• Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri
Anasayfa
  • GÜNDEM
  • KAMU
  • SENDİKA
  • DÜNYA
  • EKONOMİ
  • SİYASET
  • HUKUK
  • TÜRK DÜNYASI
  • EĞİTİM MEMURLAR
  • Ara
SON DAKİKA:
12:36
Anne ve Babalar Dikkate! Dijital Dünyada Kan Donduran Tehlike: "Öğretmenimi Nasıl Öldürürüm?"
Video Galeri Foto Galeri Yazarlar Üye Paneli
A
Büyüt
A
Küçült
Yorumlar
  1. Köşe Yazarları
  2. Sabri Şenel
  3. Türk'ün Eskimeyen Değeri: Hakemlik ve Kanaat Önderliği
Yayınlanma: 05 Haziran 2026 - 11:09

Türk'ün Eskimeyen Değeri: Hakemlik ve Kanaat Önderliği

05 Haziran 2026 - 11:09
Yorumlar
Yazdır
A
Büyüt
A
Küçült
Yorumlar
Sabri Şenel
Sabri Şenel
Milliyetçi Bakış

Gurbet türküleri ve öyküleri ruhumuzu ve bedenimizi adeta şekillendirdi

Yetiştiğimiz aile ortamı ve sosyo-otokontrol sisteminin sağlıklı ilişkiler ürettiği, insanların huzur içinde yaşadığı ve sosyal bir mektep işlevi gören köylerin birinde; Gümüşhane Kabaköy’de tam da böyle bir ortamda doğduk. Anadolu’nun birçok köyünde ihtiyaçları karşılayacak gelir elde etmek mümkün olmadığı için büyüklerimiz; babalarımız, dedelerimiz, ağabeylerimiz, dayılarımız ve amcalarımız için gurbette ömür tüketmek kaçınılmaz bir kaderdi. Biz ülkenin birçok yerini, henüz o yerleri görmeden, onların gurbet anılarını dinleyerek tanıdık. Gurbet türküleri ve öyküleri ruhumuzu ve bedenimizi adeta şekillendirdi.

İşte bu süreçlerdeki yaşanmışlıklar, ortaya çıkan insani ihtilaflarda birilerine sorunları çözme, dargınları ve küskünleri barıştırma misyonunu doğal bir görev olarak yüklerdi. Sorunlar kangrene dönmeden, istenmeyen vahim ve talihsiz olaylar yaşanmadan; kine, nefrete ve düşmanlıklara müdahale eden, uzlaştıran, barıştıran, toplumsal rol alan akil adamlara, danışılan ve hakemlik yapan insanlara toplum kendi içinden kanaat önderleri çıkarır ve onlara doğal bir rol verirdi. İşte bu görev; töre, gelenek, ahlak, adap ve edep ölçüsünde insanların üzerinde ittifak ettiği, hayatın sınadığı "emin adam" olma rolüdür. Bu, hemen hemen insanların toplu yaşadığı her yerde hep vardır.

Rus işgalinde esir alınan, ardından kamplardan kaçış öyküsünün sonrasında Kurtuluş Savaşı’na katılan Gazi dedem işte böyle bir misyonu temsil ederdi. Fakirdi ama ağaydı; otoriter, aynı zamanda uzlaştırıcı kişiliğiyle yaşadığımız köyden ve civar köylerden doktora gitme imkanı olmayanların uğrak yeriydi. Dedemle birlikte babaannem de geleneksel alternatif tedaviyle insanların kapısında şifa aradığı diğer bir kişiydi. Gazi dedemin askerde sıhhiye olması ve diş tedavisi konusunda öğrendiği mesleği sayesinde, geceleri uykusuz geçirenlerin uğrak yeri bizim hanemizdi. Bu fakir hanede insanlar yedirilir, içirilir; yatar, kalkar ve şifa bulunca hanelerine geri gönderilirdi. Evde bunun verdiği bir bereket vardı; bütün bunlar karşılıksız yapılırdı. Gelenleri, bazen gece gündüz demeden köylerine ulaştırmak için gurbet emekçisi babam çoğu kez onlara refakat ederdi.

