• Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri
Anasayfa
  • GÜNDEM
  • KAMU
  • SENDİKA
  • DÜNYA
  • EKONOMİ
  • SİYASET
  • HUKUK
  • TÜRK DÜNYASI
  • EĞİTİM MEMURLAR
  • Ara
SON DAKİKA:
14:11
MEB'de Büyük Yönetim Değişimi: 12 İlin Millî Eğitim Müdürü Değişti!
14:01
Muhsin Yazıcıoğlu davasında kan donduran itiraf: Enkazı bulup ölmesini beklemişler
13:00
Yargıtay'dan milyonlarca kiracı için emsal karar: Tahliye taahhütnamesi geçersiz sayılacak
12:55
Tam 11 yıl geçti, 8.7 milyar TL harcanan Şanlıurfa şehir hastanesi ne zaman açılacak?
12:52
Milli Eğitim Müdürü görevden alındı: 3 yıllık “istismar nöbeti” sonlandı
Video Galeri Foto Galeri Yazarlar Üye Paneli
A
Büyüt
A
Küçült
  1. Köşe Yazarları
  2. Misafir Yazılar
  3. Türk-İran İlişkilerine Kısa Bir Bakış
Yayınlanma: 03 Ocak 2018 - 17:45

Türk-İran İlişkilerine Kısa Bir Bakış

03 Ocak 2018 - 17:45
Yazdır
A
Büyüt
A
Küçült
Türk-İran İlişkilerine Kısa Bir Bakış
Misafir Yazılar
Misafirin Sözü

 

Türkiye ve İran, küresel güçlerin İslam ülkeleri üzerinde oluşturmaya çalıştıkları “Yeni Düzen”de bölgesel güç olarak önemli konuma sahiptir.

ABD, İngiltere, Fransa, Rusya ve kısmen de İtalya’nın Orta-Doğu’yu işgalleri ile kurulan yeni düzen, bu ülkelerin oluşturdukları siyasi, ekonomik ve sosyo-psikolojik menfaatleri doğrultusunda şekillendirilmiştir.

Küresel güçler, bu yapılanmaları yaparken karşılarına İran ve Türkiye gibi iki bölgesel güç çıkmaktadır. Bu iki ülkenin işbirliği Asya’da, Afrika’da ve batı dünyasında güç dengelerini alt üst edeceği için ilişkiler asırlarca Yahudi ve Hıristiyan dünyanın kışkırtmaları ve destekleri neticesinde hep olumsuz olmuştur.

Son olarak bölgede hâkimiyetlerini sürdüren ve İngiliz oyunları ile tarih sahnesinden çekilen Osmanlı ve Kacar devletlerinin de ilişkileri bugünkü İran ve Türkiye ilişkileri gibi pek sağlıklı değildi.  Ama ortada büyük bir hakikat vardır ki her iki ülkenin nüfuslarının Türk ağırlıklı olduğunu görmekteyiz.

Dün olduğu gibi günümüzde de Yahudiler, Ruslar, İngiltere ve Amerika aynı oyunlar oynamaktadırlar.

“İran” adı, tarihte ilk defa Firdevs’in 11. yüzyılda yazmış olduğu “Şehname” adlı efsanede “Turan”a karşı bir bölge adı olarak geçer. Bu eser, Türk, Arap ve İslamiyet karşıtı bir efsane olduğu için Yahudilerin ve Katolik kiliselerinin destekleri ile Haçlı savaşları döneminde bütün Türk-İslam dünyasında en çok propagandası yapılan ve en çok nazirelerin yazıldığı bir eser olmuştur.

Haçlı savaşlarından sonra çeşitli araştırmacılar ve yazarlar tarafından “İran-Turan” konusu ile ilgili yüzler eser yazıldı. Böylelikle bir efsane üzerinden İran adı gündemde kaldı. İran asırlarca Türklük ve Turan karşıtı olarak işlendi. Tabii “İran” sadece bir ad olarak kalmamış bu adın ötesinde ülkenin sosyal-psikolojik ve etnik yapısını da Türklüğün aleyhine değiştirecek bir genel sürecin tezahürü haline getirilmiştir. Bu süreç, tamamen İran Türk egemenliğini olumsuz etkileyen esas faktörlerden biri olmuştur.

