• Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri
Anasayfa
  • GÜNDEM
  • KAMU
  • SENDİKA
  • DÜNYA
  • EKONOMİ
  • SİYASET
  • HUKUK
  • TÜRK DÜNYASI
  • EĞİTİM MEMURLAR
  • Ara
SON DAKİKA:
15:34
Sağlık Yönetimi Mezunlarından Bakanlığa Çağrı: "150 Bin Mezun Kendi Kadrosunu Bekliyor"
15:17
Avukatlık Ücret Tarifesi Yeniden Şekillendi: Yeni Dönem Başlıyor
15:15
Dünyanın En İyi 1000 Üniversitesi Arasında 22 Türk Kurumu: 2026 Leiden Ranking Analiz Raporu
Video Galeri Foto Galeri Yazarlar Üye Paneli
A
Büyüt
A
Küçült
  1. Köşe Yazarları
  2. Türk Ocakları'ndan
  3. Türk’ün Devleti
Yayınlanma: 05 Kasım 2017 - 20:52

Türk’ün Devleti

05 Kasım 2017 - 20:52
Yazdır
A
Büyüt
A
Küçült
Türk’ün Devleti
Türk Ocakları'ndan

 

Tarihimizin en zor dönemeçlerinden birinden geçtiğimiz muhakkak… Bizden kaynaklanan ihmal, aymazlık ve hatalar elbette var ama aynı zamanda devletimiz ve millî dokumuz ağır saldırılara da uğradı. Bu milletin zeki ve donanımlı evlatları başka devletlerin, küresel güçlerin plan ve projelerinde istihdam edildi. Ordusu ağır bir tahribata maruz bırakıldı. Devlet kurumları âdeta felç edildi. Bütün bu olumsuzluklara rağmen Türk milleti ve Türk devleti, hem hain darbe girişimine hem de Türkiye’yi çevreleme ve kıskaca alma projelerine karşı büyük bir dayanıklılıkla mücadelesini sürdürüyor. Ancak, durumun kritik mahiyetini her zaman hatırda tutmak mecburiyetindeyiz.

Israrla vurguluyoruz ki Türk dünyası ayağı zayıf olan, Türk’çe ve Türkçü bir bakış açısı bulunmayan bir dış politika ile bir yere varamayız. Türkiye, tarihî müktesebatının doğal bir gereği olarak kadim İslam coğrafyası, Balkanlar ve Türk dünyası üçgenine dayanarak Batı dünyası ile de Rusya ve Çin ile de daha sağlıklı ilişkiler kurabilir. Bu siyasette siyasi İslamcılığa yer olmamalıdır; zira Müslüman toplum ve devletlerle sağlıklı bir dayanışma açısından, karşılıklı olarak içişlerine karışmama ilkeleri hayati önemdedir. Atatürk’ün, millî bağımsızlığı ve komşularla karşılıklı dostça ilişkileri temel alan gerçekçi dış siyaseti, her zaman rehberimiz olmalıdır.

***

Türk Ocakları olarak 15 Temmuz sonrasında devlet kurumlarının yenilenme ve iyileştirilmesinde uyulması gereken ilkeleri, dikkat edilmesi elzem hususları müteaddit bildirilerle kamuoyuna ve ilgililere duyurmaya çalıştık. Teröre ve güneyimizde oluşturmak istenen ihanet koridoru girişimine karşı yürütülen mücadele başta olmak üzere devletimizin Irak ve Suriye’de karşılaştığı zorluklarla mücadelesinde kararlı ve tutarlı bir politika izlemesi için yapılması gerekenlere işaret ettik. Türkiye’nin cidden bir beka meselesiyle karşı karşıya olduğunun da sıkça altını çizdik. Bu kritik dönemeçten çıkış, beka meselesinin halli ve millî çıkarlarımızın layıkıyla korunması hususlarının temelde, Türklüğün kadim devlet etme ilkelerine, sağlam bir devlet şuuruna ve devlet kurumlarının güçlendirilmesine bağlı olduğu apaçık bir gerçektir.

