• Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri
Anasayfa
  • GÜNDEM
  • KAMU
  • SENDİKA
  • DÜNYA
  • EKONOMİ
  • SİYASET
  • HUKUK
  • TÜRK DÜNYASI
  • EĞİTİM MEMURLAR
  • Ara
SON DAKİKA:
14:33
Kanser İlaçlarında 650 Milyon Liralık Vurgun: 11 İlde Eş Zamanlı Operasyon
14:29
Doğum İzni Dönüşü Ayrımcılığa Yargıtay’dan Emsal Fren: İşverene Ayrımcılık Tazminatı Cezası
Video Galeri Foto Galeri Yazarlar Üye Paneli
A
Büyüt
A
Küçült
  1. Köşe Yazarları
  2. Remzi ÖZMEN TES İst 8 Nolu eski Şb. Bşk, Kamu-Sen İst eski Bşk
  3. HAKKI TUTMAK!.
Yayınlanma: 04 Şubat 2020 - 21:52

HAKKI TUTMAK!.

04 Şubat 2020 - 21:52
Yazdır
A
Büyüt
A
Küçült
Remzi ÖZMEN TES İst 8 Nolu eski Şb. Bşk, Kamu-Sen İst eski Bşk
Remzi ÖZMEN TES İst 8 Nolu eski Şb. Bşk, Kamu-Sen İst eski Bşk

                                                

    Mevlana’ya sorarlar. Sen Şems gelmeden önce namazını kılar mıydın? Evet, namazımı kılardım. Orucunu tutar mıydın? Evet, orucumu da tutardım. Peki, Şems geldikten sonra sende değişen ne oldu? Mevlana; Şems gelmeden önce ben bir tas çorba içince doyardım. Şimdi biliyorum ki benim karnım doysa bile dünyanın bir yerinde aç olan birileri vardır. Bunun için dünyanın bütün çorbalarını içsem bile karnım doymuyor.

     Şems gelmeden önce sobam yanınca odam ısınırdı. Şimdi bütün sobalar yansa yine ısınmam. Çünkü biliyorum ki dünyanın bir yerinde üşüyen birileri var. Onlar ısınmadan ben nasıl ısına bilirim ki?

    İşte Şems geldikten sonra ben bunları fark ettim!..

     Aslında Mevlana’nın bu hali “Hakkı bilmek aynı zamanda kulu bilmektir” düşüncesinin yansımasıdır. Halk dilinde “Biri yer, biri bakar kıyamet ondan kopar” sözünün içselleştirilmesidir. Elbette tasavvufi anlamda daha derin anlamlar içermekle birlikte, bu düşüncenin zahiri anlamında bütün insanların dertleriyle dertlenmek vardır.  Bunun karşılığında bir de bencil, kendi yakınından veya çevresindekilerden başka hiçbir insana hayat hakkı tanımayan hatta var olan haklarını gasp etmek için çeşitli oyun ve tezgâhların peşinde koşanların farklarını sanırım daha iyi anlıyoruz.

   Mevlana nasıl ki aç olan, üşüyen insanların varlığından dolayı huzursuzsa işte biz de haksızlığa uğrayanlar var olduğu sürece huzurlu değiliz. Dün nasıl ki bir gecede sorgusuz sualsiz görevlerinden alınan okul kurum yöneticilerin durumu içimize dert olduysa aynı şekilde mülakat tiyatrosunda sergilenen oyunlara da seyirci olmadık. Ne KPS da yapılan yolsuzluğa seyirci olduk ne de KPS sınavını kazanmış öğretmen adaylarını mülakatlarda elenmesine razı olduk. Bugün de eşlerinden ayrı olan sözleşmeliler için, asgari ücretin altında çalıştırılan ücretli öğretmenler için çırpındık.

   Hak deyince makamdan, paradan, ikbalden kendisine düşecek payın hesabı içerisinde olanlar bilmezler ki hak aynı zamanda Yaradan’ın adıdır. Hakka aykırı davranırsan onun rızasına muhalefet etmişsindir. Buna rağmen hakkı ağzından düşürmemek yalnızca kişinin münafıklık dereceni gösterir başka hiçbir anlam taşımaz.

   Türk İslam düşüncesinde insan olmanın dört önemli özelliği vardır. Bunlar Tefekkür, Hikmet-Şecaat ve adalettir. İlk üçünün ifratı ve tefriti vardır. Yalnızca adaletin ifratı ve tefriti yoktur. Bir tek zıddı vardır o da zulümdür. Demek oluyor ki adaletten ayrılmak zalimliktir. O halde bir zalimin hak demesi mümkün müdür? Elbette değildir. Öyle ki Türk İslam tasavvufçuları esas olanın şefkat olduğunu, ancak şefkatin olmadığı yerde adaletin ona yardımcı olarak görüldüğü ifade ediliyor. Şimdi şefkatten geçtik hiç olmazsa adalet diye haykıranlara neden bunu çok görüyoruz?

