• Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri
Anasayfa
  • GÜNDEM
  • KAMU
  • SENDİKA
  • DÜNYA
  • EKONOMİ
  • SİYASET
  • HUKUK
  • TÜRK DÜNYASI
  • EĞİTİM MEMURLAR
  • Ara
SON DAKİKA:
00:22
2026 Yılı Yönetici Görevlendirme ve Öğretmen Yer Değiştirme Takvimleri
00:15
2026 şube müdürü tayin ve rotasyon takvimi belli oldu
Video Galeri Foto Galeri Yazarlar Üye Paneli
A
Büyüt
A
Küçült
Yorumlar
  1. Köşe Yazarları
  2. Türk Ocakları'ndan
  3. 98. Yılında cumhuriyetimiz
Yayınlanma: 29 Ekim 2021 - 22:59

98. Yılında cumhuriyetimiz

29 Ekim 2021 - 22:59
Yorumlar
Yazdır
A
Büyüt
A
Küçült
Yorumlar
98. Yılında cumhuriyetimiz
Türk Ocakları'ndan

 

Türk milleti, Birinci Dünya Savaşı’ndan sonra verdiği yeniden diriliş ve bağımsızlık mücadelesini Cumhuriyet’i ilan ederek taçlandırmıştır. Gazi Mustafa Kemal Paşa; 9. Ordu Müfettişi olarak Samsun’a çıkması, Amasya Tamimi’nin yayımlanması, Erzurum ve Sivas Kongreleri ile Batı Anadolu’daki kongrelerin toplanmasının ardından geldiği Ankara’dan Türk’ün hapsedilmek istendiği yeni Ergenekon’undan çıkmasına önderlik etmiştir. İşgallere, ihanetlere ve isyanlara karşı Misak-ı Millî hedefi doğrultusunda, 23 Nisan 1920’de açılan Büyük Millet Meclisi’nde toplanan millî irade ve millî kuvvetler, her türlü zorluk ve yokluğa rağmen azim ve iman ile mücadeleyi başarıya ulaştırmıştır.

Binlerce yıllık tarihimizin birikimi, tecrübesi ve çağdaş gelişmelerin sonuçlarının birlikte değerlendirilmesiyle Millî Mücadele’nin Meclis Başkanı ve Başkumandanı Gazi Mustafa Kemal, Osmanlı Devleti’nin hayatiyetini kaybettiğini, isabetli bir şekilde tespit ve teşhis etmişti. 19. yüzyıldan 20. yüzyıla uzanan tarihî süreçte; devleti ayakta, farklı din ve milletlere mensup tebaayı bir arada tutma çabaları sonuç vermemişti. Üç tarz-ı siyasetin ilk ikisi başarısız olmuş ve neticede devlet yapımızın, Türk milleti gerçeğini esas alan millî bir devlet hâline dönüşmesi bir mecburiyet hâlini almıştı. Esasen Millî Mücadele’nin başlamasıyla zaten bunun fikrî temelleri de atılmıştı. “İrade-i milliye” kavramından kastın ne olduğu açıktı. Amasya Tamimi’ndeki şu ifadeler dikkat çekicidir:

“Vatanın tamamiyeti, milletin istiklâli tehlikededir. (…) Milletin istiklâlini yine milletin azim ve kararı kurtaracaktır.”

“Osmanlı vatanının tamamiyeti ve istiklâl-i millimizin temini ve makam-ı saltanat ve hilafetin masuniyeti için kuva-yı milliyeyi amil ve irade-i milliyeyi hâkim kılmak esastır.”

Bu bağlamda, o zaman saltanat ve hilafet makamları mevcut olduğundan bunlara atıfta bulunulması gayet tabii idi. Bununla birlikte -Sivas Kongresi kararlarında da aynı ibareler kullanılmıştır- aynı cümlede “kuva-yı milliyeyi amil ve irade-i milliyeyi hâkim kılmak”tan bahsedilmesi, artık saltanat ve hilafetin de ancak millî irade sayesinde ayakta kalabileceğine işaret etmekteydi.

