Elazığ’dan bir yakınım aradı. Kızı öğretmenliği kazanmış ancak Akademi Eğitimi varmış. Bunun için İstanbul-Fatih’te Nisan ayında başlamak üzere bir yıl boyunca eğitim görecek bize uygun bir yer bulur musun, diye soruyor. Şimdi sorup soruşturuyoruz ancak öğretmen olarak atanan bu kızımızın alacağı ücret 33.000 lira civarı. Peki Fatih gibi bir yerde haydi ev tuttuk en kötüsü 30000 lira bu kızımız ayda 3000 lira ile nasıl geçinecek, bunu düşünen var mı?
Sayın Bakan iki sözünden biri eski eğitim sistemini eleştirerek kendilerinin bulunmaz Hint Kumaşı olduklarını iddia edip dursun, dilerseniz bir geçmiş ile bugünü kıyaslayalım. Sayın Bakanın kendi okuduğu okulda cadı bayramını da kutladıklarına göre yaşı çok genç değildir, geçmişi az veya çok bilirdir. “Biz cadı bayramı diye bir şey görmedik.”
Mesela yatılı öğretmen okullarında öğretmen adaylarına nasıl değer verildiğini de bilir. Çok uzağa gitmesine gerek yok Erzurum Yavuz Selim Öğretmen okulunda okuyan birkaç öğretmene soruversin bakalım bugün mü, dün mü daha iyi eğitim varmış. Onu geçiyorum Kenan Evren ihtilal yaptıktan sonra öğretmenleri bugün Akademi de olduğu gibi 1981-1982 yıllarında eğitime almışlardı. Bu öğretmenlerin tamamı ek ders hariç öğretmen maaşları aldıkları gibi yurtta kalıyor ve yemekleri de ücretsizdi. Şimdi Allah aşkına hala 1981 yılının seviyesinde bile bir anlayış geliştirip öğretmenine yardımcı olmayan bilakis onun işini zorlaştıran bir anlayış hangi hakla iki kelimesinden birinde geçmişi kötülemeye çalışıyor.
Şunu anlamakta zorlanıyoruz. Gençler Üniversite okumuş ve okullarını bitirmişler bu akademi denilen ucube nereden çıktı faydası nedir? Eğitim süresi uzadıkça öğretmen daha kaliteli öğretmen olur demek akla ziyandır. Her şeyden önce öğretmenlik bir karakter ve mizaç mesleğidir. Karakteri ve mizacı buna uygun olmayan kişiye ömür boyu eğitim verseniz de boştur, hikayedir ve insanları kandırmaktır. Üç yıl ya da dört yıl lise bitirip öğretmenlik yapanların lise artı dört yıl Üniversite okuyanlardan farkı nedir bunun analizini yapıp ortaya koydunuz mu? Eğitimin içinde olanlara lütfen sorun, alanı inceleyin ve neticeyi görün. Göreceksiniz ki hiçbir farkı yoktur, olmayacaktır.
Haydi bu garabete imza attınız anladık inatta bir murattır. Çok bilmişlik tasladığımızı herkese göstermiş olmamız gerekirdi. Yeni bir şeyler ortaya koyalım diye kolları sıvadık derseniz işte orada haydi oradan deriz. Bu uygulama 12 Eylül yönetiminin uygulamasıdır ve içerik farklı olabilir ama birebir aynısını almışsınız. Ancak onların yaptığını ne yazık ki siz yapamıyorsunuz. Çünkü şartları düşünmeden açtığınız eğitim merkezleri genç öğretmenleri kara kara düşündürmektedir. Ya kalacak yer sorununu çözün ya da bu öğretmenlere kirada kalabilecek şekilde bir ücret verin.
Sonuç olarak şunu ifade edebilirim ki sırf bir şey yapmış olmak için bir şey yapılmaz. Gördüğüm kadarıyla akademi kararıyla Üniversitelerin iyi öğretmen yetiştiremediğini söylüyorsunuz ki, böyle bir yola çıkmış görünüyorsunuz. Vereceğiniz eğitim bu kadar zahmete değer mi onu da zamanla göreceğiz elbet. Gerçekten samimi bir yaklaşım için okulları esas alıp öğretmenliğe hazır öğrencilerin yetiştirilmesi makul olanıdır, doğru olanıdır. Fakat esas sorun Anadolu’dan çıkıp İstanbul gibi bir yerleşim alanına gelen bu çocuklarımızın barınma sorunudur. Bununla ilgili acil çözüm bulunmalı, öğretmenlerimiz ve aileleri rahat bir nefes almalıdır.











