tercüme etmişlerdir. 1067-1070 yıllarıdır bu.



SORU: Mütercim kimdir?

CEVAP: Kesin bilmiyoruz. Bilinen, tercümenin bir heyetçe yapıldığıdır. Tercümenin bir nüshası İslâm Eserleri Müzesi’nde mevcuttur. Demek oluyor ki, Türkler, her fert iyice okuyup anlayabilsin diye, en kısa zamanda ve hem de devletin himaye ve teşvikiyle Kuran-ı Kerim’i tercüme etmişlerdir. Kuran-ı Kerim gibi hem Allah kelamı, hem de Arap dilinin abidesi bir kitabı tercüme edebilmek, hem Arapçayı iyi bilmeyi hem de nakledilen dile hakimiyeti gerektirir. O günkü Türkçenin imkânları böyle bir tercümeye müsait olmalı ki, bu yapılabilmiştir. Şöyle de düşünülebilir: O günkü Türk âlimleri böyle bir tercümeye girişerek Türkçenin imkânlarını geliştirmek cehdi içine girmişlerdir. Hangi şekilde ele alınırsa alınsın İslâmiyetin Türkçe üzerindeki müsbet tesiri inkâr edilemez.

İkinci olarak da İslâm düşünce ve felsefesine bağlı olarak pek çok felsefî ve tasavvufî eser vücuda gelmiş, bunlar da Türk dilinin İslâmiyetin ihata ettiği kavramları ifade etmesini temin için dilin imkân ve ufuklarının genişletilmesine sebep olmuştur.

Türkçenin felsefî bazı mefhumları ifadeye kafi gelmediği yerlerde Türk münevveri mefhumu feda etmemek için Arapçadaki kelimeyi aynen almıştır. Bu da bazılarının iddiasının aksine, Türk dilinin zenginliğine hizmet eden bir hareket olmuştur. Çünkü kelime ifade ettiği mefhum bakımından önemlidir. Mefhum feda edilerek kelimeye bağlı kalmak dil bakımından manasızdır.

Üçüncü olarak da tercümelere temas etmek isterim. Tercümeler de bir dilin gelişmesinde önemli rol oynarlar. Çünkü tercüme, tercüme edilen metnin taşıdığı mefhumları karşılamak için dili zorlar ve bu da gelişmeyi temin eder. İslâmiyetin kabulünden sonra Kuran-ı Kerim dışında da yapılan pek çok tercüme bu açıdan büyük mana taşımaktadır. Bu tercümeler daha çok halka hitap eden Kısasul Enbiya tercümeleridir. Bu tercümeler hem dili geniş halk kitleleri arasında yaymış, hem de asırlarca bütün Türk dünyasında İslâmi mefhumların yerleşip yaşamasına hizmet etmiştir. Daha sonra bu Kısasul Enbiyaların oynadığı rolü Yunus Emre Divanı ve Mevlid oynayacaktır. Bunlar öyle eserler ki, köy odasından dere kenarına kadar her yerde okunuyor ve bir kişi okuduğunda bir çok insan dinliyor ve böylece dil yerleşip kökleşiyor. Bu keyfiyet dilin gelişmesi ve zenginleşmesi bakımından muazzam bir hadisedir. 

SORU: O halde sayın Hacıeminoğlu Arapça ve Farsça yanında Türkçenin de İslâmiyetin geniş kitlelere mal edilmesinde, diğer bir tabirle İslâm medeniyetine hizmette büyük bir rolü olmuştur, denebilir mi?

CEVAP: Hatta, Arapça ve Farsçadan daha büyük rolü olmuştur denebilir. Az önce Kısasul Enbiyalardan, Yunus Emre divanından ve Mevlidden söz ettik. Daha başka ilahiler, mesneviler de buna eklenebilir. Hiçbir dilde, İslâmiyeti geniş kitleler arasına yayan ve hazmettirerek, öğreterek yayan böyle bir vasıtalar serisi yoktur. Dediğim gibi bunlar sayesinde bütün kitle İslâmı öğreniyor, ona ısınıyor, onunla bütünleşiyordu. Dağdaki çoban âlim değildir, âlimle teması da yoktur. Ama o Kısasul Enbiyayı, Yunusu, Mevlidi okur veya okuyanı dinler, hayatı boyunca dinler ve İslâmı en güzel şekliyle buradan öğrenir. Böyle bir özellik ne Arapta vardır, ne Acemde. Bu noktadan bakılınca Türkçenin İslâma hizmeti öteki dillerden çok fazladır.

