• Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri
Anasayfa
  • GÜNDEM
  • KAMU
  • SENDİKA
  • DÜNYA
  • EKONOMİ
  • SİYASET
  • HUKUK
  • TÜRK DÜNYASI
  • EĞİTİM MEMURLAR
  • Ara
SON DAKİKA:
11:53
Velilere 'zorunlu okul' dönemi başlıyor
11:50
Anaokulunun sahibi kadın müdürü vurdu
Video Galeri Foto Galeri Yazarlar Üye Paneli
A
Büyüt
A
Küçült
Yorumlar
  1. Köşe Yazarları
  2. Yusuf İPEKLİ
  3. Milli Eğitimin Üç Önemli Meselesi
Yayınlanma: 07 Eylül 2024 - 18:02

Milli Eğitimin Üç Önemli Meselesi

07 Eylül 2024 - 18:02
Yorumlar
Yazdır
A
Büyüt
A
Küçült
Yorumlar
Yusuf İPEKLİ
Yusuf İPEKLİ
Eğitimci Bakış

İki gün sonra okullar açılacak. 

Çok yakından biliyorum ki, iki gün sonra okullar hakikaten sorunlu açılacak. 

Biliniz ki, bu cümleyi sırf muhalefet olsun diye yazmadım.

Dini motiflerle örülü Türkiye yüzyılı maarif modelinin hayat bulacağı yeni eğitim öğretim yılına malesef hayırlı uğurlu olsun diyemiyorum. 

Çünkü bu model ülkeyi ortaçağ karanlığına götürecek dipsiz bir kuyu. 

Çünkü bu model diğer unsurlarla birlikte bizi Ortadoğu bataklığına sürükleyecek. Afrika'nın sersefil vatandaşlarının gerisine düşürecek.

Zira diğer unsurların başında Arapçayı meşrulaştıran Suriyeliler başta olmak üzere mülteci sorunu var. Tarikat ve cemaatlerin bitmek tükenmek bilmeyen kinleri ve hırsları var. Merdiven altı kaçak kurs ve medreseler var. 

İki gün sonra açılacak okullarda eğitim öğretim kimi sınıflarda öğretmensiz başlayacak, kimi dersler boş geçecek.

Okullarda güvenlik bu yılda başa büyük belalar açacak. Öğretmen öğretmen, öğretmen öğrenci, öğretmen veli kavgaları haberlere daha çok konu olacak. 

Olsun!

Bütün bunlar mesele değil ki...

Onların başka başka meseleleri var.

MEB'in birinci meselesi: "Cep telefonu" kullanımı.

Bakan açıkladı. Bundan sonra öğretmenler de derslerde cep telefonu kullanamayacak. 

Ooo, büyük devrim. 

Kritik soru şu: "Bu yasağa kim uyacak? Bu yasağı kim denetleyecek? Bu yasağa uymayanların akıbeti ne olacak?"

Mühim değil. Zira alınan sözde karaların ne kadarı ne kadar uygulanıyor ki cep telefonu yasağı uygulansın.

Öte yandan Anayasaya uyuluyor mu ki, bu sıradan, basit yasağa uyulsun.

Defalarca yazdım. 

İkibinli yılların hemen başıydı. Görev yaptığım okulda öğrenciler arasından demokratik yollarla okul başkanı seçmiştik. 

Bu uygulama sonraki yıllarda çıkarılan bir yönerge ile "Demokrasi Eğitimi ve Okul Meclisi" adıyla tüm okullarda uygulandı. Uygulama demokrasi sevmeyen sözde demokratlar tarafından önce angarya görüldü, sulandırıldı. Sonra da yürürlükten kaldırıldı.

Oysa bizim okuldaki okul başkanı ve yürütme kurulu okulda alınacak bir çok karara katılıyor, haklarını tabiri caizse söke söke alıyorlardı. 

Okul gazetesi de yayımlamayı başaran bu kurul bir öğretmenler kurulunda, "Birimizde cep telefonu görünce kızarak el koyuyorsunuz. Sonra fırça atarak velilerimize teslim ediyorsunuz. Haklısınız. Peki derslerde telefonla uzun uzun konuşan öğretmenlerimize ne yapacaksınız?"

Oysa o yıllarda cep telefonları çok ilkeldi. İnternet hayal bile değildi.

İnternetin yaygın, cep telefonunun daha da yaygın olduğu günümüzde alınan karara bakar mısınız?