Türk milleti ve Türk devleti, bize kefen biçmeyi, bizi kıskaca almayı hedefleyen projelere karşı millî direnci ve savunmayı güçlendirmek zorunda ama bunun ötesinde ufka bakmak da mecburiyetimiz var. Sadece savunmada kalamayız; Türk milleti, tarihten aldığı ibret ve ilhamla önce bölgemizde sonra da dünyada daha âdil, hakkaniyetli ve insani bir medeniyet tasavvuruna öncülük etmelidir. Burada tahakküm veya hegemonyadan değil, eşit ve âdil bir işbirliğinden söz ediyoruz.

***

Yaşadığımız olaylar, Irak’ta meydana gelen gelişmeler, Barzani’nin gayrimeşru referandumu, İspanya’da Katalonya’nın ayrılma girişimi karşısında devletin ve AB’nin tavrı dikkatle incelenmelidir. Bütün bunlar bizim öteden beri savunduğumuz bir husustaki haklılığımızı açıkça teyit ediyor. Bir zamanlar küreselleşme rüzgârıyla millî ve üniter devlet yapısının artık dar geldiğini ileri sürenlerce sözde “yerel yönetimlere özerklik” adı altında yapılan federalizm propagandası moda idi. Biz, ısrarla millî devletin yeni çağın şartlarında da geçerli olduğunu ve üniter yapıdan ayrılmanın tehlikelere yol açacağını söylemiştik. Türkiye’yi yöneten hükûmetlerin bu federasyon fantezilerine itibar etmeleri, tarihî hata olmuştur. Türk devlet geleneği, Türkistan coğrafyasında kurduğumuz boylar, bodunlar konfederasyonlarından merkezî devletlere doğru evrilmiş ve bu sayede öncekilere göre çok daha uzun süre yaşayabilmiş bir Osmanlı Devleti’ni kurmuştuk.

Bu meselenin bir boyutu da yaşadığımız coğrafyayla alakalıdır ve bu çok mühimdir: Bu coğrafyada dağınık ve gevşek siyasi yapıların uzun yaşama imkânı yoktur. Bu sebeple iç bütünleşmesi sağlam bir devlet yapısına ihtiyaç vardır. Cumhuriyeti kuranlar, işte bu gerçeği çok iyi tespit etmiş ve gereğini yapmışlardır. Bugün ise zamanın şartlarına göre bu yapıyı sağlamlaştırma ve ileriye taşıma görevimiz vardır.

Türk devleti, Türk tarihi ve Türk kültürü temelinde yeniden kendine gelmelidir. Bilge Kağan’ın asırlar öncesinden yaptığı tarihî uyarı her zaman hatırlanmalıdır: İlin ve törenin bozulmasına izin verme. “İl” devlet, “töre” hukuktur. Türkiye bir hukuk devletidir ve hukuk devletine aykırı bütün fiiller devletin temeline yerleştirilen dinamitlerdir. Yusuf Has Hacib’in nasihatleri her daim kulaklarımıza küpe olmalıdır: “Memleket tutmak için, çok asker ve ordu lâzımdır; askeri beslemek için de çok mal ve servete ihtiyaç vardır. Bu malı elde etmek için, halkın zengin olması gerektir; halkın zengin olması için de, doğru kanunlar (=adalet) konulmalıdır.  Bunlardan biri ihmâl edilirse, dördü de kalır; dördü birden ihmâl edilirse, beylik (=devlet) çözülmeğe yüz tutar.”

