• Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri
Anasayfa
  • GÜNDEM
  • KAMU
  • SENDİKA
  • DÜNYA
  • EKONOMİ
  • SİYASET
  • HUKUK
  • TÜRK DÜNYASI
  • EĞİTİM MEMURLAR
  • Ara
SON DAKİKA:
00:56
2. Mesajcı İl Milli Eğitim Müdürü İddiası
00:42
Ankara Valisi ve Emniyet Genel Müdürü değişti
Video Galeri Foto Galeri Yazarlar Üye Paneli
A
Büyüt
A
Küçült
Yorumlar
  1. Köşe Yazarları
  2. Misafir Yazılar
  3. İhanetten geriye kalan
Yayınlanma: 19 Şubat 2026 - 22:30

İhanetten geriye kalan

19 Şubat 2026 - 22:30
Yorumlar
Yazdır
A
Büyüt
A
Küçült
Yorumlar
İhanetten geriye kalan
Misafir Yazılar
Misafirin Sözü

Eray Çelebi Veryansın TV'de yazdı…

“Hakikat hiçbir zaman kocamaz.” derler.

Meclis komisyonun raporu, sürecin başından bu yana söylediklerimizi özetler nitelikte.

“Türkiye hamiliğinde Kürdistan” projesi ve “özerklik, Kürtlere statü, Öcalan’a umut hakkı” talepleri raporun satırlarında gizli.

Komisyonun teröristbaşının talepleri doğrultusunda kurulduğu gerçeği artık izahtan vareste.

AKP-ÖCALAN MUTABAKATI

Açılımın ilk yıllarında 9 Mayıs 2013 tarihinde Resmi Gazete kararıyla kurulan komisyonla ilgili DEM Parti’nin raporundaki tespit kritik önemdeydi;

“Komisyon hükümet ile Abdullah Öcalan arasında yapılan mutabakat sonucu kuruldu.”

Söz konusu “mutabakat”, açılımın 2024 yılında yeniden başlaması sonrasında da sağlandı.

ÖCALAN’A MEŞRUİYET!

Öcalan’ın komisyon kurulmadan aylar önce, 30 Mayıs’ta İmralı heyeti ile yaptığı görüşmede söyledikleri dikkat çekiciydi. Bölücü elebaşı komisyon üyelerini tehdit etmiş, heyetin “Komisyon gelecek mi? Gelmezse ne olacak” sorusuna “Gelmek zorundalar. Gelmezlerse hepiniz ayağınızı ona göre denk atarsınız. Savaş riski artar gelmezlerse. Beklenen cehennem bu” yanıtını vermişti.

Öcalan yine 30 Mayıs tarihli görüşmede “Altı aydır komisyon toplanmıyor. Bahçeli’ye yazmak lazım. Yazacağım ben. Bunlar acayip işler çeviriyorlar. Buraya kadar getirdim, diyeceğim.” diyordu.

Bölücü elebaşının tehditleri ve baskıları işe yaramış, komisyon 5 Ağustos’ta kurulmuştu.

‘PYD’ YALANLARI

Komisyonun kritik adımı, Meclis’i ihanete ortak edip, komisyon üyelerini Öcalan’ın ayağına götürmek oldu. Yerli ve milli devlet aklı Öcalan’ın “savaş” tehditlerine boyun eğdi, kamuoyunu “PYD” yalanlarıyla aldatarak, binlerce şehidimizin katiline meşruiyet verdi! Bahçeli bu süreçte özel bir görev üstlendi. Öcalan’ın silah bırakma çağrısının PYD’yi de kapsadığını, Meclis heyetinin bunu İmralı’da doğrudan Öcalan’ın ağzından duyabileceğini iddia etti. MHP baskısı sonrası yapılan görüşmeyle ilgili TBMM’nin yayımladığı 16 sayfalık tutanak gerçeği gözler önüne serdi. İmralı; PYD’nin polis gücü olmasını istemişti, terör örgütüne silah bırakma çağrısı yapmamıştı!