1918 tarihinde Müttefik Devletler, Osmanlı İmparatorluğunun doğusunu işgal edince Türklere karşı –Osmanlılara, özellikle de Kacar Türklerine (İran Türklüğüne) yönelik– oldukça korkunç ve soykırım niteliğinde bir vahşet uygulamışlardır. Soykırım olarak nitelendirebileceğimiz bu vahşet ve katliamdan sonra kurmak istedikleri “Yeni Düzen”de İran’da Türklerin etkisizleştirilmesi, manen yok edilmesi ve Pers kimliğine dayalı bir devlet kuruculuğuna gidilmiştir.

Pehlevi hükümetinin kurulmasından sonra da Rıza Han tarafından kabul edilen yeni bir kanunla 1935’de ülkenin adını resmi şekilde Türk karşıtı olarak nitelendirilmeye başlayan “İran” ve “İran-Pers” ilan ettiler. Burada söz konusu olan Türkiye değil, İran Türklüğüdür. Yeni kurulan İran’ın Türkiye ile de gayet iyi ilişkiler kurulması sağlanmıştır.

Ancak İran rejimi bir taraftan da İran’daki Türklerin, Farslaştılmasını ve Farslardan daha fazla Fars olmasını sağlamayı devlet politikası haline getiriyordu.

Yüz yıl önce İngiltere güdümlü Başbakan Hasan Vüsuk-üd Dövle’nin söylediği, “Türklerin dönemi bitmiştir! Biz İran’ı bir daha Türklere vermeyeceğiz, Azerbaycanlılar ısrar ederse, onları kuru kangren hastalığına yakalanmış küçük parmağımız olarak kesip atarız.” ifadesinin sadece bir ahmakça söylenmiş bir sözden ibaret olmadığının ve 100 yıl öteden beri süregelen bir Türk karşıtı proje olduğunu da anlamamız gerekiyor. Günümüzde Büyük Ortadoğu Projesi’nin İran’la ilgili uygulanmak istenen kısmı budur.

Son yüz yılda üzerinde durulmaya çalışılan “Türkiye - İran İlişkileri”, tarihsel olarak esasen Safevi - Osmanlı ihtilaflarına dayanarak gündem bulmaktadır.

Bir tarafta Türkleri o kadar da önemsemeyen, kendi kimliğini arkaya atarak Arap kimliğini ön plana alan, Arap edebiyatını esas alarak Arapça-Farsça-Türkçe karışımı bir dille konuşarak Türk ülkesini “Acem” veya “Acemistan” olarak adlandıran, en çok Firdevs’in övüldüğü ve en çok Şahnamelerin yazıldığı, Şah İsmail’in Türkçe mektubuna Farsça cevapların verildiği Osmanlı İmparatorluğu vardı. Diğer tarafta ise Şii mezhebini resmî devlet dini ilan ederek Doğuda Hindistan Türk Devletini, Kuzey-Doğuda Orta Asya Türk Hanlık ve emirliklerini ve Batıda Osmanlı İmparatorluğunu karşısına alarak kendini yalnızlaştıran ve zaman aşamasında zayıf düşüren Safevi-Türk İmparatorluğu söz vardı.

İki ülkenin birbirleri ile olan olumsuz ilişkileri hep Türk yurtlarına ve Türklüğe zarar vermiştir.

Tarih içerisinde Türk coğrafyalarında sahnelenen oyunları görerek, bugünkü İran-Türkiye ilişkilerine yön vermek özellikle Türkiye’yi yönetenlerin temel görevlerinden birisi olmalıdır. Aksi takdirde Türk dünyasına ihanet edilmiş olunur.

Son günlerde İran’da yaşanan olayları Türkiye’yi yönetenlerin bölge ilişkilerini çok iyi stratejik analizler yapan akademisyenlerle irdelemesi ve net bir “İran Politikası” oluşturması gerekmektedir.

Küresel güçlerin “Kürt sorunu” bahanesiyle İran’da sahneye koydukları oyunların ve bugün ülkenin tamamına yayılan olayların Türk topluluklarına bulaştırılmaması için Türkiye’nin bölgesel ilişkilerini üst seviyeye çıkararak yeni katliamlara fırsat vermemesi gerekir.

Artık Türkiye’nin büyük oranda İslam âlemini parçalayarak yeni bir düzenin kurulmasını hedeflemiş olan BOP projecileri ABD, İngiltere ve İsrail’in yanında yer almamalıdır.

