Şuayip ÖZCAN MEB Eski Bürokratı, TES Eski Gn Bşk

Şuayip ÖZCAN MEB Eski Bürokratı, TES Eski Gn Bşk

suayipozcan@kamudannethaber.com

BİR NASİHAT

15 Ağustos 2018 - 23:53

            

             Aliya İzzetbegoviç diyor ki:

            "Müslümanlar, Kur'an hayatta nasıl uygulanacak sorusundan kaçmak için, Kur'an'ın, nasıl okunması gerektiği konusunda geniş bir ilim ürettiler."

            "Kur'an ve İslam,  sadece hocalara bırakılmayacak kadar önemlidir."

            "İlimle din, bir birinden ayrıldığı takdirde, din insanları geri kafalılığa, ilim ise ateizme sürükler."

            "Yer yüzünün öğretmeni olmak için gök yüzünün öğrencisi olmak lazım!"

            "İyi insan olmadan iyi Müslüman olamayız."

            "Bütün yücelik ve şükran Allah'a aittir ve insanların gerçek kalitesini ancak Allah tespit eder!"

            "Din, hurafeleri yok etmezse, hurafeler dini yok eder."

            "Ben olsam Müslüman Doğu'daki tüm mekteplere "Eleştirel düşünme" dersleri koyardım. Batı'nın aksine, Doğu bu acımasız mektepten geçmemiştir ve bir çok zaafın kaynağı budur."

            "Bir şahsın yüceltilmesi hadisesi, geçmişte ve bugün var ama İslam'a kesinlikle yabancıdır! Çünkü bu bir çeşit putçuluktur!"

            "Sanat için soyunana alkış tutanlar Allah için giyinene neden zulmeder?"

            "Hayvanlar aç iken tehlikeli olur. İnsanlar ise tok iken tehlikeli oluyorlar."

            "Bizde zalimlerden olursak, zulme karşı savaşmanızın bir anlamı kalmaz. Kitaba uyacağız."

            "Düşmana benzediğiniz an savaşmanın anlamı kalmaz."

            "Çok yaşadım, çok yoruldum! Şimdi sevgilime kavuşmak istiyorum" der.

            Bir tarafta Allah'ın emirleri ve rehberimiz Kur'an'ın yazdıkları, diğer yandan Aliya İzzetbegovicin dedikleri ve benim ülkemde ki din sömürücülüğü.

            İnancımız gereği en kutsal aylardan biri olan Ramazan ayında yiyeceklerin nasıl pahalandırıldığı, kendi açlarımız dururken başkaları için camilerde fitre ve zekat toplanışı, dilencilikte patlama yaşanması, meydanlardaki söylenen yalanlar.

            Buda gösteriyor ki bırakın Müslüman olmayı, insan olamamışız. Eğer biz insan ve Müslüman isek  bunlar ne değilsek neden her ağzımızı açtığımızda bir Müslüman gibi dini terimleri kullanır olduk?

            Müslüman'ız diyoruz; hırsızlık, istifçilik, kara borsacılık, insan kandırmacılık, yalancılık, dini siyasete ve çıkarlarımıza alet etme bizde. Yarın huzuru mahşere hangi yüzle varıp sorulanlara nasıl cevap vereceğiz hiç düşündünüz mü?

            Hani Müslüman Müslüman'ın kardeşiydi, kardeşlikte bir birine madik atmak var mıdır? Eh yoksa! Nedir bu hal söyler misiniz?  Yoksa Müslüman değiliz de bir birimizi mi kandırıyoruz?

            Gelin bir an önce yaptığımız yanlışlardan dönüp, İnancımızın gereklerini yaşayarak yapacağımız gerçek yolculukta rahat edelim. Ne kefenin cebi var, ne de gideceğimiz yerde paramızın  ve makamımızın geçerliliği var. Orada rüşvet yok. Orada yalan yok. Orada kazandığımızı sandıklarımızın hesabını vermek var.

            Ne hazin ki, günümüz dünyasında tüm bunların yerine daha da bozulan, dinin emirlerinin tersine hareket eden, din bezirganlarının çoğaldığı bir durum var.

            Bütün bunların sorumlusu ise yok edilen bir eğitim sistemi, örnek olması gerekenlerin aksine kötü örnek olmasıdır.

            Sevgiliye bırakın kavuşmayı, karşısına hangi yüzle varırız? Varın siz düşünün!

            Yaptığımız birilerini yüceltmek, onları bolca alkışlamak riya ve sahtecilik.

            Ey rahman ve rahim olan Allah'ım; Huzuruna istediğin kul olarak varmayı, sorgumda sana mahcup olmamayı bana nasip eyle.