‘UMUT HAKKI’ PAZARLIĞI

Komisyona biçilen bir diğer görev Apo’ya umut hakkıydı.

Pazarlık aslında kamuoyunun gözünün önünde başladı. Bahçeli, açılıma start verdiği 22 Ekim 2024 tarihli açıklamasında, Öcalan’ın umut hakkında faydalanması karşılığında PKK’ya silah bırakma çağrısı yapmasını istiyordu.

Bahçeli’nin çağrısı sonrası pazarlık masası İmralı’da kuruldu.

Ancak süreç sessiz yürütüldü.

Devlet yetkilisi “silah bırakma” sürecinin planlandığı 30 Mayıs görüşmesinde şöyle diyordu;

“Basın önünde süreci hızlandırmak için yansıtırız. Sonra karartma yaparız ve sessizce süreç yürür.”

Yetkili aynı görüşmede umut hakkı için hükümetin hazırlıklar yaptığını ifade ediyordu;

“İbrahim Bey söyledi diye ben de belirteyim. Yasal düzenlemeler, kanuni düzenlemeler, umut hakkı konusunda hazırlıklar var.” (30 Mayıs 2024)

İbrahim Bey kim ola ki?(!)

“Hazırlıklar”, “umut hakkı” ifadesi olmasa da dolaylı bir göndermeyle Meclis komisyonu raporuna yansıdı;

“Koşullu salıverme hükümleri dahil infaz sürelerine ilişkin gözden geçirme yapılsın ve infaz adaleti sağlansın.”  Yani infaz kanununda koşulu salıverme hükümlerinden terör suçlularının da yararlanması söz konusu. Öcalan’la birlikte PKK hükümlülerinin de çıkarılmasını sağlayacak bir “hazırlık” var!

UMUT HAKKINA TAKLA

Öcalan’ı serbest bırakma planı, sadece infaz kanunu üzerinden yapılmıyor. Rapora eklenen “hasta ve yaşlı tutuklular” ifadesi masum değil;

“Hasta ve yaşlı tutuklu ve hükümlüler için yaşam hakkının her hakkın önünde olduğu gerçeği göz önüne alınarak, infaz ertelemesi müessesesi değerlendirilmelidir.”

Konuyu, Erdem Atay’la birlikte kaleme aldığımız “T.C. Bize Devlet Kursun” kitabında “Umut Hakkına Takla: Sağlık Sorunu Gerekçesiyle İnfaz Erteleme” başlığında detaylı bir şekilde işlemiştik.

MHP’nin Hukuk İşlerinden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Feti Yıldız, 7 Ocak’ta “Hapis cezasının infazı, mahkûmun hayatı için kesin bir tehlike teşkil ediyorsa, iyileşinceye kadar infazın geri bırakılması tartışma konusu olmamalıdır. “ demiş, Yıldız’ın sözleri, kamuoyunda “MHP, umut hakkına ve affa gerek kalmadan Öcalan’ı İmralı’dan çıkarmanın formülünü arıyor” şeklinde yorumlanmıştı. Anlaşılan Öcalan’ın PKK’nın talep ettiği gibi “serbest çalışma koşullarına” kavuşması için her ihtimal değerlendiriliyor.

**

YASAL GÜVENCE TALEBİ

Raporun büyük bir tedirginlikle yazıldığını söylemek gerekiyor. Temel gösterge, süreçte görev alanlara yasal güvence istenmesi;

“Yürütülen süreçte görev alanlar, Millî Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonunun toplantılarına iştirak edip görüş, öneri ve değerlendirmelerde bulunanlar ile Komisyon çalışmalarında yer alanlar ve görevlilerin faaliyetlerinin yasal güvenceye kavuşturulması önerilmektedir.”

Bu talebin asıl sahibi Öcalan!

