• Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri
Anasayfa
  • GÜNDEM
  • KAMU
  • SENDİKA
  • DÜNYA
  • EKONOMİ
  • SİYASET
  • HUKUK
  • TÜRK DÜNYASI
  • EĞİTİM MEMURLAR
  • Ara
SON DAKİKA:
10:33
ALES/2 sonuçları açıklandı
00:51
ÖSYM duyurdu: 2026 DGS sonuçları açıklandı
Video Galeri Foto Galeri Yazarlar Üye Paneli
A
Büyüt
A
Küçült
Yorumlar
  1. Köşe Yazarları
  2. Misafir Yazılar
  3. 1 Mayıs 1977'de Taksim'de yaşananların sorumlusu kimlerdir?
Yayınlanma: 25 Mayıs 2024 - 12:31

1 Mayıs 1977'de Taksim'de yaşananların sorumlusu kimlerdir?

25 Mayıs 2024 - 12:31
Yorumlar
Yazdır
A
Büyüt
A
Küçült
Yorumlar
1 Mayıs 1977'de Taksim'de yaşananların sorumlusu kimlerdir?
Misafir Yazılar
Misafirin Sözü

Önceleri Bahar Bayramı adıyla kutlanan, 2009’da Emek ve Dayanışma Günü adı verilen 1 Mayıs’ta Taksim’de toplanılması konusu, çok defa olduğu gibi bu yıl da tartışmalara neden oldu. İleriki yıllarda da bu tartışmalar sürecek görünüyor. Çünkü radikal solcu gruplar konuyu yıllardır yaptıkları tarzda ajitasyon/ideolojik propaganda vesilesi olarak gündemde tutmakta kararlı görünüyorlar. Bu sebeple olaya ilişkin bazı gerçekleri hatırlamanın ve bunların gelecek nesillere aktarılmasının yararlı olacağını düşünerek bu yazıyı yazıyorum.

Solcular 1 Mayıs kutlanmasının mutlaka Taksim’de yapılmasında neden bu kadar ısrarlılar; maksat günün anlamına uygun tarzda kutlama yapmaksa, İstanbul‘da daha da büyük meydanlar olmasına rağmen Taksim meydanı neden adeta kutsal bir mekân, bir “kült” haline getirilmek isteniyor? Bu sorulara doğru cevap vermek için 1 Mayıs 1977’de bu meydanda yaşananları, olayın üzerine örtülmeye çalışılan sis perdesini aralayarak gerçek taraflarıyla yeniden hatırlamak gerekiyor. Özellikle ideolojik saplantılarından hâlâ kurtulamayan solcu kesim 47 yıldır bunu engellemeye çalışıyor. Çünkü olay aydınlanırsa, gerçekler ortaya çıkarsa facianın baş sorumlusunun kendileri olduğunu herkes görecek, yıllardır kurgulamaya uğraştıkları yakın tarihimize ilişkin iddialarının asılsızlığı ortaya çıkacaktır.

Prof. Halil Berktay sıradan bir akademisyen değil; genç yaşında Perinçek’in liderliğindeki Proleter Devrimci Aydınlık ve TİİKP’si grubunun içerisinde yer alan, hareketin teorisyenliğini yapacak derecede faal ve etkili olan bir kişi. 80’lerin ortasında bu gruptan “liberal eğilimli bir sosyalist“ çizgiyi tercih ederek ayrılıyor. Sabancı Üniversitesi’nde öğretim üyesi olmasının yanı sıra bazı sitelerde yazılar da yazıyor. Berktay, 2012 yılında Haber Türk TV’de 1 Mayıs 1977 olayıyla ilgili çok önemli önemli açıklamalar yapmış, bunları köşesinde de geniş şekilde yazmıştı. Ama solun etkisindeki medya olayın iç yüzünü bütün çıplaklığıyla anlatan, bu yönüyle tarihi nitelik taşıyan bu açıklamaların üzerinde durmaktan ısrarla kaçındı.

