• Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri
Anasayfa
  • GÜNDEM
  • KAMU
  • SENDİKA
  • DÜNYA
  • EKONOMİ
  • SİYASET
  • HUKUK
  • TÜRK DÜNYASI
  • EĞİTİM MEMURLAR
  • Ara
SON DAKİKA:
11:12
İstanbul Üniversitesi'ne kadro ihdasına AYM'den iptal
00:11
Bilgi Üniversitesi kararı geri çekildi
Video Galeri Foto Galeri Yazarlar Üye Paneli
A
Büyüt
A
Küçült
  1. Köşe Yazarları
  2. Kadriye Demirel (AES Antalya il Temsilcisi , Eğitim koçu)
  3. Stockholm Sendromu
Yayınlanma: 25 Ocak 2020 - 23:31

Stockholm Sendromu

25 Ocak 2020 - 23:31
Yazdır
A
Büyüt
A
Küçült
Stockholm Sendromu
Kadriye Demirel (AES Antalya il Temsilcisi , Eğitim koçu)
Güçlü Türkiye için

 


Önce Stockholm Sendromundan biraz bahsedelim. Bir insanın kendisini zora sokan, üzen koşulları kabullenmesi, benimsemesi hatta savunması, sıkıntıya sokan koşulları oluşturan nedenleri görmemesi, ezilmesine rağmen ezenin yanında yer alması olarak da tanımlanabilen Stockholm Sendromu; rehinelerin, kendilerini esir alanların duygularını anlama  durumuna gelmeleri ve daha sonrasında suçlulara yardımcı olmaya çalışmaları ve sonunda özdeşim kurmaları hayatta kalma duygusuyla onunla beraber hareket etmeleridir.. Aslında bu durum kişinin kendi seçeneği değil, şiddetin direkt olarak doğurduğu sonuçlardan birisidir..

Rehin alma, taciz, savaş, aile içi şiddet, dini ve siyasi baskı gibi birçok durumda Stockholm sendromuna rastlanır. Zamanla baskı altındaki kişinin ona sevgi ve saygı duyması ile sonuçlanır. Zamanla suçlu kişi bu yöntemle haklı konumuna girer. Uzmanlar bu durumun yaşanmasındaki en büyük etkenin beyinin tehlikeye karşı koruma kalkanı oluştururken ortaya çıkan teslimiyet duygusundan kaynaklandığını belirtiyorlar..

Literatürdeki ismini ise Psikiyatr Nills Bejerot tarafından 1973 yılında yaşanan bir olay ile alır. Olay ise söyle:

1973 yılında İsveç’in başkenti Stockholm’de bir banka soyguncusu (Jan-Erik Olsson) altı gün boyunca 4 banka görevlisini rehin tuttu

Rehineler, mahkemede soyguncular aleyhinde ifade vermedi, hatta savunma ücreti için para topladılar.

Olay sırasında telefonla basına konuşan rehinelerden Kristin Enmark’ın “Asıl korktuğum polis” “Biz burada iyi vakit geçiriyoruz” demesi,  ülkede büyük şaşkınlık yaratmıştı.

O da yetmedi banka görevlilerinden bir tanesi nişanlısını terk etti ve soyguncunun hapisten çıkmasını bekledi.

Ve ne yazık ki  günümüzde Stockholm Sendromunun belirtilerini  çoğu kişide görmek mümkün. Özellikle  çalışan kesimde Stockholm Sendromunun belirtileri kendini göstermektedir.

Neden çalışan kesimde diye soracak olursak da cevabı açık. Özellikle işinin ehli olmayanlar, ego sorunu yaşayanlar, dengesizler, kendisini yetersiz görenler, daha üst makamlardan destek alanlar;  görev ve yetkilerini kurumun amaçları için değil de kendi çıkar ve düşüncelerine göre kullanarak yetkisi altında   bulunanları   Stockholm Sendromuna sokmaktadırlar.

Bu özellikleri taşıyan yöneticilerle çalışanlar  rehine tutumu sergileyerek; sorun yaşamamak, işini kaybetmemek, mobbinge maruz kalmamak, zarar görmemek, güçlünün yanında yer alarak kendini korumak  adına  kendisine rehine muamelesi yapanlara karşı sessiz kalıp daha da ötesi onunla beraber hareket etmektedirler. Kabul edilmiş  çaresizlik içinde yaşanan sorunları dile getirmekten korkup görmedim, duymadım, bilmiyorum ruh halini tercih etmektedirler...

Hatta sorunu dile getirenler olduğunda da,  çalışanlardan bazıları   rehine Kristin Enmark’ın “Asıl korktuğum polis”. “Biz burada iyi vakit geçiriyoruz” davranışını gösterebilmektedir.

