• Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri
Anasayfa
  • GÜNDEM
  • KAMU
  • SENDİKA
  • DÜNYA
  • EKONOMİ
  • SİYASET
  • HUKUK
  • TÜRK DÜNYASI
  • EĞİTİM MEMURLAR
  • Ara
SON DAKİKA:
19:29
AYM'den ifade ve basın özgürlüğü kararı: Tazminat cezası ihlaldir
Video Galeri Foto Galeri Yazarlar Üye Paneli
A
Büyüt
A
Küçült
Yorumlar
  1. Köşe Yazarları
  2. Dr.Sakin ÖNER
  3. Cumhuriyeti 1921 Anayasası ruhuyla taçlandırmanın şifreleri
Yayınlanma: 19 Şubat 2021 - 21:08

Cumhuriyeti 1921 Anayasası ruhuyla taçlandırmanın şifreleri

19 Şubat 2021 - 21:08
Yorumlar
Yazdır
A
Büyüt
A
Küçült
Yorumlar
Cumhuriyeti 1921 Anayasası ruhuyla taçlandırmanın şifreleri
Dr.Sakin ÖNER
Eğitimin Bilgesi Gözüyle


Anayasa, bir devletin yönetim biçimini ve egemenlik haklarının kullanım yetkisinin kimde olduğunu belirleyen en geniş toplumsal sözleşmedir. Toplumumuzun, 1876 yılındaki Kanun-i Esasi ile başlayan 1921, 1924, 1961 ve 1982 Anayasaları ile devam eden 145 yıllık bir Anayasa serüveni vardır. Son günlerde Cumhurbaşkanı, hukuk reformu ile yeni bir Anayasa’nın yapılmasından bahsetti, yeni anayasa konusunda da Adalet Bakanı Abdulhamit Gül 'yeni bir toplumsal sözleşme'nin "1921 Anayasası ruhuyla" taçlanacağına inandıklarını söyledi, AKP Grup Başkanvekili Cahit Özkan, “1921 Anayasası’na dayalı yeniden kuruluş anayasası yapacağız” dedi.
Yeni bir anayasanın yapılması için çok önemli bir toplumsal değişimin olması gerekir. Dikkat ederseniz; ilk anayasa 1876 yılındaki Kanun-i Esasi, I. Meşrutiyet’in ilânı üzerine hazırlanmıştır. 1921 Anayasası, Mütareke döneminde payitaht olan İstanbul’un işgali üzerine kurulan Türkiye Büyük Millet Meclisi Hükümeti’nin anayasasıdır. Hâkimiyet 1921 Anayasası ile ülke yönetimi “payitaht” İstanbul’dan “başkent” Ankara’ya geçmiştir. 1924 Anayasası, 1923’te kurulan Türkiye Cumhuriyeti’nin anayasasıdır. 1961 Anayasası, 27 Mayıs 1960 İhtilâli üzerine kurulan Kurucu Meclis tarafından hazırlanmıştır. 1982 Anayasası, 12 Eylül 1980 darbesinden sonra kurulan Danışma Meclisi tarafından hazırlanmıştır. 1982 Anayasası, son 40 yılda 184 değişiklik geçirmiştir. Böylece bu anayasanın üçte ikisi değişmiştir. 16 Nisan 2017’de yapılan son değişiklikle “Başkanlık sistemine” geçilmiştir.
Şimdi şu sorular aklıma geldi: Ne oldu da yeni bir anayasa yapma ihtiyacı doğdu? Neden “yeniden kuruluş anayasası” yapıyoruz? Türkiye Cumhuriyeti yeniden mi kuruluyor? Son sorum da şu: Neden başka bir anayasa değil de 1921 Anayasası ruhu? Şimdi soruları tek tek cevaplandırmaya çalışalım. Siyasi iktidar değişmedi, 19 yıldır iktidarda. Bu yüzden “Yeni Anayasa”yı gerektirecek büyük bir değişiklik yok. Fakat İki yıl sonra cumhurbaşkanlığı ve milletvekili genel seçimleri var. “Yeni Anayasa” ancak yeni seçimde kullanılacak bir politika malzemesi olabilir. “Neden başka bir anayasa değil de 1921 Anayasası ruhu?” sorusunun cevabını da arayalım.