Hem de çocukları, öğrencileri önce bile isteye bağımlı yaptıktan sonra...

MEB'in ikinci önemli meselesi: "Sınıf anneliği" uygulaması.

MEB'de yirmi yıl kadar okul müdürlüğü yaptığımı  biliyorsunuz. 

Bu süreç içinde yüzlerce defa mevzuat değişikliği yaşadık.

Bu mevzuatın en başında velilerle ilgili olan okul aile birliklerinin yeri her zaman önemli oldu. 

Okul koruma dernekleri hayatta iken pek bir işlevi olmayan okul aile birlikleri dernekler kapatıldıktan sonra okulların en önemli kurulu oldu. 

Bir nevi para toplama kuruluna dönüşen okul aile birlikleri zaman zaman kendilerini müdür yerine koymaya başladı.  Kavgalar yaşandı. İnceleme, soruşturmalar yapıldı, cezalar alındı, cezalar verildi. 

Okul aile birlikleri elbette sınıf anneleri aracılığıyla iş görüyordu. 

Eğitim öğretim yılı başında yapılan veli toplantılarında sınıf anneleri seçilir, seçilen anneler sınıfın masa örtüsü, perde gibi ihtiyaçları için para toplardı. Sonra sıra okulun başta temizlik personelinin maaşlarını ödemek için aidat toplanmasına gelir, sınıf anneleri ile diğer veliler arasında itiş kakışlar yaşanırdı.

Sınıf anneleri veli toplantılarında seçilir gibi görünmesine rağmen genellikle öğretmenlerin işaret ettikleri bu görevi üstlenirdi. 

Atak, aktif, vizyon sahibi, diksiyonu düzgün sınıf anneleri bir süre sonra soruna dönüşür dedikodular ortalığa saçılırdı.

Şimdi MEB sınıf annelliği uygulamasını kaldırmış. 

Gülünç! 

Zira sınıf annelliği uygulaması zaten fiilen son bulmuştu, mevzattan bile kaldırılmıştı.

Peki, nereden çıktı sınıf annelliği yasağı?

Galiba,

1. Gündem değiştirmek.

2. Uygulamaya yeniden dönmek için zemin hazırlama gayreti. 

MEB'in üçüncü meselesi: "Ders kitabı, yardımcı kaynak kitap" kullanımı.

Mevcut iktidarın MEB'i, 2003 - 2004 eğitim öğretim yılında Genç Parti Genel Başkanı Cem Uzan'ın bir projesi olan ücretsiz ders kitabı dağıtımını sahiplenerek uygulamaya karar verdi. 

Aradan geçen 21 yıl boyunca 4 milyar civarında ders kitabı seçim meydanlarına malzeme yapılarak ücretsiz bir biçimde dağıtıldı. Hem de içine mevcut yapının en yetkilisinin mesajını içeren bir bildiri konularak.

Projenin amacı, kitap almakta zorlanan dar gelirli vatandaşlara nefes aldırmakla beraber ders kitabı üzerinden yapılan yolsuzlukları ortadan kaldırmaktı. 

Amaç masum...

Doğru, proje öncesi okullara ders kitabı, dergi, kaynak kitap, okuma yazma seti, ana sınıfı malzemesi pazarlayan dağıtımcıların biri gelir biri giderdi. 

Ve bürokratlardan, siyasilerden, arkadaş, eş, dost, mevkidaşlardan gelen telefonlar.

Pek çok okulda ders kitabı yolsuzluğu yapılır mıydı? 

Evet!

Eee, o zaman...

Düşündüğünüz gibi değil. Yolsuzluk ortadan kalkmadı. Üstelik merkezi olarak tekelleşti. Yolsuzluğun boyutu büyüdü. Yayınevleri aracılığıyla malı götüren götürdü. 

Günümüzde yine ders kitabı basımı ihalesi yapılıyor. Peki, kazananlar kim? 

Yakın zamanda basına yansıdı. Diyanet işleri başkanlığı veya havuz medyası ile bağı olanlar...

Her neyse...

Bizim çocukluğumuzda da bazı ders kitapları ücretsiz dağıtılırdı. Ancak uygulama köy çocuklarını kapsar, üstelik ücretsiz kitaplar eğitim öğretim yılı sonunda toplanıp sonraki yıl yeniden okutulurdu. 

