• Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri
Anasayfa
  • GÜNDEM
  • KAMU
  • SENDİKA
  • DÜNYA
  • EKONOMİ
  • SİYASET
  • HUKUK
  • TÜRK DÜNYASI
  • EĞİTİM MEMURLAR
  • Ara
SON DAKİKA:
11:50
Anaokulunun sahibi kadın müdürü vurdu
Video Galeri Foto Galeri Yazarlar Üye Paneli
A
Büyüt
A
Küçült
Yorumlar
  1. Köşe Yazarları
  2. Ali Kemal Gül
  3. Şeyh Sait
Yayınlanma: 26 Aralık 2023 - 21:42

Şeyh Sait

26 Aralık 2023 - 21:42
Yorumlar
Yazdır
A
Büyüt
A
Küçült
Yorumlar
Şeyh Sait
Ali Kemal Gül
Bakış

 

İlgili bu zatla alakalı yazılanların konuyu işleyerek hatırlatmalarıyla görüyoruz ki bugün “Şeyh Sait” ismi Diyarbakır şehrinin bulvarına verilmiş ve adına da güzellemeler düzenlenmiş şaşırtıcı bir vakıa.. 
*
Bilindiği kadarıyla bahse konu bu zat sürü sahibi idi. Yüzlerce hayvanları vardı.
Elazığ, Palu kazasındandı. Nakşibendî tarikatının ileri gelenlerinden olup, “Şeyh”,”Şıh” unvanıyla ağalığını kullanıp binlerce hayvanı kolayca edindi. Ancak Palu da yeterli otlak ve mera bulamayınca hayvanlarını otlatmak için Hınıs bölgesine gitti. Oralarda yeterli otlak ve mera bulmak mümkündü.
*
Bu meralarda davarlarını otlatarak satmak için güney bölgelere inmeye başladı. Özellikle Halep’e sık sık gidip geliyordu. Bu hayvan ticareti sayesinde özellikle Halep’te Kürt ihtilalcileriyle ve Hilafet yanlılarıyla buluştu tanıştı.
*
1916 yılında bölgede, Kafkas Cephesinde 1’nci Tümen Komutanlığı yapan Alman Binbaşı Hans Guhr anılarında Şeyh Sait’i tanıdığını, ancak sıradan ve çok akıllı olmadığını söylüyordu. (Kaynak; E.Tümgeneral Hans Guhr “Anadolu’dan Filistin’e Türklerle omuz omuza” Türkiye İş Bankası Yayınları)
*
Hans Guhr’un ifadesinden anlaşılacağı üzere Şeyh Sait bir isyanı yapabilecek yetenekte değildi.
Arkasında biri veya birileri vardı. Planlanan bir isyanın başına geçirilmişti.
Peki, kim planlamıştı ve arkasında kimler vardı?
*
Lozan yeni imzalanmış, Türkiye’nin dış politikasında bir temel olabilmişti. Ancak dış politikada tüm sorunlar çözülememiş, Musul, mübadele ve Osmanlı’nın dış borçları müzakere yoluyla halledilmeye çalışılıyordu. Musul meselesinin çözümü için İstanbul’da toplanan Türk-İngiliz Konferansı sonuç vermemiş ve konu Cemiyet-i Akvam, yani o günün Birleşmiş Milletleri’ne havale edilmişti.
*
Dava, Musul halkının hangi tarafı tercih ettiğinin tespiti etrafında toplanıyordu. İngiltere bunun için hazırlıklara başlamıştı ve Musul halkının Türkiye’yi istemediğini ispata zorlamaya çalışıyordu. Öte yandan da Türkiye’nin içinde sorun çıkartıp, Türkiye’yi gerek uluslararası kamuoyuna ve gerekse Cemiyet-i Akvam’a kendi iç sorunlarını çözememiş bir ülke olarak göstermeye çalışıyordu. Yurt içinde bir Kürt isyanı çıkartırsa, Musul’daki Kürtler üzerinde de bir olumsuz kamuoyu yaratacak ve Türkiye’yi “istenmeyen ülke” durumuna sokacaktı. Böylelikle Birleşmiş Milletlerin, Musul’u Türkiye’ye vermesi zorlaşacaktı.
*
Ayrıca bu planla, çözülemeyen Osmanlı Borçları ve Mübadele konularında Türkiye’nin eli zayıflayacak, Doğu, Türkiye için kanayan bir yara haline dönüşecekti.