Erzurum Kongresi kararlarının 8. maddesi -ki Sivas’ta da aynen kabul edilmiştir- bugünkü Türkçe ile şu şekildedir:

“Milletlerin kendi kaderlerini kendilerinin belirttikleri bu tarihsel çağda, Merkezî Hükûmet’imizin millî iradeye bağlı olması zorunludur. Çünkü millî iradeye dayanmayan herhangi bir hükûmet kurulunun kendine göre ve kişisel kararlarına ulusça uyulmadıktan başka dışarıda da geçerli olmadığı ve olamayacağı şimdiye kadar belgelenmiş, işlev ve sonuçlarıyla kanıtlanmıştır.”

Mustafa Kemal Paşa, Millî Mücadele’nin başarıyla sonuçlanmasına kadar bu yöndeki tasavvurunu bir sır olarak tutmuş; öncelikle saltanatın kaldırılmasını sağlamış ve bundan yaklaşık bir yıl sonra cumhuriyet ilan edilmiştir. Onun bu yöntemi, radikal kararlar için uygun şartları ve zamanı beklediğinin bir göstergesidir.

İnsanlık tarihinde, dönemin toplum yapısına, siyasi anlayışına ve kültürel özelliklerine göre farklı yönetim sistemleri olagelmiştir. Kadim Yunan’da, şehir yönetimlerinde karşımıza çıkan “cumhuriyet yönetimi”, elbette tarım toplumundan sanayi toplumuna geçildiğinde mahiyet değişikliğine uğramıştır. Amerikan Bağımsızlık Savaşı ve Fransız İhtilali gibi gelişmeler, mutlak monarşi rejimlerinin ortadan kalkma sinyallerini verse de 19. yüzyıl, hâlâ bir imparatorluklar yüzyılıydı. Birinci Dünya Savaşı Rus, Avusturya-Macaristan ve Osmanlı İmparatorluklarının çöküşüyle sonuçlandı. Bu dönemde modern eğitim alan Osmanlı aydınları ile asker ve sivil bürokrasisi arasında da meşrutiyet ve cumhuriyet fikirleri yayıldı. İkinci Meşrutiyet Dönemi’nin canlı ve yoğun fikir ortamında, Cumhuriyet Dönemi’nde hayata geçirilen pek çok yenilik esasen tartışılmıştı. Tabii ki bu noktada, Batı’yı gülüyle, dikeniyle almak yanlısı, aşırı batıcılarla Batı’nın sadece ilim ve tekniğini iktibas etme taraftarı İslamcılara kadar uzanan bir yelpaze söz konusu idi.

Millî Mücadele’yi yürüten kadrolar, böyle bir fikir ikliminde yetişmişti. Şüphesiz içlerinde hanedana ve hilafete sadık olanlar da vardı. Ancak onlar dâhil, hepsi halkın iradesine, anayasalı bir düzene taraftardı. Mustafa Kemal Paşa ve onun gibi düşünenler ise artık saltanat rejiminin miadının dolduğu kanaatinde idi. Millî Mücadele Dönemi’nde Padişah Vahdettin’in zaman zaman çok aleyhte hâl alan tavırları da saltanat makamının itibarını bir hayli zedelemişti. Hanedan mensupları arasında Millî Mücadele’yi destekleyenlerin varlığı ve Millî Mücadele’nin yürütülmesinde dinî motiflerin rolü vb. faktörler ilk etapta hilafet makamına karşı herhangi bir eylemin yapılmasına mani idi. Bundan dolayı da öncelikle saltanat ilga edildi (1 Kasım 1922) ve artık sadece halife unvanı kalan Vahdettin’in ülkeyi terk etmesi üzerine de veliaht konumundaki Şehzade Abdülmecid, TBMM tarafından Halife ilan edildi (19 Kasım 1922).

