• Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri
Anasayfa
  • GÜNDEM
  • KAMU
  • SENDİKA
  • DÜNYA
  • EKONOMİ
  • SİYASET
  • HUKUK
  • TÜRK DÜNYASI
  • EĞİTİM MEMURLAR
  • Ara
SON DAKİKA:
10:33
ALES/2 sonuçları açıklandı
00:51
ÖSYM duyurdu: 2026 DGS sonuçları açıklandı
Video Galeri Foto Galeri Yazarlar Üye Paneli
A
Büyüt
A
Küçült
Yorumlar
  1. Köşe Yazarları
  2. Misafir Yazılar
  3. 43 Yıl Sonra 12 Eylül Darbesi - MHP Ve Ülkücü Kuruluşlar Davası (Birinci Bölüm)
Yayınlanma: 30 Eylül 2023 - 00:32
Güncelleme: 30 Eylül 2023 - 00:37

43 Yıl Sonra 12 Eylül Darbesi - MHP Ve Ülkücü Kuruluşlar Davası (Birinci Bölüm)

30 Eylül 2023 - 00:32
Güncelleme: 30 Eylül 2023 - 00:37
Yorumlar
Yazdır
A
Büyüt
A
Küçült
Yorumlar
43 Yıl Sonra 12 Eylül Darbesi - MHP Ve Ülkücü Kuruluşlar Davası (Birinci Bölüm)
Misafir Yazılar
Misafirin Sözü

12 Eylül darbesine yol açan ortamı hazırlayan siyasal, sosyal ve ideolojik faktörleri dikkate almadan yapılacak değerlendirmeler eksik veya yanlış kalır. Çünkü bu ortam aniden ortaya çıkmadı; 27 Mayıs öncesinde çoğu aydının, basının, askerin ve gencin iktidar karşıtlığının ideolojik bir tarafı pek yoktu; tartışmalar siyaset ve partiler üzerinde oluyordu. Fakat 1961 Anayasası’nın fikir ve düşünce özgürlüklerinin alanını genişletmesi, ideolojik nitelikli örgütlenmelerin önünü açması sonucunda tablo hızla değişti. Bu döneme kadar illegal yöntemleri kullanan sol fraksiyonlar dernekler kurarak, partileşerek, dergiler çıkararak yasal faaliyetlere başladılar. Bu yıllarda solculuğun bütün dünyada itibarının yükselmekte oluşu, Sovyetlerin uzaya insan göndermesi, ABD’nin Castro karşısında yenilmesi, Che ve Ho Şi Minh efsaneleri genç zihinleri etkiliyordu. Özellikle 1968 yılında Batı Avrupa’da çıkan öğrenci olayları Türkiye’ye de yansıdı. Üniversitelerde boykot ve işgaller, yürüyüşler tarzında başlayan olaylar, iktidarın da seyirci kalması sonucunda ideolojik bir nitelik kazandı.

Bu dönemde solcu kesim bölünmüştü. İdeolojik kamplaşma ve rekabet halindeydiler. Sovyetler Birliği yanlısı TİP ve DİSK içerisinde örgütlenen Behice Boran’ın başını çektiği grup, radikal sosyalist düzene siyasi kanallardan ulaşılacağını savunuyordu. Buna karşılık sosyalist - komünist düzenin kurulması için önce “millî demokratik devrim”in yapılması gerektiğini savunan, Doğan Avcıoğlu, İlhan Selçuk, Mümtaz Soysal, Mihri Belli, Uğur Mumcu‘nun da yer aldığı başka bir fraksiyon vardı. YÖN (sonra Devrim) dergisini çıkaran bu grup çok aktifti; ordu ve gençlik içerisinde örgütlenerek, 27 Mayıs benzeri bir darbenin yapılacağına inanıyorlar, buna hazırlanıyorlardı. Öte yandan Dev -Genç’i “çatı örgüt“ olarak kullanan Güney Amerika tarzı gerillacılığı benimseyen gençler farklı bir yol izliyorlardı. Devrimci Halk Savaşı yapacakları iddiasıyla Deniz Gezmiş, Sinan Cemgil liderliğindeki Halk Kurtuluş Ordusu, Mahir Çayan ekibinin THKC-C, Perinçek’in TİİKP örgütlerini kurmuşlar gruplar halinde Filistin’e giderek bu amaçla silahlı eğitim alıyorlardı.