Bunun dışında Osmanlı dağılırken kurulan Kürt Teali Derneği de bölgede İngiltere himayesinde bir Kürt devleti kurulması hesabı yapmaktaydı.
Plan buydu.
*
Ancak Kürt isyanını tabana yaymaları zordu. I.Dünya Savaşında Rus ve Ermeni saldırılarından kaçan Kürtler sığındıkları Türk köylerden merhamet ve yardım gördükleri için o bölge insanını Türk Devletine karşı isyan etmesini sağlamaları oldukça zordu.
* 
Kaldı ki Türklerle Kürtler yüzyıllardır ete kemiğe bürünmüş gibi kardeş gibi yaşamaktaydı. O zaman geriye bir seçenek kalıyordu, o da halkı şeyh ve şıhlarla isyan ettirmek. O yüzden bu planı devreye sokmak için de İngilizler Şeyh Sait’ten daha uygun başka birini bulamazlardı.
Hans Guhr’un dediği gibi zeki olmayan, sıradan, şeyh ve dinsel açıdan halkı kolay kandıracak birisi olmalıydı.
*
Bu amaçla düğmeye basıldı.
Şeyh Sait seçildi ve böyle bir zamanda ileri sürüldü. Şeyh Sait ve silahlı adamları Bingöl ili Genç kazasını basarak 16 Şubat'ta valiyi ve bazı devlet memurlarını esir aldı. Bir bildiri yayınlayarak halkı İslam dini adına ayaklanmaya çağırdı. Yayınladığı bildiride de 'din uğruna savaşanların lideri' anlamına gelen mühür ile “Emir’ül Mücahidin Muhammed Said El-Nakşibendî” sıfatını kullandı. Herkesi mevcut rejime karşı din adına savaşa çağırdı. Mevcut hükümeti ve rejimi “dinsiz” ilan etti ve halkı cihada çağırdı.
*
İlk başlarda Din/İslam adına bir isyan gibi gözükse de sonradan gerçek amacı olan Kürt isyan hareketine evrildi.
Mistan, Botan ve Mıhellemiler aşiretlerini de yanlarına katarak topladığı kuvvetlerle Bingöl üzerinden Diyarbakır'a yürüdü. Maden, Siverek ve Ergani'yi ele geçirdi. İsyanın bir diğer kolu da Muş Varto'da patladı. Ayrıca soğuk kış şartları isyanın bastırılmasına engel oluyordu.
İsyan bastırılamadı.
*
Şeyh Sait bununla yetinmedi, Elazığ başta olmak üzere çevre illere Cephesi Komutanı atadı. Elazığ sözde komutanı Şeyh Şerif adamlarıyla birlikte Elazığ’a girdi. Şehri denetim altına aldı. Ve Elazığ’ı yağmaladı.
*
Bu olaylardan sonra iyice cesaretlenen Şeyh Sait Mart ayı başında yaklaşık 10.000 kişilik bir kuvvet ile Diyarbakır'ı kuşattı. Türk askeri şehri savunsa da Şeyh Sait’in adamları şehrin içine girmeyi başardı. Durum çok ciddiydi.
*
Cumhurbaşkanı Mustafa Kemal Atatürk rahatsızlığı nedeniyle Heybeliada'da bulunan İsmet İnönü’yü acilen Ankara'ya çağırdı. İsmet Paşa'ya "Doğuda din elden gidiyor bahanesiyle İngiliz destekli ciddi bir ayaklanmanın başladığını" söyledi. Atatürk İsmet Paşa'ya durumu anlattı ama Başbakan Ali Ferhi Okyar’dı.
Ancak Ali Fethi Bey olayı isyan olarak görmemiş ve sıkıyönetimle durdurulacağına inanmıştı. Sorunun ciddiyetini önemsemiyordu. Ayrıca kurduğu partinin programına "Partimiz dini düşünce ve inançlara saygılıdır” maddesi koymuş, siyasal İslamcıları cesaretlendiren bir mesaj göndermişti.
*
Ne demekti bu cümle? Diğer partiler saygısız mıydı?
İşte dini kalkışmaların önemsenmeyişi ve hükümetlerin verdiği bu gibi cesaretlendirici konuşmalar ve mesajlar isyancıları harekete geçirdi.