SORU: Kısası Enbiya, Mevlid ve Yunus Divanı gibi tesir icra eden ve Anadolu’da bir nevi el kitabı olan Siyeri Nebiler de var.

CEVAP: Siyeri Nebiler, Maktelı Hüseynler, Ahmediyye, Muhammediyye vs. Hiç mektep medrese görmemiş adam bunları müteaddit defa dinlemiştir. Mevlidi ele alalım. Doğarken mevlid okunur, sünnette mevlid okunur, düğünde, cenazede mevlid okunur. Mevlid nedir? İslâmı, en mükemmel ve müessir şekliyle anlatan bir eser. Toplum bununla İslâmî eğitime tabi tutulmuş asırlarca. Bu az şey midir? Hangi dilde böyle bir hadise mevcuttur? Şunu da bilhassa belirtmek isterim: Bu yolla İslâm sadece bilgi olarak değil, aşk, amel ve heyecan olarak veriliyor. Bu, az öncekinden daha büyük bir hadisedir. Bu keyfiyet yalnız Türk insanınca yaşatılmıştır.

SORU: Umumi manasıyla dilin kültür ve medeniyetle münasebetine temas eder misiniz?

CEVAP: Dil,  yani konuşma, Cenab-ı Hakkın en şerefli mahlûk kabul ettiği insana verilmiş bir kabiliyettir. Dil, insandan ayrı düşünülemiyeceğine, kültür ve medeniyeti de insan inşa ettiğine göre dilin kültür ve medeniyetle koparılamayacak bir münasebeti olacaktır. Dilin birinci vasfı bilginin, duygunun, düşüncenin taşıyıcısı olmasıdır. Dil denen vasıta olmadan medeniyete vücut veren duygu, düşünce ve bilgi olamaz. Dil, kültür ve medeniyetten ayrılmayınca tarihten ayrılmaz; tarihten ayrılmayınca milletten ayrılmaz. O bir vasıtadır, alettir. Öyle bir alettir ki, onun yerine suni oyuncak, iğreti aletler, koyarsanız maksada ulaşamaz kültür ve medeniyet üretemezsiniz. İşte bugünkü çıkmaz ortada. Bugün Türk dilini Türk tarihinden, Türk kültür ve medeniyetinden koparma gayretleri var. Bu gayretler tesadüfî olarak ortaya çıkmış değildir. Planlı bir ihanet ve tahribin sonucudur. Çünkü Türk dilini Türk kültür ve medeniyetinden koparırsak ortada ne Türk Milleti ne de Türk tarihi kalır. Bu koparma yapılabilir mi? Yapılabilir. Asrımızın vasıtaları insanların beynini yıkamak suretiyle onları kendi dünyalarının dışına çıkarma kudretine sahiptirler. Nitekim bunu bilenler ve iyice değerlendirenler tarafından Türk dili ve Türk insanı bu noktaya getirilmiş, dilimizle tarih ve kültürümüz birbirinden koparılma noktasına getirilmiştir.  Bunun önüne geçilebilir ama, sanılmamalıdır ki, bu koparma imkânsızdır, bunu yapamazlar.

Yaparlar ve planlarının bu güne kadar ki kısmı son derece başarılı uygulanmıştır.

