• Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri
Anasayfa
  • GÜNDEM
  • KAMU
  • SENDİKA
  • DÜNYA
  • EKONOMİ
  • SİYASET
  • HUKUK
  • TÜRK DÜNYASI
  • EĞİTİM MEMURLAR
  • Ara
SON DAKİKA:
15:34
Sağlık Yönetimi Mezunlarından Bakanlığa Çağrı: "150 Bin Mezun Kendi Kadrosunu Bekliyor"
15:17
Avukatlık Ücret Tarifesi Yeniden Şekillendi: Yeni Dönem Başlıyor
15:15
Dünyanın En İyi 1000 Üniversitesi Arasında 22 Türk Kurumu: 2026 Leiden Ranking Analiz Raporu
Video Galeri Foto Galeri Yazarlar Üye Paneli
A
Büyüt
A
Küçült
  1. Köşe Yazarları
  2. Türk Ocakları'ndan
  3. “Büyük” Orta Doğu Tuzağında Son Aşama: Türkiye Ne Yapmalı?
Yayınlanma: 29 Ekim 2017 - 01:11

“Büyük” Orta Doğu Tuzağında Son Aşama: Türkiye Ne Yapmalı?

29 Ekim 2017 - 01:11
Yazdır
A
Büyüt
A
Küçült
“Büyük” Orta Doğu Tuzağında Son Aşama: Türkiye Ne Yapmalı?
Türk Ocakları'ndan



     

         1990’larda Irak’a ilk müdahale ile başlayan yeni Sykes-Picot projesinde, Suriye ve Irak’ın parçalanması ve sözde Kürt devleti kurulması yolunda yeni bir merhaleye gelindi. Son söyleyeceğimizi baştan söyleyelim. Lafı eğip bükmenin manası kalmadı. Ortada BOP yani “Büyük Orta Doğu Projesi” veya YOP yani “Yeni Osmanlı Projesi” falan yok. Bunlar medeniyetler çatışması teorisinin medeniyet-içi çatışma projesi çerçevesinde Müslümanları ve Türk devletini yönetenleri, hafif bir ifadeyle söyleyelim, yönlendirmek için ileriye sürülen havuçlardı. Asıl proje, BKP (Büyük Kürdistan Projesi) görünümlü BİP’tir, yani “Büyük İsrail Projesi”dir. Elbette bunun dışında küresel güçlerin hâkimiyet mücadelesi ve yeni dengelerin kurulması da söz konusu. Ama coğrafyamızda yaşananlar, esas itibarıyla İsrail’in güvenliği, enerji ve su kaynaklarının ve dahi enerji hatlarının denetiminin kim(ler)de olacağı mücadelesidir. İsrailli sivil ve askerî yetkililerin alenen ve hiç de diplomatik üsluba başvurmadan Kürt devletinin kurulmasını destekleyen ve teşvik eden açıklamalarının açık ve örtük manaları ortadadır.



        Tıpkı İngilizlerin 1910’larda bazı Arapları, Osmanlılara karşı yeni ve büyük bir Arap devleti hülyasıyla kışkırtmalarına benzer şekilde şimdi de ABD-İsrail ortaklığı tarafından Kürtler üzerinde bir oyun oynanıyor. Irak ve Suriye gibi nev-zuhur devletlerde kısmen başarılı olabildiler ama milyonlarca Müslümanın ölümü ve yerinden yurdundan edilmesi pahasına… Peki, İran ve Türkiye gibi binlerce yıllık devlet geleneğine sahip ülkelere karşı ne yapabilirler? Kanaatimizce yapmak istedikleri, bu Kürdistan projesini gösterip kurmak istedikleri yeni hegemonyaya bizi razı etmektir… Hedefteki asıl ülke Türkiye’dir. Sebebi de açık ve basittir: Türkiye bugün iktisadi, askerî ve siyasi bakımdan “büyük güç” değildir ama tarihî birikimi, coğrafyası, Türk dünyası, Balkanlar ve İslam âlemi üçgeninde sahip olduğu potansiyelle her zaman büyük güç olmaya adaydır. Bir yandan Batı dünyasıyla ilişkileri öte yandan bahsettiğimiz tarihî ve kültürel art alanı ile münasebetleri, Türkiye’ye eşsiz bir konum sağlıyor. Dolayısıyla Türkiye, 1990’lardan bu yana dünyanın yeni hegemonya ilişkilerinin kuruluş planlarında kilit bir mevkide bulunuyor. Bu yüzdendir ki, 1990’larda bir yandan PKK terörü öbür yandan laik-antilaik, Alevi-Sünni kışkırtmalarıyla içe döndürüldü. Bu süreçte Türk devletinin kendi eliyle Kuzey Irak’ta bir Kürt devletinin kurulmasına ebelik etmesi için ortam hazırlandı.