Artık İstanbul-Ankara şeklinde ikili bir yapı kalmamış, devlet Ankara’dan yönetilir olmuştu. Ülkeyi Türkiye Büyük Millet Meclisi yönetiyordu. Meclis’in Başkanı Gazi Mustafa Kemal Paşa idi. 13 Ekim 1923’te Ankara’nın başkent ilan edilmesi, bu durumun tescili idi. O dönemde uygulanan Meclis Hükûmeti sisteminde, vekiller (bakanlar) Meclis tarafından tek tek oylanarak seçiliyor; Meclis Başkanı’nın bu konuda yeterli yetkiye sahip olmaması, bir devlet başkanının gerekliliğini açıkça ortaya koyuyordu. Esasen olağanüstü şartlarda ve İstanbul’da meşru kabul edilen bir halife-padişah ve hükûmetin var olduğu bir yapıda geçici bir nitelik taşıyan böyle bir hükûmet yapısının olağan dönemde devam edebilmesi zordu. Nitekim 1923’ün Ekim ayında, Hükûmet’te yaşanan meselelerin bir kriz hâlini alması sonucunda Gazi Paşa, artık uygun zamanın geldiğine hükmeder ve Cumhuriyet’i ilan etmeye karar verir. Bunu da 28 Ekim’de, yakın arkadaşlarıyla bir yemekli toplantıda “Yarın Cumhuriyet’i ilan edeceğiz.” diye açıklar. Hazırlanan anayasa değişikliği, ertesi gün Meclis’te kabul edilir ve Gazi Mustafa Kemal Atatürk, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin ilk Cumhurbaşkanı seçilir.

Esasen, 1921 yılında kabul edilen Teşkilat-ı Esasiye Kanunu’nda “Hâkimiyet bilâ kayd ü şart milletindir.” ilkesi benimsenmiş ve böylece örtük olarak Cumhuriyet’e geçişin işareti de verilmişti. Bu Anayasa’nın birinci maddesi aynen şöyle idi:

“Hâkimiyet bilâ kayd ü şart milletindir. [Egemenlik kayıtsız, şartsız milletindir.] İdare usulü, halkın mukadderatını [geleceğini, kaderini] bizzat ve bilfiil idare etmesi esasına müstenittir [dayanır].” 29 Ekim 1923’te Cumhuriyet ilan edilirken maddeye “Türkiye Devleti’nin şekl-i hükûmeti, cumhuriyettir.” cümlesi eklenmiştir.

Atatürk, Cumhuriyet’in ilanı üzerine yaptığı konuşmada, özetle şunları söyler:

“Milletimiz, sahip olduğu özelliklerini ve değerini, hükûmetinin yeni ismiyle, uygarlık dünyasına daha çok kolaylıkla göstermeyi başaracaktır. Türkiye Cumhuriyeti, dünyada işgal ettiği yere lâyık olduğunu eserleriyle kanıtlayacaktır. (…) Milletin sevgisini daima dayanak noktası sayarak hep beraber ileriye gideceğiz. Türkiye Cumhuriyeti mutlu, başarılı ve galip olacaktır.”

Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün cumhuriyet anlayışını ve cumhuriyetle demokrasi arasındaki ilişki hakkındaki görüş ve kanaatlerini yansıtan şu cümleler çok anlamlıdır:

“Demokrasi ilkesinin en çağdaş ve mantıkî uygulamasını sağlayan hükûmet şekli, cumhuriyettir.”

“Cumhuriyet rejimi demek, demokrasi sistemi ile devlet şekli demektir. Biz cumhuriyeti kurduk; o, on yaşını doldururken demokrasinin bütün gereklerini sırası geldikçe uygulamaya koymalıdır.”

“Milletimiz, demokratik bir hükûmet kurmak sayesinde düşman ordularını yok etti, vatanı istilâdan kurtardı.”

“Bugünkü hükûmetimiz, devlet örgütümüz doğrudan doğruya milletin kendi kendine, kendiliğinden yaptığı bir devlet örgütü ve hükûmettir ki, onun ismi cumhuriyettir. Artık hükûmet ile millet arasında geçmişteki ayrılık kalmamıştır. Hükûmet millettir ve millet hükûmettir. Artık hükûmet ve hükûmet mensupları, kendilerinin milletten ayrı olmadıklarını ve milletin efendi olduğunu tamamen anlamışlardır.”

Bugün bizlere düşen görev; Cumhuriyet’i, kurucu iradenin hedefleri doğrultusunda, günümüzün icaplarına uygun bir şekilde, demokratik hukuk devleti ilkeleri doğrultusunda daha ileriye taşımak ve gelecek kuşaklara bu yönde örnek olmaktır.

Yaşadığımız problemlere, Türkiye’yi ve Türk milletini kıskaca alma ve zayıflatma girişimlerine karşı yürekten inanıyoruz ki, Türkiye Cumhuriyeti ilelebet payidar olacak ve bağımsızlıklarının 30. yılını kutladığımız Türk devletlerinin giderek güçlenmesi ve Türk dünyasının birleşmesi sayesinde Türklüğün sesi cihanda daha gür çıkacaktır.