Millî Demokratik Devrimciler kısa zamanda Silahlı Kuvvetler içerisine sızmayı başardılar. İktidar gelişmelerin farkında değildi. Solcu militanların Ankara ve İstanbul’da fakülteleri ele geçirmek maksadıyla silah tehdidiyle başlattıkları eylemlere, ülkücü öğrencilerin eğitim haklarının engellenilmesine güvenlik güçleri “üniversiteler özerktir” gerekçesiyle seyirci kalıyordu. Polis Yusuf İmamoğlu, Süleyman Özmen, Dursun Önkuzu’nun katillerini yakalamak yerine bu saldırıları kınayan ülkücü öğrenciler hakkında soruşturma yapmaya kalkıyordu. 1971 yılının Mart ayına girilirken Türkiye uçurumun kenarına gelmişti. Fakat şükür ki ne yapılmak istendiğini yakından izleyen, sorumluluklarının bilincinde olan Cumhurbaşkanı Cevdet Sunay, Genelkurmay Bşk. Memduh Tağmaç, MİT Bşk. Fuat Doğu, 1.nci Ordu Komutanı Faik Türün gibi üst kademelerden yönetici ve komutanlarımız da vardı. Bunların sayesinde solcu darbe girişimi 9 Mart’ta önlendi. Hemen ardından verilen 12 Mart muhtırasıyla Başbakan Demirel’in istifaya mecbur kalması aslında ordu cenahında çok yükselen tansiyonu kontrol altına alabilmek için uygulanan bir ara formüldü.

Devrimci halk savaşı sloganıyla örgütlen gençlik grupları eylemlerini Nihat Erim hükümeti döneminde yoğunlaştırdılar. Bazıları güvenlik güçleriyle çatışırken hayatını kaybetti. Yüzlerce militan ve onların destekçileri tutuklanıp yargılanmaya başladı. Muhtemelen pek çoğu ağır cezalar alacaktı. Fakat Anayasa Mahkemesi’nin 74 affını genelleştirmesi üzerine tümü serbest kaldı. Bunların çoğu içeride ideolojik anlamda daha da eğitilmiş olarak dışarı çıktılar; Dev-Yol, Dev-Sol, Halkın Kurtuluşu v.b. terör örgütleri kurarak eylemlerini daha da hızlı şekilde sürdürmeye başladılar. Stratejilerini değiştirmişlerdi; kitlesel destek bulmak, tabanlarını genişletmek amacıyla Alevi ve Kürt kökenli vatandaşlarımıza yöneldiler. Geleneksel Alevi-Sünni sorununu kışkırtarak mezhebi ve etnik çatışmalar çıkarmak istiyorlardı; bunu bir nispette başardılar, kentlerin varoşlarında, mahallelerde, bazı bölgelerde halkın arasına mezhebi zehir saçtılar, birbirine düşman haline getirdiler.

Bu dönemde güvenlik güçleriyle çatışmaya girmekten kaçındılar, MHP yöneticilerini ve ülkücü isimleri hedef aldılar. 1978 Mayıs ayından 1980 yılı başına kadar MHP’nin İstanbul‘da 199 ilçe başkanı ve yöneticisi şehit edildi. Bu stratejilerini 12 Eylül’den sonra tutuklanan Dev-Yol’un istihbarat sorumlusu Tayfun Mater (emekli Hv.Kv.K. Reşat Mater’in oğlu) sorgusunun ardından sohbete başladığı Emniyet görevlisine şöyle anlatıyordu: “Biz devrimci halk savaşı için bütün hazırlıklarımızı yapmış, mahalle ve semtlerde organize olmuştuk. Ancak henüz Türk ordusu ile çatışmayı göze alacak aşamaya gelmemiştik. Ara hedef olarak MHP ve Ülkücü kuruluşları almıştık. Fakat ne yaptıysak bize karşılık vermeye yönlendiremedik, çatışmaya girmekten kaçındılar.“

