• Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri
Anasayfa
  • GÜNDEM
  • KAMU
  • SENDİKA
  • DÜNYA
  • EKONOMİ
  • SİYASET
  • HUKUK
  • TÜRK DÜNYASI
  • EĞİTİM MEMURLAR
  • Ara
SON DAKİKA:
01:46
Antalya SGK’da rüşvet soruşturması: İl müdürü tutuklandı
00:14
Pendik'te Folklor Kurumu'ndan "Gönülden Ele" Uygulamalı En Sanatları Yıl Sonu Sergisi
Video Galeri Foto Galeri Yazarlar Üye Paneli
A
Büyüt
A
Küçült
Yorumlar
  1. Köşe Yazarları
  2. Misafir Yazılar
  3. Osman Kavala uluslararası mesele hâline nasıl geldi?
Yayınlanma: 29 Ekim 2021 - 23:02

Osman Kavala uluslararası mesele hâline nasıl geldi?

29 Ekim 2021 - 23:02
Yorumlar
Yazdır
A
Büyüt
A
Küçült
Yorumlar
Osman Kavala uluslararası mesele hâline nasıl geldi?
Misafir Yazılar
Misafirin Sözü

 

Türkiye ekonomisinde yaşananlar konusunda düşündüklerimi yazmak istiyordum. Ancak geçen hafta, aralarında ABD, Almanya ve Fransa’nın da olduğu on Batılı ülkenin büyükelçilerinin Osman Kavala’nın, AİHM kararlarına ve hukuka uyularak “derhâl serbest bırakılması” talebini içeren muhtıra niteliğindeki bildiriyi, T.C. Dışişleri Bakanlığına iletmeleri üzerine başlayan gelişmeler, bir anda birinci gündem maddesi hâline geldi. Bu konunun başka gelişmeleri de tetikleyerek uzun süre yerini koruması muhtemel görünüyor.

Evvela bir hususu önemle belirtmek istiyorum. Benim meselem Osman Kavala değil. Çünkü ideolojisiyle, zihniyetiyle, eylemleriyle benim ömrüm boyunca mücadele ettiğim bir mahallenin insanı, Ortodoks bir Marksist; büyük bir servete sahip; yıllardır “kızıl milyoner” diye anılır. İdeolojisine uygun faaliyetlere ve kuruluşlara maddi destek verdiği bilinir. Büyük çapta sol içerikli kitaplar basan İletişim Yayınevinin büyük hissedarıdır. Ancak bu kimliği, dört yıldır tutuklu olduğu davanın hukuki olduğu, adil bir yargılama yapıldığı anlamına gelmez.

Gazetelerde yer alan iddianamesinde ciddi hukuki boşluklar görülüyor. Hakkındaki suçlamalar; ceza hukukunda öngörülen unsurlardan, delillerden, olgulardan, şahit ifadelerinden mahrum. Ağır ceza mahkemesi, bir üyenin muhalefet şerhine rağmen ısrarla tutuklu kalmasına karar veriyor. Anayasa’mıza göre kararlarına uymak zorunda olduğumuz, üst yargı olarak kabul ettiğimiz AİHM; adil yargılanmadığını, hukuki ihlalin bulunduğunu belirterek serbest bırakılmasını istedi. Mahkeme, son duruşmada buna uyarak adli kontrol altında tutulmak üzere tahliye etmek yerine, tutukluluğunun devamına karar verdi. İyi mi oldu? Kesinlikle hayır. Böylelikle Kavala, hiç hak etmediği hâlde uluslararası bir şöhret, haksızlığa direnen bir kahraman hâline getirildi. Kavala’yı bu kadar önemsemekle Türkiye’yi yargı ve hukuk konularında sürekli eleştiren, hukuk devleti olmadığımızı öne süren Batılı çevrelere bol bol kullanacakları bir malzeme vermiş olduk. Oysa ne karar verilecekse bu ileriki duruşmalara bırakılıp şartlı tahliye yapılabilirdi.

Bu karar üzerine Osman Kavala, artık duruşmalara katılmayacağını, savunma yapmayacağını açıkladı. Ardından on ülkenin büyükelçileri, Türkiye Cumhuriyeti diplomasisi tarihinde görülmeyen üslupta yazılmış; derhâl tahliye isteyen muhtıra niteliğindeki bildiriyi verdiler. Mektubun kaba ve küstah üslubu, elbette büyükelçilere ait değil. Bu metin, hazırlandıktan sonra ilgili devletlerin dışişleri kurumlarında okunup incelenerek uygun bulunmuş; uygulanması doğal olarak büyükelçiliklere havale edilmiştir. Yani esas muhatabımız, büyükelçilerinin temsil ettiği bu on devlettir.

