• Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri
Anasayfa
  • GÜNDEM
  • KAMU
  • SENDİKA
  • DÜNYA
  • EKONOMİ
  • SİYASET
  • HUKUK
  • TÜRK DÜNYASI
  • EĞİTİM MEMURLAR
  • Ara
SON DAKİKA:
11:53
Velilere 'zorunlu okul' dönemi başlıyor
11:50
Anaokulunun sahibi kadın müdürü vurdu
Video Galeri Foto Galeri Yazarlar Üye Paneli
A
Büyüt
A
Küçült
Yorumlar
  1. Köşe Yazarları
  2. Yusuf İPEKLİ
  3. Şehir hasta(neleri)
Yayınlanma: 26 Haziran 2024 - 23:46

Şehir hasta(neleri)

26 Haziran 2024 - 23:46
Yorumlar
Yazdır
A
Büyüt
A
Küçült
Yorumlar
Yusuf İPEKLİ
Yusuf İPEKLİ
Eğitimci Bakış

Yirmi dört haziran iki bin yirmi dört, pazartesi günü, anlı şanlı törenlerle temeli atılan, böbürlene böbürlene turkuaz kurdelesi kesilen, göbek kaşıya kaşıya övgü dolu sözlerle anlatılan 'Ankara Bilkent Şehir Hastanesi'ne gittim. 

Randevumdan iki saat kadar önce yola çıktım. 

Git git yol bitmek bilmedi.

Neyse tabelayı görünce derin bir "oh" çekecektim ki, hevesim kursağımda kaldı. 

Dolan dolan kan ter içinde kaldım. 

Giriş yok derken bir kapıdan daldım, dalmaz olaydım. Hastane içinde trafik felç. Çünkü hastane içi yollar oldukça dar, dahası dapdar. Otopark çok büyük sorun. 

Hır gür, bağrış çağrış, küfür, el kol hareketi ağza alınacak gibi değil. 

Trafik için görevli yok. Oysa en az yüz görevli acil ihtiyaç.

Hastane  içinde gözüme çarpan güvenlik görevlilerinin görevi sanki bankolarda oturmak olarak tanımlanmış.

Otopark olmadığı için kaldırımlar işgal altında. 

Hastanenin bir ucu garpta diğer ucu şarkta...

Yurttaş hasta, yürüyemiyor. 

Araba mı hastane kıyısında, fahiş park cezasını göze alarak trafiği engellemeyecek bir yere park ettim. Park ettiğim yer ile hastane arası yaklaşık iki kilo metre. Oysa hastaneye sol ayak baş parmağımın elmacık kemiği büyüdüğü için şiddetli ağrı çekmekle kalmayıp topallayarak yürümek zorunda kaldığımdan muayene olmak üzere gitmiştim. 

Nasıl? 

Haşatım çıktı. 

Randevum var ya, içim rahat. Beklerken bir uzun kuyruk dikkatimi çekti. 

'Nedir?' diye sorunca 'muayene olmak için önce sıra alacaksın, sonra kayıt yaptırarak doktora görüneceksin' dediler.

İsyan başladı ama 'ya sabır' diyerek kuyruğa girdim.

Önümdeki arap olmalı, telefonundan arapça yazılar okuyor. 

Sıranın dışına çıkıp burnumun dibine kadar sokulan, yaklaşık otuz yaşındaki siyah sakallı genç sürekli söyleniyor, dili arapça. Çekiniyorum. 

Arkamdaki simsiyah çarşaflı olmasına rağmen nüfus cüzdanı mevcut ama görevli ile Türkçe konuşamıyor. Belli ki, birinci sınıf vatandaş.

Benimki de iş işte. Ne dedi kendini dini otorite kabul eden cübbeli biri, “Kabirde ve mezarda arapçadan başka dil geçerli değildir...”.

Neyse, "nereye giderlerse gitsinler" denilerek azarlanan meslek mensubu doktorum beni güler yüzle karşılayarak röntgen istedi. 

Vardım yine sıra. 

Elimdeki barkot iki yüz seksen sekizi gösterirken ilgili odanın önüne gelince gördüm ki, önümde tam yüz kırk dokuz hasta var. 

Ortopedi bölümüne ait röntgen odası dar bir koridora bakıyor. Koridorda iki insanın yan yana durması, yürümesi pek mümkün değil. Oturacak yer yok. 

Dikkatsizliğimden değil, dikkat çeksin diye tekrarlıyorum burası ortopediye ait röntgen bölümü.

Sorayım mı?

Peki, nasıl?

Bence de bunlarda ne akıl var, ne fikir...

Sinirler gerginken kapının önünden cırtlak bir ses, "Bi gıdım bebem için alet alacağam. Yürümesi, koşması bu alete bağlı. Yardım topluyom. Allah hayrınızı gabul itsin. Hepinize geçmiş ossun...".