        Bunları tekrar hatırlatmaya belki de gerek yok. Bugüne gelindiğinde hâlâ bu yalın gerçeği görmek istemeyen, “Ne var canım, Irak’ın kuzeyinde İran destekli Şii Irak yönetimi yerine Kürtlerin devleti olsa?” diyerek medeniyet içi çatışma müelliflerinin gönüllü avukatlığını yapan “gafil”lerimiz siyaset, akademi ve basın dünyasında arzıendam etmeyi sürdürüyorlar. Daha düne kadar bu “akıl”lara itibar eden devletimiz, bugün de değişen tavrına rağmen bu sesler karşısında asla “acaba?” tereddütleri yaşamamalıdır.



        Irak’ın kuzeyindeki yapının kanunsuz ve hukuksuz referandum girişimi konusunda “akil adam” olarak itibar görenler dâhil, birtakım “gazeteci” ve “aydınlar”, “Barzanistan”ın gönüllü avukatlığını yapıyorlar. Bunların bir zamanlar önde gelenlerinden biri olan “Orta Doğu uzmanı gazeteci”, ABD’nin 2003’te Irak’ı süratle işgal etmesi üzerine Irak’a demokrasinin geldiği yönünde yazılar yazmış; kutlamalar yapmıştı. Irak’ın ondan sonra hangi kargaşaya itildiğini, yüzbinlerce insanın nasıl katledildiğini izlerken acaba bu ve benzeri sözde gazetecilerin vicdanları sızlamış mıdır?



        Bu tür yanıltma ve yönlendirme gayretlerine karşı, Suriye ve PKK ile ilişkiler konusunda, en baştan yapılan ikazların haklılığı anlaşıldıktan sonra hem içeride hem de dışarıda PKK ve DAEŞ’e karşı tutarlı bir tavır takınan devletimizin bu istikametten yalpalamaması hayati önem taşıyor. Meselenin Kürt yurttaşlarımızın veya Suriye ve Irak’taki Kürtlerin meselesi olmadığı; kısa, orta ve uzun vadede onlar da dâhil bölgedeki bütün unsurların içine çekileceği kanlı ve tehlikeli bir sürecin fitilinin ateşlenmesi olduğu ısrarla vurgulanmalıdır. İslam âleminin, bölgedeki Müslüman halkların arasına, etkisi yüzlerce yıl sürebilecek bir fitnenin sokulduğu iyi anlaşılmalıdır. Türkiye, son günlerde gerek bölgede gerekse BM gibi uluslararası platformlarda yapılan temaslarda, tavrını giderek netleştiriyor. Barzani’nin görünüşte İsrail dışında desteklenmeyen girişiminin nelere mal olacağı açıkça ifade ediliyor. Türk Ocakları olarak 13 Eylül 2017’de yayımladığımız açıklamada şu hususu vurgulamıştık:



        “Türkiye, gerçek manada bir beka mücadelesi içindedir. Devletimiz; Irak ve Suriye’deki Türk varlığını silmeye matuf projelere karşı açık, net ve ikirciksiz bir tavır ortaya koymalıdır. Irak’ın ve Suriye’nin toprak bütünlüğünün bozulmasının bizim açımızdan savaş sebebi olacağı ilan edilmelidir. Şayet 1920’lerde varılan çözümler bozulacaksa Halep’ten Musul ve Kerkük’e uzanan Misak-ı Millî sınırlarıyla ilgili haklarımızın gündeme getirilmesi tarihî bir sorumluluktur.”



