Şerife Güven

Şerife Güven

Asena'nın yüreğinden
güvenşerife@kamudannethaber.com

Milli şuuru boşaltılmış bir din emperyalizme hizmet eder.

24 Kasım 2020 - 01:01



Hep düşünmüşümdür Avrupa'da din adamları, papazlar milliyetçi olur hatta ırkçı olur..Dış politikayı onlar yönlendirirler..Özellikle Ingiliz Dış politikasını planlayan istihbarat örgütünün için de yer alırlar..

Fakat bizim din adamlarına, şehlere,hocalara,hacılara bakın gayrı millidirler..

Milliyetçiliğin aleyhinde konuşur, çevresini böyle telkin eder..Hatta ihanet noktasına kadar götürürler..

Kurtuluş Savaşı zamanında düşman güçleriyle birleşmiş, milletine ihanet etmiştir.

Hatta Yunan bizi yönetsin diyebilecek kadar,ihanet içerisindedirler...

Işte bu düşünce benim kafamı meşgul etmiştir..

Bunun için Islamiyetin ilk dönemlerine gidip meseleye birazcık ışık tutabilirmiyim diye düşündüm, bu yazıda araştırma ve düşüncelerimi dile getireyim,ıstiyorum..

Acaba biz gerçek islamiyete mi inanıyoruz, yoksa farklı bir inanış mi bizimkisi.

Niye Yunus,Mevĺana, Hacı Bektaşi Veli,Ahmet Yesevi gibi değiliz.. Niye Islamiyet param parça..

Bu meseleyi Islâm tarihinin başlangıcı olan,

Peygamber Efendimizin zamanına dönerek, bakmak lazım..O dönemi iyi incelemek,gerekir.

Hz Muhammet'e peygamberlik gelişinden, Medine'ye zorunlu göçe kadar geçen on iki sene içinde Müslüman sayısı 40 kadardır. Peygamberimiz,Medinede 10 yıl yaşamıştır. Vefatindan beş altı ay önce çıktığı Veda Haccina iştirak ,eden Müslümanların sayısı 100 bin civarında olduğu söylenir..

Veda haccindan döndükten sonra Peygamberimiz rahatsızlanır, ve birkaç ay içerisinde vefat eder..

Cenazesi üç gün bekletilmiş, iktidar kavgası olmuş, sonra Hz.Ali'nin devreye girmesiyle bir gece vakti, sadece 17 kişi ile defnedilmiştir..

Sormak lazım üç beş ay önce beraber olduğu o yüz bin sahabe neredeydi..

Bunu Islâm alemi bir karşılık vermelidir.

Islam tarihinde adı ençok geçen isim Muaviyedir..

Çünkü onun Kur'an'ın ve Hz Peygamberin öğretisinin tersine dönüştürdüğünü, rayindan çıkardığı inanılır..

Muaviye Abu Sufyanin oğludur, Aile,Mekke'nin en güçlü kabilelerinden Ümeyyeogullari'na mensuptur..Mekkenin en zenginlerindendir..

Tabii olarakta Medine ve Müslümanlarla mücadele halindedir. .

Bu mücadele savaşlarda komutanlık, liderliğe kadar gitmiştir..

Bu mücadele Ebu Süfyan ailesinin Müslümanlığı kabul etmesine kadar devam etmiştir. .

Bedir harbinde Ebu Süfyan Mekke Mürşiklerinin komutanidir..Yanında Muaviye ile Hanzala da vardır. .

Bu savaşta Ebu Sufyanin eşi Hind ,başta oğlu Hanzala,babasını, amcasını, ve kardeşini kaybetmiştir. Ve bunları bizzat öldüren Hz Muhammedin amcası Hamza ve Ali'dir..

Ebu Sufyanin karısı Hint intikamı icin yeminler etmiş, Uhut Savaşında Hz Hamzayi arkadan vurdurdurarak ,katletmiştir..

Muaviyetin annesi Hind,Hz Hamza'nın kulak,burun,dudak gibi organlarını kesip, ipe takmış, halhal,kolya,küpe yapmıştır. .

Yine Hz Hamza'nın ciğerlerini çiğneyerek yemiştir. .Ve bunlar olurken Muaviye annesinin yanındadır. .

Mekkenin fethinden sonra Ebu Süfyan Ailesi ve kabilesi mecburen müslüman olmuştur. .

Muaviye Peygamber Efendimizin vefatından iki sene önce müslüman olmuştur..

Muaviye'nin bu zaman zarfında Peygamberimizi bir iki kere gördüğü veya hiç görüşmediği söylenir . .

Muaviye zorunlu müslüman olduktan sonra hızla yükselmiş önce vali sonra halife olmuştur.

Bu güç ailesinin zenginliği, otoritesinden gelmektedir..

Muaviye devlet katında yükselişi, Halife Ebubekir ile başlar ,Ömer le devam ,eder..