İşte böyle bir şifa ve dua ikliminde çocukluğumuzu yaşadık. Diğer bir asli görev olan köydeki ve civar köylerdeki ihtilafları sulh ile çözmek, sosyal barışa büyük katkı sağlardı. Hemen yanı başımızda Trabzon’da, Rize’de ya da Doğu’da kan davaları kangren olmuşken, bizim yaşadığımız sosyal iklimde bu olumsuzluklara hiç rastlanmazdı. Fakirin, fukanın diyarında huzur ve mutluluk vardı.

İşte bu sosyal iklimin çoraklaşmaması için bugün yeni kanaat önderlerine, akil adamlarına ihtiyaç duyuluyor. Köylerin boşalması, göçün bütün sosyal dengeleri altüst edip kentlerde yeniden dizayn ettiği sosyal süreçlerde; etnik köken, mezhep ve zenginliklerin yeni tanımlamaları, yeni komşuluk ve akrabalıkları ortaya çıkardı. Adeta yeniden harmanlandık. Bu toplumsal dinamiklerin getirdiği sosyal yaşama, Cumhuriyetin millet inşa etme hamlesi de eklenince sürece çok olumlu bir katkı sağlandı. Sosyal barış; geniş bir hoşgörü ve müsamaha kültürü ile güncellendi. Bu durum, sağlam bir toplumsal taban ve milli direnç iklimi oluşturdu; emperyalist odakların etnik ve mezhep çatışmalarını körükleme çabaları boşa çıktı.

İşte bu sosyal sürecin yeni kentleşme safhasında eğitim gördük, ilişkileri analiz ettik ve durumdan vazife çıkardık. Hem mesleğimiz hem de sosyal statümüz bize ata-dede misyonunu yeniden yükledi. Farklı sosyal kesimlerden pek çok insanı; ihtilaflı birçok çifti ve ortağı barıştırdık. Birçok kardeşi kan dökme noktasından geri çevirdik. Gümüşhane’ye gittiğimde Nizam amcanın beni bir kucaklaması var ki, tüm ödüllerden kıymetlidir: "Evlatlarım arasına kan davası girecekti, buna engel oldun" diyerek boynuma sarılıp hüngür hüngür ağladı, bize dualar etti. Bu konuda o kadar çok örnek var ki... Nimetlerin düne göre (bütün ağır sorunlara rağmen) çok olduğu bir ortamda; sevgi, saygı ve muhabbet iklimine o kadar çok ihtiyaç var ki... Unutulan, yok olmaya yüz tutan bu iklim geri gelmeli, hazan mevsimindeki bu çoraklaşma durmalı ve umutlar yeniden yeşermelidir.

Aslında insani ihtilafları çözecek hem kültür ve töre değerlerimiz var hem de vahiy çizgisinde doğru yorumlanan İslam dini zaten bir barış dinidir. Modern çağın seküler hayat tarzı bireyselciliği dayatsa da insanımız orta yolu bulup geleneksel değerlerini terk etmedi. İşte bu misyonu köyden kente sürdürmeyi kendimize bir görev biçtik. Artık kim hangi köyden, ilden veya etnik kökenden gelirse gelsin; hepimiz oyuz, oralıyız, hep birlikte Türk’üz ve bir milletiz.

Kiracısını yeni aldığı daireden çıkarıp oğlunu evlendirmek isteyen bir ev sahibinin ve kiracının rızasına dayalı, orta yolu bulmaya yönelik bir arabuluculuğumuz oldu. Sorunların yargıya taşınmadan, karşılıklı rıza ile uzlaşmaya varmasını sağlamak; insana, millete ve devlete hizmettir. Bu sosyal sorumluluk toplumsal hayatımızı kolaylaştırır. Buna gönüllü olmak, risk almak ve zaman ayırmak erdemli insanların işidir. Gönül coğrafyamız sınır tanımıyor; kentin sorunlarına, sosyal barışına ve huzuruna katkı sunmak için varız. Doğduğumuz topraklara, milletimize ve insana olan vefa borcumuz, içinde yaşadığımız topluma karşı görevimiz son nefesimize kadar sürecektir. İşte yaşadığımız bu süreci takip eden kıymetli bir dostumuzun hakkımdaki yorumu, bizim en büyük madalyamız olmuştur.