        Netice olarak tarihin, coğrafyanın ve uluslararası siyasetin ışığında meselelerimizi kendi aklımızla çözmemiz gerekir. Bu zor ve nazik süreçten, içeride bize bir nevi fetret yaşatan, dışarıda ise bizim kıskaca alınmamız şeklinde tezahür eden mevcut durumdan daha da güçlenerek çıkabiliriz. Bunun için dikkat etmemiz ve özen göstermemiz gereken, aşağıda kısaca belirttiğimiz bazı temel hususlar vardır:



        1. Türk Ocakları olarak bu konuda, yukarıda değindiğimiz basın açıklamasında da belirttiğimiz gibi, “Uğradığımız bütün saldırılara ve yaptığımız bütün hatalara rağmen Türkiye ve Türk Milleti, hâlâ bu coğrafyanın en önemli gücü ve ümit kaynağıdır. İnancımızı ve ümidimizi asla kaybetmeden, gücümüzü ve dengeleri doğru okuyarak bu hain plana karşı tarihî görevimizi yerine getirmek zorundayız. Bu meydan okumaya, ancak ve yalnızca iç siyasi çekişmelerin dışında ve üzerinde bir bakış, siyaset ve tavırla karşılık verebiliriz.”



        Onun içindir ki, ülkemizi yönetenleri, aydınları ve bütün siyasileri bu millî beka meselesinin gerektirdiği birlik ve dayanışma ruhuna uygun davranmaya davet ettik ve etmeye devam edeceğiz.



        2. Ergenekon, Balyoz ve 15 Temmuz hain darbesi ile zayıflatılmak istenen Türk ordusunun caydırıcılığını arttırmak, savunma sanayimizi ve bilgi teknolojileri açısından kendi bağımsız sistemlerimizi geliştirip güçlendirmek zorundayız. Unutmayalım ki neticede bu coğrafyada bin yıl süren Türk siyasi hâkimiyetinin en önemli dayanaklarından biri, köklü askerî geleneğimiz ve askerî gücümüzdür.



        3. ABD ve Almanya başta olmak üzere sözde NATO müttefiklerinin, her ne kadar referandum kararından cayması için Barzani’ye mesajlar gönderseler de, Türkiye’ye karşı açıkça düşmanca bir siyaset izlemeleri ve İsrailli yetkililerin, “referandum kararı”nı ve “Kürt devleti” oluşumunu açık bir şekilde desteklemeleri doğru anlaşılmalı ve okunmalıdır. Her devlet yakın, orta ve uzun vadede kendi çıkarlarına bakar. Bazen açıkça ilan ettiği politikaları bile mevcut durum ve şartlar gereği yeniden düzenleyebilir, erteleyebilir veya tamamen değiştirebilir. Türk devleti, dünya ve bölge dengelerini iyi okuyarak Türkiye’nin dostluğunun da düşmanlığının da kıymetini ve ağırlığını herkese anladığı dilden anlatmalıdır. Diplomasi ve diplomatik dil gereken yerlerde bu dil, sert güç icap ettiren yerlerde o dil kullanılmalıdır. Türkiye; Irak ve Suriye’nin toprak bütünlüğü siyasetini ısrarla savunmalı; şayet bu ülkelerde durum aksine gelişirse Misak-ı Millî’den kaynaklanan haklarını gündeme getirmelidir. Bölgenin nüfus yapısının ve siyasi coğrafyasının ileride Türkiye’yi de içine alacak şekilde değiştirilme girişimlerine karşı “her türlü” tedbiri almalıdır. Nitekim 22 Eylül 2017’de yapılan MGK Toplantısı’nda alınan kararlar ve yapılan açıklamalarla devletimiz, meselenin ciddiyetiyle orantılı olarak tarihî haklarımızı ve gayrimeşru referandumun yapılmasından doğacak bedelleri hatırlatmıştır. Referandum sabahından itibaren, Erbil ve Süleymaniye uçak seferlerinin durdurulması, Habur sınır kapısının kapatılması dâhil caydırıcı tedbirleri uygulamaya koymuştur. (Bu tedbirlerin ekonomik maliyeti vb. konusunda ahkâm kesenlere not: Onu Türkiye değil, bugüne kadar büyük ölçüde Türkiye sayesinde ayakta duran Barzani düşünsün.)



        4. Dışımızdaki gelişmelerin yanında, içeride de karışıklık yaratma çabalarına karşı etnik veya mezhebî köken ayrımı yapmadan bütün yurttaşlarımıza Türkiye Cumhuriyeti yurttaşı olarak bu sınırlar içinde bir arada yaşamamızın değerini gösterecek gönül seferberliğine ihtiyaç vardır. Millî iradenin, milletin tamamının iradesi olduğu, “millet”in de sayısı mahdut vatan hainleri dışında, aralarında dünya görüşü, mezhep, meşrep, etnisite farkları olsa da bu topraklarda yaşayan, ortak geçmişe ve ortak gelecek tasavvuruna sahip bütün insanlardan oluştuğu ve adının da “Türk milleti” olduğu bilincini kökleştirmek mecburiyetindeyiz. Bu bakımdan, yıllardır ısrarla vurguladığımız üzere, kutuplaştırıcı ve ayrıştırıcı söylemlerden azami derecede kaçınmak şarttır.

