Defalarca yazdım. Uyardım. Fındığımız gidiyor. Sebze ve meyvelerimiz zarar görüyor. Acil önlem alınmasını istedim.
Gerekirse seferberlik ilan edilsin dedim. İlaçlamalar zamanında yapılsın. Herkesin ilaçlama yapması zorunlu hâle getirilsin. Çünkü bir kişi ilaçlayıp komşusu ilaçlamazsa mücadele başarıya ulaşamaz. Ama tehlike büyümeye devam ediyor.
Yaklaşık 10 gün önce evimin çatı katını ilaçladım. Fotoğrafta görüldüğü gibi, her pencerenin önünde binlerce kokarca ölüsü var. Geçen yıla göre çok daha fazla kokarca olduğunu düşünüyorum. Bu manzara, tehlikenin boyutunu açıkça gösteriyor.
Bir vatandaş ilaçlıyor. Komşusu ilaçlamıyor. Peki, ilaçlama yapanın suçu ne? Kokarca sınır tanımıyor. Birkaç kişinin çabasıyla bu mücadele kazanılamaz!
Artık somut adımlar atılmalı. İlaçlama zorunlu hâle getirilmeli. Gerekli düzenlemeler yapılmalı. Denetimler artırılmalı.
Tarım ve Orman Bakanlığı daha etkin çalışmalı. Taşra teşkilatları sorumluluk almalı. Valiler de sürece öncülük etmeli. Kurumlar arasında koordinasyon sağlanmalı. Mücadele yakından takip edilmeli. Gerekli tedbirler gecikmeden alınmalı.
Kokarca yalnızca fındığımıza zarar vermiyor. Sebze ve meyvelerimiz de zarar görüyor. Üreticimizin emeği boşa gidiyor. Tehlike kapıda değil, zaten içimizde!
Bu mesele siyaset meselesi değil. Memleket meselesidir. İktidarıyla muhalefetiyle herkes sorumluluk almalı. Kurumlar, üreticiler ve vatandaşlar el ele vermeli.
Bir kez daha söylüyorum: Topyekûn mücadele şart! İlaçlama zorunlu olmalı. Denetimler yapılmalı. Valilerden tarım teşkilatlarına kadar herkes sorumluluğunu yerine getirmeli. İnsan sağlığı ve çevre de mutlaka korunmalı.
Yarın çok geç olabilir. O gün “Keşke önlem alsaydık!” demenin kimseye faydası olmayacak.
Ya bugün hep birlikte mücadele edeceğiz ya da yarın kayıplarımızın bedelini hep birlikte ödeyeceğiz!