     Adaleti yok sayıp haksızlığın meşru hale getirilmesinin yaptığı en büyük tahribat hiç kuşkusuz ki güvensizliktir. Özellikle kurumlar adına hareket edenler bu kurumlar üzerinde adaletsizlik, hukuksuzluk ve haksızlığa başvururlarsa işte o zaman haksızlığa uğrayanların çalacak kapısı olmaz. Nizamül Mülk bu durumu “Kadı-Hâkim adil olmadıktan sonra kanun ne yapsın. Kokuşmasın diye tuz kullanılır tuz kokmuşsa kokuşmayı önlemek için ne kullanabiliriz ki” şeklinde ifade etmiştir.

   Bir topluma yapılacak en büyük kötülük güven duyulan kurumları güvensiz hale getirmektir. Bu öylesine tahribi yüksek bir haldir ki telafisi yıllar alacaktır. O halde topluma bu kadar ağır bedeller ödetenler asla cezasız bırakılmamalıdır. Aksi olursa gerekli cezayı veremeyen kurumların da kokuştuğu düşünülebilir ki topluma bu kötülüğü yapmaya kimsenin hakkı yoktur.

   Sonuç olarak; çok büyük testlerin yaşandığı şu son yıllar göstermiştir ki; çıkarı uğruna hakkı yok sayan, nefsi davranan açgözlü insanlar toplum bünyesinde birer mikroptur. Bu kişilerin toplum bünyesini daha fazla tahrip etmelerine müsaade edilmemelidir. Bunların yerine önce ülkem sonra ben düşüncesini hayat tarzına dönüştüren, sözü özü bir, riyakâr olmayan gerektiğinde çıkarına dokunulsa bile hakkı haykıran erdemli, faziletli ve ahlaklı insanlar düşünülmelidir. Ancak bu anlayıştaki insanlarla hakkı tutup kaldırmak mümkündür!