Bu davranışın altında yatan asıl  neden ise, beynin tehlikeye karşı koruma kalkanı oluştururken ortaya çıkardığı teslimiyet duygusudur. Bu teslimiyet hali  çözüm arayanlara  engel olurken sorunun  yok sayılmasına neden olmaktadır. Durum böyle olunca da içinde çıkılmaz bir hale dönüşmektedir.

Öğretmen ve sendikacı olduğum için Stockholm Sendromunu en çok öğretmenlerde  görüyorum. Liyakat yoksunu okul yöneticileri ile çalışmak zorunda kalan  öğretmenlerimiz bu sendromu yaşamakta.Ve ne yazık ki bu sendrom öğretmenlerin   motivasyonunu , dolayısyla  da okullardaki başarıyı da olumsuz etkilemektedir. Mutsuz, çaresiz, mobbinge maruz kalmış, şartları kabullenmiş öğretmenlerle karşılaşıyorum sık sık. Kimileri “Yapacak bir şey yok, düzen böyle, biz artık kabullendik” ifadeleri ile teslimiyeti ve çaresizliği cümlelere döküp sessiz kalarak, kimileri de gücün yanında tavır sergileyerek kendini korumaya çalışıyor.

Öğretmenlerin kendisini zora sokan, üzen koşulları kabullenmesi, benimsemesi hatta savunması, sıkıntıya sokan nedenleri görmemesi, ezilmesine rağmen ezenin yanında yer alması   hali  ne yazık ki  bana Stockholm Sendromunu hatırlatmıştır. Dileğim eğitim camiasının bu sendromdan en kısa zamanda çıkmasıdır.