Bu vesileyle başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, Millî Mücadele kahramanlarını, aziz şehitlerimizi ve gazilerimizi, Millî Mücadele’ye emek veren devlet adamları, aydınlar, din adamları, gazeteciler ve diğer herkesi minnet ve rahmetle anıyoruz.
 

Prof. Dr. Mehmet ÖZ
Türk Ocakları Genel Başkanı

  • YORUMLAR
adlı kullanıcıya cevap x

Yazarın Diğer Yazıları

  • İki Menfur Saldırı Ve Katliam Çok Yönlü İncelenmelidir - 21 Nisan 2026
  • 2026'ya Girerken Türkiye - 17 Ocak 2026
  • Cumhuriyet'imizin 102. Yılı Kutlu Olsun - 02 Kasım 2025
  • Dijital Çağda Devletsiz Veya Sözde Özerk Türk Toplulukları - 02 Ekim 2025
  • 12 Eylül Darbesinin Hedefi, Yapılış Tarzı ve Sonuçları - 12 Eylül 2025
  • Yargı, Siyaset, Sistem Ve Süreç Ekseninde Türkiye - 22 Ağustos 2025
  • Milletimizin Kimliğini Yoğuran Tarih, Adını da Koymuştur: TÜRK - 26 Temmuz 2025
  • Büyük Orta Doğu Yangını - 23 Haziran 2025
  • Fesih ve Ötesi* - 09 Haziran 2025
  • 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramımız Kutlu Olsun - 25 Nisan 2025
  • Bayramınız Kutlu Olsun - 04 Nisan 2025
  • "Hukuk ve Hakkaniyeti Kaybetmemeliyiz. Yoksa Türkiye Kaybeder." (Abdullah Gül) - 25 Mart 2025
  • "Terörsüz Türkiye" ama nasıl? - 02 Mart 2025
  • "Terörsüz Türkiye": Yeniden "Çözüm Süreci" mi, Terör Örgütünün Kayıtsız Şartsız Teslim Oluşu mu? - 24 Şubat 2025
  • Hamas Durum Değerlendirmesi Yapmak Zorunda - 22 Ocak 2025
  • Suriye'de Yeni Dönem Başlarken - 27 Aralık 2024
  • Osmanlı Kuruluş Ve Klasik Döneminde Bilim Ve Bilim Zihniyeti Hakkında Bazı Notlar[1] - 13 Aralık 2024
  • Ekim Ayı Türkiye Gündemine Dair Bazı Notlar - 18 Kasım 2024
  • Cumhuriyet'imizin 101. Yılı kutlu olsun - 29 Ekim 2024
  • Numan Kurtulmuş Yanlış Konuşuyor - 20 Ekim 2024
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
ilan.gov.tr
Gazete arşivi için üye girişi yapmanız gerekmektedir.
Köşe Yazarları
Serdar Gündüz Liyakat-Sen Genel Sekreteri
Serdar Gündüz Liyakat-Sen Genel Sekreteri
Mesleğiniz nedir? "Cumhuriyet öğretmeniyim."
Cahit Akdoğan Araştırmacı yazar
Cahit Akdoğan Araştırmacı yazar
Yöneticilerin En Ağır Yükü: Kul Hakkı...
Ahmet Acaroğlu Türk Ocağı Eski Başkanı
Ahmet Acaroğlu Türk Ocağı Eski Başkanı
Mayıs,Ayı ve Gazi Turhan Beyi Anma Töreni
Sende mi Hocam Diyen Öğrencimize Mektup(1)
Mehmet ARSLAN Eğitim Yönetimi Ve Planlama uzmanı
Sende mi Hocam Diyen Öğrencimize Mektup(1)
Remzi ÖZMEN TES İst 8 Nolu eski Şb. Bşk, Kamu-Sen İst eski Bşk
Remzi ÖZMEN TES İst 8 Nolu eski Şb. Bşk, Kamu-Sen İst eski Bşk
ABD İsrail Savaşı İnsanlıkladır!..