Yabancıların da desteğiyle isyanları patlattı.
*
Ancak Mustafa Kemal siyaset meydanlarından gelmiyordu. Savaş meydanlarından geliyordu. Osmanlıyı yıkan en önemli faktörün gerici isyanlar olduğunu biliyordu ve bu güne bile ışık tutan şu sözlerle tavizsiz isyanın üzerine gidecekti.
"...'Parti, dinî düşünce ve inançlara saygılıdır' ilkesini bayrak olarak eline alan kimselerden iyi niyet beklenebilir miydi? Bu bayrak, yüzyıllardan beri cahilleri, bağnazları ve hurafelere inananları kandırarak özel çıkarlar sağlamaya kalkmış olanların taşıdıkları bayrak değil miydi? Türk milleti, yüzyıllardan beri, sonu gelmeyen felâketlere, içinden çıkabilmek için büyük fedakârlıkların gerekli olduğu pis bataklıklara, hep bu bayrak gösterilerek sürüklenmemiş miydi?"
*
Mustafa Kemal’in tahmin ettiği gibi olaylar hızla artınca Başbakan Ali Fethi Bey'in istifasını istedi. Ve 3 Mart'ta hükümeti kurması için İsmet Paşa'ya yetki verdi. Bir gün sonra TBMM Takrir-i Sükûn Kanunu kabul ederek hükümete olağanüstü hâl yetkileri tanıdı. Ankara ve Diyarbakır'da İstiklal Mahkemeleri kurulması kararlaştırıldı.
*
Hemen Diyarbakır'ı kuşatan ve şehre giren Şeyh Sait kuvvetlerine karşı sokak savaşları başlatıldı ve şiddetli çatışmalar sonunda geri püskürtüldü. Geri çekilen Şeyh Sait ve kuvvetleri takip edilerek büyük bir kısmı yakalandı. Elebaşları ve Şeyh Sait İran'a kaçmaya çalışırken yakalandı.
Ve İstiklal Mahkemelerinde yargılanarak asıldı.
*
Sonuçta, 
Cemiyet-i Akvam'da (Birleşmiş Milletler) olan Musul ve Kerkük elimizden çıktı. Bir şey yapamadık. Çünkü ancak iç isyanımızı bastırabildik. Güneydoğu ile birlik olup Hatay gibi Musul’a yürüyemedik.
İngiliz işbirlikçi bir gerici isyan, ata yurdu Musul ve Kerkük’ü almamıza engel oldu
Hani diyorlar ya “Musul ve Kerkük’ü Lozan’da verdik” O toprakları kaybetmemizin asıl nedeni budur.
*
Sorulması gereken ana soru;
Hükümete karşı ve mevcut rejime karşı halkı kışkırtan, halka bildiri yayınlayarak isyana çağıran bir isyankârdan;
Devlet yetkililerini ve devletin valilerini esir alan ve devlete karşı silahlı olarak ayaklanan bir hainden;
Bir şehri kuşatan ve yağmalayan, askerlerini subaylarını öldüren, kendi adamlarına bölge veren ve cephe komutanı olarak atayan, onlara toprak vadeden ve üstelik dünyanın en verimli bölgesini almamıza engel olan bir vatan haini isyancıdan bahsediyoruz,
*
Ama gel gör ki bugün “Şeyh Sait” ismi Diyarbakır şehrinin bulvarına verilmiş. Denildiğine göre adına nağmeler dizilmiş, güzellemeler de yapılmış. Şeyh Sait 100 sene önce kuşattığı Diyarbakır’ı ele geçirdi de bizim mi haberimiz yok? 
Yanlış bildiğimiz ya da bilmediğimiz bu duruma izin veren İktidardan bir açıklama yapıldı mı?
*
Bu asil Türk milletinin genç ve yiğit evlatlarının Başbuğ Mustafa Kemal ve s silah arkadaşlarının önderliğinde verdiği sıcak savaşlarla Osmanlının küllerinden çıkarılmış bağımsız bağlantısız Laik üniter Türkiye Cumhuriyetini kurarak Türk Milletine vatan kılmış ana yurdumuzda, arka planını bilmediğimiz tuhaf şeyler mi oluyor? Ne dersiniz?

