‘’Trabzonsporlu Salih Dursun’un, hakeme kırmızı kart göstererek futboldaki rezalete dur demesi gibi, MHP’deki kıyıma dur demek için de Bahçeli’ye kırmızı kart gösterilmesi gerekiyor’’.
YENİ ATANANLARI TANIMAYARAK BAHÇELİ’YE KIRMIZI KART GÖSTERELİM!
Genel Merkezin feshettiği İl - İlçe Teşkilâtlarına yeni atananları ve kendilerine verilen görevi kabul edenleri ne ülkücü, ne Türk milliyetçisi olarak kabul edin ve ne de onları tanıyın. Çünkü onlar, görevden alınan arkadaşlarına karşı yapılmış olan bu adâletsizliği içlerine sindirebilecek kadar vefasız, duyarsız ve Genel Merkezin kafa yapısına uygun olan vefasız kişilerdir.
Genel Merkez, son günlerde görevden alma veya teşkilâtları kapatmakla MHP’yi bariz bir şekilde tasfiye etmektedir.
Bunlar, MHP’yi tasfiye etmeleri için görevli KAYYUM MU yoksa?
Türk milleti için HZ. Nuh’un gemisi öneminde olan MHP’nin kaptan ve mürettebatı tarafından bilerek ve kasten kayalıklara doğru sürülerek batırılmakta olduğunu görememek veya bu batırılışa göz yumarak beklenti içinde olmak, Türk milletine karşı yapılmış olan en büyük kötülüktür.
İşte böylesi bir dönemde; MHP GEMİSİNİ batıranlar tarafından kendilerine verilen görevi kabul edenlere ne itibar edin, ne de güvenin! Hatta yüzlerine bakmayın, yanlarınızdan kovun.
BİR YIL ÖNCE ŞUNLARI YAZMIŞTIM;
‘’Türk Devleti ve Türk milleti, 13 yıldan beriye korkunç bir tufan yaşamaktadır!
Bu tufanda MHP Türk milleti için HZ. NUH'un gemisi gibidir.
Her kim ki bu gemiye saldırıyorsa bilinmelidir ki kanı bozuk, İstiklâl Savaşının kılıç artıklarından olan bir gayri Müslim dölüdür.’’ (Bu sözlerim, dışarıdan saldıran mâlum emperyal güçler ve bu güçlerin vatanımızda mevzilenmiş MHP düşmanı maşaları içindi)
EMPERYAL GÜÇLER VE KİRLİ MAŞALARI MHP'Yİ İSTEMİYORLAR!
Evet, Ortadoğu üzerinde çok yönlü çıkar hesapları olan Batılı emperyalist ülkeler ve onların içimizde mevzilenmiş olan besleme ve kıslama itleri, dünyanın en stratejik konumunda yer alan Türkiye'de, kendisine şiddetle karşı olan ve kendi oyunlarını bozabilecek yegâne parti hüviyetindeki MHP'yi siyâsetin dışına atabilmek, daha açıkçası tamamen yok edebilmek için en kolay yol olan ''İçeriden çökertmeyi'' tercih etmişlerdir.
MHP'nin dışarıdan yıkılması imkânsız olacağından, görüldüğü gibi bu iş; gayet usta bir şekilde, bir takım düzmece bahaneler üretilerek, birikimli, çalışkan ve dürüst vatanseverlerin ardı ardına harcanmasıyla içeriden yürütülmektedir.
MHP BİR HAKİKATTİR!
Hakikatler dışarıdan yumruklandıkça daha da kuvvetlenirler!
İçeriden yumruklanınca da; önce çözülür ve hemen akabinde dağılıp yok olurlar. İşte bugün MHP’ye karşı bu içeriden yumruklama metodu uygulanmaktadır.
ŞAYET TÜRKEŞ GERİ GELMİŞ OLSAYDI;
Kendisine bir İlçe Başkanlığı bile çok görülür partiye kaydı yapılmaz ve Balgat'tan içeri sokulmazdı...
Ruhi Kılıçkıran, İmamoğlu, Önkuzu, Pehlivaonoğlu ve diğer ülkücü şehitlerimiz de geri gelmiş olabilselerdi inanın partiye çaycı olarak bile alınmazlardı.
Emperyalist ülkeler için AKP ve CHP hiçbir zaman en ufak bir tehlike teşkil etmeyeceği içindir ki tek hedefleri MHP ve Ülkücü Kuruluşlardır. Bu hedefi yok etmek içinse; yıkım ve kırım ekipleri içimizden seçilmiş ve yıkıma, tahribata, dışlamaya, ötekileştirmeye olanca gayretleriyle devam etmektedirler.
MHP’ye verilen en küçük bir zarar bile; 100- 200 Yıl sonra bu topraklar üzerinde doğacak olan sabi kız çocuklarının iffet ve bekâretlerine tecavüzdür, bunun başka bir izahı da yoktur. Çünkü MHP, Türk milletinin yegâne namus hamisi olan bir siyâsi kuruluş, bir mübarek çatıdır.
EY GÖREVLERİNE SON VERİLENLERİN YERLERİNE ATANANLAR!
Genel Merkezin verdiği görevi kabul etmeniz; bu hâliyle dönen entrikaları içlerinize sindirebilmeniz, eski arkadaşlarınızı ikbâl uğruna satmanız demektir ki bu davranışlarınızla ‘’100- 200 Yıl sonra bu topraklar üzerinde doğacak olan sabi kız çocuklarının iffet ve bekâretlerine şimdiden kötülük yapmaktasınız. Bunun başka bir izahı da yoktur’’
ÇÜNKÜ VERİLEN GÖREVİ KABUL ETMEKLE;
MHP’yi tahrip, tahrif ve tasfiye etmek için her türlü dalavereyi tezgâhlayanları haklı buluyor ve onların saflarında yer alıyorsunuz!
Bu sözlerin muhatabı olmayı içine sindirebilenlerin, ne denli birer şahsiyet fukarası olduklarını takdirlerinize bırakıyorum!
SON SÖZ;
‘’Trabzonsporlu Salih Dursun’un, hakeme kırmızı kart göstererek futboldaki rezalete dur demesi gibi, MHP’deki kıyıma dur demek için de Bahçeli’ye kırmızı kart gösterilmesi gerekiyor’’
22 Şubat 20016
ORHAN KILIÇOĞLU