Bu büyük ihanetin olası sonuçlarından Öcalan da tedirgin. Bebek katili HDP heyetine 1 Haziran 2014’te yapılan görüşmede bakın ne söylüyor;

“Sizin hukukçularınızla bir çalışma yapsınlar. Siz hala güvencede değilsiniz. Kandil’e gidip geliyorsunuz. Yarın farklı biri çıkıp bunun üzerinden sizi idamla yargılayabilir. O nedenle önerilerinizi oluşturup tamamlayıcı yasalar konusunda hükümetle görüşün.”

**

KOMİSYONUN KAYGISI

Komisyon raporunun üslubuna, “Terörsüz Türkiye” masalını anlatamamanın kaygıları da yansımış. Artık yaygın kabul gören, sürecin pazarlıkla ilerlediği ve ‘ABD tertibi’ olduğu gerçeğine yanıt verilmeye çalışılmış;

–Bilinmelidir ki şahit olduğumuz silah bırakma süreci asla bir pazarlığın sonucu değildir.

–Komisyon çalışmaları, dışarıdan ithal edilmiş bir yöntemle, yabancı bir ‘göz’ün hakemliğinde ya da dış denetçilerin yönlendirmesiyle değil tamamen özgün ve millî bir perspektifle icra edilmiştir.

**

TÜRKİYE HAMİLİĞİNDE KÜRDİSTAN PROJESİ

Raporda açılımın asıl hedefi olan “Türkiye hamiliğinde Kürdistan” projesine de dolaylı ifadelerle atıf yapılıyor;

–Türklerin, Kürtlerin ve Arapların bölgede yaşayan diğer kardeş halklarla birlikte oluşturacağı doğal ittifak, bölgede emperyalistlerin kurguladığı dağılma ve parçalanma senaryolarını bozacak, planlarını etkisiz hâle getirecek bir dönemi başlatacaktır.

–Türklerin, Kürtlerin, Arapların ve bölgede yaşayan diğer kardeş halklarla birlikteliği ve dayanışmalarının tesisi bölgenin huzuru ve istikrarı için hayati bir zorunluluktur. Birinci Dünya Savaşı’ndan sonra birbirinden kopartılan, aralarına tel örgüler çekilen halklar, artık yeniden birbirlerini daha yüksek sesle duymayı ve barış içinde yaşamayı hak etmektedir.

–Sadece ülkemizdeki Kürt vatandaşlarımızın değil, sınırlarımız dışında yaşayan Kürtlerin gönül bağının da Türkiye’ye doğru olduğu kabul edilmektedir. Ortak tarih, kültür ve medeniyet iddiamızın sonucu, kaçınılmaz şekilde huzura ve müşterek çıkarlara dayalı ortak gelecek irademizdir. Türk-Kürt kardeşliğinin tarihî kökleri, kalıplara sığmayan bir sürekliliğe sahiptir.

–Bölgemizde yaşayan toplulukları kalıcı biçimde yakınlaştıracak olan unsur yapay ittifaklar değil; coğrafyamızın derin tarihsel hafızasıdır. Uygarlığın doğduğu, medeniyetlerin iç içe geçtiği ve asırlarca geçiş alanı olmuş bu toprakların birikimi, ortak geleceğin kurucu zemini olacaktır.

–Millî Mücadele’nin tüm cephelerinde omuz omuza savaşanların torunlarıyız. Gayet açıktır ki Türk-Kürt-Arap kardeşliği coğrafyamızın asli kodudur.

“Türk-Kürt-Arap birlikteliği”, “tel örgülerin kaldırılması”, “sınırımız dışında yaşayan Kürtlerin gönül bağı”, “ortak gelecek” vurguları yeni Osmanlıcılık sosuyla Türkiye koruyuculuğunda bir Kürdistan’a işaret ediyor. “Ortak tarih vurgusu” yeni bir ulus yaratma ve anayasal Türk-Kürt-Arap kurucu ortaklığı kurma hedefini anlatıyor. Bunun için anayasanın 66. Maddesini değiştirmeniz gerekiyor. Rapordaki “eşitlik temelli vatandaşlık”, “eşit yurttaşlık” talepleri nedeni de bu.