1978’in başında Güneş Motel rezaletiyle iktidara gelen CHP’nin İçişleri Bakanı em. Org . İrfan Özaydınlı o sırada Emniyet Gn. Müdürü olan Vecdi Gönül’den eylemlerle ilgili dosyaları ister. Vecdi Bey’in getirdiği klasörlerin büyük çoğunluğu solcuların eylemleriyle ilgilidir. Özaydınlı tepki gösterince Genel Müdür “Bize iletilen bilgilere göre düzenliyoruz, tablo bu” cevabını verir. Bakan kendinden emin şekilde “Hayır, teşhisiniz doğru değil; olayların sorumlusu ülkücülerdir, solcular kendilerini savunuyor. Ülkücülerin eylemlerini durdurursak solcular kendiliğinden susarlar“ diyerek kurdukları diyalektik teoriyi ifade eder. Bu sözler sosyal demokrat Ecevit iktidarının konuya tersinden baktığı anlamına geliyor. Ama Özaydınlı işin içerisine girince bakışı değişir. Kahramanmaraş olaylarını solcuların çıkardığını ısrarla belirtince Ecevit görevden alır; yerine getirdiği Hasan Fehmi Güneş bu ters diyalektiği savunanlardandır.

Kenan Evren hatıratında 1979 yılının Eylül ayında müdahalenin zorunlu hale geldiğini görünce Gn. Kur. 2. Başkanı Haydar Saltuk’a gerekli hazırlıkları yapma talimatı verdiğini, 12 Eylül darbesinin hazırlanan bu planlar çerçevende yapıldığını yazar. Ama bunun ne kadar gerçek olduğu, hatta Evren’in özellikle son üç yılda yoğunlaşan olayların gerçek yüzünü ne kadar bildiğini bilemiyoruz. Önemli kurumların içerisinden birileri toplumsal şartları müdahaleyi haklı gösterecek noktaya getirmek istediler mi? MHP’nin 77 seçimleriyle birlikte hızla büyümesinden, iktidarın alternatiflerinden biri haline gelmesinden tedirgin olan bu “birileri” siyasetin rotasını değiştirmeyi planladılar mı? 11 Eylül’de Başkentin en kritik yerlerine patlayıcı yüklenmiş bir düzine pankartı asacak kadar aktif olan, bir türlü ele geçmeyen sol örgütler ertesi günden sonra nasıl oldu da bir anda susup kaldılar? Bir yabancı dergide 12 Eylül’den önce “Dünyanın en zengin Hv. Kv. Komutanı” manşetiyle kapak yapılan Tahsin Şahinkaya’nın bu varlığı nasıl edindiğini kimse merak etmedi, darbeden hemen önce yaptığı ABD ziyareti de irdelenmedi. Bu gibi akla takılan soruların cevapları umarız bir gün verilir, darbenin gizemli arka yüzü aydınlanır.

Kahramanmaraş olayları üzerine Ecevit hükümeti Ankara ve İstanbul dahil bazı illerde sıkıyönetim ilanına mecbur kalmıştı. Ankara Sıkıyönetim Mahkemesi’ne atanan hakim ve savcılar Millî Savunma Bakanı Hasan Esat Işık’ın adli müşaviri, sosyal demokrat Hkm. Bnb. Olcay Mis tarafından görüş ve düşüncelerine dikkat edilerek seçildiler; böylece MHP ve ülkücülerden nefret eden Nurettin Soyer Başsavcı oldu. 27 Aralıkta Kenan Evren imzasıyla Cumhurbaşkanı Korutürk’e iletilen mektup parti liderlerine darbenin yapılacağını açıkça belirten bir meydan okumaydı. Fakat ne Başbakan Demirel, ne de ana muhalefet lideri Ecevit bunu anlamak istemediler. Süresi bittiği için boşalan Cumhurbaşkanlığı için makul bir isim üzerinde uzlaşamayarak Evren ve Komutanların işlerini kolaylaştırmış oldular.

