Türkiye Cumhuriyeti, 1924 Anayasası ile kuruluş ilkelerini tamamlamış; bir asrı aşan bir sürede bütün insanlarının eşit vatandaşlık haklarını Avrupa’dan önce hayata geçirmiştir. Küresel emperyalist çetelerin dayattığı Sevr'i tarihin çöp sepetine atarak dünyaya meydan okumuş, pırıl pırıl bir milli devlete kavuşmuştur.
İşte o kuyruk acılı koalisyon her türlü yöntemle boş durmamış, vekalet savaşçısı terör örgütleri üzerinden Türk milletine ağır bedeller ödetmeye devam etmiştir. Ama başarılı olamamış; Türk milleti devletiyle, güvenlik kuvvetleriyle ve milli mutabakatla terörle mücadeleyi kazanmış, lakin bunu uluslararası ilişkiler ve diplomasi ile sonuçlarını tescil etmesi gerekenlerin hatalı siyasi kararlarıyla süreç akamete uğratılmış, kanıyla canıyla verdiği büyük mücadelenin siyasi sonuçları alınamamıştır. Aslında millet adına egemenlik yetkisini kullananların terör örgütünü muhatap alması, bu millet nezdinde hüzün verici hayal kırıklığına yol açmıştır.
Türkiye Cumhuriyeti; ülkesi, vatanı ve milletiyle bölünmez bir bütündür. Ülkenin her tarafı her insanımızındır. Öyle Lazistan, Romanistan, Arabistan, Kürdistan, Zazaistan vb. tanımlamalar bölücülüktür. Etnik fitne ateşini harlayacak, ağır sonuçlara yol açacak çıkmaz bir yoldur. Bu yoldan acilen dönülmelidir.
Terör örgütünün silahlı ve siyasi uzantılarının, silah bırakma şovlarına rağmen Sevr kuyruk acısıyla Kürdistan ve özerklik taleplerinden asla vazgeçmeyen beyanatları, skandal ve şok açıklamaları sürüyor. Sahi, kadim, ezeli ve ebedi Türk yurtları "Kürdistan" hezeyanları uğruna etnik bölücü Kürtçülüğe feda mı edilecektir? Sahi, oralar Kürdistan olunca ülkenin diğer bölgeleri "Neistan" olacaktır? Gerçekten bu ülke yol geçen hanı mıdır? Türkiye'nin vatan toprakları Birleşmiş Milletler midir? Bölücülükten vazgeçmeyen güruh bu saçmalıkları bırakın, Türkiye Cumhuriyeti'nin kıymetini bilin; bu gidişat hiç kimsenin hayrına değildir. Kürdistan ve Sevr'i en çok isteyen AB, ABD, İsrail ve Rusya'dır.
Türk ve Türkçe giderse ne Türkiye, ne Kürt, ne Türk, ne de Müslümanlık kalır. Bakın, okullar açıldı öğretmenler atanamıyor, herkes sefil ve mağdur; bir de etnik dille, Kürtçe bilen öğretmen mi atanacak? Yarın bu Roman, Arap, Gürcü, Çerkez vb. için emsal olmaz mı? Bırakın bu kaos ve kargaşa doğuracak mantıksız talepleri; bu yolun sonu hüsrandır. Dünyada hiçbir ülke böyle bir saçmalığa geçit vermez. Bölücü taşeronları dün İngiliz kullandı (Şeyh Said'i, Seyit Rıza'yı), bugün PKK, FETÖ'cüleri ve Öcalan'ı kullanıyor. Bu yolun sonu kan, gözyaşı ve pişmanlıktır.
Türkiye Cumhuriyeti devleti, vatanı ve milleti ile bir bütündür. 81 vilayet her insanımızın öz vatanıdır. "İstan" projeleri küresel çetelerin projesi, Türk'ü ve Kürt'ü katleden vekalet savaşçısı taşeron terör örgütlerinin eseridir. Kürdistan, Lazistan, Romanistan, Zazaistan vb. diğer etnik kökenlerin ne suçu (!) var, onlar da "İstan" kurmak isterler... Türkiye yol geçen hanı mı, o kadar şehidi niçin verdik?
Suriye’de KÜRTÇE RESMİ DİL haline getirilirken, Suriye TÜRKMENLERİ Kürtlerin üç katı nüfusa sahip olmasına rağmen TÜRKÇE EĞİTİMDEN MAHRUM bırakıldı. SAHİPSİZ TÜRKLER... Yıllardır yazıyoruz: 4 parçalı büyük Kürdistan; büyük Ermenistan ve büyük İsrail'in çilingir anahtarıdır. Öcalan, Prof. Dr. Yusuf Halaçoğlu’nun tespitiyle Ermeni'dir.
Futbol tribünlerinden Öcalan'a yapılan tezahüratlar rahatsız etmiş, engelleme geliyor. Statlardan yükselen “NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE” sesleri artık Öcalan'ı altına kaçırtır. Terörü isteyen, bir kişinin burnunun kanamasını isteyen alçaktır. Türkiye Cumhuriyeti devletinin sınırları içinde hiç kimse Kürdistan, Lazistan, Zazaistan, Romanistan vb. kuramaz. Türkiye ve 81 il herkesindir. Buna rağmen hâlâ bölücülük yapanın Allah müstahakını versin. Oluk oluk kan akıtan, Türk'ü, Kürt'ü ve masum insanları öldüren katiller, bundan pişmanlık duyan var mı?
Hâlâ bölünme hezeyanları içinde olanlar bu sözlerin muhatabıdır. Bu nasıl bir bağnazlıktır? Bakın, bu ülkeyi kuranlar bizi Türkçe ortak dil ile böyle yazıştırıyor. Ortak dilimiz Türkçe, bayrağımız, devletimiz müşterek olmazsa nasıl 4 milyon evlilik olurdu? Nasıl acılarımızı, sevinçlerimizi paylaşırdık? Lütfen ahlak ve edep içinde tartışalım ama ülkenin, vatanın, devletin bütünlüğünü ve milletin birliğini koruyalım. Bu ülke her türlü potansiyeli ile birkaç kat nüfusa bakar, mutlu eder. Ama kılavuz küresel çeteler olur, ayrışırsak hiç kimseye yetmez; zafer naralarını emperyalistler atar, bize ise hüzün, kan ve gözyaşı düşer.
Bu ülkeyi kuranlara vefa ve minnet borçluyuz, aksi yok oluş ve tükeniştir. Umudumuzu asla yitirmeden sonuna kadar birliği, bütünlüğü ve Türkiye Cumhuriyeti'ni, üniter milli devleti korumaya devam edeceğiz. Bu; şehitlere, gazilere, atalarımıza ve tarihe son sözümüzdür.