Komisyon raporunun oylandığı sırada DEM Parti’nin açıkladığı Öcalan’ın mesajları zaten tartışmaya yer bırakmıyor;

Türk vatandaşlığı tanımı “anayasal vatandaşlık” ya da “özgür yurttaş” olarak yeniden tanımlansın!

**

‘HALKA AÇIK…’

Komisyon raporuyla ne yazık ki Meclis yalanlara da ortak ediliyor;

“Millet, her adımı bilmeye ve her adımda gerçekleşeni öğrenmeye hak sahibidir. Toplantıların tutanaklar vasıtasıyla halka açık şekilde yürütülmesi ve kamuoyunun düzenli olarak bilgilendirilmesi, süreç meşruiyetini güçlendiren temel unsurlardan biridir.“

Öcalan’la görüşme tarihini açıkla(ya)mayan ve 72 sayfalık tutanaklardan yalnızca 16 sayfayı yayımlayan, umut hakkından anayasal pazarlıklara, PKK/PYD’ye statü planlarına kadar kafasını kuma gömen Meclis için iddialı sözler…

“Türkiye’nin üniter devlet yapısı, toprak bütünlüğü, Türkçe’nin resmî dil statüsü ve laik Cumhuriyet ilkesi ortak temel değerlerdir.” ifadesi de bahse değer. Kurucu önder sıfatıyla açılım masasının baş köşesine oturtulan Öcalan açıkça özerklikten, Kürtçenin resmi dil olmasından bahsediyorken…!

**

ÖZERKLİĞE KAMUFLAJ: ‘DEMOKRATİK TOPLUM VE YEREL DEMOKRASİ’

Öcalan’ın kavramsallaştırdığı “demokratik toplum” da raporda “yerel yönetim” başlığı altında doğrudan yer bulmuş;

“Anayasa’dan kaynaklanan idari vesayet yetkisinin demokratik toplum gereklerine uygun olarak kullanılması; başkanın kanunda yer alan sebeplerle görevden el çektirilmesi durumunda sadece belediye meclisi tarafından seçim yapılması hususunda mevzuatın düzenlenmesi önerilmektedir.”

İmralı Heyeti’nde yer alan Pervin Buldan, Şanlıurfa Milletvekili Mithat Sancar ve Asrın Hukuk Bürosu avukatı Faik Özgür Erol’dan oluşan heyet, 28 Ağustos’ta Öcalan’la görüşmesi sonrası yaptığı açıklamada “demokratik toplum”a yer vermişti;

“Sayın Öcalan, demokratik toplum, barış ve entegrasyonun, bu sürecin üç kilit kavramı olduğunu, bu temelde sonuca ulaşabileceğini belirtti.”

Öcalan’ın bu “kilit kavramı”, DEM Parti’nin talebiyle rapora yazılmış.

Peki nedir bu demokratik toplum?

21 Nisan’da İmralı heyeti ile yapılan görüşmeden Öcalan şunları söylüyor;

“Çağrımdaki barış unsurunu anlattım. İkinci unsur demokratik toplumdur. Cumhuriyet ile entegrasyon meselemiz asimilasyon, devlet içinde erime değildir, iç hesaplara dayalı bir ayrılıkçılık da çıkmaz. Ya devletten ayrılma ya devleti ele geçirme; her ikisi de yanlış. Sol bu hatayı işledi. Üniter devlet kendini nasıl teşkilatlandırıyorsa yapsın ama demokrasiye alan tanıyacak, yer tanıyacak. Örneğin İstanbul kenti. Yasal temeli zayıf. Devlet yasalarıyla olmuyor, yerel yönetim yasaları da yetmiyor. Yöneticisini gerçek bir seçimle seçebilecekleri, bunun Anayasal güvenceye alındığı bir şey gerekiyor. Avrupa Yerel Yönetimler Özerklik Şartı dedik. Kayyım falan olmaz. Bu demokrasi ilkesidir. İster %90’lık, ister %5’lik halk olsun, bunlar kendini yönetecek. Suriye için de bunu diyorum. Sen bir kente İstanbul’dan emniyet müdürü atayamazsın. Sınırsız bir hükmetme şeyi var. Köy, aile her şeye hükmetme. Köy, aile hepsi demokratikleşecek.”