12 Eylül Darbesi Org. Haydar Saltık ve kendisi gibi sosyal demokrat eğilimli ekibinin hazırladıkları plana uygun olarak yapıldı. Darbe henüz TV’lerde ilan edilmeden özel kuvvetlerden bir tabur asker MHP Genel Merkezi‘ne baskın tarzında girdi. Aynı anda hiç gereği yokken sokağa getirilen bir tank elektrik direğini deviriyor ve bütün semt saatlerce karanlıkta kalıyor; Parti binasında gece boyunca karanlıkta arama yapılıyor. Oysa diğer partilerde arama ertesi gün saat 9’da, bazılarında ise bir gün sonra polis tarafından yapılıyor. Dava açıldıktan sonra savunma avukatı Şerafettin Yılmaz’ın defalarca tekrarladığı bu aramanın kimin talimatıyla yapıldığı sorusunu Mahkeme Başkanı Vural Özenirler ısrarla cevapsız bıraktı; böylelikle çok önemli bir hususun aydınlanmasını bilerek engelledi.

Başsavcı Soyer 12 Eylül’den birkaç ay sonra basına görüntülü bir açıklama yaptı; büyükçe bir masanın üzerinde dizili çeşitli cins ve büyüklükte yirmiden fazla silahı göstererek bunları MHP Genel Merkezi’nde bulduklarını, burasının suç örgütü olduğunu gösteren başka belgeleri de ele geçirdiklerini iddia ederek gerekli hukuki işlemlerin yapılacağını ifade etti. Soyer aynı iddiaları Kenan Evren ve Konsey Üyelerine verdiği brifingde de tekrarladı. Başsavcı’nın söylediklerini doğru kabul eden Konsey, Soyer’in dava açmasına izin verdi. Çoğu sol eğilimli olan, MHP ve ülkücü kuruluşları anarşinin sorumlusu sayan gazeteler ve yazarları bu iddiaları hararetle sahiplendi. Belli gazetelerin Ankara bürolarıyla savcılık arasında işbirliği yapılarak MHP mensupları henüz dava bile açılmadan suçlanıp infaz edilmeye çalışıldı. Ancak duruşmalar başladıktan sonra savcılık bu silahlardan bir daha söz etmedi; çünkü bunlar parti binasında bulunmamışlardı. Savcı hukuki ve ahlaki kriterleri bir yana bırakarak Konsey’i ve kamuoyunu “ajite” etmek istemişti ve amacına ulaşmıştı.

Nurettin Soyer’in kendi zihniyetinden bazı öğretim üyeleri ve yazarlarla işbirliği yaparak hazırladığı 986 sayfalık iddianame müfrit MHP düşmanlarının dışında aklı selim herkes tarafından şaşkınlıkla karşılandı; Soyer tarihi nitelikteki bu davaya hukuki değere sahip bir belge sunmak yerine bir engizisyon hakimi gibi eline aldığı kılıçla katliam yapmaya kalkışmıştı. Metin ilk satırından son cümlesine kadar ideolojik saplantıları olan hastalıklı bir zihnin hezeyanlarını içeriyordu. 586 sanıklı MHP ve Ülkücü Kuruluşlar Davası’nın iddianamesinde 220 sanık hakkında TCK 146, 149, 168 ve 142. maddelerinin uygulanması yani “idam” cezası, diğer sanıklar için de çeşitli oranlarda hapis cezası verilmesi isteniyordu.

Nuri Gürgür

Türk Ocakları Eski Genel Bşk

 

(Davanın sonraki safhası inşallah haftaya ikinci bölümde anlatılacaktır)

 

  • YORUMLAR
adlı kullanıcıya cevap x
Yorum yazabilmek için lütfen üye girişi yapınız.