1921 Anayasası ruhu tektir. Birinci maddesinde belirtildiği gibi “Hâkimiyet bilâ kaydü şart milletindir. İdare usulü halkın mukadderatını bizzat ve bilfiil idare etmesi esasına müstenittir.” Yani hâkimiyet, padişahtan millete geçmiştir. Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir. Millet egemenliği devam ettiğine göre, aranan ruh bu değildir. Her şeyden önce o tarihte Osmanlı devleti devam ediyordu. 1921 Anayasası, 20 Ocak 1921’de İstiklâl Harbi devam ederken, Anadolu’da kurulmakta olan yeni milli devletin teşkilatlanmasıyla sınırlı bir anayasadır. Bu yüzden adı “Kanunu Esasi” değil, “Teşkilat-ı Esasiye Kanunu”dur. 1921 Anayasası, diğer konuları düzenlememekle bunları Osmanlı anayasası olan Kanunu Esasi’ye bırakmıştı. Merhum Bülent Tanör Osmanlı Türk Anayasa Gelişmeleri adlı kitabında 1921-1923 dönemini “iki anayasalılık” olarak tanımlamıştır.
1921 Anayasası, Milli Mücadele’nin zorlukları ve şartlarından doğmuştur. 1921 yılında Kuvayı Milliyeciler sadece dış cephe ile değil, aynı zamanda iç savaşla da uğraşmışlardır. Bu anayasanın kabulünden sonra, İstiklâl Harbi 9 Eylül 1922’de zafere kavuşmuştur. 1 Kasım 1922’de saltanat, Meclis kararıyla kaldırılmış, daha sonra seçimlere gidilmiş, yeni Meclis 29 Ekim 1923’te Cumhuriyet’i ilan etmiştir. 3 Mart 1924’te Halifelik kaldırılmış, ardından da 1924 Anayasası TBMM tarafından üçte iki çoğunlukla kabul edilmiştir.
O zaman “1921 Anayasası ruhu”nu aramaya devam edelim. 1921 Anayasası’nda bugünkü anayasadan farklı bakalım neler vardı.
1- İdare usulü, halkın kendisini bizzat idare esasına dayanır. Aslında bu Cumhuriyet’e giden yolda atılmış ilk adımdır. Türkiye Cumhuriyeti, köken ve mezhep zihniyetini terk eden temel yurttaşlık esası üzerine kurulmuştur.
2- “Türkiye Devleti” ilkesi (Türk Devleti değil) kabul edilmiştir.
3- Kesin Kuvvetler Birliği ilkesi, bütün erklerin Meclis’te toplanması kabul edilmiştir. Bütün kuvvet mecliste toplanmıştır.
4. 1921 Anayasası’nın 2. maddesine göre, “Türkiye Devletinin dini, İslâmdır.” 1924 Anayasası’nda da bulunan bu madde, 10 Nisan 1928’de yapılan bir değişiklikle çıkarılmıştır. 5 Şubat 1937’de yapılan bir değişiklikle “Laiklik” maddesi anayasaya girmiştir.
4- Yerinden yönetim ilkeleri kabul edilmiştir. 11. madde illere “muhtariyet” (özerklik) vermektedir. Burada muhtariyetlerden kastedilen siyasi özerklik değil, yerel yönetimlerde serbestliktir. Belediyelerde belediye meclisi, illerde il genel meclisi üyelerinin seçimle göreve gelmesidir.
Şimdi yürürlükteki 1982 Anayasası’na bir göz atalım. Bu anayasa 1982 yılında yüzde 93 halk oyuyla kabul edilmiştir. Bu anayasanın ilk üç maddesinde (Devletin şekli/Cumhuriyetin nitelikleri/ Devletin bütünlüğü, Resmî dili, bayrağı, milli marşı ve başkenti) belirtilmiştir. Buna göre;
