Hedef, terörsüz Türkiye değil!
Hedef, bölünmüş bir Türkiye!
Hedef, Topraksız Türk, Türk'süz bir Anadolu dur!
Bahçeli, 2002 de Başbakan Yardımcısı iken 57. Hükumeti bozup AKP'yi iktidara getirdi ve akabinde Irak Kürdistanı kuruldu.
Daha sonra AKP ile beraber yürüttükleri hatalı siyâsetin sonunda Suriye Kürdistan kuruldu sayılır.
Sıra Türkiye Kürdistanı'nda.
Yeni Anayasa, Terörsüz Türkiye, Öcalan'a statü, Öcalan koordinatör olsun gibi sözlerin her biri Türkiye Kürdistanı'na giden yolun kaldırım taşları işlevini görmektedir ki bunu nasıl olur da akıl edemezler
CHP bu tezgâhın neresinde?
CHP ne zaman milli ve Atatürkçü oldu ki bu kirli oyunların karşısında olsun, ta göbeğinde.
DERVİŞOĞLU- ÖZDAĞ- HALAÇOĞLU.
Tek başınıza nazarımızda birer hiçsiniz.
Bir araya gelince, Türk'ün kaderini değiştirecek büyük bir güçsünüz.
Türk'e kefen biçilip tabut çakıldığı bu günlerde o iğrenç nefislerinizin esiri ve uşağı olup, tekmil kahpelerin, müstevli veletlerinin saldırılarına maruz kalan Türk'ün vatanı ve namusu için bir araya gelemiyorsanız damarlarınız kurusun, boyunuz devrilsin, hadiyin ordan!
Burada yazdıklarıma karşı çıkan yaylacılar elbette ki olacaktır. Yazdıklarıma karşı çıkan bu yaylacılar, Yunan ve Ermeni çapulcuların vahşice tecâvüz edip öldürdükleri zavallı kadın ve kızlarımızı, kendi kadın ve kızları yerine koyarak geçmişi hayalen de olsa yaşamaya çalışsınlar.
Yazdıklarıma karşı çıkanlar, geçmişi sadece bir dakika yaşadıktan sonra yazımı bir daha okuduklarında, bana karşı yine aynı tavırda iseler bu gibilere ''yazıklar olsun'' demek hafif kalır, bunlara daha ağır şeyler söylemek gerekiyor.
BELÂYA MI TÂLİBİZ?
UYANMAMIZ İÇİN DAHA NE SÖYLENECEK Kİ?
Yeni Ümit ve Hira dergileri tarafından organize edilen İcma ve Kolektif Şuur Sempozyumu’na katılan Kahire Üniversitesi İktisat Fakültesi öğretim üyesi Prof. Dr. Nadye Mustafa, Orta Doğu’da etnik ve bölgesel farklılıklar kullanılarak ülkelerin parçalandığına dikkat çekerek, “Bölgede büyük devlet bırakılmayacak” dedi.
Hocanın bu açıklaması gazetelerde, “Her petrol kuyusu başına bir devlet” başlığı ile kendine yer buldu.
Meselenin iç yüzü bu.
Bunun böyle olduğunu bütün dünya
biliyor.
O güçler, ne bölgede ne dünyada Türkiye’yi ve Türkleri zâten istemiyorlar. Sevr’i kabul edip Lozan’ı reddeden, yâni Türkiye’nin mevcut sınırlarını tanımayan onlar değil mi?
1960’lı yıllarda Avrupa'da Sevr’i tekrar diriltme faaliyetleri hız kazanmadı mı?
Prof .Dr. İbrahim Arslanoğlu bir makalesinde, 1950’lerde Başbakanlık yapmış olan Prof. Dr. Şemsettin Günaltay’ın, 1915 yılında İsviçre’de öğrenci iken ’Makedonya’da Türk Mezalimi’ adlı bir panele katıldığını ve konuşmacılardan birisinin aynen şunları söylediğini kaydeder: ’Yeryüzünden hilâl kalkmadıkça, Hıristiyanlık bütün dünyayı yönetimi altına almadıkça, insanlık mutlu olamaz. Hıristiyanlık, Arabistan’ın barbar dinini ortadan kaldırmalı, Türkler Altay Dağlarının gerisine sürülmelidir’dediğini nakleder.
Aynı şekilde yazar Aytunç Altındal, 1990’larda ABD’de bilimsel bir toplantıya katılır. Avrupalı bilim insanlarından birisi, konuşma sırasında şu sözleri söyler: ’Türkiye yok edilmesi gereken askeri, siyasi ve ekonomik güçtür.’
Raymond de Lule der ki;
''Türkleri kılıçla yenmek mümkün değil, o halde İslâm felsefesini, Arapçayı öğrenip onların arasına girerek Müslümanlığın gelişmesini durdurmak, din üzerinden milli birlik ve beraberliklerini bozmak, yine din üzerinden onları devletlerine düşman etmek zorundayız’' dememiş midir?
İşte bizden biri, Türk milletini parçalamak, Türk Devletini çökertmek için hazırlanan BOP projesinde “Eş Başkan” dır...