  • YORUMLAR
adlı kullanıcıya cevap x
Yorum yazabilmek için lütfen üye girişi yapınız.

Yazarın Diğer Yazıları

  • Duyarlılık - 09 Haziran 2026
  • Osmanlıda Hor Görülen Türk - 03 Haziran 2026
  • Bayram Vesilesiyle - 26 Mayıs 2026
  • Atatürk ve Din - 23 Mayıs 2026
  • 19 Mayıs 1919 'un Yol Haritası - 19 Mayıs 2026
  • Tek Adama Yönelik Rejim - 13 Mayıs 2026
  • Anneler Gününe Dair - 09 Mayıs 2026
  • Türk Olmanın Gururu - 05 Nisan 2026
  • Sevgililer Günü Vesilesiyle… - 13 Şubat 2026
  • Allaha İnanç Üzerine - 31 Ocak 2026
  • Satılık Olmak Da Zor Zanaat Arkadaş! - 24 Ocak 2026
  • İbadetlere Dair - 17 Ocak 2026
  • Sevginin Gücü Üzerine - 09 Ocak 2026
  • Türk Kadını ve Atatürk - 05 Ocak 2026
  • Türk Birliği - 01 Ocak 2026
  • Yeni Yıl 2026'ya Girerken - 27 Aralık 2025
  • Ataürk'ü Kavramak - 24 Aralık 2025
  • Türk Milletine Tuzak mı? - 17 Aralık 2025
  • Hastalıklı Beyinler - 12 Aralık 2025
  • Türk Kadını ve Atatürk - 05 Aralık 2025
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 20
ilan.gov.tr
Gazete arşivi için üye girişi yapmanız gerekmektedir.
Köşe Yazarları
Sabri Şenel
Sabri Şenel
Türk'ün Eskimeyen Değeri: Hakemlik ve Kanaat Önderliği
Serdar Gündüz Liyakat-Sen Genel Sekreteri
Serdar Gündüz Liyakat-Sen Genel Sekreteri
Memur ve Emeklisine Ek Zam İçin Daha Ne Bekliyorsunuz?
Cahit Akdoğan Araştırmacı yazar
Cahit Akdoğan Araştırmacı yazar
Viyana'daki Anıt ve Düşündürdükleri
Ahmet Acaroğlu Türk Ocağı Eski Başkanı
Ahmet Acaroğlu Türk Ocağı Eski Başkanı
Kültür Ve Sanata Dair
Kadriye Hocam, Bu Karar Kirli Dünyaya Meydanı Bırakmak Değil mi?
Mehmet ARSLAN Eğitim Yönetimi Ve Planlama uzmanı
Kadriye Hocam, Bu Karar Kirli Dünyaya Meydanı Bırakmak Değil mi?
Remzi ÖZMEN TES İst 8 Nolu eski Şb. Bşk, Kamu-Sen İst eski Bşk
Remzi ÖZMEN TES İst 8 Nolu eski Şb. Bşk, Kamu-Sen İst eski Bşk
Lisedeki Protestonun Düşündürdükleri
Av.Alev SEZEN M.A. Adli Bilimler Uzmanı
Av.Alev SEZEN M.A. Adli Bilimler Uzmanı
Siyasi Umutsuzluk
Okullarda Görünmeyen Şiddet: Mobbing
Kadriye Demirel (AES Antalya il Temsilcisi , Eğitim koçu)
Okullarda Görünmeyen Şiddet: Mobbing