Batı’yla ilişkilerimizde giderek ağırlaşan sorunlarımızın, karşılıklı şikâyetlerimizin bulunduğu ortada olmasına rağmen karşılıklı ekonomik, politik vb. çıkarların olduğunu görerek ilişkileri kopma noktasına taşıyacak krizler yaşanmasından kaçınıldı ama bu mektup, farklı bir anlam taşıyor; Batı’nın asırlardır kurtulamadığı kibirli, Batılı olmayanlara buyruk veren oryantalist yanını yansıtıyor. Kavala bir süre sonra tahliye edilecek olsaydı bile, bu yolu artık tıkamış oldular. Onu himaye edelim derken kötülük yaptılar. Türkiye Cumhuriyeti’nin, konsolosluklarından yapılan buyruklara uymak zorunda kalan, dağılma dönemindeki Osmanlı Devleti olmadığını nedense unuttular.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Afrika ziyaretinden dönerken yaptığı açıklamada, büyükelçilerin mektubunun haddini bilmezlik olduğunu söyleyerek “Bunları ülkemizde barındırma mecburiyetimiz yok.” demiş ve sınır dışı edilmelerini ima etmişti. Nitekim bir gün sonra “istemeyen kişi” (persona non grata) ilan edilerek sınır dışı edilmeleri için gerekenlerin yapılması talimatını verdiğini açıkladı. Dışişlerinde, iki gün bu kararın sonuçlarının konuşulduğu, başka bir yol bulunmasının daha uygun olacağı sonucuna varılarak Bakan Çavuşoğlu vasıtasıyla Erdoğan’a iletildiği, fakat Cumhurbaşkanı’nın kararını değiştirmediği ifade ediliyor.

Karar henüz açıklanmasa da Avrupa’da şimdiden tepkiler duyuluyor. Almanya’da hükûmet kurma hazırlığı yapan partilerin liderleri, Türkiye’ye sert karşılık verilmesini, savunma ürünlerine ambargo uygulanmasını isteyen açıklamalar yapıyorlar. Avrupa Parlamentosu Başkanı Sassoli, sınır dışı etme kararına, “Türk Hükûmeti’nin otoriter yöneliminin işaretidir, yılmayacağız.” dedi. Tepkilerin kapsamının ne olacağını, kararın resmiyet kazanmasıyla beraber görebileceğiz; “mütekabiliyet” konusu gündeme gelebilir. Yani on ülkedeki büyükelçilerimize de aynı muamele yapılabilir. En önemli on Batı ülkesiyle ilişkilerde yaşanabilecek krizin maliyetinin ne olabileceğini, 2013’te Mısır ile büyükelçilerin karşılıklı olarak istenmeyen şahıs ilan edilmeleri örneğine bakarak hesaplayabiliriz. Türkiye’nin bu kırılgan ekonomisi, bölgede yaşadığı siyasal, askerî ağır sorunları, her adımı enine boyuna düşünerek atmasını, hissi değil makul olmasını gerekli kılıyor. Diplomatik kurallara uygun olmayan bu edepsizliğe, elbette millî onurumuzu koruyacak bir cevap verilmelidir. Ama ilişkileri önemli ölçüde kısıtlayacak bu karardan önce atılacak başka adımlar yok mudur? Uluslararası ilişkilerde bunun pek çok yolu vardır. Sabırlı olup makul düşünülürse, ilgili ülkelerin yöneticileriyle “örtülü diplomatik temaslar” yapılırsa bunları bulup uygulamak zor değildir.

Bunca sorumuz varken bunlara bir de Osman Kavala davasının eklenmesinin, konunun uluslararası bir mesele hâline gelmesinin başlıca sebebi, yargının bağımsız olmaması, siyasetçinin etkisi altında kalmasıdır. Şu andaki sistem sadece yargıyı, yüksek mahkemeleri değil, TCMB gibi başlıca kurumları, tek bir kişinin karar ve iradesine bağımlı hâle getirdi. Bu durum, sıkça iddia edildiği gibi devlet çarkının ve bürokrasinin daha hızlı işlemesini sağlamıyor; tam tersine yavaşlayıp tıkanmasına yol açıyor. İnisiyatifini kullanamaz hâle gelen yetkili, görüşünü savunmak yerine pozisyonunu koruyabilmek için istenileni yapmaya, uyumlu olmaya çalışıyor. Paramızın iki yıl zarfında yüzde altmışa yakın değer kaybetmesinin, enflasyonun halkı ezmesinin, dış politikamızın birçok alanda duvara vurmasının ve nihayet Osman Kavala’nın uluslararası ilişkilerimize doğrudan etki yapacak kadar önemli hâle gelmesinin sebeplerini doğru okuyup bu sistemi demokrasi ve hukukla uyumlu hâle getirmedikçe bu sorunların altından kalkamayız.