Prof.Dr. Mehmet ÖZ

Türk Ocakları Genel Başkanı

 

 

Yazarın Diğer Yazıları

  • Öz Eleştiri İhtiyacı - 25 Ekim 2026
  • Terör Örgütünün Amacı Egemenliği Paylaşmak - 06 Ekim 2026
  • Adalet, Liyakat, İstişare, Murakabe - 15 Ağustos 2026
  • 15 Temmuz: Ders Aldık mı? - 14 Temmuz 2026
  • NATO Zirvesi Ve Terörsüz Türkiye Konusu - 30 Haziran 2026
  • 14 Mayıs Seçiminin Mesajı: Cumhuriyet'in İkinci Yüzyılını Da Türk Milliyetçileri İnşa Edecektir - 16 Haziran 2026
  • İki Menfur Saldırı Ve Katliam Çok Yönlü İncelenmelidir - 21 Nisan 2026
  • 2026'ya Girerken Türkiye - 17 Ocak 2026
  • Cumhuriyet'imizin 102. Yılı Kutlu Olsun - 02 Kasım 2025
  • Dijital Çağda Devletsiz Veya Sözde Özerk Türk Toplulukları - 02 Ekim 2025
  • 12 Eylül Darbesinin Hedefi, Yapılış Tarzı ve Sonuçları - 12 Eylül 2025
  • Yargı, Siyaset, Sistem Ve Süreç Ekseninde Türkiye - 22 Ağustos 2025
  • Milletimizin Kimliğini Yoğuran Tarih, Adını da Koymuştur: TÜRK - 26 Temmuz 2025
  • Büyük Orta Doğu Yangını - 23 Haziran 2025
  • Fesih ve Ötesi* - 09 Haziran 2025
  • 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramımız Kutlu Olsun - 25 Nisan 2025
  • Bayramınız Kutlu Olsun - 04 Nisan 2025
  • "Hukuk ve Hakkaniyeti Kaybetmemeliyiz. Yoksa Türkiye Kaybeder." (Abdullah Gül) - 25 Mart 2025
  • "Terörsüz Türkiye" ama nasıl? - 02 Mart 2025
  • "Terörsüz Türkiye": Yeniden "Çözüm Süreci" mi, Terör Örgütünün Kayıtsız Şartsız Teslim Oluşu mu? - 24 Şubat 2025
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
ilan.gov.tr
Gazete arşivi için üye girişi yapmanız gerekmektedir.
Köşe Yazarları
Orhan KILIÇOĞLU
Orhan KILIÇOĞLU
T. C. İsmi Bir Hadisten Alınmıştır
Cahit Akdoğan Araştırmacı yazar
Cahit Akdoğan Araştırmacı yazar
Giresun Milli Eğitimi'nin Başarı Hikâyesi Ve Yerelden Küresele Uzanan Vizyon
Av.Alev SEZEN M.A. Adli Bilimler Uzmanı
Av.Alev SEZEN M.A. Adli Bilimler Uzmanı
Çerçeve Yasanın Hukuki Ve Siyasi Açıdan Değerlendirmesi
Sabri Şenel
Sabri Şenel
Tuz Kokmadan, Töre Bozulmadan: Titre ve Kendine Dön!
Serdar Gündüz Liyakat-Sen Genel Sekreteri
Serdar Gündüz Liyakat-Sen Genel Sekreteri
Memurun Ekmeğiyle İlgilenmeyenler, Sendikal Özgürlüğüne Göz Dikti!
Ahmet Acaroğlu Türk Ocağı Eski Başkanı
Ahmet Acaroğlu Türk Ocağı Eski Başkanı
Cumhuriyetin Üzerine Titremek
Yarım Asırlık Bir Rüzgâr, Birkaç Damla Yaş: Sandıklı'da Vefa ve Candaşlık Destanı
Mehmet ARSLAN Eğitim Yönetimi Ve Planlama uzmanı
Yarım Asırlık Bir Rüzgâr, Birkaç Damla Yaş: Sandıklı'da Vefa ve Candaşlık Destanı