Demokratik cumhuriyete demokratik toplum olarak entegre olacaklarını dile getiren Öcalan üniter devletin demokrasiye yani demokratik topluma alan tanıması gerektiğini İstanbul kentinden örnek vererek anlatıyor. Yöneticisi valilikler gibi atamayla değil seçimle gelen, Avrupa Yerel Yönetimler Özerklik Şartı’ndaki çekincelerin kaldırılacağı, Anayasal güvenceye sahip bir kent modeli öneriyor. Yerel polislerin valiliklere değil seçimle gelen belediyeye bağlı olduğu, emniyet müdürünü dahi kendisi atayan, merkezi idareden uzaklaşan bir tür öz yönetim tarifi yapıyor.

Öcalan’ın özerkliği, Meclis raporunda “demokratik toplum”, 16 Şubat’ta İmralı heyeti ile yapılan görüşmede ise “yerel demokrasi” ile gizliyor.

Daha önce defalarca yazdık.

Bebek katili, Veryansın Tv’nin ortaya çıkardığı 21 Nisan’da İmralı heyetiyle yaptığı görüşmede, Türkiye’nin federasyondan çekindiği için “federasyon” kelimesi yerine “yerel demokrasi” kelimesini kullandığını ancak bunun özerklik olduğunu, valiye ihtiyaç olmadığını, yerel polislerin bağlı olduğu bir belediye istediklerini ifade etmişti;

“Türkiye federasyondan çok çekiniyor. Bilerek özerklik demiyorum, yerel demokrasi diyorum. Ama bu da dünyanın her tarafında özerkliktir. Londra örneği böyledir, önemlidir. Seçilen belediye başkanı dışında ayrıca Vali yoktur. Yerel polis, yerel yapılar belediyeye bağlıdır. Türkiye’de de böyle bir demokrasi çerçevesi çizeceğiz.”

KIZILCAGÜN…

Çok açık… Öcalan ne özerklikten, ne vatandaşlık tanımının değişmesinden ne de Kürtlere ve Kürtçeye statü taleplerinden vazgeçti.

Suriye sahasında terör örgütü sıkışırken; PYD’nin Ayn el-Arab, Haseke ve Kamışlı’da 17 Ocak ve 29 Ocak mutabakatıyla özerk bölge statüsü kazanması, elebaşı Mazlum Abdi’nin Suriye Dışişleri Bakanı Şeybani ile birlikte ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio tarafından kabul edilmesi, PYD’nin tasfiye edilmemesi açılım masasının ayakta durması sayesinde oldu.

Bölücü talepler arka kapılarda müzakere edilirken, masanın devrilmemesinin maliyeti artıyor, al-ver pazarlıklarıyla Türkiye için alarm zilleri çalıyor!

Gerçek şu;

Bu süreci ne AKP içindeki klikler ne de CHP bozacak. Tek güç Türk milleti! Türk milletinin Atatürk devrimlerinde birleşen ruhuyla doğan Kızılcagün Platformu’nu büyütmek her Türk vatandaşının görevi!

