Fon skandalı ile çalkalanıyor ülke. Çok büyük bir kitleyi ilgilendirdiği için bu yolsuzluğun üstünü kapatmak mümkün değil. 20 milyar dolar gibi bir paradan bahsediliyor. Bu paralar halkın küçük birikimlerinin gasp edilmesi, hayallerinin çürütülmesidir. 450 bin kişinin mağdur olduğu bu yatırım dolandırıcılığında voleyi vuranların, kısa sürede köşeyi dönenlerin içinde, Bakanlık yapmış ve halen Cumhurbaşkanı Danışmanlığı gibi önemli görevlerde bulunan siyasetçilerin, bürokratların , Başkanların, Müdürlerin olması gerçekten çok düşündürücüdür.
Yıllarca cami kürsülerinden, hep garibin gurebanın, fakirin fukaranın, yetimin kimsesizin haklarından bahsedenler, zekatın yoksulun hakkı olduğunu anlatanlar, mal ve para hırsının imanla bağdaşmadığını haykıranlar,yamalı cübbe giyen Hz. Ömer’in adaletinden dem vuranlar, tek hurma ile beslenen Hz.Peygamber’imizin arkasında sadece bir hasır bıraktığını hatırlatanlar…Evet evet size soruyorum,nedir bu doyumsuzluk,bu para hırsı, nedir bu debdebe,şaşaa,gösteriş,lüks ve şatafat,saraylar,villalar?!
Bir tarafta “geçinemiyorum,onurumla yaşayamıyorum “ diyerek intihar edenler,haklarını alamayan işçiler, sürünmeye mahkum edilen emekliler, yoksulluktan çocuğunun üniversite kaydını yaptıramayan aileler,girdi maliyetlerinin altında bile ürününü satamayan çiftçiler,iş bulamayan gençler, diğer tarafta haram helal gözetmeden,emek harcayıp terlemeden köşe olanlar,hokus pokusla talihin dibine vuranlar,milletin canına okuyanlar! Ne güzel söylemiş Ahmet Hamdi Tanpınar; " Çalmak,servet yığmak onlara yetmiyordu.Fakirin duası,alkışı ve gözyaşı da gerekliydi."
Sayın Erdoğan kabine toplantısı sonrası yaptığı açıklamada “Biz ne hak yeriz ne de vatandaşın hakkının yenilmesine göz yumarız.” “Sırf siyasi mevzi kazanmak uğruna muhalefet figürleri dahil hiç kimsenin ekonomimize zarar vermeye, yatırımcıları tedirgin etmeye hakkı yoktur.”diyor ve yine muhalefeti suçluyor. Halbuki Yeni Parti’nin sözcüsü Zeynel bey olmasaydı biz belki bu vurgunu çok daha sonra öğrenecektik.
Peki Maliye Bakanı Mehmet Şimşek aylar önce “Borsa’da bazı hisselerde yapılan maniplasyonun farkındayız.” dediği halde, zamanında bu fonlara neden müdahale edilmedi diye sormak hakkımız değil midir? Uyarılar dikkate alınsaydı skandal bu kadar büyük, vatandaşların kayıpları bu kadar çok olur muydu?
Deniliyor ki vatandaşın hiç mi suçu yok! Herkes aynı mantıkla 1 yatırıp 3 kazanmak istiyor.Vatandaş cebindeki paranın her gün biraz daha değer kaybettiğini,alım gücünün düştüğünü görüyor. Elindeki küçük birikimi ikiye üçe katlayarak bir araba veya bir konut alabilme hayaliyle giriyor bu girdaba.
Ya arkadaş, bu fonlara borsada işlem iznini SPK vermiyor mu? Devlet de her alım satımdan vergi almıyor mu? MASAK bütün para trafiğini takip etmiyor mu? Yani her şey devletin denetiminde değil mi? Eğer öyleyse devletine güvenip parasını buralara yatıran vatandaşa kim ne diyebilir?
Mağdur olan sadece 450 bin kişi değildir.Kelebek etkisiyle bunların yakınlarıyla birlikte ödeme dengeleri ve psikolojileri bozulan milyonlardan bahsedilmektedir. İdari ve hukuki süreç başlatılmış, bazı kişiler tutuklanmıştır. Büyük,çok büyük kazanç elde eden kişilerin el konulan varlıkları mağduriyetlerin giderilmesinde kaynak olarak kullanılmalı,hazineye uzanılarak başka haksızlıklara da meydan verilmemelidir.