Bu Ömer zamanına kadar devam eder,Hz Ali iktidara gelince Muafiyeti görevinden alır..

Hz Alinin Muaviye ailesi için şöyle der,

"Andolsun Allaha ki Muaviye ve onun mensup olduğu Umeyyeogullari Allah'ın hiçbir haramını helâl saymadan, hiçbir dini bağı çözmeden bırakmazlar "

Muaviye'nin kazanma,iktidarda yükselmesi sürecinde, uydurma hadislerin oluşumunda, onun devlet hazinesi,devlet mülkünü yandaşlarına pervasızca dagitmasinin önemli bir payı olmuştur

Bu hadislerde o kadar gidilmiş ki Muaviye'nin

Cebrail tarafından kutsanan bir kişilik ve Allah katında güvenilir bir kişi olarak tanıtılmıştır. .

Muaviye 20 yıllık iktidarı sonunda,Müslümanları bir saltanat, saray düzeni ile başbaşa bırakıp, gitmiştir. .

Peki Muaviyeden geriye ne kaldı,

Saltanat için peygamber torunlarını öldüren bir evlat,

Yine Kabeyi yakan pekçok müslüman kadına tecavüz eden,sözde müslüman bir ordu..

Zenginlik,nevki,makan peşinde koşan, kul hakkı, insan hakkı tanımayan,iktidara tapan ve kendilerine müslüman diyen bir topluluk bırakmıştır. .

Kerbela hadisesinden sonra Islamiyetin siyasallaşmiş.Iktidar için herşey mübah sayılmıştır..

'taki Türk Dünyasından, Horasan'dan,Maveraünnehir tarafından gelen itirazlara kadar..

Hattâ Hz Ali'nin "Bizi bırakın Türkistana gidelim ve dönmiyelim" dediği söylenir ..

Çünkü bu bölgede Hz Ali ve Peygamber soyu arasında bağlantı, sempati bağı olduğu kesindir. .

Diğer taraftan Muaviye kolu ile yayılan ve siyasallaşan Islama en sert tepki ,buradan Ebu Hanife,Maturidi,ve Yesevi kolundan gelmiştir

Hatta Mezhebimizin kurucusu Hz Hanife Muaviyenin istediği fetvayı vermediği için katledilmiştir.... .

Bu özgün Islâm,Hoca Ahmet Yesevi,kanalıyla batıdaki Türk ilkelerine,Selçukluya,ve Osmanlıya, önce Alp'ler ,sonra Alp Erenler daha sonraları Hacıbektaş Veli, Hacı Bayram Veli Yunus ile taşınmıştır. ..

Bu iki zihniyet Anadoluya hakim kılınınca , biri Çanakkale, Kurtuluş Savaşında kendini gösteren Kuvvayi milliye ruhu, Diğer taraftan Ingilizle bir olan,ona istihbarat sağlayan sarıklı hocalardır.. ..

Menfaati çıkarı için devletin hertürlü imkanını din adına pazarlayan bir zihniyet...

Özellikle bunu gören Ingilizler, Türk'ün yumuşak karnının din olduğu kanatına varmıştır. .

Tekke ve Tarikat şeylerini maddi imkanlarla silahlarla besleyerek Devlete karşı ayaklandırmislardir...

Şeyh Sait ayaklanması bunlardan biridir,Darağacına giderken itiraf etmiştir..

"Ingilizler beni kandırdı " diye..

O ,isyan olmasaydı, Şimdi Musul ,Kerkük bizimdi. .

Oradan zamanımıza gelecek olursak Siyasi Islamın18 senelik yönetimi altındayız. .

Muaviyenin zihniyeti bize hakimdir,Indirilen din değil,uydurulan din vardır. .

Insanları Allah'la kandırıyorlar, Uydurulan hadislerle yönetebiliyoruz, nerdeyse

Milleti açken Saraylarda oturup,itibardan taviz verilmez denilebilir mi..

Altında zırhlı milyarlık bir Diyanet ışleri başkanı olur mu..

Öbür dünyaya gittiğinizde "Türk'üm dediginizde zebaniler sizin kafanızı topuyla öyle bir vuracak ki "diyen bir Din adamı. ..

Milleti işgal altından kurtarmis Devlet Kurmuş, Atatürk'e Deccal diyecek kadar şuurdan yoksun bir hoca takımı. .

Hak,Hukuk adaletin devlet idaresinden çıkaran bir zihniyetin yönetimindeyiz. .

Bunun karşısında Türk Milliyetçilerin mucadele ettigi ,bir gerçektir. .

Hep denir ki ;Hakla batılın mücadelesi vardir"

Işte mesele budur..

Batil sadece batıda değil , içimizde de vardır..

Türk Milliyetçileri Dünyayı Türkçe okuyan bir zihniyettir.Tarihinden gelen şeref, şan, gurur,medeniyetle geleceğe taşıyan bir şuurdur,

BUNUN IÇIN "NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE "DİYORUZ...