Türk devletini yönetenler hem geleneğimizin hem de dinimizin emirleri olan emaneti ehline vermek ve istişare ilkelerini samimiyetle ve gerçekten hayata geçirmek mecburiyetindedirler. Bu millet dalkavuklardan, kifayetsiz muhterislerden çok çekmiştir; rüşvet ve iltimas çarklarına kapılanların milletin kaderine hükmetmesine izin verilmemelidir. Koltuk sevdalıları ve rant peşinde koşanların itibar edildiği bir ülke olamayız. Devleti yöneten siyaset erbabının gerçekten hasbi bir şekilde ve kanunlar dairesinde milletine hizmeti şiar edinenlere itibar etmek yerine dalkavukları, birilerinin yakınlarını ve kifayetsiz muhterisleri istihdam etmeleri vebaldir. Türkiye, devletin harim-i ismetinin, tarihî bir yanılgı veya aldanma sonucu, küresel müttefikin ajanları konumuna düşürülen kişilere teslim edildiği bir süreçten geçti ve bunun ağır sonuçlarının telafi edilmesi uzun zaman alacaktır. Bundan ibret alınmalı ve bu tür “iyi niyetli” aldanmalara asla kapı aralanmamalıdır. Dinî cemaat ve tarikatlar kendi kulvarlarında, devlet denetiminde ve kayıt altında kendi işleriyle uğraşabilirler. Onların devlet kadrolarını ele geçirmeye matuf faaliyet alanlarının hiçbirine sızmalarına bir daha meydan verilmemelidir. Yusuf Has Hacib’in şu hikmetli öğütleri devletimizi yönetenlere rehber olmalıdır:

“Ey bey, işi işin ehline, işe yarayana, hareketi doğru ve dürüst olana ver. Eğer bir bey işi ehliyetsiz bir kimseye verirse, ehliyetsizliği başkası değil, kendisi göstermiş olur. Tanrı bir kimseyi mes'ûd etmek ve yükseltmek isterse, ona ehliyetli ve dürüst hizmetkârlar verir.”

Cumhuriyet’imizin 94. yıldönümünü idrak ettiğimiz bu günlerde tarih tecrübemizi iyi tahlil etmeli ve Cumhuriyet’imizi günümüz şartlarında daha ileriye nasıl taşıyacağımızın üzerinde düşünmeliyiz. Bu noktada, kadim devlet yönetme ilkelerimiz olan liyakat, adalet ve istişarenin yanında kurumlaşmaya azami önem ve özeni göstermeliyiz. Kişisel ilişkilere değil nesnel ölçütlere ve liyakate dayalı kurum kültürünü geliştirmeliyiz. Devletimizin geleceği açısından eğitime, bilim ve teknoloji politikalarına öncelik vermek zorundayız. Bilgiyi ve aklı rehber edinmeliyiz.

Ezcümle Türkiye, önümüzdeki süreçte Türklük ve tarih bilinci yüksek, devletin anlamını müdrik, millet ve vatan sevgisiyle dolu nesillerin elinde yükselecektir. Kozmopolit zihniyet sahiplerinin gerek iç gerekse dış siyasette devlet ve hükûmet nezdinde kale alınmalarının maliyetinin ne denli ağır olduğunu maalesef tecrübe ettik. Ülkemizin ve milletimizin bir daha “açılım”, “çözüm” ve benzeri fantezilere tahammülü yoktur. Devlet, yurttaşlarına grup olarak değil birey olarak her türlü temel insan haklarını ve demokratik hakları tanır; demokratik hukuk devleti bunu gerektirir. Ancak, devletin egemenliğini bölüşmek niyetinde olanların hak ettikleri cevap bellidir. Bu topraklarda bin yıldır siyasi egemenlik Türk milletinindir ve Türk devletinindir. İnşallah ilelebet böyle kalacaktır.

Bu vesileyle Cumhuriyet’imizin 94. yıldönümünü kutlar, başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere Millî Mücadele kahramanlarını, Cumhuriyet’in temeline harç koyanları ve bütün şehitlerimizi rahmet ve minnetle anıyorum.

Ne Mutlu Türk’üm Diyene!

