Engin ve soylu Tarihiyle bilinen Türkler İslam Diniyle karşılaşınca bu dine kolaylıkla adapte oldular; çünkü İslam öncesi de tek Tanrıya inanıyorlardı.
Milli yapılarıyla, İnanç anlayışıyla Türk İslamcı değil, Kur’an’ın insanıdır. Türk birlikçisidir; Turancıdır
Milliyetsiz milliyetçi değil, Türk milliyetçisidir
Evrenselci, Halkların kardeşliği, Din kardeşliği masallarına inanan değil, Türkün kardeşi sadece Türk’tür gerçeğini inanır.
Sağcı, solcu. Dinci, Dinsiz. Kapitalist, komünist veya Avrasyacı bopçu Avrupacı değil. Orhun nehri gibi kaynağından Türk tür bunun içinde Türkçüdür, Turancıdır.
Kanım aksada zafer İslamlın veya onun bunundur diyenlerden değil, varlığım Türk varlığına armağan olsun diyendir.
*
O halde atam belli, ceddim belli, soyum belli, Türklüğünün farkında olmayan mankurtlardan değiliz. Soyumun yüceliğini bilenler bilir, ama birde en iyi kendim bilirim, Türk olduğum için kendimi dünyanın en şanslı kişisi sayar, tarihimi geçmişimi asaletimi yüceliğimi hep özümde bulur gururlanırım..
Türk olunmaz, Türk doğulur.
Gayriler elbette ki benim gibi olamazlar, hiç bir zaman Türk olma imkânları da yoktur, çünkü asalet, asillik, yücelik, Türklükten yani soydan gelir. Ne mutlu Türküm diyenlere, ne mutlu Türklüğünün farkında olup Türk’çe yaşayanlara.
*
Türklüğü tamamlayıcı yegâne kavram İslam Peygamberi Hz Muhammet’ in ana felsefesini kavrayarak İslamı anlamlandırmak ve Anadolu’ ya İslam tohumunu eken Ahmet Yesevi’nin muazzam öz deyisi ile İslamı Türkçe okuyabilmektir.
Yesevi’nin ifadesiyle;
‘’Türk olmak kaderimdir; ancak inancım tercihimdir.’’der. Çünkü Türk olarak doğmuştur;
Ahmet Yesevi’nin yolu bizleri bir arada yaşatan sevgi yoludur. Anadolu’nun dört bir yanına gönderdiği talebeleriyle kardeşlik tohumlarını ekmiş, onun ardından gelen Mevlana ile Yunus Emre, Hacı Bektaşi Veli ile bu tohumlar fidan olmuş, Osmanlı’nın hoşgörüsü ile çınar olmuş ve Cumhuriyetimiz ile Anadolu’da adeta kökleşmiştir.
*
İslam evrensel bir dindir. Güzel ahlakı ve sevgiyi esas alır. Türk İslam kültürünü içselleştiren milli ve manevi kimliğimizle benliğimizi güçlendirdik; imparatorluklar kurduk; Türkiye Cumhuriyetini kurduk; bin yıldır Anadolu’yu yurt edindik.
Bilelim ki; ”Bu toprakların dili sevgidir”.
*
Kaldı ki;
‘’İki Ses vardır Bizi Kendimize Getiren.
Biri EZAN Sesi Diğeri SELA.
Biri Hala Yaşadığımızı, Yüce Yaratana Karşı Sorumluluğumuzu Hatırlatır
Diğeri Bu Âlemde Misafir Olduğumuzu’’ …
*
Türk; Atatürk'e göre, yıldırımdı, kasırgaydı, dünyayı aydınlatan güneşti. Bu sebeple…
Tarih: 23 Mayıs 1928.
TBMM, 1312 s
Türk Vatandaşlığı Kanunu'nu kabul etti. Böylece…
Asırlardır hor görülen Türk, yurttaşlık payesiyle onurlandırıldı.
Osmanlı ile Cumhuriyet farkı buydu…
“Türk”, Osmanlı'da olduğu gibi aşağılanan-horlanan değildi.
Zamanın ruhu değişmişti: Türk; uluydu, yüceydi…
Atatürk başarmıştı.
Bilinmeli ki’’ Bu milletin inancını istismar edenlere, halkın değil rantın yanında duranlara karşı çıkılmalı vesayeti kaldıracağız diye iktidara gelip kendi kişisel vesayetlerini kuranlara karşı Türk seçmeni dersini vermelidir