Doksanlı yıllarda yeniden ücretsiz kitap uygulaması hayat buldu. Devlet sosyal bilgiler ve fen bilgisi kitaplarını ciltli olarak ücretsiz dağıttı. Üç yıl boyunca zimmetli olan kitaplar üç yıl dolmadan dolaplarda çürüdü. Çünkü bu uygulama çıkar gruplarının çıkarına dokundu. 

Şimdi düşmanı İzmir'de denize döktüğümüz o muhteşem günün yıl dönümünde bütün öğrenciler masaların üzerine koyduğumuz ders kitaplarına kavuşacak. 

Yoksul, zengin, orta halli aileler; devlet okulu veya özel okul demeden herkes kapsamda.

Tartışma konusu şu: "Bu kitaplar okunacak mı? Kapağı açılmayan kitap olacak mı? Öyleyse özel okullar velilerden kaynak kitap ücreti adı altında neden astronomik rakamlar alıyor? Bunu MEB görmüyor mu, bilmiyor mu? Özel okulların eğitim öğretim yılı sonunda kapağı açılmamış kitapları hurdaya sattığının farkında değil mi? Bu israfa dur diyecek kimse yok mu?"

Tamam, anladım. Ders kitapları her yıl dağıtılmasın. Her şeye rağmen bir kitap en az üç yıl kullanılsın diyorsunuz. 

Yap(a)mazlar!

Çünkü,

1. Eğitimi dinselleştirmek için müfredatı bir yılda üç beş kez değiştiriyorlar. 

2. Çıkar gruplarının rant sağlamasını kimse engelle(ye)miyor.

Öyle ya, "Eğitimi çökert ki ülke çöksün / Boş ver fakir fukara biraz daha göz yaşı döksün..."

  • YORUMLAR
adlı kullanıcıya cevap x
Yorum yazabilmek için lütfen üye girişi yapınız.

