• Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri
Anasayfa
  • GÜNDEM
  • KAMU
  • SENDİKA
  • DÜNYA
  • EKONOMİ
  • SİYASET
  • HUKUK
  • TÜRK DÜNYASI
  • EĞİTİM MEMURLAR
  • Ara
SON DAKİKA:
00:38
Resmî Gazete’de yayımlandı: Bilgi Üniversitesi kapatıldı
Video Galeri Foto Galeri Yazarlar Üye Paneli
A
Büyüt
A
Küçült
  1. Köşe Yazarları
  2. Misafir Yazılar
  3. Türk Milliyetçileri Neyi İhmal Etti?
Yayınlanma: 12 Ağustos 2020 - 13:35

Türk Milliyetçileri Neyi İhmal Etti?

12 Ağustos 2020 - 13:35
Yazdır
A
Büyüt
A
Küçült
Türk Milliyetçileri Neyi İhmal Etti?
Misafir Yazılar
Misafirin Sözü

 


Cevabı en baştan vereyim: Çağdaşlaşmayı.

Türkçülüğün fikir babası Ziya Gökalp temeli sağlam kurmuştu: Türkleşmek, İslâmlaşmak, Muasırlaşmak. Son kelime "asır"dan türemiştir ve "muasırlaşmak" tam tamına bugünkü "çağdaşlaşmak" teriminin karşılığıdır. Gökalp'ın ortaya koyduğu bir başka uran (slogan) da şuydu: “Türk milletindenim, İslâm ümmetindenim, Garp medeniyetindenim”. Burada "muasır (çağdaş)" olmanın ne demek olduğu belirtiliyordu: Garp (Batı) medeniyetine girmek.

Aslında Türkler, 3. Selim'den beri bu yola girmişti. Hem de devlet eliyle. Nizâm-ı Cedit, 2. Mahmud'un yaptığı yenilikler, Tanzimat, Islahat, 2. Abdülhamid'in açtığı okullar hep Batılılaşma yönünü gösteriyordu. Kuzey ve Doğu Türklüğü de aynı yola girmişti. İsmail Gaspıralı hareketinin adı Cedidizm (yenilikçilik) idi ve cedit mektepleri kısa zamanda bütün Türk Dünyasında yayılmıştı. Ziya Gökalp'ın yaptığı, Türklüğün yürüyüşünü sistemleştirmekti. Bunu hem incelemeleriyle ortaya koydu, hem de zamanla uran (slogan) hâline gelen ifadeleriyle. Atatürk'ün yaptığı da bu yürüyüşün devamı ve Gökalp'ın fikirlerinin uygulamaya geçirilmesidir. Onun en çok kullandığı iki kavram "Türklük" ve "çağdaşlaşma"dır (muasırlaşma, asrîleşme).

Özellikle 1940'tan sonra "Türklük" kavramının geriye atılması, ciddi şekilde ihmal edilmesi, Türk milliyetçilerinde tepkiye yol açtı. Çağdaşlaşma yolunda adımlar atılıyordu ama millî tarih, maneviyat, mukaddesat ihmal ediliyordu. Bu ihmale karşı doğan tepki, Türk milliyetçilerini, "milliyet, maneviyat, mukaddesat" kavramlarını savunmaya yöneltti. Bir yanlış anlamaya meydan vermemek için iki kavramı kısaca açıklamalıyım. O yıllarda "maneviyat" ve "mukaddesat" kavramları sadece dinî değerleri ifade etmiyordu; "millî ve dinî değerler" için kullanılıyordu. Hattâ sık sık "millî mukaddesat" da deniliyordu. 1970'lerden sonra bu kelimelerin içindeki "millî muhteva" boşaltıldı. Hümanizmi öne çıkararak Türklüğü ve diğer manevî değerleri ihmal eden hükümet politikalarına, millî ve dinî değerlere karşı olan Sosyalizm de eklenmişti. Ortanın solundan Komünizm’e kadar çeşitli dalga boylarına sahip olan bu akım aydınlar ve gençler arasında çok etkili oluyordu. Türk milliyetçilerinin çağdaşlığı ihmal etmelerine yol açan işte bu durumdur. Onlar, ihmal edildiğini ve hattâ saldırıya uğradığını gördükleri değerleri savunmaya giriştiler; "hedef"i unuttular.

Evet, "hedef"i unuttular. Mefkûre / ülkü, Türklüğü yükseltmek değil miydi? Peki Türklük nasıl yükselecekti? Elbette çağdaş olarak. Aslında Türkler bu durumu bir kere daha yaşamışlardı. 10. yüz yılda. O zaman "çağdaş medeniyeti" İslâm Dünyası temsil ediyordu. Türkler, İslâmlığı, yani dönemlerinin çağdaş medeniyetini seçerek büyük Selçuklu ve büyük Osmanlı asırlarına ulaştılar. Fatih'in de, 2. Mahmud'un da, Atatürk'ün de yaptığı aynı şeydi. Ancak onlarda din değiştirme yok, dönemlerinin çağdaş medeniyetinin gereklerini yerine getirme vardı.