Av.Alev SEZEN M.A. Adli Bilimler Uzmanı
Av.Alev SEZEN M.A. Adli Bilimler Uzmanı
Siyasi Umutsuzluk
1 Mayıs'ta Eğitim Emekçilerinin Hak, Adalet Ve Liyakat Çağrısı
Kadriye Demirel (AES Antalya il Temsilcisi , Eğitim koçu)
1 Mayıs'ta Eğitim Emekçilerinin Hak, Adalet Ve Liyakat Çağrısı
Aziz Dolu Atabey
Aziz Dolu Atabey
Anadolu'nun Türklüğü
Yaşar YENİÇERİOĞLU UAEF Başk
Yaşar YENİÇERİOĞLU UAEF Başk
Eski Türklerde Hayvancılık-1
Reyhan Yıldız Eğitimci Yazar
Reyhan Yıldız Eğitimci Yazar
Kalbin Sükûtuna Doğru: Bir Ramazan-ı Şerif Niyeti
Yusuf İPEKLİ
Yusuf İPEKLİ
Eğitim Zorunlu Mu, Sorunlu mu?
Şu Hayat
Namık Özer ERDOĞAN Atatürk Eğ.En.Eski Md.
Şu Hayat
Sri Lanka Gezimizden
Canan ÖZDEMİR Uzman Sosyolog
Sri Lanka Gezimizden
Açılımda kritik eşik: MİT, 'PKK silah bıraktı' diyemez!
Misafir Yazılar
Açılımda kritik eşik: MİT, 'PKK silah bıraktı' diyemez!
Ürkek Bir Ceylan Gibiyiz.
Orhan KILIÇOĞLU
Ürkek Bir Ceylan Gibiyiz.
Din Anlayışının Ahlaki Çöküntüdeki Etkisi ve Felsefi Düşünce
Av.Faruk Ülker Ümraniye Türk Ocağı Eski Bşk
Din Anlayışının Ahlaki Çöküntüdeki Etkisi ve Felsefi Düşünce
Türk Olmanın Gururu
Ali Kemal Gül
Türk Olmanın Gururu
İki Menfur Saldırı Ve Katliam Çok Yönlü İncelenmelidir
Türk Ocakları'ndan
İki Menfur Saldırı Ve Katliam Çok Yönlü İncelenmelidir
Niçin Türkçüyüz
Şerife Güven
Niçin Türkçüyüz
Türk'üz Elhamdülillah
Köksal Cengiz
Türk'üz Elhamdülillah
Ermeni İftiraları ve Gerçekler
Şevket Sezer
Ermeni İftiraları ve Gerçekler
Çok Okunan Haberler
Malatya'daki Okul Kütüphanesine Kitap Bağış Çağrısı
Malatya'daki Okul Kütüphanesine Kitap Bağış Çağrısı
Bayan Öğretmenlere Mesaj Atan 2. İl Milli Eğitim Müdürü İddiası
Bayan Öğretmenlere Mesaj Atan 2. İl Milli Eğitim Müdürü İddiası
Kamuda Üst Düzey Atamalar.Ankara Valisi ve Emniyet Genel Müdürü değişti
Kamuda Üst Düzey Atamalar.Ankara Valisi ve Emniyet Genel Müdürü değişti
Ana Sayfa
GÜNDEM
KAMU
SENDİKA
DÜNYA
EKONOMİ
SİYASET
HUKUK
TÜRK DÜNYASI
EĞİTİM
MEMURLAR
Köşe Yazarları
Foto Galeri
Video Galeri
Biyografiler
Üye Paneli
Günün Haberleri
Arşiv
Gazete Arşivi
Anketler
Gazete Manşetleri
  • EKONOMİ
  • HUKUK
  • KAMU
  • MEMURLAR
  • SENDİKA
  • TÜRK DÜNYASI
  • Foto Galeri
  • Video Galeri
  • Köşe Yazarları
  • Biyografiler
  • Üye Paneli
  • Günün Haberleri
  • Arşiv
  • Gazete Arşivi
  • Anketler
  • Gazete Manşetleri
sanalbasin.com üyesidir

  • Rss
  • Sitemap
  • Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri

Sitemizde bulunan yazı , video, fotoğraf ve haberlerin her hakkı saklıdır.
İzinsiz veya kaynak gösterilemeden kullanılamaz.

Yazılım: Tumeva Bilişim