Remzi ÖZMEN TES İst 8 Nolu eski Şb. Bşk, Kamu-Sen İst eski Bşk
Remzi ÖZMEN TES İst 8 Nolu eski Şb. Bşk, Kamu-Sen İst eski Bşk
Emekliyi Umutlandıran Sözler
Uzman Ve Başöğretmen Tazminatının Emeklilikte Devamı İçin MEB'e Ve Cimer'e Dilekçe Yazıyoruz
Kadriye Demirel (AES Antalya il Temsilcisi , Eğitim koçu)
Uzman Ve Başöğretmen Tazminatının Emeklilikte Devamı İçin MEB'e Ve Cimer'e Dilekçe Yazıyoruz
Aziz Dolu Atabey
Aziz Dolu Atabey
MEB, OECD ve PİSA Raporu
Yaşar YENİÇERİOĞLU UAEF Başk
Yaşar YENİÇERİOĞLU UAEF Başk
Mezhep Ayrışması ve Çaldıran
30 Ağustos
Namık Özer ERDOĞAN Atatürk Eğ.En.Eski Md.
30 Ağustos
Milliyetçiliğin kalesi imişler
Misafir Yazılar
Milliyetçiliğin kalesi imişler
Siyasal İslam'ın Analizi Ve (İslamcılığın) İflası: 2
Av.Faruk Ülker Ümraniye Türk Ocağı Eski Bşk
Siyasal İslam'ın Analizi Ve (İslamcılığın) İflası: 2
Bilge Kağan Yasası: En Eski Türk Anayasası "Töre"
Ali Kemal Gül
Bilge Kağan Yasası: En Eski Türk Anayasası "Töre"
Öz Eleştiri İhtiyacı
Türk Ocakları'ndan
Öz Eleştiri İhtiyacı
Buluşmak, Direnmenin Adıdır
Şerife Güven
Buluşmak, Direnmenin Adıdır
Türkçe Düşün, Türkçe Konuş, Türkçe Yaz!
Köksal Cengiz
Türkçe Düşün, Türkçe Konuş, Türkçe Yaz!
Atatürk Neden Göktürk Alfabesine Dönmedi?
Şevket Sezer
Atatürk Neden Göktürk Alfabesine Dönmedi?
Çok Okunan Haberler
Sayıştay'ın Beykoz Raporu: Lüks Araç ve Arsa Sahiplerine Sosyal Yardım, Meclis Üyelerine Çifte Ödeme
Sayıştay'ın Beykoz Raporu: Lüks Araç ve Arsa Sahiplerine Sosyal Yardım,...
2027'de Dijital Kamu Hizmetlerinde Yeni Dönem: Ulusal Dijital Kimlik Cüzdanı ve e-Devlet Yenilikleri
2027'de Dijital Kamu Hizmetlerinde Yeni Dönem: Ulusal Dijital Kimlik...
2 milyon nüfuslu kentte sağlık skandalı. Kanser hastalarına ışın tedavisi rezaleti
2 milyon nüfuslu kentte sağlık skandalı. Kanser hastalarına ışın...
Ana Sayfa
GÜNDEM
KAMU
SENDİKA
DÜNYA
EKONOMİ
SİYASET
HUKUK
TÜRK DÜNYASI
EĞİTİM
MEMURLAR
Köşe Yazarları
Foto Galeri
Video Galeri
Biyografiler
Üye Paneli
Günün Haberleri
Arşiv
Gazete Arşivi
Anketler
Gazete Manşetleri
  • EKONOMİ
  • HUKUK
  • KAMU
  • MEMURLAR
  • SENDİKA
  • TÜRK DÜNYASI
  • Foto Galeri
  • Video Galeri
  • Köşe Yazarları
  • Biyografiler
  • Üye Paneli
  • Günün Haberleri
  • Arşiv
  • Gazete Arşivi
  • Anketler
  • Gazete Manşetleri
sanalbasin.com üyesidir

  • Rss
  • Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri

Sitemizde bulunan yazı , video, fotoğraf ve haberlerin her hakkı saklıdır.
İzinsiz veya kaynak gösterilemeden kullanılamaz.

Yazılım: Tumeva Bilişim

Yeni Slow Radyo