  • YORUMLAR
adlı kullanıcıya cevap x

Yazarın Diğer Yazıları

  • Kahramanmaraş katliamcısı toksik internet alt kültürünün kurbanı mı? - 21 Nisan 2026
  • Türklerin sınırları ve 2700 yılın intikamı - 26 Şubat 2026
  • Kafe, lokanta, hastane, mağaza... Türkiye'de tabela göçmenliği - 21 Şubat 2026
  • Erol Çatma'nın eski TKP'ye ilişkin bir değerlendirmesi - 17 Şubat 2026
  • Bir kavramsal istila ve anayasal sabotaj: 'Eşit yurttaşlık' maskesiyle milli devletin tasfiyesi - 01 Şubat 2026
  • PKK'nın Siyasetteki Kolu DEM, Kandil'den Yönetiliyor - Nusaybin'deki Oyun Alçaklıktır - 31 Ocak 2026
  • Türkçeyi küçümseyen akademi... 307 ismi görmezden geliyor - 17 Ocak 2026
  • PKK'yı Terör Örgütü Saymamak Tatsız Bir Şaka Mı? - 15 Aralık 2025
  • İmralı Görüşmesinin Düşündürdükleri - 30 Kasım 2025
  • PKK'nın Yeni Propaganda Atağı : Çekiliyoruz - 02 Kasım 2025
  • Hukuk Devletinin Ve Demokrasinin Olmazsa Olmazları: Kurumlar, Kurallar, Bağımsız, Tarafsız Yargı - 12 Ekim 2025
  • 1978 Kahramanmaraş Faciasının Mağdur ve Mazlumlarından Ökkeş Şendiller Hakk'a. Yürüdü - 01 Ekim 2025
  • "Paniklemiş tavuk gibi koşuşturuyorlar" - 23 Eylül 2025
  • Kürtleşen Türkmen Aşiretleri - 20 Eylül 2025
  • 43 Yıl Sonra 12 Eylül Darbesi - MHP Ve Ülkücü Kuruluşlar Davası - 12 Eylül 2025
  • Hukuk Devletinin Ve Demokrasinin Olmazsa Olmazları: Kurumlar, Kurallar, Bağımsız, Tarafsız Yargı - 08 Eylül 2025
  • Etnikçi Fitne Bitmedi. Bölgede Yaygınlaşıyor - 28 Ağustos 2025
  • Eski hastalık, yeni biçimler: Türkiye'de yolsuzluk anatomisi - 22 Ağustos 2025
  • Öcalan Mimarlığını Yaptığı KCK'ya Neden Suskun - 01 Ağustos 2025
  • Silah Bırakmakla Sorun Çözülmüş Olmuyor - 26 Temmuz 2025
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 12
ilan.gov.tr
Gazete arşivi için üye girişi yapmanız gerekmektedir.
Köşe Yazarları
Serdar Gündüz Liyakat-Sen Genel Sekreteri
Serdar Gündüz Liyakat-Sen Genel Sekreteri
Mesleğiniz nedir? "Cumhuriyet öğretmeniyim."
Cahit Akdoğan Araştırmacı yazar
Cahit Akdoğan Araştırmacı yazar
Fındıkta Kuruma Alarmı: Felakete Mi Gidiyoruz?
Ahmet Acaroğlu Türk Ocağı Eski Başkanı
Ahmet Acaroğlu Türk Ocağı Eski Başkanı
Eğitim Meselemiz /Ulusal Egemenlik ve Türk Ocakları
Sende mi Hocam Diyen Öğrencimize Mektup(1)
Mehmet ARSLAN Eğitim Yönetimi Ve Planlama uzmanı
Sende mi Hocam Diyen Öğrencimize Mektup(1)
Remzi ÖZMEN TES İst 8 Nolu eski Şb. Bşk, Kamu-Sen İst eski Bşk
Remzi ÖZMEN TES İst 8 Nolu eski Şb. Bşk, Kamu-Sen İst eski Bşk
ABD İsrail Savaşı İnsanlıkladır!..
Av.Alev SEZEN M.A. Adli Bilimler Uzmanı
Av.Alev SEZEN M.A. Adli Bilimler Uzmanı