1960'larda Alparslan Türkeş, Türk milliyetçilerinin yeni önderi olarak durumu kavradı. "Milliyetçilik, ahlâkçılık" kavramları yanına "ilimcilik, gelişmecilik, endüstricilik, teknikçilik" kavramlarını koyarak hedefi gösterdi. Zamanın "toplumculuk, köycülük" gibi talepleri de vardı. Onlar da "Dokuz Işık"a eklenip bir bakıma, Meşrutiyet Türkçülerinin yoluna girilmiş oldu. Ancak "milliyetçi hareket" de 1970'ler sonuna doğru, çağdaşlıkla ilgili kavramlar içermeyen "Türk-İslâm Ülküsü”, "Kanımız aksa da zafer İslâm'ın", "Tanrıdağı kadar Türk, Hıra dağı kadar Müslüman" gibi sloganlarla hedeften uzaklaşır gibi oldu.

2002'de ortaya çıkarılıp durmadan tekrar edilen "Türk, Kürt, Lâz, Çerkez, Boşnak…" gibi parçalayıcı söylemler; Atatürk, cumhuriyet ve lâiklik karşıtı söylem ve eylemler, Türk aydınlarının ve Türk milliyetçilerinin bir bölümünü uyandırdı. Uyananlar millî / ulusalcı çizgide buluştular. Uyanmayanlar, önce küreselciliği ve açılımcılığı dilinden düşürmeyen, sonra cumhuriyet ve lâiklik karşıtı eylem ve söylemleri öne çıkaran birilerinin peşine düştüler. Şimdi hep birlikte "yerli ve millî" diye takılıyorlar.