Yazarın Diğer Yazıları

  • Sivas Katliamında Saklanan Gerçekler - 04 Temmuz 2026
  • Açılımda kritik eşik: MİT, 'PKK silah bıraktı' diyemez! - 03 Mayıs 2026
  • Türkistan Gezi İzlenimleri Ve Ahmet Yesevi İle Büyük Türk İnkılabını Yeniden Başlatmak - 02 Mayıs 2026
  • Kahramanmaraş katliamcısı toksik internet alt kültürünün kurbanı mı? - 21 Nisan 2026
  • Türklerin sınırları ve 2700 yılın intikamı - 26 Şubat 2026
  • Kafe, lokanta, hastane, mağaza... Türkiye'de tabela göçmenliği - 21 Şubat 2026
  • İhanetten geriye kalan - 19 Şubat 2026
  • Erol Çatma'nın eski TKP'ye ilişkin bir değerlendirmesi - 17 Şubat 2026
  • Bir kavramsal istila ve anayasal sabotaj: 'Eşit yurttaşlık' maskesiyle milli devletin tasfiyesi - 01 Şubat 2026
  • PKK'nın Siyasetteki Kolu DEM, Kandil'den Yönetiliyor - Nusaybin'deki Oyun Alçaklıktır - 31 Ocak 2026
  • Türkçeyi küçümseyen akademi... 307 ismi görmezden geliyor - 17 Ocak 2026
  • PKK'yı Terör Örgütü Saymamak Tatsız Bir Şaka Mı? - 15 Aralık 2025
  • İmralı Görüşmesinin Düşündürdükleri - 30 Kasım 2025
  • PKK'nın Yeni Propaganda Atağı : Çekiliyoruz - 02 Kasım 2025
  • Hukuk Devletinin Ve Demokrasinin Olmazsa Olmazları: Kurumlar, Kurallar, Bağımsız, Tarafsız Yargı - 12 Ekim 2025
  • 1978 Kahramanmaraş Faciasının Mağdur ve Mazlumlarından Ökkeş Şendiller Hakk'a. Yürüdü - 01 Ekim 2025
  • "Paniklemiş tavuk gibi koşuşturuyorlar" - 23 Eylül 2025
  • Kürtleşen Türkmen Aşiretleri - 20 Eylül 2025
  • 43 Yıl Sonra 12 Eylül Darbesi - MHP Ve Ülkücü Kuruluşlar Davası - 12 Eylül 2025
  • Hukuk Devletinin Ve Demokrasinin Olmazsa Olmazları: Kurumlar, Kurallar, Bağımsız, Tarafsız Yargı - 08 Eylül 2025
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 12
ilan.gov.tr
Gazete arşivi için üye girişi yapmanız gerekmektedir.
Köşe Yazarları
Cahit Akdoğan Araştırmacı yazar
Cahit Akdoğan Araştırmacı yazar
Kamu Araçlarında Camlar Neden Karartılıyor?
Av.Alev SEZEN M.A. Adli Bilimler Uzmanı
Av.Alev SEZEN M.A. Adli Bilimler Uzmanı
Çerçeve Yasaya Hayır!
Sabri Şenel
Sabri Şenel
Türk ve Türkçe Giderse, Kürt Ve Müslüman Kalır mı?
Serdar Gündüz Liyakat-Sen Genel Sekreteri
Serdar Gündüz Liyakat-Sen Genel Sekreteri
Azınlık Okullarını Devlet Denetimine Alarak Misyonerlik Faaliyetlerine Son Veren Mustafa Kemal Atatürk'e Minnettarız
Ahmet Acaroğlu Türk Ocağı Eski Başkanı
Ahmet Acaroğlu Türk Ocağı Eski Başkanı
Gündem Sıcak
Sarı Torbadan İmralı Masasına: MHP'deki Büyük Çark
Mehmet ARSLAN Eğitim Yönetimi Ve Planlama uzmanı
Sarı Torbadan İmralı Masasına: MHP'deki Büyük Çark
Remzi ÖZMEN TES İst 8 Nolu eski Şb. Bşk, Kamu-Sen İst eski Bşk