Nuri GÜRGÜR
Türk Ocakları Eski Genel Başkanı

  • YORUMLAR
adlı kullanıcıya cevap x
Yorum yazabilmek için lütfen üye girişi yapınız.

Yazarın Diğer Yazıları

  • Açılımda kritik eşik: MİT, 'PKK silah bıraktı' diyemez! - 03 Mayıs 2026
  • Türkistan Gezi İzlenimleri Ve Ahmet Yesevi İle Büyük Türk İnkılabını Yeniden Başlatmak - 02 Mayıs 2026
  • Kahramanmaraş katliamcısı toksik internet alt kültürünün kurbanı mı? - 21 Nisan 2026
  • Türklerin sınırları ve 2700 yılın intikamı - 26 Şubat 2026
  • Kafe, lokanta, hastane, mağaza... Türkiye'de tabela göçmenliği - 21 Şubat 2026
  • İhanetten geriye kalan - 19 Şubat 2026
  • Erol Çatma'nın eski TKP'ye ilişkin bir değerlendirmesi - 17 Şubat 2026
  • Bir kavramsal istila ve anayasal sabotaj: 'Eşit yurttaşlık' maskesiyle milli devletin tasfiyesi - 01 Şubat 2026
  • PKK'nın Siyasetteki Kolu DEM, Kandil'den Yönetiliyor - Nusaybin'deki Oyun Alçaklıktır - 31 Ocak 2026
  • Türkçeyi küçümseyen akademi... 307 ismi görmezden geliyor - 17 Ocak 2026
  • PKK'yı Terör Örgütü Saymamak Tatsız Bir Şaka Mı? - 15 Aralık 2025
  • İmralı Görüşmesinin Düşündürdükleri - 30 Kasım 2025
  • PKK'nın Yeni Propaganda Atağı : Çekiliyoruz - 02 Kasım 2025
  • Hukuk Devletinin Ve Demokrasinin Olmazsa Olmazları: Kurumlar, Kurallar, Bağımsız, Tarafsız Yargı - 12 Ekim 2025
  • 1978 Kahramanmaraş Faciasının Mağdur ve Mazlumlarından Ökkeş Şendiller Hakk'a. Yürüdü - 01 Ekim 2025
  • "Paniklemiş tavuk gibi koşuşturuyorlar" - 23 Eylül 2025
  • Kürtleşen Türkmen Aşiretleri - 20 Eylül 2025
  • 43 Yıl Sonra 12 Eylül Darbesi - MHP Ve Ülkücü Kuruluşlar Davası - 12 Eylül 2025
  • Hukuk Devletinin Ve Demokrasinin Olmazsa Olmazları: Kurumlar, Kurallar, Bağımsız, Tarafsız Yargı - 08 Eylül 2025
  • Etnikçi Fitne Bitmedi. Bölgede Yaygınlaşıyor - 28 Ağustos 2025
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 12
ilan.gov.tr
Gazete arşivi için üye girişi yapmanız gerekmektedir.
Köşe Yazarları
Sabri Şenel
Sabri Şenel
Türk'ün Eskimeyen Değeri: Hakemlik ve Kanaat Önderliği
Serdar Gündüz Liyakat-Sen Genel Sekreteri
Serdar Gündüz Liyakat-Sen Genel Sekreteri
Memur ve Emeklisine Ek Zam İçin Daha Ne Bekliyorsunuz?
Cahit Akdoğan Araştırmacı yazar
Cahit Akdoğan Araştırmacı yazar
Kokarca Tehdidi Gittikçe Çoğalıyor: Suçlu Kim?
Ahmet Acaroğlu Türk Ocağı Eski Başkanı
Ahmet Acaroğlu Türk Ocağı Eski Başkanı
Kültür Ve Sanata Dair
Kadriye Hocam, Bu Karar Kirli Dünyaya Meydanı Bırakmak Değil mi?
Mehmet ARSLAN Eğitim Yönetimi Ve Planlama uzmanı
Kadriye Hocam, Bu Karar Kirli Dünyaya Meydanı Bırakmak Değil mi?