Değerli dostum ve hemşerim Selami Üçüncüoğlu’nun hakkımızdaki yorumunu sizlere arz etmek istiyorum:

MEMLEKETİMİN KIYMETLİSİ, OMBUDSMANI: SABRİ ŞENEL

Bazı insanlar vardır… Bir şehrin sokaklarında sadece yürümez; O şehrin vicdanı gibi dolaşır. İşte Sabri Şenel böyle bir yürektir Gümüşhane’de…

Kırılmış gönüllerin sessiz çığlığını duyan, Mazlumun omzuna gölgesiyle merhem olan, İyiliği gösterişsiz yaşayan güzel insanlardan biridir. Ne makamların soğuk duvarlarında kayboldu, Ne de kalabalıkların alkışına sığındı.

O; haklının yanında duran, Adaleti bir teraziden önce vicdanında taşıyan adamlardandır. Bilgisiyle yol gösteren, Birikimiyle insan yetiştiren, Tevazusuyla gönüllerde yer eden ender insanlardan biri oldu hep…

Gümüşhane onu yalnızca bir isim olarak değil, Bir güven duygusu olarak tanıdı. Çünkü insanlar bilir ki; Bir haksızlık olduğunda Sabri Şenel’in yüreğinde mutlaka bir sızı olur.

Bu yüzden kimi ona “şehir hafızası” dedi, kimi “gönül adamı”… Ama onu en güzel anlatan söz belki de şudur:

“Bazı insanlar konuşunca sadece ses duyulur, Bazı insanlar susunca bile vicdan…”

İyi ki varsın güzel insan… İyi ki bu kentin taşına, toprağına, insanına dürüstlüğünü, merhametini ve adalet duygunu bırakmışsın.

Değerli can kardeşim, dostum Sabri Şenel başkanımın nezdinde, selam olsun yüreği güzel tüm insanlarımıza…

 

  • YORUMLAR
adlı kullanıcıya cevap x
Yorum yazabilmek için lütfen üye girişi yapınız.