Prof. Dr. Ahmet B. Ercilasun

Yazarın Diğer Yazıları

  • Açılımda kritik eşik: MİT, 'PKK silah bıraktı' diyemez! - 03 Mayıs 2026
  • Türkistan Gezi İzlenimleri Ve Ahmet Yesevi İle Büyük Türk İnkılabını Yeniden Başlatmak - 02 Mayıs 2026
  • Kahramanmaraş katliamcısı toksik internet alt kültürünün kurbanı mı? - 21 Nisan 2026
  • Türklerin sınırları ve 2700 yılın intikamı - 26 Şubat 2026
  • Kafe, lokanta, hastane, mağaza... Türkiye'de tabela göçmenliği - 21 Şubat 2026
  • İhanetten geriye kalan - 19 Şubat 2026
  • Erol Çatma'nın eski TKP'ye ilişkin bir değerlendirmesi - 17 Şubat 2026
  • Bir kavramsal istila ve anayasal sabotaj: 'Eşit yurttaşlık' maskesiyle milli devletin tasfiyesi - 01 Şubat 2026
  • PKK'nın Siyasetteki Kolu DEM, Kandil'den Yönetiliyor - Nusaybin'deki Oyun Alçaklıktır - 31 Ocak 2026
  • Türkçeyi küçümseyen akademi... 307 ismi görmezden geliyor - 17 Ocak 2026
  • PKK'yı Terör Örgütü Saymamak Tatsız Bir Şaka Mı? - 15 Aralık 2025
  • İmralı Görüşmesinin Düşündürdükleri - 30 Kasım 2025
  • PKK'nın Yeni Propaganda Atağı : Çekiliyoruz - 02 Kasım 2025
  • Hukuk Devletinin Ve Demokrasinin Olmazsa Olmazları: Kurumlar, Kurallar, Bağımsız, Tarafsız Yargı - 12 Ekim 2025
  • 1978 Kahramanmaraş Faciasının Mağdur ve Mazlumlarından Ökkeş Şendiller Hakk'a. Yürüdü - 01 Ekim 2025
  • "Paniklemiş tavuk gibi koşuşturuyorlar" - 23 Eylül 2025
  • Kürtleşen Türkmen Aşiretleri - 20 Eylül 2025
  • 43 Yıl Sonra 12 Eylül Darbesi - MHP Ve Ülkücü Kuruluşlar Davası - 12 Eylül 2025
  • Hukuk Devletinin Ve Demokrasinin Olmazsa Olmazları: Kurumlar, Kurallar, Bağımsız, Tarafsız Yargı - 08 Eylül 2025
  • Etnikçi Fitne Bitmedi. Bölgede Yaygınlaşıyor - 28 Ağustos 2025
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 12
ilan.gov.tr
Gazete arşivi için üye girişi yapmanız gerekmektedir.
Köşe Yazarları
Serdar Gündüz Liyakat-Sen Genel Sekreteri
Serdar Gündüz Liyakat-Sen Genel Sekreteri
Eğitimle Ulus Devlet Bilincini Geliştirmek
Cahit Akdoğan Araştırmacı yazar
Cahit Akdoğan Araştırmacı yazar
Giresun Dereli Dosyası: Vurgun İddialarının İç Yüzü Ve Denetim Zafiyeti
Ahmet Acaroğlu Türk Ocağı Eski Başkanı
Ahmet Acaroğlu Türk Ocağı Eski Başkanı
Edirne ve Uzunköprü'de Fetih Coşkusu
Yönetenlerin Yanlışlarını Göremeyen Öğrencime Mektup(2)
Mehmet ARSLAN Eğitim Yönetimi Ve Planlama uzmanı
Yönetenlerin Yanlışlarını Göremeyen Öğrencime Mektup(2)
Remzi ÖZMEN TES İst 8 Nolu eski Şb. Bşk, Kamu-Sen İst eski Bşk
Remzi ÖZMEN TES İst 8 Nolu eski Şb. Bşk, Kamu-Sen İst eski Bşk
Müdür ve Yardımcıları Akademiye
Av.Alev SEZEN M.A. Adli Bilimler Uzmanı
Av.Alev SEZEN M.A. Adli Bilimler Uzmanı
Siyasi Umutsuzluk
19 Mayıs 1919: Bir Milletin Yeniden Dirilişidir!
Kadriye Demirel (AES Antalya il Temsilcisi , Eğitim koçu)
19 Mayıs 1919: Bir Milletin Yeniden Dirilişidir!
Aziz Dolu Atabey
Aziz Dolu Atabey
Adalet; paylaşım ile suç ve ceza arasında orantı
Yaşar YENİÇERİOĞLU UAEF Başk
Yaşar YENİÇERİOĞLU UAEF Başk
Türk Milletinin Kültürel Değerleri
Reyhan Yıldız Eğitimci Yazar
Reyhan Yıldız Eğitimci Yazar
Mürailer Arasında Hakikatin Vakur Adımları
Yusuf İPEKLİ
Yusuf İPEKLİ
Oku-yorum...
Şu Hayat
Namık Özer ERDOĞAN Atatürk Eğ.En.Eski Md.
Şu Hayat
Sri Lanka Gezimizden
Canan ÖZDEMİR Uzman Sosyolog
Sri Lanka Gezimizden
Açılımda kritik eşik: MİT, 'PKK silah bıraktı' diyemez!
Misafir Yazılar
Açılımda kritik eşik: MİT, 'PKK silah bıraktı' diyemez!
Kimsenin Vatan, Namus Emniyeti Kalmadı!
Orhan KILIÇOĞLU
Kimsenin Vatan, Namus Emniyeti Kalmadı!
Din Anlayışının Ahlaki Çöküntüdeki Etkisi ve Felsefi Düşünce
Av.Faruk Ülker Ümraniye Türk Ocağı Eski Bşk
Din Anlayışının Ahlaki Çöküntüdeki Etkisi ve Felsefi Düşünce
19 Mayıs 1919 'un Yol Haritası
Ali Kemal Gül
19 Mayıs 1919 'un Yol Haritası
İki Menfur Saldırı Ve Katliam Çok Yönlü İncelenmelidir
Türk Ocakları'ndan
İki Menfur Saldırı Ve Katliam Çok Yönlü İncelenmelidir
Kuvvayi Milliye Ruhuyla Bandırma Vapurunda Olmak..
Şerife Güven
Kuvvayi Milliye Ruhuyla Bandırma Vapurunda Olmak..
Türk'üz Elhamdülillah
Köksal Cengiz
Türk'üz Elhamdülillah
Ermeni İftiraları ve Gerçekler
Şevket Sezer
Ermeni İftiraları ve Gerçekler
Çok Okunan Haberler
CHP'ye mutlak butlan kararı çıktı
CHP'ye mutlak butlan kararı çıktı
Türk dünyası Uygur soykırımını neden görmüyor?
Türk dünyası Uygur soykırımını neden görmüyor?
Kampüse Dönüş Bileti: YÖK’ün Yeni Öğrenci Affı Taslağında Neler Var?
Kampüse Dönüş Bileti: YÖK’ün Yeni Öğrenci Affı Taslağında...
Ana Sayfa
GÜNDEM
KAMU
SENDİKA
DÜNYA
EKONOMİ
SİYASET
HUKUK
TÜRK DÜNYASI
EĞİTİM
MEMURLAR
Köşe Yazarları
Foto Galeri
Video Galeri
Biyografiler
Üye Paneli
Günün Haberleri
Arşiv
Gazete Arşivi
Anketler
Gazete Manşetleri
  • EKONOMİ
  • HUKUK
  • KAMU
  • MEMURLAR
  • SENDİKA
  • TÜRK DÜNYASI
  • Foto Galeri
  • Video Galeri
  • Köşe Yazarları
  • Biyografiler
  • Üye Paneli
  • Günün Haberleri
  • Arşiv
  • Gazete Arşivi
  • Anketler
  • Gazete Manşetleri
sanalbasin.com üyesidir

  • Rss
  • Sitemap
  • Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri

Sitemizde bulunan yazı , video, fotoğraf ve haberlerin her hakkı saklıdır.
İzinsiz veya kaynak gösterilemeden kullanılamaz.

Yazılım: Tumeva Bilişim

Yeni Slow Radyo