(* 22 Ağustos 1979 tarihli Tercüman Gazetesi ) Devam edecek

Yazarın Diğer Yazıları

  • Açılımda kritik eşik: MİT, 'PKK silah bıraktı' diyemez! - 03 Mayıs 2026
  • Türkistan Gezi İzlenimleri Ve Ahmet Yesevi İle Büyük Türk İnkılabını Yeniden Başlatmak - 02 Mayıs 2026
  • Kahramanmaraş katliamcısı toksik internet alt kültürünün kurbanı mı? - 21 Nisan 2026
  • Türklerin sınırları ve 2700 yılın intikamı - 26 Şubat 2026
  • Kafe, lokanta, hastane, mağaza... Türkiye'de tabela göçmenliği - 21 Şubat 2026
  • İhanetten geriye kalan - 19 Şubat 2026
  • Erol Çatma'nın eski TKP'ye ilişkin bir değerlendirmesi - 17 Şubat 2026
  • Bir kavramsal istila ve anayasal sabotaj: 'Eşit yurttaşlık' maskesiyle milli devletin tasfiyesi - 01 Şubat 2026
  • PKK'nın Siyasetteki Kolu DEM, Kandil'den Yönetiliyor - Nusaybin'deki Oyun Alçaklıktır - 31 Ocak 2026
  • Türkçeyi küçümseyen akademi... 307 ismi görmezden geliyor - 17 Ocak 2026
  • PKK'yı Terör Örgütü Saymamak Tatsız Bir Şaka Mı? - 15 Aralık 2025
  • İmralı Görüşmesinin Düşündürdükleri - 30 Kasım 2025
  • PKK'nın Yeni Propaganda Atağı : Çekiliyoruz - 02 Kasım 2025
  • Hukuk Devletinin Ve Demokrasinin Olmazsa Olmazları: Kurumlar, Kurallar, Bağımsız, Tarafsız Yargı - 12 Ekim 2025
  • 1978 Kahramanmaraş Faciasının Mağdur ve Mazlumlarından Ökkeş Şendiller Hakk'a. Yürüdü - 01 Ekim 2025
  • "Paniklemiş tavuk gibi koşuşturuyorlar" - 23 Eylül 2025
  • Kürtleşen Türkmen Aşiretleri - 20 Eylül 2025
  • 43 Yıl Sonra 12 Eylül Darbesi - MHP Ve Ülkücü Kuruluşlar Davası - 12 Eylül 2025
  • Hukuk Devletinin Ve Demokrasinin Olmazsa Olmazları: Kurumlar, Kurallar, Bağımsız, Tarafsız Yargı - 08 Eylül 2025
  • Etnikçi Fitne Bitmedi. Bölgede Yaygınlaşıyor - 28 Ağustos 2025
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 12
ilan.gov.tr
Gazete arşivi için üye girişi yapmanız gerekmektedir.
Köşe Yazarları
Serdar Gündüz Liyakat-Sen Genel Sekreteri
Serdar Gündüz Liyakat-Sen Genel Sekreteri
Eğitimle Ulus Devlet Bilincini Geliştirmek
Cahit Akdoğan Araştırmacı yazar
Cahit Akdoğan Araştırmacı yazar
Giresun Dereli Dosyası: Vurgun İddialarının İç Yüzü Ve Denetim Zafiyeti
Ahmet Acaroğlu Türk Ocağı Eski Başkanı
Ahmet Acaroğlu Türk Ocağı Eski Başkanı
Edirne ve Uzunköprü'de Fetih Coşkusu
Yönetenlerin Yanlışlarını Göremeyen Öğrencime Mektup(2)
Mehmet ARSLAN Eğitim Yönetimi Ve Planlama uzmanı
Yönetenlerin Yanlışlarını Göremeyen Öğrencime Mektup(2)
Remzi ÖZMEN TES İst 8 Nolu eski Şb. Bşk, Kamu-Sen İst eski Bşk
Remzi ÖZMEN TES İst 8 Nolu eski Şb. Bşk, Kamu-Sen İst eski Bşk
Müdür ve Yardımcıları Akademiye
