Şuayip ÖZCAN MEB Eski Bürokratı, TES Eski Gn Bşk

Şuayip ÖZCAN MEB Eski Bürokratı, TES Eski Gn Bşk

suayipozcan@kamudannethaber.com

Emanete riayet

24 Nisan 2021 - 12:30 - Güncelleme: 26 Nisan 2021 - 22:37


               Yaradan emanete riayet etmeyi inanan insanların temel özellikleri arasında zikretmektedir. (Mü' minin, 23/8) Burada belirtilen emanet kavramı insanlar tarafından korunması ve esirgenmesi için bırakılan nesnelerdir. Peygamberimiz ise devlet hizmetlerinde çalışıp da kendisine verilen maaştan fazla olarak bir iğneyi dahi bir nevi ihanet olarak nitelendirmiş, emanete ihanetin münafıklığın bir alameti olduğunu belirtmiştir. Toplumun her ferdinin üzerinde hak sahibi olduğu kamu malları, araç ve gereçler, gelirler ve doğal kaynaklar birer emanet olup tüm bunların yöneticiler tarafından titizlikle korunması gerekir. Ayrıca iş bir emanettir.  Kişiye verilen görev aslında kendisine ait olan bir şey değil sadece belli ve sınırlı bir süreliğine verilmiş bir emanettir. İşini kötüye kullanan ise emanete ihanet etmiş olur. Benim ülkemde son zamanlarda Müslümanlık adına yapılanlara bakıldığında İslam'ın kullanılarak başkalarına nasıl bir ihanet içinde olduğu aşikardır.
                Can, din, nesil, akıl ve mal güvenliği ilahi dinler ve demokrasilerin teminat altına aldığı ve korumakla mükellef olduğu temel değerlerdir. Diğer tabiriyle insan oğlunun emanetine bırakılan hususları oluşturmaktadır. Ne var ki günümüzde en temel hak olarak ilan edilen bu hakların emanet edildiği insanoğlunun da en çok ihanet ettiği ve ihanetine değişik kılıfları kap yaptığı haklarda bunlardır. Hangi dine ve millete mensup olursa olsun, ne tür engel bulunursa bulunsun bu haklara son verilmesi Allah'a şirk koşmadan sonraki en büyük günah ve utanç verici bir davranıştan öte bir şey değildir. Ne garip ki dünyada ve ülkemizde en çok ihlal edilen hakların başında da bunlar gelmektedir. Buda bize gösteriyor ki Müslümanlık ve insanlığımız sözde olup, bencil ve egolarımız peşinde koşar hale geldiğimizin göstergesidir. Sokağa çıkamamamız, evimizde rahat uyumamamız, mal ve can güvenliğimizin olmaması, bunları sağlaması gerekenlerin ise parti ve gelecek anlayışıyla gereğini yapmaması, emanetin korunmadığı ve emanete riayet edilmediğinin en bariz örnekleridir.
                Emanete ihaneti adeta bir görevmiş gibi kabul eden insanlıktan nasibini alamamış zavallılar, yaptıkları matah bir şeymiş gibi kendilerine türlü gerekçeler hazırlayarak haklı oldukları safsatasının arkasına sığınmaktadır. Bilmezler mi ki; yaptıklarına nasıl bir kılıf bulurlarsa bulsunlar, o yaptıkları bulduklara kılıflara sığmayıp ben ihanet ben ihanet içindeyim diye bağırmaktadır. Zannediyorlar ki her ne sebeple yaparlarsa yapsınlar yaptıkları o ihanetler kendilerine yarar yerine zarar verip zamanı geldiğinde hesap vermekten kurtulamayacaklardır. Eğer sağlığına ihanet ediyorsan sürünecek, ailesine ihanet ediyorsan er geç çile çekecek, devletine ihanet ediyorsan yasalar bir gün yakasına yapışacak, diğer canlılara ihanet ediyorsa bedelini bir türlü ödeyecektir. Hülasa sonuçta hüsrana uğrayıp aman dileyecek, ama çoook hem de çok geç olacak. Ne ihanetin bedelini ödemekten nede hainliğin sonucu kaybettiği itibarını kazanabilecektir.
                Biz insanlara verilen emanetin en büyüğü ise sağlıklı bir hayat ve canımızdır. Eğer bu emanete yeterli hassasiyeti gösteremezsek ne güzel bir yaşantımız, ne toplum tarafından kabul görmemiz ne de inancımız gereği Allah'a verdiğimiz sözümüzün bir manası olur. Yapılacak tek şey sağlığımıza zarar veren her türlü kötülüklerden uzak durup, sağlıklı bir beslenmeyle çalışarak hareketli bir yaşam sürmektir. İşte o zaman Toplumdan takdir toplayıp, ailemize yararlı, sağlığımız yerinde olacağı için kimseye muhtaç olmaz ve gerçek dünyamıza da yüz akıyla gitmiş oluruz. Yaşarken dışlanıp horlanmaz, gidince de hayırla yad ediliriz. Diğer bir yönüyle bize verilen bilgileri ifşa etmeden, başkalarıyla ilgili dedikodudan uzak, yanlışlardan kaçınarak doğruların yanında olmakta emaneti koruyup sahip çıkmanın bir başka yoludur. Kimsenin malına zarar vermeden, hak ve hukuktan ayrılmayarak, herkesi kendin gibi görüp derlerine derman, sevinçlerine ortak olmakta sana emanet edilenlere sahip çıkmanın bir başka yoludur.
                Hülasa hıyanetten uzak, haklara riayet eden, herkesi kendin gibi gören, mazlumların sesi ve gözü, zalimlerin amansız bir şekilde karşısında olmaktır. Emanete sahip çıkmak; hırsıza , talana, kapkaça, zorbaya, darp'a, yandaşlığa, ayrımcılığa, ekmekle oynamaya, zulme, yalana, başkalarının mal can namus ve ekmeği ile oynamaya karşı çıkıştır.  Emanete sahip çıkmak insanım diyenin bir insanlık görevidir. Kendisine verilen bu görevi yapmayan ise bir şekilde cezasını her iki dünyada çekmek zorundadır. Ne ihanet edelim, nede ihanetimiz karşılığı ceza çekelim alın akıyla yaşayıp, huzura alın akıyla çıkalım.