Halil Berktay 1 Mayıs 1977 döneminde sol sosyalist legal ve illegal yapılanmayı şöyle anlatıyor: “Bugün geriye bakanların tasavvur edemeyeceği derecede bağnaz, fanatik, kendi grubunun ideolojik çizgisinden milimetrik olarak sapan her grubu görevli düşman belirleyen, emperyalizme, burjuvaziye, CHP’ye hizmet olarak gören politik katılık söz konusudur. Sol her biri böyle düşünen elli küsur fraksiyona bölünmüştü. Bu genel parçalanma ortamında birkaçı diğerlerinden hayli büyüktü. Biri o zaman tamamen Sovyet çizgisinde olan TKP’dir. Dev-Yol’un tabanı belki daha büyüktü ama dağınıktı. Buna karşılık TKP, DİSK ve diğer sendikalarla çok daha yoğun bir güce sahipti. Onların tam sağında benim o zaman mensup olduğum Aydınlık hareketinin de içinde yer aldığı Mao’cu diye nitelenen kamp vardı. Bu kamp bizim gibi ÇKP (Çin Kom.Partisi) ve Halkın Kurtuluşu, Halkın Yolu gibi Arnavutluk yanlılarını içeriyordu. Hiç kimse barışçı ve demokrat değildi, herkes daha şimdiden küçük bir toplulukla iktidar olmaya uğraşıyordu.

1976’da Taksim’de ilk ve çok kalabalık 1 Mayıs mitingi yapılmış, kutlama TKP’nin egemenliğindeki DİSK kontrolünde gerçekleştirilmiştir. Tabii bu yönüyle başka herkes için haset ve kıskançlık konusuydu; ayaklar altına alınıp üzerinde tepinilmesi gereken bir egemenlik simgesiydi. 1977’ye gidilirken taraflar arasında gerginlik tırmanmıştı. TKP ve DİSK’in tavrı başka hiçbir eğilimi kendi pankart ve flamasıyla Taksim’e sokmamak yönündeydi. Buna karşılık Halkın Kurtuluşu ve Halkın Yolu, TİİKP gibi gruplar “On bin ölü versek bile kendi pankartlarımızla gireceğiz, Taksim meydanını revizyonistlere bırakmayacağız“ diyorlardı.

Aydınlık/TİİKP Grubu son anda çatışmaya girmemek için kendi pankartlarıyla değil, sendika topluluklarının içerisinde alana girmeye karar verir; Berktay’da bu topluluklardan birine katılır, çok yoğun katılım olduğundan kafile ancak öğleden sonra Taksim meydanına gelebilir. Herkes olay çıkmasından endişeli ve gergindir. Bu atmosferin yaşandığı sırada Sular İdaresi yönünden birkaç el silah sesi duyulur ama devam etmez kesilir. Onun tahmini Halkın Kurtuluşu ve Halkın Yolu gruplarının flamalarıyla girme girişimlerinin DİSK barikatına yüklenmesi sonucunda bu olayın yaşandığıdır. “Bazılarının The Marmara otelinin alana bakan penceresinden keskin nişancıların ateş ettiği iddiaları kesinlikle yalandır, bu bir şehir efsanesidir. Menkıbeler nasıl oluşur bunu mesleğim icabı iyi bilirim. Önce şok, sonra felakete mazeret bulma, sorumluluğu başkalarının üzerine yıkarak rahatlama çabaları. Yıllarca bir sürü palavralar atıldı, davulcunun şahidi zurnacı misali palavralar gerçek kabul edildi. Sol kendi yaptığı rezilliğinden bir mağduriyet efsanesi yarattı.”

Berktay’ın tespiti doğrudur, çünkü keskin nişancıların pencereden ateş açtığı iddiası doğru olsaydı yüz binlerin yığıldığı alanda yaşanan müessif olaydan üçü kurşun yarasıyla, diğerleri kaçışan kalabalıkta yaşanan izdihamda ezilen toplam 36 kişi değil yüzlerce insanı hayatını kaybederdi.

Berktay ve birçokları silah sesi üzerine yere yatarlar. Başka silah sesi duyulmayınca ayağa kalktığında, binlerce insanın birbirlerini ezercesine Taksim’den çıkan yollara yöneldiğini, boşalmaya başlayan meydanda birkaç polis aracının şaşkın şekilde dolaştığını görür. O gün Taksim’de yaşananlar, solcu örgütlerin psikolojilerini yansıtır. “Devrimci halk savaşı“ yaptıkları saplantısıyla silahlı eylemleri yoğunlaştırmaları, ülkücü ve milliyetçileri yok etmeleri gereken düşmanlar olarak görüp saldırılar düzenlemeleri sonuçta 12 Eylül darbesini hazırlayanlara aradıkları taşları döşemiş oldu. Bu açıdan 1 Mayıs 1977‘de Taksim’de olanlar ve bunların failleri doğru bilinmeli ve gelecek nesillere aktarılmalıdır.