Aziz Dolu Atabey
Aziz Dolu Atabey
Adalet; paylaşım ile suç ve ceza arasında orantı
Yaşar YENİÇERİOĞLU UAEF Başk
Yaşar YENİÇERİOĞLU UAEF Başk
Büyük Türk Kağanlığı
Yusuf İPEKLİ
Yusuf İPEKLİ
İnsan Kendinden Özür Diler Mi?
Şu Hayat
Namık Özer ERDOĞAN Atatürk Eğ.En.Eski Md.
Şu Hayat
Sri Lanka Gezimizden
Canan ÖZDEMİR Uzman Sosyolog
Sri Lanka Gezimizden
Açılımda kritik eşik: MİT, 'PKK silah bıraktı' diyemez!
Misafir Yazılar
Açılımda kritik eşik: MİT, 'PKK silah bıraktı' diyemez!
Susma Haykır! Farz et ki Müstevli Çocukları Azdılar!
Orhan KILIÇOĞLU
Susma Haykır! Farz et ki Müstevli Çocukları Azdılar!
Coğrafya Kader midir?
Av.Faruk Ülker Ümraniye Türk Ocağı Eski Bşk
Coğrafya Kader midir?
Duyarlılık
Ali Kemal Gül
Duyarlılık
İki Menfur Saldırı Ve Katliam Çok Yönlü İncelenmelidir
Türk Ocakları'ndan
İki Menfur Saldırı Ve Katliam Çok Yönlü İncelenmelidir
Kuvvayi Milliye Ruhuyla Bandırma Vapurunda Olmak..
Şerife Güven
Kuvvayi Milliye Ruhuyla Bandırma Vapurunda Olmak..
Huzura Hasret Bayramlar
Köksal Cengiz
Huzura Hasret Bayramlar
19 Mayıs Tarihi Ve Yunanistan
Şevket Sezer
19 Mayıs Tarihi Ve Yunanistan
Çok Okunan Haberler
Cuma günü okullar tatil edildi
Cuma günü okullar tatil edildi
Pendik'te Folklor Kurumu'ndan
Pendik'te Folklor Kurumu'ndan "Gönülden Ele" Uygulamalı En Sanatları...
783 kişilik temizlik kadrosuna 120 bin başvuru
783 kişilik temizlik kadrosuna 120 bin başvuru
Ana Sayfa
GÜNDEM
KAMU
SENDİKA
DÜNYA
EKONOMİ
SİYASET
HUKUK
TÜRK DÜNYASI
EĞİTİM
MEMURLAR
Köşe Yazarları
Foto Galeri
Video Galeri
Biyografiler
Üye Paneli
Günün Haberleri
Arşiv
Gazete Arşivi
Anketler
Gazete Manşetleri
  • EKONOMİ
  • HUKUK
  • KAMU
  • MEMURLAR
  • SENDİKA
  • TÜRK DÜNYASI
  • Foto Galeri
  • Video Galeri
  • Köşe Yazarları
  • Biyografiler
  • Üye Paneli
  • Günün Haberleri
  • Arşiv
  • Gazete Arşivi
  • Anketler
  • Gazete Manşetleri
sanalbasin.com üyesidir

  • Rss
  • Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri

Sitemizde bulunan yazı , video, fotoğraf ve haberlerin her hakkı saklıdır.
İzinsiz veya kaynak gösterilemeden kullanılamaz.

Yazılım: Tumeva Bilişim

Yeni Slow Radyo