Ahmet YANAR

Eğitimci Yazar

 

Yazarın Diğer Yazıları

  • Sivas Katliamında Saklanan Gerçekler - 04 Temmuz 2026
  • Açılımda kritik eşik: MİT, 'PKK silah bıraktı' diyemez! - 03 Mayıs 2026
  • Türkistan Gezi İzlenimleri Ve Ahmet Yesevi İle Büyük Türk İnkılabını Yeniden Başlatmak - 02 Mayıs 2026
  • Kahramanmaraş katliamcısı toksik internet alt kültürünün kurbanı mı? - 21 Nisan 2026
  • Türklerin sınırları ve 2700 yılın intikamı - 26 Şubat 2026
  • Kafe, lokanta, hastane, mağaza... Türkiye'de tabela göçmenliği - 21 Şubat 2026
  • İhanetten geriye kalan - 19 Şubat 2026
  • Erol Çatma'nın eski TKP'ye ilişkin bir değerlendirmesi - 17 Şubat 2026
  • Bir kavramsal istila ve anayasal sabotaj: 'Eşit yurttaşlık' maskesiyle milli devletin tasfiyesi - 01 Şubat 2026
  • PKK'nın Siyasetteki Kolu DEM, Kandil'den Yönetiliyor - Nusaybin'deki Oyun Alçaklıktır - 31 Ocak 2026
  • Türkçeyi küçümseyen akademi... 307 ismi görmezden geliyor - 17 Ocak 2026
  • PKK'yı Terör Örgütü Saymamak Tatsız Bir Şaka Mı? - 15 Aralık 2025
  • İmralı Görüşmesinin Düşündürdükleri - 30 Kasım 2025
  • PKK'nın Yeni Propaganda Atağı : Çekiliyoruz - 02 Kasım 2025
  • Hukuk Devletinin Ve Demokrasinin Olmazsa Olmazları: Kurumlar, Kurallar, Bağımsız, Tarafsız Yargı - 12 Ekim 2025
  • 1978 Kahramanmaraş Faciasının Mağdur ve Mazlumlarından Ökkeş Şendiller Hakk'a. Yürüdü - 01 Ekim 2025
  • "Paniklemiş tavuk gibi koşuşturuyorlar" - 23 Eylül 2025
  • Kürtleşen Türkmen Aşiretleri - 20 Eylül 2025
  • 43 Yıl Sonra 12 Eylül Darbesi - MHP Ve Ülkücü Kuruluşlar Davası - 12 Eylül 2025
  • Hukuk Devletinin Ve Demokrasinin Olmazsa Olmazları: Kurumlar, Kurallar, Bağımsız, Tarafsız Yargı - 08 Eylül 2025
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 12
ilan.gov.tr
Gazete arşivi için üye girişi yapmanız gerekmektedir.
Köşe Yazarları
Sabri Şenel
Sabri Şenel
Mazlumların Kanı Petrolden, Altından Daha Değerlidir!
Serdar Gündüz Liyakat-Sen Genel Sekreteri
Serdar Gündüz Liyakat-Sen Genel Sekreteri
MEB Şube Müdürlerinin İdari Amirlik Yetkisi Hiyerarşinin Vazgeçilmez Unsurudur
Cahit Akdoğan Araştırmacı yazar
Cahit Akdoğan Araştırmacı yazar
Kime Güveneceğiz!
Ahmet Acaroğlu Türk Ocağı Eski Başkanı
Ahmet Acaroğlu Türk Ocağı Eski Başkanı
Derin Sohbet
Eğitim Mühendislerine Yakışmayan Teslimiyet ve Sorumsuz Yetkililer Saltanatı
Mehmet ARSLAN Eğitim Yönetimi Ve Planlama uzmanı
Eğitim Mühendislerine Yakışmayan Teslimiyet ve Sorumsuz Yetkililer Saltanatı
Remzi ÖZMEN TES İst 8 Nolu eski Şb. Bşk, Kamu-Sen İst eski Bşk
Remzi ÖZMEN TES İst 8 Nolu eski Şb. Bşk, Kamu-Sen İst eski Bşk
Yetkiliyi Değil Yetkisizi Suçluyoruz
Av.Alev SEZEN M.A. Adli Bilimler Uzmanı
Av.Alev SEZEN M.A. Adli Bilimler Uzmanı