Madde 1 – Türkiye Devleti bir Cumhuriyettir. Madde 2 – Türkiye Cumhuriyeti, toplumun huzuru, milli dayanışma ve adalet anlayışı içinde, insan haklarına saygılı, Atatürk milliyetçiliğine bağlı, başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan, demokratik, laik ve sosyal bir hukuk Devletidir. Madde 3 – Türkiye Devleti, ülkesi ve milletiyle bölünmez bir bütündür. Dili Türkçedir. Bayrağı, şekli kanununda belirtilen, beyaz ay yıldızlı al bayraktır. Milli marşı "İstiklal Marşı"dır. Başkenti Ankara'dır.
1982 Anayasası’nın 4. Maddesi ise (Değiştirilemeyecek hükümler) başlığını taşımakta olup “Anayasanın 1 inci maddesindeki Devletin şeklinin Cumhuriyet olduğu hakkındaki hüküm ile, 2 nci maddesindeki Cumhuriyetin nitelikleri ve 3 üncü maddesi hükümleri değiştirilemez ve değiştirilmesi teklif edilemez” denilmektedir.
Şimdi 1982 Anayasası’nın ilk dört maddesi değiştirilemeyeceğine göre 1921 Anayasası’nın hangi madde veya maddelerine göre yeni bir anayasa yapacağız? 1921 Anayasası , 23 maddeden ibaret olup halk egemenliğine ve “kuvvetler birliği”ne ve dayanan bir “meclis hükümeti”ni esas almıştır. Son yapılan referandumla “Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi”ne geçilmiştir. Bu sistem ile (Anayasanın ilk 4 maddesi)nin mevcut siyasi iktidarın kırmızı çizgisi olduğu açıklanmıştır.
Bu durumda geriye iki farklı madde kalıyor. Birincisi; 1921 Anayasası’nın 2. Maddesinde belirtilen “Türkiye Devletinin dini, İslâmdır” hükmüdür. Fakat 1982 Anayasası’nın ilk dört maddesi değiştirilemeyecek 2. Maddesinde “laiklik” ilkesi kabul edildiğine göre 1921 Anayasası’ndaki bu hüküm yeni anayasaya konulamayacaktır.
Ama “Devletin dini İslamdır” maddesi , laikliği (dinsizlik) olarak anlayan İslami hassasiyetleri yüksek bazı kesimleri oldukça cezbedecektir. Bu maddenin tartışılmasının oldukça getirisi olabilir ama milli birliğe zarar verir.
İkincisi; o zaman geriye 1921 Anayasası’nın “yerel yönetimlere özerklik” maddesi kalıyor. Tabii özerklik ile ilgili bu madde gündeme gelirse, yıllardır gizli gizli bu özlemi ifade eden HDP ve seçmenlerince olumlu karşılanacak ve bu konuyu gündeme getiren iktidara bir yakınlık duymasına yol açacaktır. Ama bu da 1982 Anayasası’nın değiştirilemeyecek 3. Maddesindeki (Türkiye Devleti, ülkesi ve milletiyle bölünmez bir bütündür) hükmüne takılacaktır.
Sonuç olarak soruyorum; nereden çıktı bu “yeni anayasa” ve “1921 Anayasası ruhu”? Bence bu siyasi bir meseledir ve açılacak yeni bir siyasi kampanyanın malzemesidir. Bu tartışma belki siyasi açıdan biraz rant getirebilir ama bu kadar iç ve dış sorunun sarmalında olan ülkemizde milletimizin milli birlik ve beraberliğine zarar verecektir.