Prof.Dr. Mehmet ÖZ

Türk Ocakları Genel Başkanı

Yazarın Diğer Yazıları

  • Öz Eleştiri İhtiyacı - 25 Ekim 2026
  • Terör Örgütünün Amacı Egemenliği Paylaşmak - 06 Ekim 2026
  • Adalet, Liyakat, İstişare, Murakabe - 15 Ağustos 2026
  • 15 Temmuz: Ders Aldık mı? - 14 Temmuz 2026
  • NATO Zirvesi Ve Terörsüz Türkiye Konusu - 30 Haziran 2026
  • 14 Mayıs Seçiminin Mesajı: Cumhuriyet'in İkinci Yüzyılını Da Türk Milliyetçileri İnşa Edecektir - 16 Haziran 2026
  • İki Menfur Saldırı Ve Katliam Çok Yönlü İncelenmelidir - 21 Nisan 2026
  • 2026'ya Girerken Türkiye - 17 Ocak 2026
  • Cumhuriyet'imizin 102. Yılı Kutlu Olsun - 02 Kasım 2025
  • Dijital Çağda Devletsiz Veya Sözde Özerk Türk Toplulukları - 02 Ekim 2025
  • 12 Eylül Darbesinin Hedefi, Yapılış Tarzı ve Sonuçları - 12 Eylül 2025
  • Yargı, Siyaset, Sistem Ve Süreç Ekseninde Türkiye - 22 Ağustos 2025
  • Milletimizin Kimliğini Yoğuran Tarih, Adını da Koymuştur: TÜRK - 26 Temmuz 2025
  • Büyük Orta Doğu Yangını - 23 Haziran 2025
  • Fesih ve Ötesi* - 09 Haziran 2025
  • 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramımız Kutlu Olsun - 25 Nisan 2025
  • Bayramınız Kutlu Olsun - 04 Nisan 2025
  • "Hukuk ve Hakkaniyeti Kaybetmemeliyiz. Yoksa Türkiye Kaybeder." (Abdullah Gül) - 25 Mart 2025
  • "Terörsüz Türkiye" ama nasıl? - 02 Mart 2025
  • "Terörsüz Türkiye": Yeniden "Çözüm Süreci" mi, Terör Örgütünün Kayıtsız Şartsız Teslim Oluşu mu? - 24 Şubat 2025
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
ilan.gov.tr
Gazete arşivi için üye girişi yapmanız gerekmektedir.
Köşe Yazarları
Orhan KILIÇOĞLU
Orhan KILIÇOĞLU
T. C. İsmi Bir Hadisten Alınmıştır
Cahit Akdoğan Araştırmacı yazar
Cahit Akdoğan Araştırmacı yazar
Giresun Milli Eğitimi'nin Başarı Hikâyesi Ve Yerelden Küresele Uzanan Vizyon
Av.Alev SEZEN M.A. Adli Bilimler Uzmanı
Av.Alev SEZEN M.A. Adli Bilimler Uzmanı
Çerçeve Yasanın Hukuki Ve Siyasi Açıdan Değerlendirmesi
Sabri Şenel
Sabri Şenel
Tuz Kokmadan, Töre Bozulmadan: Titre ve Kendine Dön!
Serdar Gündüz Liyakat-Sen Genel Sekreteri
Serdar Gündüz Liyakat-Sen Genel Sekreteri
Memurun Ekmeğiyle İlgilenmeyenler, Sendikal Özgürlüğüne Göz Dikti!
Ahmet Acaroğlu Türk Ocağı Eski Başkanı
Ahmet Acaroğlu Türk Ocağı Eski Başkanı
Cumhuriyetin Üzerine Titremek
Yarım Asırlık Bir Rüzgâr, Birkaç Damla Yaş: Sandıklı'da Vefa ve Candaşlık Destanı
Mehmet ARSLAN Eğitim Yönetimi Ve Planlama uzmanı
Yarım Asırlık Bir Rüzgâr, Birkaç Damla Yaş: Sandıklı'da Vefa ve Candaşlık Destanı