Yazarın Diğer Yazıları

  • Sendikalar Sendika Patronluğundan Kurtulmalı, Rota Yeniden Çizilmeli - 23 Mayıs 2026
  • 19 Mayıs 1919: Bir Milletin Yeniden Dirilişidir! - 19 Mayıs 2026
  • Eğitim Yöneticileri Akademi Eğitimleri Zulme Dönüşmemeli, Çevrimiçi Olmalıdır - 17 Mayıs 2026
  • Toplumsal Yozlaşmada Nirvana - 15 Mayıs 2026
  • 1 Mayıs'ta Eğitim Emekçilerinin Hak, Adalet Ve Liyakat Çağrısı - 02 Mayıs 2026
  • Bize Öğretmeniyle Barışık Siyasetçi ve Yetkili Lazım - 20 Nisan 2026
  • Okul Meselesi Memleket Meselesidir - 16 Nisan 2026
  • Siyasiler Koruma Altında, Öğretmen Ve Öğrenciler Neden Savunmasız? - 14 Nisan 2026
  • Sendikalara Ortak Çağrı, Emeklilikte Hak Kaybına Son ! - 05 Nisan 2026
  • Devletin Memurunu Temsil Eden Sendika Ve Sendikacı, Türkiye Cumhuriyeti Devleti'ni Hedef Alamaz! - 29 Mart 2026
  • MEB, Öğretmen Olmayan Öğretmenler, Çalıştırıyor - 27 Mart 2026
  • WhatsApp'ta Müdürün Mesajına Beğeni Bırakmayan Öğretmeni "Uyarma" Mobbingi Resmiyetleştirmektir - 12 Mart 2026
  • CİMER ve MEBİM Sopasını Öğretmenlerin Üzerinden Çekin! - 10 Mart 2026
  • 8 Mart'ta Yine Kadınlar Öldü - 08 Mart 2026
  • Öğretmeni Hedefe Koyan Eğitim Politikası Çökmüştür - 07 Mart 2026
  • Alo, Sayın Yusuf Tekin Okulda Şiddet Var! - 02 Mart 2026
  • Sayın Yusuf Tekin, Okulları Kim Temizleyecek? - 27 Şubat 2026
  • Sayın Yusuf Tekin Eğitimi Kamuoyuyla Değil, Eğitimcilerle Tartışmalı - 23 Şubat 2026
  • Otorite Kuramayan Anne-Baba, Çocuğuna Kaybettirir - 07 Şubat 2026
  • Emekliler ne halde, neler yapılmalı? - 01 Şubat 2026
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 11
ilan.gov.tr
Gazete arşivi için üye girişi yapmanız gerekmektedir.
Köşe Yazarları
Serdar Gündüz Liyakat-Sen Genel Sekreteri
Serdar Gündüz Liyakat-Sen Genel Sekreteri
Eğitimle Ulus Devlet Bilincini Geliştirmek
Cahit Akdoğan Araştırmacı yazar
Cahit Akdoğan Araştırmacı yazar
Giresun Dereli Dosyası: Vurgun İddialarının İç Yüzü Ve Denetim Zafiyeti
Ahmet Acaroğlu Türk Ocağı Eski Başkanı
Ahmet Acaroğlu Türk Ocağı Eski Başkanı
Edirne ve Uzunköprü'de Fetih Coşkusu
Yönetenlerin Yanlışlarını Göremeyen Öğrencime Mektup(2)
Mehmet ARSLAN Eğitim Yönetimi Ve Planlama uzmanı
Yönetenlerin Yanlışlarını Göremeyen Öğrencime Mektup(2)
Remzi ÖZMEN TES İst 8 Nolu eski Şb. Bşk, Kamu-Sen İst eski Bşk
Remzi ÖZMEN TES İst 8 Nolu eski Şb. Bşk, Kamu-Sen İst eski Bşk
Müdür ve Yardımcıları Akademiye
Av.Alev SEZEN M.A. Adli Bilimler Uzmanı
Av.Alev SEZEN M.A. Adli Bilimler Uzmanı
Siyasi Umutsuzluk
Sendikalar Sendika Patronluğundan Kurtulmalı, Rota Yeniden Çizilmeli
Kadriye Demirel (AES Antalya il Temsilcisi , Eğitim koçu)
Sendikalar Sendika Patronluğundan Kurtulmalı, Rota Yeniden Çizilmeli
Aziz Dolu Atabey
Aziz Dolu Atabey
Adalet; paylaşım ile suç ve ceza arasında orantı
Yaşar YENİÇERİOĞLU UAEF Başk
Yaşar YENİÇERİOĞLU UAEF Başk
Yeryüzünde Gezin Dolaşın!..
Reyhan Yıldız Eğitimci Yazar
Reyhan Yıldız Eğitimci Yazar
Mürailer Arasında Hakikatin Vakur Adımları
Yusuf İPEKLİ
Yusuf İPEKLİ
Oku-yorum...
Şu Hayat
Namık Özer ERDOĞAN Atatürk Eğ.En.Eski Md.
Şu Hayat
Sri Lanka Gezimizden
Canan ÖZDEMİR Uzman Sosyolog
Sri Lanka Gezimizden
Açılımda kritik eşik: MİT, 'PKK silah bıraktı' diyemez!
Misafir Yazılar
Açılımda kritik eşik: MİT, 'PKK silah bıraktı' diyemez!
Kimsenin Vatan, Namus Emniyeti Kalmadı!
Orhan KILIÇOĞLU
Kimsenin Vatan, Namus Emniyeti Kalmadı!
Din Anlayışının Ahlaki Çöküntüdeki Etkisi ve Felsefi Düşünce
Av.Faruk Ülker Ümraniye Türk Ocağı Eski Bşk
Din Anlayışının Ahlaki Çöküntüdeki Etkisi ve Felsefi Düşünce
Atatürk ve Din
Ali Kemal Gül
Atatürk ve Din
İki Menfur Saldırı Ve Katliam Çok Yönlü İncelenmelidir
Türk Ocakları'ndan
İki Menfur Saldırı Ve Katliam Çok Yönlü İncelenmelidir
Kuvvayi Milliye Ruhuyla Bandırma Vapurunda Olmak..
Şerife Güven
Kuvvayi Milliye Ruhuyla Bandırma Vapurunda Olmak..
Türk'üz Elhamdülillah
Köksal Cengiz
Türk'üz Elhamdülillah
Ermeni İftiraları ve Gerçekler
Şevket Sezer
Ermeni İftiraları ve Gerçekler
Çok Okunan Haberler
CHP'ye mutlak butlan kararı çıktı
CHP'ye mutlak butlan kararı çıktı
Resmî Gazete’de yayımlandı: Bilgi Üniversitesi kapatıldı
Resmî Gazete’de yayımlandı: Bilgi Üniversitesi kapatıldı
Türk dünyası Uygur soykırımını neden görmüyor?
Türk dünyası Uygur soykırımını neden görmüyor?
Ana Sayfa
GÜNDEM
KAMU
SENDİKA
DÜNYA
EKONOMİ
SİYASET
HUKUK
TÜRK DÜNYASI
EĞİTİM
MEMURLAR
Köşe Yazarları
Foto Galeri
Video Galeri
Biyografiler
Üye Paneli
Günün Haberleri
Arşiv
Gazete Arşivi
Anketler
Gazete Manşetleri
  • EKONOMİ
  • HUKUK
  • KAMU
  • MEMURLAR
  • SENDİKA
  • TÜRK DÜNYASI
  • Foto Galeri
  • Video Galeri
  • Köşe Yazarları
  • Biyografiler
  • Üye Paneli
  • Günün Haberleri
  • Arşiv
  • Gazete Arşivi
  • Anketler
  • Gazete Manşetleri
sanalbasin.com üyesidir

  • Rss
  • Sitemap
  • Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri

Sitemizde bulunan yazı , video, fotoğraf ve haberlerin her hakkı saklıdır.
İzinsiz veya kaynak gösterilemeden kullanılamaz.

Yazılım: Tumeva Bilişim

Yeni Slow Radyo