Bal Mahmut hatıralarında anlatıyor;
Bir gün Kılıç Ali’nin evinde, Refik Koraltan, ‘’Paşam, dedi, itimat buyurun, Anadolu’nun en ücra köşesinde bir çobanın kalbini açtığınız zaman orada Mustafa Kemal yazar. Bu böyledir, paşam.’’
Atatürk şu cevabı verdi: ‘’Beyefendi, Anadolu’nun ücra köşesinde bir köylünün, bir çobanın kalbini açtığınız zaman orada Mustafa Kemal yazdığını ben de zatı âliniz kadar biliyorum. Amma benim kadar sizin de bilmenizi istediğim bir şey vardır ve o da şudur.
Orada bir çobanın bulunduğu yerin on dakika ilerisindeki bir köy imamı gelip o ismi oradan on dakikada siler. İsterse istediği bir başka ismi yazar. Bunu da sizin benim kadar bilmenizi isterim.’’
*
Edinimlerimizden bahisle;
Atam sen neymişsin, sahi, neydin, kimdin sen? Normal bir insan mıydın sen? Kaç önder, lider, kaç peygamber yapmış, yapabilmiş senin yaptığını? Yapabildiğini?
Bir de bu ortamda utanmadan ve rezilce kahraman kadrosuyla ülkemizin kurucususu Gazi Mustafa Kemal Ataürk’e saldıranlara şaşıp bakakalıyorum”. İ.
*
Arap İngiliz'le birleşmiş Türk'ü arkadan vurmuş;
Ermeni Rus'la birleşmiş, Doğu Anadolu'yu kana bulamış;
Rum Yunan'la, Yunan İngiliz'le birleşmiş, Batı Anadolu'yu ele geçirmiş.
Ülkenin mahvolmadık, yıkılmadık, yanmadık, kan dökülmedik, kül olmadık hiçbir yeri kalmamış,
Elde avuçta İstanbul ile İzmir bile yok!..
Anadolu'nun altı yedi milyon nüfuslu en yoksul bölümüyle, yüzde doksan beşi okuma yazma bilmez,
yorgun, yoksul, bitkin, ezik bir halk.. minnacık Ankara ve çevresi..
Nasıl kurtulmuşuz?..
Şaşıp kalıyorum...
Yunan'ı nasıl denize döküp hizaya getirmişiz,
İngiliz'i İstanbul'dan nasıl çıkarmışız,
Dünyanın süper güçleriyle masaya nasıl eşit oturmuşuz?⭐Yıl 1923: Anadolu'da 10-11 milyon savaş artığı yaşıyor; aç biilaç, parasız;
Yüzde 95'i elifi görse mertek sanacak kadar alfabesiz... .
Ne yapacaksın?.. Demokrasi yap!.. Nasıl yapacaksın?..
2000'li yıllarda Nurcu tarikatının ardına bu kadar cahil adam takılmışken,
1923'ün yanmış yıkılmış Anadolu'sunda nasıl demokrasi yapacaksın?..
Kalan ne? Yıl 1923.. Komşunun komşuyu boğazladığı iç savaşlardan, Anadolu'yu mezbahaya döndüren dış savaşlardan yeni çıkmışsın.
Fabrikan yok,
İşçin yok,
İş adamın yok,
Mühendisin yok,
Doktorun yok,
Uzmanın yok,
Tüccarın yok,
Suyun yok,
Barajın yok,
Elektriğin yok,
Kadınların çarşafta çuvala giriyor.. Erkeğin dört karı alıyor,
Yurttaşlık yasası yok,
Üniversiten yok,
Banka yok,
Burjuva yok,
Proletarya yok,
İhracatçı yok,
İthalatçı yok,
Sermayen yok.
Kalkın bakalım...
Nasıl kalkınacaksın?...
Sermayesiz ekonomik kalkınmanın yumurtasız omletten ne farkı var?
Mustafa Kemal kuşağı ne yapmış?...
Yöneticiler devletçiliğe neden ve nasıl sarılmış?..
Türkler bankacılığı nasıl öğrenmiş?..
Merkez Bankası 1930'a değin neden açılamamış?..
Özel sektör nasıl oluşturulmuş?..
Yeni devlet nasıl kurulmuş?..
Çağdaş öğretime nasıl geçilmiş?
1920'de 10-11 milyon nüfusun yüzde 95'i
Alfabesizken savaş artığı bir toplumla, Okuma yazma seferberliği nasıl açılmış?
Kitaplıklarda kitap yokken,
Ulusal kütüphane nasıl kurulmuş?..
Okullarda tarih kitabı bile yokken tarih nasıl yazılmış?..
Yok olmanın kuyusundan çıkıp var olmanın doruğuna nasıl tırmanılmış?..
Yunan ile dostluk nasıl kurulmuş?..
Avrupa'da saygınlık nasıl kazanılmış?..
Şaşıp kalıyorum...
2000'li yılları geçtiğimiz,
Yetmiş milyonluk Türkiye'nin haline bakıyorum...
Hiçbir şeyimiz yokken neler yapmışız?..
Herşeyimiz varken neler yapamıyoruz?..
Bir de bu ortamda,
Mustafa Kemal'e saldıranlara bakıyorum...
Daha çok şaşıp kalıyorum... Ve biliyorum ki;
Atatürk bizim börkümüzdür, birliğimizdir, simgemizdir. Ona laf yok, baş giderse börk gider. Allah muhafaza, bir daha da geri gelmez. Atatürk'e tahammülsüzlük Türkiye'ye tahammülsüzlüktür. Atatürk alerjisinin gerekçesini nasıl okumalıyız? Vaazları ile milli birliğimizi yaralamaya hiç kimse cüret etmemelidir. Atatürk'e dil uzatanlar daha iyi Müslüman olduklarını mı sanıyorlar? Ey kendini bilmez akılsızlar, Atatürkümüzden ne istiyorsunuz? O tarih sahnesine çıkmasaydı, Türklüğün kıvancı, İslam'ın bekçisi olmasaydı doğdunuz zaman kulağınıza ezan mı okunur yoksa bir kilisede vaftiz mi olurdunuz?”