Siyasi Umutsuzluk
Bize Öğretmeniyle Barışık Siyasetçi ve Yetkili Lazım
Kadriye Demirel (AES Antalya il Temsilcisi , Eğitim koçu)
Bize Öğretmeniyle Barışık Siyasetçi ve Yetkili Lazım
Aziz Dolu Atabey
Aziz Dolu Atabey
Şehit Muhsin Yazıcıoğlu
Yaşar YENİÇERİOĞLU UAEF Başk
Yaşar YENİÇERİOĞLU UAEF Başk
Yazıtlarda Geçen Bazı Sözcükler
Reyhan Yıldız Eğitimci Yazar
Reyhan Yıldız Eğitimci Yazar
Kalbin Sükûtuna Doğru: Bir Ramazan-ı Şerif Niyeti
Yusuf İPEKLİ
Yusuf İPEKLİ
Eğitim Zorunlu Mu, Sorunlu mu?
Elveda Gençlik
Namık Özer ERDOĞAN Atatürk Eğ.En.Eski Md.
Elveda Gençlik
Sri Lanka Gezimizden
Canan ÖZDEMİR Uzman Sosyolog
Sri Lanka Gezimizden
Kahramanmaraş katliamcısı toksik internet alt kültürünün kurbanı mı?
Misafir Yazılar
Kahramanmaraş katliamcısı toksik internet alt kültürünün kurbanı mı?
Yazılarımı 1000 Yıl Sonrası İçin Yazıyorum.
Orhan KILIÇOĞLU
Yazılarımı 1000 Yıl Sonrası İçin Yazıyorum.
Din Anlayışının Ahlaki Çöküntüdeki Etkisi ve Felsefi Düşünce
Av.Faruk Ülker Ümraniye Türk Ocağı Eski Bşk
Din Anlayışının Ahlaki Çöküntüdeki Etkisi ve Felsefi Düşünce
Türk Olmanın Gururu
Ali Kemal Gül
Türk Olmanın Gururu
İki Menfur Saldırı Ve Katliam Çok Yönlü İncelenmelidir
Türk Ocakları'ndan
İki Menfur Saldırı Ve Katliam Çok Yönlü İncelenmelidir
Türk Kadını Niye Siyaset Yapmalıdır?
Şerife Güven
Türk Kadını Niye Siyaset Yapmalıdır?
Milli Şehidim
Köksal Cengiz
Milli Şehidim
24 Nisan'ın Gerçek Yüzü: İhanetten Tehcir'e Uzanan Süreç
Şevket Sezer
24 Nisan'ın Gerçek Yüzü: İhanetten Tehcir'e Uzanan Süreç
Çok Okunan Haberler
'Türkçe öldü' diyen Nazif Yılmaz gece yarısı görevden alındı
'Türkçe öldü' diyen Nazif Yılmaz gece yarısı görevden alındı
Malatya'daki Okul Kütüphanesine Kitap Bağış Çağrısı
Malatya'daki Okul Kütüphanesine Kitap Bağış Çağrısı
Okullarda 'x-ray, turnike ve panik butonu' dönemi başladı
Okullarda 'x-ray, turnike ve panik butonu' dönemi başladı
Ana Sayfa
GÜNDEM
KAMU
SENDİKA
DÜNYA
EKONOMİ
SİYASET
HUKUK
TÜRK DÜNYASI
EĞİTİM
MEMURLAR
Köşe Yazarları
Foto Galeri
Video Galeri
Biyografiler
Üye Paneli
Günün Haberleri
Arşiv
Gazete Arşivi
Anketler
Gazete Manşetleri
  • EKONOMİ
  • HUKUK
  • KAMU
  • MEMURLAR
  • SENDİKA
  • TÜRK DÜNYASI
  • Foto Galeri
  • Video Galeri
  • Köşe Yazarları
  • Biyografiler
  • Üye Paneli
  • Günün Haberleri
  • Arşiv
  • Gazete Arşivi
  • Anketler
  • Gazete Manşetleri
sanalbasin.com üyesidir

  • Rss
  • Sitemap
  • Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri

Sitemizde bulunan yazı , video, fotoğraf ve haberlerin her hakkı saklıdır.
İzinsiz veya kaynak gösterilemeden kullanılamaz.

Yazılım: Tumeva Bilişim