Sevdan yüreğimi oydukça oyar,
Ruhumu kavurur çöl yangınları,
Gözyaşım süzülür sineme uyar
Ruhumu kavurur çöl yangınları.
Kader aramıza hicran ektikçe,
Ömür ağacımız yaprak döktükçe,
Gönül feryâd edip bir ah çektikçe,
Ruhumu kavurur çöl yangınları.
Araya girmişse bir yaman firkat,
Dert, çile eklenir üst üste kat kat,
Sabret demek sana kolaydır, fakat;
Ruhumu kavurur çöl yangınları.
Zaman geçer, yıllar uçar, savrulur,
Gençlik atı koşar koşar yorulur,
Gönül bir gün bir ahuya vurulur,
Ruhumu kavurur çöl yangınları,
Uğruna canımı etsem de kurban,
Sultanın elinde hükmüme ferman.
Bilmem ki olur mu derdime derman?
Ruhumu kavurur çöl yangınları.
Bülbülün kaderi yanmaktır güle,
Pervanenin sonu dönmektir küle,
Âşığa yüklenmiş bin türlü çile,
Ruhumu kavurur çöl yangınları,
Mevlâ'dandır bu çektiğim ahüzâr,
Aşk yüzünden ciğerimden kan sızar,
Niyazkâr'ı bekler bir garip mezar,
Ruhumu kavurur çöl yangınları,
(Niyazkâr)