Yazarın Diğer Yazıları

  • Emekliyi Umutlandıran Sözler - 01 Kasım 2026
  • Güvensizlik Bölünmeyi, Bölünmüşlük Çürümeyi Getirir - 18 Ekim 2026
  • Birliğe Çağrı Nasıl Olmalıdır? - 04 Ekim 2026
  • Siyaset, Fon, Seyyanen Denklemi - 27 Eylül 2026
  • Eğitimde Yap Boz Oyunu Bitmelidir - 13 Eylül 2026
  • Çürümüşlükle Savaş Kaçınılmazdır - 03 Eylül 2026
  • Eğitimde Fırsat Eşitliği Var mıdır? - 10 Ağustos 2026
  • Yetkiliyi Değil Yetkisizi Suçluyoruz - 12 Temmuz 2026
  • TÜİK Rakamlar Sana İnanmamam Gerektiğini Söylüyor - 04 Temmuz 2026
  • LGS üzerine!.. - 13 Haziran 2026
  • Lisedeki Protestonun Düşündürdükleri - 07 Haziran 2026
  • Müdür ve Yardımcıları Akademiye - 13 Mayıs 2026
  • ABD İsrail Savaşı İnsanlıkladır!.. - 13 Nisan 2026
  • İki Sendika İki Genel Başkan - 29 Mart 2026
  • Bir Öğretmen Daha Kıydılar!.. - 03 Mart 2026
  • Ana Okulu Öğretmenleri İsyanda - 05 Şubat 2026
  • Emekli Dernekleri Ve Bankalar - 04 Şubat 2026
  • Öğretmen Akademileri ve Barınma Sorunu - 20 Ocak 2026
  • Öğretrmene Rotasyon Geldi - 09 Ocak 2026
  • 5 Ocak Hüsran Değil Umut Olsun - 03 Ocak 2026
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 21
ilan.gov.tr
Gazete arşivi için üye girişi yapmanız gerekmektedir.
Köşe Yazarları
Orhan KILIÇOĞLU
Orhan KILIÇOĞLU
T. C. İsmi Bir Hadisten Alınmıştır
Cahit Akdoğan Araştırmacı yazar
Cahit Akdoğan Araştırmacı yazar
Emeklinin Umudu Cumhurbaşkanımızda
Av.Alev SEZEN M.A. Adli Bilimler Uzmanı
Av.Alev SEZEN M.A. Adli Bilimler Uzmanı
Çerçeve Yasanın Hukuki Ve Siyasi Açıdan Değerlendirmesi
Sabri Şenel
Sabri Şenel
Tuz Kokmadan, Töre Bozulmadan: Titre ve Kendine Dön!
Serdar Gündüz Liyakat-Sen Genel Sekreteri
Serdar Gündüz Liyakat-Sen Genel Sekreteri
Memurun Ekmeğiyle İlgilenmeyenler, Sendikal Özgürlüğüne Göz Dikti!
Ahmet Acaroğlu Türk Ocağı Eski Başkanı
Ahmet Acaroğlu Türk Ocağı Eski Başkanı
Cumhuriyetin Üzerine Titremek
Değerlerimizin Sıradanlaşmasına İzin Vermeyelim
Mehmet ARSLAN Eğitim Yönetimi Ve Planlama uzmanı
Değerlerimizin Sıradanlaşmasına İzin Vermeyelim
Remzi ÖZMEN TES İst 8 Nolu eski Şb. Bşk, Kamu-Sen İst eski Bşk
Remzi ÖZMEN TES İst 8 Nolu eski Şb. Bşk, Kamu-Sen İst eski Bşk
Emekliyi Umutlandıran Sözler
Uzman Ve Başöğretmen Tazminatının Emeklilikte Devamı İçin MEB'e Ve Cimer'e Dilekçe Yazıyoruz
Kadriye Demirel (AES Antalya il Temsilcisi , Eğitim koçu)
Uzman Ve Başöğretmen Tazminatının Emeklilikte Devamı İçin MEB'e Ve Cimer'e Dilekçe Yazıyoruz
Aziz Dolu Atabey
Aziz Dolu Atabey
MEB, OECD ve PİSA Raporu
Yaşar YENİÇERİOĞLU UAEF Başk
Yaşar YENİÇERİOĞLU UAEF Başk
Mezhep Ayrışması ve Çaldıran
30 Ağustos
Namık Özer ERDOĞAN Atatürk Eğ.En.Eski Md.
30 Ağustos
Milliyetçiliğin kalesi imişler
Misafir Yazılar
Milliyetçiliğin kalesi imişler
Siyasal İslam'ın Analizi Ve (İslamcılığın) İflası: 2
Av.Faruk Ülker Ümraniye Türk Ocağı Eski Bşk
Siyasal İslam'ın Analizi Ve (İslamcılığın) İflası: 2
Bilge Kağan Yasası: En Eski Türk Anayasası "Töre"
Ali Kemal Gül
Bilge Kağan Yasası: En Eski Türk Anayasası "Töre"
Öz Eleştiri İhtiyacı
Türk Ocakları'ndan
Öz Eleştiri İhtiyacı
Mücadele Ateşi Sönmeyecek: Beyşehir'de Esnafın Nabzı ve İYİ Parti'nin Kararlılığı
Şerife Güven
Mücadele Ateşi Sönmeyecek: Beyşehir'de Esnafın Nabzı ve İYİ Parti'nin Kararlılığı
Türkçe Düşün, Türkçe Konuş, Türkçe Yaz!
Köksal Cengiz
Türkçe Düşün, Türkçe Konuş, Türkçe Yaz!
Atatürk Neden Göktürk Alfabesine Dönmedi?
Şevket Sezer
Atatürk Neden Göktürk Alfabesine Dönmedi?
Çok Okunan Haberler
Memur Maaşlarına Zam Çerçevesi Belli Oldu: 2027 Yılı Programı Resmî Gazete’de
Memur Maaşlarına Zam Çerçevesi Belli Oldu: 2027 Yılı Programı Resmî...
MEB’den Ortak Yazılı Sınav Sistemi Rehberi: Hangi Sınıfları ve Dersleri Kapsıyor?
MEB’den Ortak Yazılı Sınav Sistemi Rehberi: Hangi Sınıfları ve...
Hastane Heyet Raporlarında Dijital Dönem: 44 Yıllık Bürokrasi Tarih Oldu
Hastane Heyet Raporlarında Dijital Dönem: 44 Yıllık Bürokrasi Tarih...
Ana Sayfa
GÜNDEM
KAMU
SENDİKA
DÜNYA
EKONOMİ
SİYASET
HUKUK
TÜRK DÜNYASI
EĞİTİM
MEMURLAR
Köşe Yazarları
Foto Galeri
Video Galeri
Biyografiler
Üye Paneli
Günün Haberleri
Arşiv
Gazete Arşivi
Anketler
Gazete Manşetleri
  • EKONOMİ
  • HUKUK
  • KAMU
  • MEMURLAR
  • SENDİKA
  • TÜRK DÜNYASI
  • Foto Galeri
  • Video Galeri
  • Köşe Yazarları
  • Biyografiler
  • Üye Paneli
  • Günün Haberleri
  • Arşiv
  • Gazete Arşivi
  • Anketler
  • Gazete Manşetleri
sanalbasin.com üyesidir

  • Rss
  • Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri

Sitemizde bulunan yazı , video, fotoğraf ve haberlerin her hakkı saklıdır.
İzinsiz veya kaynak gösterilemeden kullanılamaz.

Yazılım: Tumeva Bilişim

Yeni Slow Radyo