Yazarın Diğer Yazıları

  • Mazlumların Kanı Petrolden, Altından Daha Değerlidir! - 13 Temmuz 2026
  • Türkiye Kader Kavşağında Sürpriz Bir Kaza Geçirmemelidir. - 11 Temmuz 2026
  • Maden Gelirlerinde Kamu Payı: Doğa ve Ekonomi Arasında Bir Denge Kurulmalı - 25 Haziran 2026
  • Türk ve Türkçe Giderse Türkiye Kalır mı? - 15 Haziran 2026
    ilan.gov.tr
    Gazete arşivi için üye girişi yapmanız gerekmektedir.
    Köşe Yazarları
    Sabri Şenel
    Sabri Şenel
    Mazlumların Kanı Petrolden, Altından Daha Değerlidir!
    Serdar Gündüz Liyakat-Sen Genel Sekreteri
    Serdar Gündüz Liyakat-Sen Genel Sekreteri
    Azınlık Okullarını Devlet Denetimine Alarak Misyonerlik Faaliyetlerine Son Veren Mustafa Kemal Atatürk'e Minnettarız
    Cahit Akdoğan Araştırmacı yazar
    Cahit Akdoğan Araştırmacı yazar
    Özel İdare'de Sınavlar Yine Tartışma Yarattı..
    Ahmet Acaroğlu Türk Ocağı Eski Başkanı
    Ahmet Acaroğlu Türk Ocağı Eski Başkanı
    Derin Sohbet
    Bu Dünyadan Can Ağabeyim İdris Arslan Geçti
    Mehmet ARSLAN Eğitim Yönetimi Ve Planlama uzmanı
    Bu Dünyadan Can Ağabeyim İdris Arslan Geçti
    Remzi ÖZMEN TES İst 8 Nolu eski Şb. Bşk, Kamu-Sen İst eski Bşk
    Remzi ÖZMEN TES İst 8 Nolu eski Şb. Bşk, Kamu-Sen İst eski Bşk
    Yetkiliyi Değil Yetkisizi Suçluyoruz
    Av.Alev SEZEN M.A. Adli Bilimler Uzmanı
    Av.Alev SEZEN M.A. Adli Bilimler Uzmanı
    STK Anlayışımız ve Yardımlarımız
    Cumhurbaşkanı'mızdan Bir Kararname de Kariyer Tazminatının Emeklilikte Devam Etmesi İçin İstiyoruz!
    Kadriye Demirel (AES Antalya il Temsilcisi , Eğitim koçu)
    Cumhurbaşkanı'mızdan Bir Kararname de Kariyer Tazminatının Emeklilikte Devam Etmesi İçin İstiyoruz!
    Aziz Dolu Atabey
    Aziz Dolu Atabey
    Linkoln, Mao Size; İnatçı Kahraman Ağa Bize
    Yaşar YENİÇERİOĞLU UAEF Başk
    Yaşar YENİÇERİOĞLU UAEF Başk
    Büyük Türk Kağanlığı-8
    Yusuf İPEKLİ
    Yusuf İPEKLİ
    İnsan Kendinden Özür Diler Mi?
    Öğretmen Ne Yapsın?
    Namık Özer ERDOĞAN Atatürk Eğ.En.Eski Md.
    Öğretmen Ne Yapsın?
    Sri Lanka Kandy Seyahati
    Canan ÖZDEMİR Uzman Sosyolog
    Sri Lanka Kandy Seyahati
    Sivas Katliamında Saklanan Gerçekler
    Misafir Yazılar
    Sivas Katliamında Saklanan Gerçekler
    Atatürk'e Saldırıların Planlayıcısı Yunan ve İngiliz İstihbaratıdır!
    Orhan KILIÇOĞLU
    Atatürk'e Saldırıların Planlayıcısı Yunan ve İngiliz İstihbaratıdır!
    Lozan Antlaşması 24 Temmuz 1923 Ve Lozan'dan Önceki Tarihsel Durum
    Av.Faruk Ülker Ümraniye Türk Ocağı Eski Bşk
    Lozan Antlaşması 24 Temmuz 1923 Ve Lozan'dan Önceki Tarihsel Durum
    Ülkemiz Türkiye'nin Tapusunun Alındığı Lozan Barış Antlaşmasının 103. Yılı Vesilesiyle
    Ali Kemal Gül
    Ülkemiz Türkiye'nin Tapusunun Alındığı Lozan Barış Antlaşmasının 103. Yılı Vesilesiyle
    15 Temmuz: Ders Aldık mı?
    Türk Ocakları'ndan
    15 Temmuz: Ders Aldık mı?
    Meğer Ölmüşüz de Haberimiz Yok!
    Şerife Güven
    Meğer Ölmüşüz de Haberimiz Yok!
    Destanlar Burcundayım!
    Köksal Cengiz
    Destanlar Burcundayım!
    Lozan Antlaşmasına Katılan Devletler
    Şevket Sezer
    Lozan Antlaşmasına Katılan Devletler
    Çok Okunan Haberler
    Dışişleri'nden Yunanistan'ın Türk okullarını kapatma kararına tepki
    Dışişleri'nden Yunanistan'ın Türk okullarını kapatma kararına...
    20 gümrük memuru gözaltında
    20 gümrük memuru gözaltında
    ÖSYM 2026 YKS sonuçlarını açıkladı
    ÖSYM 2026 YKS sonuçlarını açıkladı
    Ana Sayfa
    GÜNDEM
    KAMU
    SENDİKA
    DÜNYA
    EKONOMİ
    SİYASET
    HUKUK
    TÜRK DÜNYASI
    EĞİTİM
    MEMURLAR
    Köşe Yazarları
    Foto Galeri
    Video Galeri
    Biyografiler
    Üye Paneli
    Günün Haberleri
    Arşiv
    Gazete Arşivi
    Anketler
    Gazete Manşetleri
    • EKONOMİ
    • HUKUK
    • KAMU
    • MEMURLAR
    • SENDİKA
    • TÜRK DÜNYASI
    • Foto Galeri
    • Video Galeri
    • Köşe Yazarları
    • Biyografiler
    • Üye Paneli
    • Günün Haberleri
    • Arşiv
    • Gazete Arşivi
    • Anketler
    • Gazete Manşetleri
    sanalbasin.com üyesidir

    • Rss
    • Künye
    • İletişim
    • Çerez Politikası
    • Gizlilik İlkeleri

    Sitemizde bulunan yazı , video, fotoğraf ve haberlerin her hakkı saklıdır.
    İzinsiz veya kaynak gösterilemeden kullanılamaz.

    Yazılım: Tumeva Bilişim

    Yeni Slow Radyo