Yazarın Diğer Yazıları

  • İnsan Kendinden Özür Diler Mi? - 06 Haziran 2026
  • Oku-yorum... - 11 Mayıs 2026
  • Eğitim Zorunlu Mu, Sorunlu mu? - 18 Nisan 2026
  • Yaz Saati - 17 Aralık 2025
  • Öğretmen(im)…! - 31 Ağustos 2025
  • Araç muayenesi - 29 Haziran 2025
  • Hobi Bahçeleri - 05 Mayıs 2025
  • MEB çareyi buldu: "CEZA! " - 16 Mart 2025
  • Milli eğitimde neler ol(m)uyor?.. - 01 Ocak 2025
  • Öğretmenim - 23 Kasım 2024
  • 24 Kasım aşkına, 24 kritik soru(n) - 21 Kasım 2024
  • Bir şiirin öyküsü: "Nasıl müdür oldum?" - 22 Eylül 2024
  • Geleneklerimizden günümüze tasarruf - 22 Ağustos 2024
  • Duyduk duymadık demeyin... - 06 Ağustos 2024
  • Milli Eğitim Bakanı Çam Devirdi - 16 Temmuz 2024
  • Kelin İlacı Olsa Kendi Başına Sürerdi - 14 Temmuz 2024
  • Şehir hasta(neleri) - 26 Haziran 2024
  • Orta(k)lık - 24 Haziran 2024
  • MEB'in fonu Tekin mi, değil mi? - 19 Haziran 2024
  • Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli - Göç İlişkisi - 12 Haziran 2024
  • 1
  • 2
ilan.gov.tr
Gazete arşivi için üye girişi yapmanız gerekmektedir.
Köşe Yazarları
Sabri Şenel
Sabri Şenel
Türk'ün Eskimeyen Değeri: Hakemlik ve Kanaat Önderliği
Serdar Gündüz Liyakat-Sen Genel Sekreteri
Serdar Gündüz Liyakat-Sen Genel Sekreteri
Memur ve Emeklisine Ek Zam İçin Daha Ne Bekliyorsunuz?
Cahit Akdoğan Araştırmacı yazar
Cahit Akdoğan Araştırmacı yazar
Viyana'daki Anıt ve Düşündürdükleri
Ahmet Acaroğlu Türk Ocağı Eski Başkanı
Ahmet Acaroğlu Türk Ocağı Eski Başkanı
Kültür Ve Sanata Dair
Kadriye Hocam, Bu Karar Kirli Dünyaya Meydanı Bırakmak Değil mi?
Mehmet ARSLAN Eğitim Yönetimi Ve Planlama uzmanı
Kadriye Hocam, Bu Karar Kirli Dünyaya Meydanı Bırakmak Değil mi?
Remzi ÖZMEN TES İst 8 Nolu eski Şb. Bşk, Kamu-Sen İst eski Bşk
Remzi ÖZMEN TES İst 8 Nolu eski Şb. Bşk, Kamu-Sen İst eski Bşk
Lisedeki Protestonun Düşündürdükleri
Av.Alev SEZEN M.A. Adli Bilimler Uzmanı
Av.Alev SEZEN M.A. Adli Bilimler Uzmanı
Siyasi Umutsuzluk
Okullarda Görünmeyen Şiddet: Mobbing
Kadriye Demirel (AES Antalya il Temsilcisi , Eğitim koçu)
Okullarda Görünmeyen Şiddet: Mobbing
Aziz Dolu Atabey
Aziz Dolu Atabey
Adalet; paylaşım ile suç ve ceza arasında orantı
Yaşar YENİÇERİOĞLU UAEF Başk
Yaşar YENİÇERİOĞLU UAEF Başk
Büyük Türk Kağanlığı
Yusuf İPEKLİ
Yusuf İPEKLİ
İnsan Kendinden Özür Diler Mi?
Şu Hayat
Namık Özer ERDOĞAN Atatürk Eğ.En.Eski Md.
Şu Hayat
Sri Lanka Gezimizden
Canan ÖZDEMİR Uzman Sosyolog
Sri Lanka Gezimizden
Açılımda kritik eşik: MİT, 'PKK silah bıraktı' diyemez!
Misafir Yazılar
Açılımda kritik eşik: MİT, 'PKK silah bıraktı' diyemez!
Susma Haykır! Farz et ki Müstevli Çocukları Azdılar!
Orhan KILIÇOĞLU
Susma Haykır! Farz et ki Müstevli Çocukları Azdılar!
Coğrafya Kader midir?
Av.Faruk Ülker Ümraniye Türk Ocağı Eski Bşk
Coğrafya Kader midir?
Duyarlılık
Ali Kemal Gül
Duyarlılık
İki Menfur Saldırı Ve Katliam Çok Yönlü İncelenmelidir
Türk Ocakları'ndan
İki Menfur Saldırı Ve Katliam Çok Yönlü İncelenmelidir
Kuvvayi Milliye Ruhuyla Bandırma Vapurunda Olmak..
Şerife Güven
Kuvvayi Milliye Ruhuyla Bandırma Vapurunda Olmak..
Huzura Hasret Bayramlar
Köksal Cengiz
Huzura Hasret Bayramlar
19 Mayıs Tarihi Ve Yunanistan
Şevket Sezer
19 Mayıs Tarihi Ve Yunanistan
Çok Okunan Haberler
Cuma günü okullar tatil edildi
Cuma günü okullar tatil edildi
Pendik'te Folklor Kurumu'ndan
Pendik'te Folklor Kurumu'ndan "Gönülden Ele" Uygulamalı En Sanatları...
783 kişilik temizlik kadrosuna 120 bin başvuru
783 kişilik temizlik kadrosuna 120 bin başvuru
Ana Sayfa
GÜNDEM
KAMU
SENDİKA
DÜNYA
EKONOMİ
SİYASET
HUKUK
TÜRK DÜNYASI
EĞİTİM
MEMURLAR
Köşe Yazarları
Foto Galeri
Video Galeri
Biyografiler
Üye Paneli
Günün Haberleri
Arşiv
Gazete Arşivi
Anketler
Gazete Manşetleri
  • EKONOMİ
  • HUKUK
  • KAMU
  • MEMURLAR
  • SENDİKA
  • TÜRK DÜNYASI
  • Foto Galeri
  • Video Galeri
  • Köşe Yazarları
  • Biyografiler
  • Üye Paneli
  • Günün Haberleri
  • Arşiv
  • Gazete Arşivi
  • Anketler
  • Gazete Manşetleri
sanalbasin.com üyesidir

  • Rss
  • Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri

Sitemizde bulunan yazı , video, fotoğraf ve haberlerin her hakkı saklıdır.
İzinsiz veya kaynak gösterilemeden kullanılamaz.

Yazılım: Tumeva Bilişim

Yeni Slow Radyo