Remzi ÖZMEN TES İst 8 Nolu eski Şb. Bşk, Kamu-Sen İst eski Bşk
Remzi ÖZMEN TES İst 8 Nolu eski Şb. Bşk, Kamu-Sen İst eski Bşk
Lisedeki Protestonun Düşündürdükleri
Av.Alev SEZEN M.A. Adli Bilimler Uzmanı
Av.Alev SEZEN M.A. Adli Bilimler Uzmanı
Siyasi Umutsuzluk
Okullarda Görünmeyen Şiddet: Mobbing
Kadriye Demirel (AES Antalya il Temsilcisi , Eğitim koçu)
Okullarda Görünmeyen Şiddet: Mobbing
Aziz Dolu Atabey
Aziz Dolu Atabey
Adalet; paylaşım ile suç ve ceza arasında orantı
Yaşar YENİÇERİOĞLU UAEF Başk
Yaşar YENİÇERİOĞLU UAEF Başk
Büyük Türk Kağanlığı
Yusuf İPEKLİ
Yusuf İPEKLİ
İnsan Kendinden Özür Diler Mi?
Şu Hayat
Namık Özer ERDOĞAN Atatürk Eğ.En.Eski Md.
Şu Hayat
Sri Lanka Gezimizden
Canan ÖZDEMİR Uzman Sosyolog
Sri Lanka Gezimizden
Açılımda kritik eşik: MİT, 'PKK silah bıraktı' diyemez!
Misafir Yazılar
Açılımda kritik eşik: MİT, 'PKK silah bıraktı' diyemez!
Susma Haykır! Farz et ki Müstevli Çocukları Azdılar!
Orhan KILIÇOĞLU
Susma Haykır! Farz et ki Müstevli Çocukları Azdılar!
Coğrafya Kader midir?
Av.Faruk Ülker Ümraniye Türk Ocağı Eski Bşk
Coğrafya Kader midir?
Duyarlılık
Ali Kemal Gül
Duyarlılık
İki Menfur Saldırı Ve Katliam Çok Yönlü İncelenmelidir
Türk Ocakları'ndan
İki Menfur Saldırı Ve Katliam Çok Yönlü İncelenmelidir
Kuvvayi Milliye Ruhuyla Bandırma Vapurunda Olmak..
Şerife Güven
Kuvvayi Milliye Ruhuyla Bandırma Vapurunda Olmak..
Huzura Hasret Bayramlar
Köksal Cengiz
Huzura Hasret Bayramlar
19 Mayıs Tarihi Ve Yunanistan
Şevket Sezer
19 Mayıs Tarihi Ve Yunanistan
Çok Okunan Haberler
Sınıfta kalınca müdür yardımcısını tehdit etti
Sınıfta kalınca müdür yardımcısını tehdit etti
 Hilvan'da Çocuklarımızın Eğitim Hakkı Ve Geleceği Korunmalıdır!
Hilvan'da Çocuklarımızın Eğitim Hakkı Ve Geleceği Korunmalıdır!...
783 kişilik temizlik kadrosuna 120 bin başvuru
783 kişilik temizlik kadrosuna 120 bin başvuru
Ana Sayfa
GÜNDEM
KAMU
SENDİKA
DÜNYA
EKONOMİ
SİYASET
HUKUK
TÜRK DÜNYASI
EĞİTİM
MEMURLAR
Köşe Yazarları
Foto Galeri
Video Galeri
Biyografiler
Üye Paneli
Günün Haberleri
Arşiv
Gazete Arşivi
Anketler
Gazete Manşetleri
  • EKONOMİ
  • HUKUK
  • KAMU
  • MEMURLAR
  • SENDİKA
  • TÜRK DÜNYASI
  • Foto Galeri
  • Video Galeri
  • Köşe Yazarları
  • Biyografiler
  • Üye Paneli
  • Günün Haberleri
  • Arşiv
  • Gazete Arşivi
  • Anketler
  • Gazete Manşetleri
sanalbasin.com üyesidir

  • Rss
  • Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri

Sitemizde bulunan yazı , video, fotoğraf ve haberlerin her hakkı saklıdır.
İzinsiz veya kaynak gösterilemeden kullanılamaz.

Yazılım: Tumeva Bilişim

Yeni Slow Radyo