  • YORUMLAR
adlı kullanıcıya cevap x
Yorum yazabilmek için lütfen üye girişi yapınız.

Yazarın Diğer Yazıları

  • Sivas Katliamında Saklanan Gerçekler - 04 Temmuz 2026
  • Açılımda kritik eşik: MİT, 'PKK silah bıraktı' diyemez! - 03 Mayıs 2026
  • Türkistan Gezi İzlenimleri Ve Ahmet Yesevi İle Büyük Türk İnkılabını Yeniden Başlatmak - 02 Mayıs 2026
  • Kahramanmaraş katliamcısı toksik internet alt kültürünün kurbanı mı? - 21 Nisan 2026
  • Türklerin sınırları ve 2700 yılın intikamı - 26 Şubat 2026
  • Kafe, lokanta, hastane, mağaza... Türkiye'de tabela göçmenliği - 21 Şubat 2026
  • İhanetten geriye kalan - 19 Şubat 2026
  • Erol Çatma'nın eski TKP'ye ilişkin bir değerlendirmesi - 17 Şubat 2026
  • Bir kavramsal istila ve anayasal sabotaj: 'Eşit yurttaşlık' maskesiyle milli devletin tasfiyesi - 01 Şubat 2026
  • PKK'nın Siyasetteki Kolu DEM, Kandil'den Yönetiliyor - Nusaybin'deki Oyun Alçaklıktır - 31 Ocak 2026
  • Türkçeyi küçümseyen akademi... 307 ismi görmezden geliyor - 17 Ocak 2026
  • PKK'yı Terör Örgütü Saymamak Tatsız Bir Şaka Mı? - 15 Aralık 2025
  • İmralı Görüşmesinin Düşündürdükleri - 30 Kasım 2025
  • PKK'nın Yeni Propaganda Atağı : Çekiliyoruz - 02 Kasım 2025
  • Hukuk Devletinin Ve Demokrasinin Olmazsa Olmazları: Kurumlar, Kurallar, Bağımsız, Tarafsız Yargı - 12 Ekim 2025
  • 1978 Kahramanmaraş Faciasının Mağdur ve Mazlumlarından Ökkeş Şendiller Hakk'a. Yürüdü - 01 Ekim 2025
  • "Paniklemiş tavuk gibi koşuşturuyorlar" - 23 Eylül 2025
  • Kürtleşen Türkmen Aşiretleri - 20 Eylül 2025
  • 43 Yıl Sonra 12 Eylül Darbesi - MHP Ve Ülkücü Kuruluşlar Davası - 12 Eylül 2025
  • Hukuk Devletinin Ve Demokrasinin Olmazsa Olmazları: Kurumlar, Kurallar, Bağımsız, Tarafsız Yargı - 08 Eylül 2025
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 12
ilan.gov.tr
Gazete arşivi için üye girişi yapmanız gerekmektedir.
Köşe Yazarları
Cahit Akdoğan Araştırmacı yazar
Cahit Akdoğan Araştırmacı yazar
Kamu Araçlarında Camlar Neden Karartılıyor?
Av.Alev SEZEN M.A. Adli Bilimler Uzmanı
Av.Alev SEZEN M.A. Adli Bilimler Uzmanı
Çerçeve Yasaya Hayır!
Sabri Şenel
Sabri Şenel
Türk ve Türkçe Giderse, Kürt Ve Müslüman Kalır mı?
Serdar Gündüz Liyakat-Sen Genel Sekreteri
Serdar Gündüz Liyakat-Sen Genel Sekreteri
Azınlık Okullarını Devlet Denetimine Alarak Misyonerlik Faaliyetlerine Son Veren Mustafa Kemal Atatürk'e Minnettarız
Ahmet Acaroğlu Türk Ocağı Eski Başkanı
Ahmet Acaroğlu Türk Ocağı Eski Başkanı
Gündem Sıcak
Sarı Torbadan İmralı Masasına: MHP'deki Büyük Çark
Mehmet ARSLAN Eğitim Yönetimi Ve Planlama uzmanı
Sarı Torbadan İmralı Masasına: MHP'deki Büyük Çark