Remzi ÖZMEN TES İst 8 Nolu eski Şb. Bşk, Kamu-Sen İst eski Bşk
Remzi ÖZMEN TES İst 8 Nolu eski Şb. Bşk, Kamu-Sen İst eski Bşk
Emekliyi Umutlandıran Sözler
Uzman Ve Başöğretmen Tazminatının Emeklilikte Devamı İçin MEB'e Ve Cimer'e Dilekçe Yazıyoruz
Kadriye Demirel (AES Antalya il Temsilcisi , Eğitim koçu)
Uzman Ve Başöğretmen Tazminatının Emeklilikte Devamı İçin MEB'e Ve Cimer'e Dilekçe Yazıyoruz
Aziz Dolu Atabey
Aziz Dolu Atabey
MEB, OECD ve PİSA Raporu
Yaşar YENİÇERİOĞLU UAEF Başk
Yaşar YENİÇERİOĞLU UAEF Başk
Mezhep Ayrışması ve Çaldıran
30 Ağustos
Namık Özer ERDOĞAN Atatürk Eğ.En.Eski Md.
30 Ağustos
Milliyetçiliğin kalesi imişler
Misafir Yazılar
Milliyetçiliğin kalesi imişler
Siyasal İslam'ın Analizi Ve (İslamcılığın) İflası: 2
Av.Faruk Ülker Ümraniye Türk Ocağı Eski Bşk
Siyasal İslam'ın Analizi Ve (İslamcılığın) İflası: 2
Bilge Kağan Yasası: En Eski Türk Anayasası "Töre"
Ali Kemal Gül
Bilge Kağan Yasası: En Eski Türk Anayasası "Töre"
Öz Eleştiri İhtiyacı
Türk Ocakları'ndan
Öz Eleştiri İhtiyacı
Buluşmak, Direnmenin Adıdır
Şerife Güven
Buluşmak, Direnmenin Adıdır
Türkçe Düşün, Türkçe Konuş, Türkçe Yaz!
Köksal Cengiz
Türkçe Düşün, Türkçe Konuş, Türkçe Yaz!
Atatürk Neden Göktürk Alfabesine Dönmedi?
Şevket Sezer
Atatürk Neden Göktürk Alfabesine Dönmedi?
Çok Okunan Haberler
Sayıştay'ın Beykoz Raporu: Lüks Araç ve Arsa Sahiplerine Sosyal Yardım, Meclis Üyelerine Çifte Ödeme
Sayıştay'ın Beykoz Raporu: Lüks Araç ve Arsa Sahiplerine Sosyal Yardım,...
2027'de Dijital Kamu Hizmetlerinde Yeni Dönem: Ulusal Dijital Kimlik Cüzdanı ve e-Devlet Yenilikleri
2027'de Dijital Kamu Hizmetlerinde Yeni Dönem: Ulusal Dijital Kimlik...
2 milyon nüfuslu kentte sağlık skandalı. Kanser hastalarına ışın tedavisi rezaleti
2 milyon nüfuslu kentte sağlık skandalı. Kanser hastalarına ışın...
Ana Sayfa
GÜNDEM
KAMU
SENDİKA
DÜNYA
EKONOMİ
SİYASET
HUKUK
TÜRK DÜNYASI
EĞİTİM
MEMURLAR
Köşe Yazarları
Foto Galeri
Video Galeri
Biyografiler
Üye Paneli
Günün Haberleri
Arşiv
Gazete Arşivi
Anketler
Gazete Manşetleri
  • EKONOMİ
  • HUKUK
  • KAMU
  • MEMURLAR
  • SENDİKA
  • TÜRK DÜNYASI
  • Foto Galeri
  • Video Galeri
  • Köşe Yazarları
  • Biyografiler
  • Üye Paneli
  • Günün Haberleri
  • Arşiv
  • Gazete Arşivi
  • Anketler
  • Gazete Manşetleri
sanalbasin.com üyesidir

  • Rss
  • Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri

Sitemizde bulunan yazı , video, fotoğraf ve haberlerin her hakkı saklıdır.
İzinsiz veya kaynak gösterilemeden kullanılamaz.

Yazılım: Tumeva Bilişim

Yeni Slow Radyo