  • YORUMLAR
adlı kullanıcıya cevap x

Yazarın Diğer Yazıları

  • PROJE OKULLAR, 4+4+4 GİBİ BİR PROJEDİR - 17 Nisan 2025
  • Mehmet Âkif Ersoy'u Rahmetle ve Şükranla Anıyoruz - 27 Aralık 2024
  • Hüda-Par Anayasa'nın Kilidini Zorluyor - 16 Eylül 2024
  • Türk Dünyası İçin Atılan İlk Büyük Adım; Ortak Alfabe Kabul Edildi - 13 Eylül 2024
  • 19 Mayıs 1919, Kurtuluş'un ve Cumhuriyet'in ilk adımıdır. - 19 Mayıs 2024
  • Özgür Özel Yanlış Düşünüyorsunuz - 14 Mayıs 2024
  • 3 Mayıs Türkçüler Günü Türk Milliyetçiliğinin İlk Şahlanış Günü - 04 Mayıs 2024
  • 23 Nisan, 29 Ekim'in önsözüdür - 23 Nisan 2024
  • Türk Milliyetçileri Yeni Anayasa Tuzağına Karşı Birleşmelidir - 20 Nisan 2024
  • Ergenekon'dan Çanakkale'ye Türk Ruhu - 05 Nisan 2024
  • Türk İstiklâl Savaşı'nın Destanı: İstiklâl Marşı - 11 Mart 2024
  • Federasyondan Sonra Sıra Dilde ve Bayrakta mı? - 28 Aralık 2023
  • Cumhuriyet Bir Gecede İlân Edilmedi … - 24 Aralık 2023
  • "Türk" Ve "Atatürk" Süz Türkiye İsteniyor - 10 Mayıs 2023
  • MİLLİYETÇİLİK TARİHİMİZDE 3 MAYIS 1944 OLAYLARI - 06 Mayıs 2023
  • Okullarımızı Ve Üniversitelerimizi Kapatmak Çözüm Değildir - 14 Şubat 2023
  • Deva Partisi siyasi çıkar için ateşle oynuyor - 05 Ocak 2023
  • Eğitim dili tektir ve o da resmi dildir - 04 Ocak 2023
  • "Türk" ve "Atatürk'süz Türkiye olmaz" olamaz - 02 Ocak 2023
  • Kuruluşlardan "Türk" adının çıkarılmasını isteyenler nereye koşuyor? - 06 Aralık 2022
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 11
ilan.gov.tr
Gazete arşivi için üye girişi yapmanız gerekmektedir.
Köşe Yazarları
Ahmet Acaroğlu Türk Ocağı Eski Başkanı
Ahmet Acaroğlu Türk Ocağı Eski Başkanı
Haydutluk Medeniyet Oldu
Sarıkamışta, Soğuğa ve Moskof'a Karşı Destan Yazan Vatan Evlatları
Mehmet ARSLAN Eğitim Yönetimi Ve Planlama uzmanı
Sarıkamışta, Soğuğa ve Moskof'a Karşı Destan Yazan Vatan Evlatları
Remzi ÖZMEN TES İst 8 Nolu eski Şb. Bşk, Kamu-Sen İst eski Bşk
Remzi ÖZMEN TES İst 8 Nolu eski Şb. Bşk, Kamu-Sen İst eski Bşk
Öğretrmene Rotasyon Geldi
Av.Alev SEZEN M.A. Adli Bilimler Uzmanı
Av.Alev SEZEN M.A. Adli Bilimler Uzmanı
Mafyalaşan Devletler, Devletleşen Mafyalar
Öldürmek Oyun Değildir, Atlaslar Yaşamalı!
Kadriye Demirel (AES Antalya il Temsilcisi , Eğitim koçu)
Öldürmek Oyun Değildir, Atlaslar Yaşamalı!
Aziz Dolu Atabey
Aziz Dolu Atabey
Maduro Madara Olmadan
Yaşar YENİÇERİOĞLU UAEF Başk