Siyasette Zemin Kayması
Cumhurbaşkanı'mızdan Bir Kararname de Kariyer Tazminatının Emeklilikte Devam Etmesi İçin İstiyoruz!
Kadriye Demirel (AES Antalya il Temsilcisi , Eğitim koçu)
Cumhurbaşkanı'mızdan Bir Kararname de Kariyer Tazminatının Emeklilikte Devam Etmesi İçin İstiyoruz!
Aziz Dolu Atabey
Aziz Dolu Atabey
Linkoln, Mao Size; İnatçı Kahraman Ağa Bize
Yaşar YENİÇERİOĞLU UAEF Başk
Yaşar YENİÇERİOĞLU UAEF Başk
Büyük Türk Kağanlığı-6
Yusuf İPEKLİ
Yusuf İPEKLİ
İnsan Kendinden Özür Diler Mi?
Öğretmen Ne Yapsın?
Namık Özer ERDOĞAN Atatürk Eğ.En.Eski Md.
Öğretmen Ne Yapsın?
Sri Lanka Kandy Seyahati
Canan ÖZDEMİR Uzman Sosyolog
Sri Lanka Kandy Seyahati
Sivas Katliamında Saklanan Gerçekler
Misafir Yazılar
Sivas Katliamında Saklanan Gerçekler
Atatürk'e Saldırıların Planlayıcısı Yunan ve İngiliz İstihbaratıdır!
Orhan KILIÇOĞLU
Atatürk'e Saldırıların Planlayıcısı Yunan ve İngiliz İstihbaratıdır!
''Ne Sen Beni Gördün, Ne de Ben Seni…''
Av.Faruk Ülker Ümraniye Türk Ocağı Eski Bşk
''Ne Sen Beni Gördün, Ne de Ben Seni…''
Türk Milliyetçilerinde Zihniyet Değişimi
Ali Kemal Gül
Türk Milliyetçilerinde Zihniyet Değişimi
15 Temmuz: Ders Aldık mı?
Türk Ocakları'ndan
15 Temmuz: Ders Aldık mı?
Destanların Gölgesinde Bir Uyanış: Tandoğan'da Yükselen Anadolu Ruhu
Şerife Güven
Destanların Gölgesinde Bir Uyanış: Tandoğan'da Yükselen Anadolu Ruhu
Destanlar Burcundayım!
Köksal Cengiz
Destanlar Burcundayım!
Tarih İdeolojiyle Değil, Belgelerle Yazılır: "Kurtuluş Savaşı" Kavramı Üzerine
Şevket Sezer
Tarih İdeolojiyle Değil, Belgelerle Yazılır: "Kurtuluş Savaşı" Kavramı Üzerine
Çok Okunan Haberler
Öğrenci affı TBMM'den geçti: Kimler yaralanabilecek?
Öğrenci affı TBMM'den geçti: Kimler yaralanabilecek?
Danıştay yürütmeyi durdurdu: Hukuk fakültesi barajı yeniden 125 bin
Danıştay yürütmeyi durdurdu: Hukuk fakültesi barajı yeniden 125...
Öğretmen ve okul idarecilerinin ek ders saatleri değişti !
Öğretmen ve okul idarecilerinin ek ders saatleri değişti !
Ana Sayfa
GÜNDEM
KAMU
SENDİKA
DÜNYA
EKONOMİ
SİYASET
HUKUK
TÜRK DÜNYASI
EĞİTİM
MEMURLAR
Köşe Yazarları
Foto Galeri
Video Galeri
Biyografiler
Üye Paneli
Günün Haberleri
Arşiv
Gazete Arşivi
Anketler
Gazete Manşetleri
  • EKONOMİ
  • HUKUK
  • KAMU
  • MEMURLAR
  • SENDİKA
  • TÜRK DÜNYASI
  • Foto Galeri
  • Video Galeri
  • Köşe Yazarları
  • Biyografiler
  • Üye Paneli
  • Günün Haberleri
  • Arşiv
  • Gazete Arşivi
  • Anketler
  • Gazete Manşetleri
sanalbasin.com üyesidir

  • Rss
  • Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri

Sitemizde bulunan yazı , video, fotoğraf ve haberlerin her hakkı saklıdır.
İzinsiz veya kaynak gösterilemeden kullanılamaz.

Yazılım: Tumeva Bilişim

Yeni Slow Radyo