Av.Alev SEZEN M.A. Adli Bilimler Uzmanı
Av.Alev SEZEN M.A. Adli Bilimler Uzmanı
Siyasi Umutsuzluk
Sendikalar Sendika Patronluğundan Kurtulmalı, Rota Yeniden Çizilmeli
Kadriye Demirel (AES Antalya il Temsilcisi , Eğitim koçu)
Sendikalar Sendika Patronluğundan Kurtulmalı, Rota Yeniden Çizilmeli
Aziz Dolu Atabey
Aziz Dolu Atabey
Adalet; paylaşım ile suç ve ceza arasında orantı
Yaşar YENİÇERİOĞLU UAEF Başk
Yaşar YENİÇERİOĞLU UAEF Başk
Yeryüzünde Gezin Dolaşın!..
Reyhan Yıldız Eğitimci Yazar
Reyhan Yıldız Eğitimci Yazar
Mürailer Arasında Hakikatin Vakur Adımları
Yusuf İPEKLİ
Yusuf İPEKLİ
Oku-yorum...
Şu Hayat
Namık Özer ERDOĞAN Atatürk Eğ.En.Eski Md.
Şu Hayat
Sri Lanka Gezimizden
Canan ÖZDEMİR Uzman Sosyolog
Sri Lanka Gezimizden
Açılımda kritik eşik: MİT, 'PKK silah bıraktı' diyemez!
Misafir Yazılar
Açılımda kritik eşik: MİT, 'PKK silah bıraktı' diyemez!
Kimsenin Vatan, Namus Emniyeti Kalmadı!
Orhan KILIÇOĞLU
Kimsenin Vatan, Namus Emniyeti Kalmadı!
Din Anlayışının Ahlaki Çöküntüdeki Etkisi ve Felsefi Düşünce
Av.Faruk Ülker Ümraniye Türk Ocağı Eski Bşk
Din Anlayışının Ahlaki Çöküntüdeki Etkisi ve Felsefi Düşünce
Atatürk ve Din
Ali Kemal Gül
Atatürk ve Din
İki Menfur Saldırı Ve Katliam Çok Yönlü İncelenmelidir
Türk Ocakları'ndan
İki Menfur Saldırı Ve Katliam Çok Yönlü İncelenmelidir
Kuvvayi Milliye Ruhuyla Bandırma Vapurunda Olmak..
Şerife Güven
Kuvvayi Milliye Ruhuyla Bandırma Vapurunda Olmak..
Türk'üz Elhamdülillah
Köksal Cengiz
Türk'üz Elhamdülillah
Ermeni İftiraları ve Gerçekler
Şevket Sezer
Ermeni İftiraları ve Gerçekler
Çok Okunan Haberler
CHP'ye mutlak butlan kararı çıktı
CHP'ye mutlak butlan kararı çıktı
Resmî Gazete’de yayımlandı: Bilgi Üniversitesi kapatıldı
Resmî Gazete’de yayımlandı: Bilgi Üniversitesi kapatıldı
Türk dünyası Uygur soykırımını neden görmüyor?
Türk dünyası Uygur soykırımını neden görmüyor?
Ana Sayfa
GÜNDEM
KAMU
SENDİKA
DÜNYA
EKONOMİ
SİYASET
HUKUK
TÜRK DÜNYASI
EĞİTİM
MEMURLAR
Köşe Yazarları
Foto Galeri
Video Galeri
Biyografiler
Üye Paneli
Günün Haberleri
Arşiv
Gazete Arşivi
Anketler
Gazete Manşetleri
  • EKONOMİ
  • HUKUK
  • KAMU
  • MEMURLAR
  • SENDİKA
  • TÜRK DÜNYASI
  • Foto Galeri
  • Video Galeri
  • Köşe Yazarları
  • Biyografiler
  • Üye Paneli
  • Günün Haberleri
  • Arşiv
  • Gazete Arşivi
  • Anketler
  • Gazete Manşetleri
sanalbasin.com üyesidir

  • Rss
  • Sitemap
  • Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri

Sitemizde bulunan yazı , video, fotoğraf ve haberlerin her hakkı saklıdır.
İzinsiz veya kaynak gösterilemeden kullanılamaz.

Yazılım: Tumeva Bilişim

Yeni Slow Radyo