Kadını gözlemeye başladım. Elinde ne bir rapor var ne bir yardım toplama için izin belgesi. Kadının bir eli çocuğun bacaklarını ayırmakla meşgulken, hastalardan biri belli belirsiz, "Kelin ilacı olsa başına sürer." diyor. Öteki, "Allah versin bacım." diyerek söze karışıyor. Diğeri, "Devlet baba nerede?" diye sormaktan kendini alamıyor. Noktayı ise, "Emekliyim, nerden alayım." diyen kadın koyunca ortama derin bir sessizlik hakim oluyor.

Bütün bunlar yaşanırken dilim damağıma yapıştı. Susadığım aklıma gelince kantine vardım. Bir küçük su on iki buçuk lira. 

Aldım. 

Neyse, röntgen çekildi. Sonuç göstermek için yine sıra, yine kuyruk. 

Bu sefer bir başka kadın, "Allah rızası için bir ekmek parası.".

Sıram geldi. Sonuç için polikliniğe girdim. 

Doktor yorgun, ben yorgun. 

Konuştu. 

Ağzımı açmadan dinledim. 

"Kemik büyümüş. Ancak ameliyatlık değil. Size iki makara önereceğim. Herhangi bir medikalciden almanız mümkün. Bu ayakkabılar ayağınıza uygun değil. Geniş tabanlı spor ayakkabısı giymeniz lazım. Üç ay sonra sırf bu işle uğraşan doçent doktor ...'ya kontrole gelmeniz gerekli..."

Makaraların biri gündüz diğeri gece kullanılacak. Sormadım ama gogıl amcadan öğrendiğime göre fiyatlar 120 TL'den başlıyor, 750 TL'ye kadar çıkıyor, fiyatlar uçuk. Bedeli SGK karşılamıyor. Önerilen spor ayakkabısını almak ise ömre tabi...

Şimdi otuz beş yıl öğretmenlik yap devletten emekli ol, beş yıldır özel sektörde çalış. Sonra kara kara düşün: 'Ne yapacağım, ne yapmalıyım?'

Öte yandan şehir hastanelerinin bozuk fiziki yapısına mı yanarsın? Düzensiz işleyişine mi yanarsın? Hasta garantisine ödenen paralara mı yanarsın? Sansürlenmiş bile olsa yayımlanmayan Sayıştay raporlarına mı yanarsın. Çektiğin çileye mi yanarsın? 

Neye yanarsan yan da rahmetli  Aşık Arif emmim yaşasaydı hangi türküyü, nasıl yakardı çok merak ediyorum.

O değilde hakikaten işim bitti. 

Gerçi cevap vermez ya, yine de sağlıksız işlerin bakanına sorayım: "Şimdi topal ayakla iki kilo metrelik yolu ikindi güneşinin kavurucu sıcağı altında, üstelik işim bitmişken arabama kadar nasıl geri yürüyeceğim?"

Anladım da param yok ki, sahibi olduğun konforlu hastanelerden birine gidip konforlu konforlu, özel muayene olayım.

Sen de anla: "Hastaneler hasta, hastalar yasta. Sistem tamamen entübe, çok perişan çoluk çocuk, çok perişan dede ebe..."

Aa, hayret!

Muhterem cevap vermiş: "Çektiğin gayleye bak, "Babana Topal Mustafa derlerdi, sana da Topal Yusuf deriz, olur biter?"

Müthiş değil mi, her şey çok mükemmel...

  • YORUMLAR
adlı kullanıcıya cevap x
Yorum yazabilmek için lütfen üye girişi yapınız.