Remzi ÖZMEN TES İst 8 Nolu eski Şb. Bşk, Kamu-Sen İst eski Bşk
Remzi ÖZMEN TES İst 8 Nolu eski Şb. Bşk, Kamu-Sen İst eski Bşk
Eğitimde Fırsat Eşitliği Var mıdır?
Cumhurbaşkanı'mızdan Bir Kararname de Kariyer Tazminatının Emeklilikte Devam Etmesi İçin İstiyoruz!
Kadriye Demirel (AES Antalya il Temsilcisi , Eğitim koçu)
Cumhurbaşkanı'mızdan Bir Kararname de Kariyer Tazminatının Emeklilikte Devam Etmesi İçin İstiyoruz!
Aziz Dolu Atabey
Aziz Dolu Atabey
Atatürk Adam Gibi Adamdır
Yaşar YENİÇERİOĞLU UAEF Başk
Yaşar YENİÇERİOĞLU UAEF Başk
Büyük Türk Kağanlığı-8
Yusuf İPEKLİ
Yusuf İPEKLİ
İnsan Kendinden Özür Diler Mi?
O Günlerin Dünyası
Namık Özer ERDOĞAN Atatürk Eğ.En.Eski Md.
O Günlerin Dünyası
Sri Lanka Kandy Seyahati
Canan ÖZDEMİR Uzman Sosyolog
Sri Lanka Kandy Seyahati
Sivas Katliamında Saklanan Gerçekler
Misafir Yazılar
Sivas Katliamında Saklanan Gerçekler
Özgür Özel'e Güvenmeyin, Kovun Gitsin Demiştim.
Orhan KILIÇOĞLU
Özgür Özel'e Güvenmeyin, Kovun Gitsin Demiştim.
Lozan Antlaşması 24 Temmuz 1923 Ve Lozan'dan Önceki Tarihsel Durum
Av.Faruk Ülker Ümraniye Türk Ocağı Eski Bşk
Lozan Antlaşması 24 Temmuz 1923 Ve Lozan'dan Önceki Tarihsel Durum
Atatürkçülük
Ali Kemal Gül
Atatürkçülük
15 Temmuz: Ders Aldık mı?
Türk Ocakları'ndan
15 Temmuz: Ders Aldık mı?
Kutlu Rüyalar Görmeliyiz
Şerife Güven
Kutlu Rüyalar Görmeliyiz
İhanetin Bedeli Var
Köksal Cengiz
İhanetin Bedeli Var
Türklerde Hayvan Sevgisi Ve Mancacılık
Şevket Sezer
Türklerde Hayvan Sevgisi Ve Mancacılık
Çok Okunan Haberler
Öğretmenlerin İller Arası Mazerete Bağlı Yer Değişikliği Ek Tercih Başvurusu Açıklandı
Öğretmenlerin İller Arası Mazerete Bağlı Yer Değişikliği Ek Tercih...
Okullara 30 Bin Güvenlik Görevlisi Alınacak: Detaylar Ve Başvuru Süreci
Okullara 30 Bin Güvenlik Görevlisi Alınacak: Detaylar Ve Başvuru Süreci
Toplumda PKK ve Bölücülere Af Yasası Mecliste Yüksek Oyla Kabul Edildi!
Toplumda PKK ve Bölücülere Af Yasası Mecliste Yüksek Oyla Kabul Edildi!
Ana Sayfa
GÜNDEM
KAMU
SENDİKA
DÜNYA
EKONOMİ
SİYASET
HUKUK
TÜRK DÜNYASI
EĞİTİM
MEMURLAR
Köşe Yazarları
Foto Galeri
Video Galeri
Biyografiler
Üye Paneli
Günün Haberleri
Arşiv
Gazete Arşivi
Anketler
Gazete Manşetleri
  • EKONOMİ
  • HUKUK
  • KAMU
  • MEMURLAR
  • SENDİKA
  • TÜRK DÜNYASI
  • Foto Galeri
  • Video Galeri
  • Köşe Yazarları
  • Biyografiler
  • Üye Paneli
  • Günün Haberleri
  • Arşiv
  • Gazete Arşivi
  • Anketler
  • Gazete Manşetleri
sanalbasin.com üyesidir

  • Rss
  • Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri

Sitemizde bulunan yazı , video, fotoğraf ve haberlerin her hakkı saklıdır.
İzinsiz veya kaynak gösterilemeden kullanılamaz.

Yazılım: Tumeva Bilişim

Yeni Slow Radyo