Remzi ÖZMEN TES İst 8 Nolu eski Şb. Bşk, Kamu-Sen İst eski Bşk
Eğitimde Fırsat Eşitliği Var mıdır?
Cumhurbaşkanı'mızdan Bir Kararname de Kariyer Tazminatının Emeklilikte Devam Etmesi İçin İstiyoruz!
Kadriye Demirel (AES Antalya il Temsilcisi , Eğitim koçu)
Cumhurbaşkanı'mızdan Bir Kararname de Kariyer Tazminatının Emeklilikte Devam Etmesi İçin İstiyoruz!
Aziz Dolu Atabey
Aziz Dolu Atabey
Atatürk Adam Gibi Adamdır
Yaşar YENİÇERİOĞLU UAEF Başk
Yaşar YENİÇERİOĞLU UAEF Başk
Büyük Türk Kağanlığı-8
Yusuf İPEKLİ
Yusuf İPEKLİ
İnsan Kendinden Özür Diler Mi?
O Günlerin Dünyası
Namık Özer ERDOĞAN Atatürk Eğ.En.Eski Md.
O Günlerin Dünyası
Sri Lanka Kandy Seyahati
Canan ÖZDEMİR Uzman Sosyolog
Sri Lanka Kandy Seyahati
Sivas Katliamında Saklanan Gerçekler
Misafir Yazılar
Sivas Katliamında Saklanan Gerçekler
Özgür Özel'e Güvenmeyin, Kovun Gitsin Demiştim.
Orhan KILIÇOĞLU
Özgür Özel'e Güvenmeyin, Kovun Gitsin Demiştim.
Lozan Antlaşması 24 Temmuz 1923 Ve Lozan'dan Önceki Tarihsel Durum
Av.Faruk Ülker Ümraniye Türk Ocağı Eski Bşk
Lozan Antlaşması 24 Temmuz 1923 Ve Lozan'dan Önceki Tarihsel Durum
Atatürkçülük
Ali Kemal Gül
Atatürkçülük
15 Temmuz: Ders Aldık mı?
Türk Ocakları'ndan
15 Temmuz: Ders Aldık mı?
Kutlu Rüyalar Görmeliyiz
Şerife Güven
Kutlu Rüyalar Görmeliyiz
İhanetin Bedeli Var
Köksal Cengiz
İhanetin Bedeli Var
Türklerde Hayvan Sevgisi Ve Mancacılık
Şevket Sezer
Türklerde Hayvan Sevgisi Ve Mancacılık
Çok Okunan Haberler
Öğretmenlerin İller Arası Mazerete Bağlı Yer Değişikliği Ek Tercih Başvurusu Açıklandı
Öğretmenlerin İller Arası Mazerete Bağlı Yer Değişikliği Ek Tercih...
Okullara 30 Bin Güvenlik Görevlisi Alınacak: Detaylar Ve Başvuru Süreci
Okullara 30 Bin Güvenlik Görevlisi Alınacak: Detaylar Ve Başvuru Süreci
Toplumda PKK ve Bölücülere Af Yasası Mecliste Yüksek Oyla Kabul Edildi!
Toplumda PKK ve Bölücülere Af Yasası Mecliste Yüksek Oyla Kabul Edildi!
Ana Sayfa
GÜNDEM
KAMU
SENDİKA
DÜNYA
EKONOMİ
SİYASET
HUKUK
TÜRK DÜNYASI
EĞİTİM
MEMURLAR
Köşe Yazarları
Foto Galeri
Video Galeri
Biyografiler
Üye Paneli
Günün Haberleri
Arşiv
Gazete Arşivi
Anketler
Gazete Manşetleri
  • EKONOMİ
  • HUKUK
  • KAMU
  • MEMURLAR
  • SENDİKA
  • TÜRK DÜNYASI
  • Foto Galeri
  • Video Galeri
  • Köşe Yazarları
  • Biyografiler
  • Üye Paneli
  • Günün Haberleri
  • Arşiv
  • Gazete Arşivi
  • Anketler
  • Gazete Manşetleri
sanalbasin.com üyesidir

  • Rss
  • Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri

Sitemizde bulunan yazı , video, fotoğraf ve haberlerin her hakkı saklıdır.
İzinsiz veya kaynak gösterilemeden kullanılamaz.

Yazılım: Tumeva Bilişim

Yeni Slow Radyo