Yazarın Diğer Yazıları

  • İnsan Kendinden Özür Diler Mi? - 06 Haziran 2026
  • Oku-yorum... - 11 Mayıs 2026
  • Eğitim Zorunlu Mu, Sorunlu mu? - 18 Nisan 2026
  • Yaz Saati - 17 Aralık 2025
  • Öğretmen(im)…! - 31 Ağustos 2025
  • Araç muayenesi - 29 Haziran 2025
  • Hobi Bahçeleri - 05 Mayıs 2025
  • MEB çareyi buldu: "CEZA! " - 16 Mart 2025
  • Milli eğitimde neler ol(m)uyor?.. - 01 Ocak 2025
  • Öğretmenim - 23 Kasım 2024
  • 24 Kasım aşkına, 24 kritik soru(n) - 21 Kasım 2024
  • Bir şiirin öyküsü: "Nasıl müdür oldum?" - 22 Eylül 2024
  • Milli Eğitimin Üç Önemli Meselesi - 07 Eylül 2024
  • Geleneklerimizden günümüze tasarruf - 22 Ağustos 2024
  • Duyduk duymadık demeyin... - 06 Ağustos 2024
  • Milli Eğitim Bakanı Çam Devirdi - 16 Temmuz 2024
  • Kelin İlacı Olsa Kendi Başına Sürerdi - 14 Temmuz 2024
  • Orta(k)lık - 24 Haziran 2024
  • MEB'in fonu Tekin mi, değil mi? - 19 Haziran 2024
  • Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli - Göç İlişkisi - 12 Haziran 2024
  • 1
  • 2
ilan.gov.tr
Gazete arşivi için üye girişi yapmanız gerekmektedir.
Köşe Yazarları
Sabri Şenel
Sabri Şenel
Türk'ün Eskimeyen Değeri: Hakemlik ve Kanaat Önderliği
Serdar Gündüz Liyakat-Sen Genel Sekreteri
Serdar Gündüz Liyakat-Sen Genel Sekreteri
Memur ve Emeklisine Ek Zam İçin Daha Ne Bekliyorsunuz?
Cahit Akdoğan Araştırmacı yazar
Cahit Akdoğan Araştırmacı yazar
Viyana'daki Anıt ve Düşündürdükleri
Ahmet Acaroğlu Türk Ocağı Eski Başkanı
Ahmet Acaroğlu Türk Ocağı Eski Başkanı
Kültür Ve Sanata Dair
Kadriye Hocam, Bu Karar Kirli Dünyaya Meydanı Bırakmak Değil mi?
Mehmet ARSLAN Eğitim Yönetimi Ve Planlama uzmanı
Kadriye Hocam, Bu Karar Kirli Dünyaya Meydanı Bırakmak Değil mi?
Remzi ÖZMEN TES İst 8 Nolu eski Şb. Bşk, Kamu-Sen İst eski Bşk
Remzi ÖZMEN TES İst 8 Nolu eski Şb. Bşk, Kamu-Sen İst eski Bşk
Lisedeki Protestonun Düşündürdükleri
Av.Alev SEZEN M.A. Adli Bilimler Uzmanı
Av.Alev SEZEN M.A. Adli Bilimler Uzmanı
Siyasi Umutsuzluk
Okullarda Görünmeyen Şiddet: Mobbing
Kadriye Demirel (AES Antalya il Temsilcisi , Eğitim koçu)
Okullarda Görünmeyen Şiddet: Mobbing
Aziz Dolu Atabey
Aziz Dolu Atabey
Adalet; paylaşım ile suç ve ceza arasında orantı
Yaşar YENİÇERİOĞLU UAEF Başk
Yaşar YENİÇERİOĞLU UAEF Başk
Büyük Türk Kağanlığı
Yusuf İPEKLİ
Yusuf İPEKLİ
İnsan Kendinden Özür Diler Mi?
Şu Hayat
Namık Özer ERDOĞAN Atatürk Eğ.En.Eski Md.
Şu Hayat
Sri Lanka Gezimizden
Canan ÖZDEMİR Uzman Sosyolog
Sri Lanka Gezimizden
Açılımda kritik eşik: MİT, 'PKK silah bıraktı' diyemez!
Misafir Yazılar
Açılımda kritik eşik: MİT, 'PKK silah bıraktı' diyemez!
Susma Haykır! Farz et ki Müstevli Çocukları Azdılar!
Orhan KILIÇOĞLU
Susma Haykır! Farz et ki Müstevli Çocukları Azdılar!
Coğrafya Kader midir?
Av.Faruk Ülker Ümraniye Türk Ocağı Eski Bşk
Coğrafya Kader midir?
Duyarlılık
Ali Kemal Gül
Duyarlılık
İki Menfur Saldırı Ve Katliam Çok Yönlü İncelenmelidir
Türk Ocakları'ndan
İki Menfur Saldırı Ve Katliam Çok Yönlü İncelenmelidir
Kuvvayi Milliye Ruhuyla Bandırma Vapurunda Olmak..
Şerife Güven
Kuvvayi Milliye Ruhuyla Bandırma Vapurunda Olmak..
Huzura Hasret Bayramlar
Köksal Cengiz
Huzura Hasret Bayramlar
19 Mayıs Tarihi Ve Yunanistan
Şevket Sezer
19 Mayıs Tarihi Ve Yunanistan
Çok Okunan Haberler
Cuma günü okullar tatil edildi
Cuma günü okullar tatil edildi
Pendik'te Folklor Kurumu'ndan
Pendik'te Folklor Kurumu'ndan "Gönülden Ele" Uygulamalı En Sanatları...
783 kişilik temizlik kadrosuna 120 bin başvuru
783 kişilik temizlik kadrosuna 120 bin başvuru
Ana Sayfa
GÜNDEM
KAMU
SENDİKA
DÜNYA
EKONOMİ
SİYASET
HUKUK
TÜRK DÜNYASI
EĞİTİM
MEMURLAR
Köşe Yazarları
Foto Galeri
Video Galeri
Biyografiler
Üye Paneli
Günün Haberleri
Arşiv
Gazete Arşivi
Anketler
Gazete Manşetleri
  • EKONOMİ
  • HUKUK
  • KAMU
  • MEMURLAR
  • SENDİKA
  • TÜRK DÜNYASI
  • Foto Galeri
  • Video Galeri
  • Köşe Yazarları
  • Biyografiler
  • Üye Paneli
  • Günün Haberleri
  • Arşiv
  • Gazete Arşivi
  • Anketler
  • Gazete Manşetleri
sanalbasin.com üyesidir

  • Rss
  • Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri

Sitemizde bulunan yazı , video, fotoğraf ve haberlerin her hakkı saklıdır.
İzinsiz veya kaynak gösterilemeden kullanılamaz.

Yazılım: Tumeva Bilişim

Yeni Slow Radyo