Yaşar YENİÇERİOĞLU UAEF Başk
Cin'li Deyimler-2
Reyhan Yıldız Eğitimci Yazar
Reyhan Yıldız Eğitimci Yazar
İyileşmenin Kırık Ritmi
Yusuf İPEKLİ
Yusuf İPEKLİ
Yaz Saati
Cahit Akdoğan Giresun Valiliği Esk.Halkla İliş. Md
Cahit Akdoğan Giresun Valiliği Esk.Halkla İliş. Md
Hem Giresun Şanslı, Hem De Vali
Devlet Baba
Namık Özer ERDOĞAN Atatürk Eğ.En.Eski Md.
Devlet Baba
Serdar Gündüz Şb. Müd. Liyakat-Sen Genel Seketeri
Serdar Gündüz Şb. Müd. Liyakat-Sen Genel Seketeri
Atatürkçü Düşüncenin Ahlaki Temelleri
Slovenya Lübliyana
Canan ÖZDEMİR Uzman Sosyolog
Slovenya Lübliyana
Türkçeyi küçümseyen akademi... 307 ismi görmezden geliyor
Misafir Yazılar
Türkçeyi küçümseyen akademi... 307 ismi görmezden geliyor
Kalandar Üzerinden Pontus Propagandası.
Orhan KILIÇOĞLU
Kalandar Üzerinden Pontus Propagandası.
İç Derinlikleriyle Yalnızlaşan İnsan
Av.Faruk Ülker Ümraniye Türk Ocağı Eski Bşk
İç Derinlikleriyle Yalnızlaşan İnsan
İbadetlere Dair
Ali Kemal Gül
İbadetlere Dair
2026'ya Girerken Türkiye
Türk Ocakları'ndan
2026'ya Girerken Türkiye
Ülküdaşım ve Beyim Önder Güven
Şerife Güven
Ülküdaşım ve Beyim Önder Güven
Vatanıma Güzelleme
Köksal Cengiz
Vatanıma Güzelleme
Eskiden Gerçek Yerli Malı Haftalarımız Vardı.
Şevket Sezer
Eskiden Gerçek Yerli Malı Haftalarımız Vardı.
Çok Okunan Haberler
Efsane eğitimciler, Ümraniye'de bir araya geldi
Efsane eğitimciler, Ümraniye'de bir araya geldi
MEB 2026 yılı öğretmen yer değiştirme takvimini açıkladı
MEB 2026 yılı öğretmen yer değiştirme takvimini açıkladı
KBÜ Tıp Ve Diş Hekimliği Fakültelerine Veteriner Kökenli Dekanlar Atandı
KBÜ Tıp Ve Diş Hekimliği Fakültelerine Veteriner Kökenli Dekanlar...
Ana Sayfa
GÜNDEM
KAMU
SENDİKA
DÜNYA
EKONOMİ
SİYASET
HUKUK
TÜRK DÜNYASI
EĞİTİM
MEMURLAR
Köşe Yazarları
Foto Galeri
Video Galeri
Biyografiler
Üye Paneli
Günün Haberleri
Arşiv
Gazete Arşivi
Anketler
Gazete Manşetleri
  • EKONOMİ
  • HUKUK
  • KAMU
  • MEMURLAR
  • SENDİKA
  • TÜRK DÜNYASI
  • Foto Galeri
  • Video Galeri
  • Köşe Yazarları
  • Biyografiler
  • Üye Paneli
  • Günün Haberleri
  • Arşiv
  • Gazete Arşivi
  • Anketler
  • Gazete Manşetleri
sanalbasin.com üyesidir

  • Rss
  • Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri

Sitemizde bulunan yazı , video, fotoğraf ve haberlerin her hakkı saklıdır.
İzinsiz veya kaynak gösterilemeden kullanılamaz.

Yazılım: Tumeva Bilişim