• Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri
Anasayfa
  • GÜNDEM
  • KAMU
  • SENDİKA
  • DÜNYA
  • EKONOMİ
  • SİYASET
  • HUKUK
  • TÜRK DÜNYASI
  • EĞİTİM MEMURLAR
  • Ara
SON DAKİKA:
14:09
25 yıllık öğretmene okul koridorunda saldırı
Video Galeri Foto Galeri Yazarlar Üye Paneli
A
Büyüt
A
Küçült
Yorumlar
  1. Köşe Yazarları
  2. Yusuf İPEKLİ
  3. Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli - Göç İlişkisi
Yayınlanma: 12 Haziran 2024 - 15:27

Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli - Göç İlişkisi

12 Haziran 2024 - 15:27
Yorumlar
Yazdır
A
Büyüt
A
Küçült
Yorumlar
Yusuf İPEKLİ
Yusuf İPEKLİ
Eğitimci Bakış

 

İkinci yüzyılının hemen başında Türkiye Cumhuriyeti hiç olmadığı kadar sorunlu, sıkıntılı.

Bu sorun ve sıkıntı yurttaşın çektiği ekonomik buhrandan daha can alıcı. 

Ekonomik buhran çözümsüz mü, elbette değil. 

Bu sorun ve sıkıntı şu günlerde köylünün örneğin çayına, arpasına, buğdayına verilen taban fiyatlar karşısında ezim ezim ezilmesinden, bir anlamda canlı canlı toprağa gömülmesinden çok daha ağır.

Köylü rahatlatılamaz mı, zor değil.

Bu sorun ve sıkıntı genç işsizlerin yaşadığı bunalımın kat be kat üstünde.

Akılcı planlama önler mi, hem de nasıl, hem de nasıl.

Bu sorun ve sıkıntı doğanın talan edilmesinden daha ölümcül.

Mücadele gerektirir ama aşılmaz mı, neden aşılmasın ki?

B sorun ve sıkıntı maden, su, haberleşme ve ulaşım gibi devlete ait stratejik değeri yüksek kaynakların hiç edilmesinden daha yıkıcı.

Çözüm var ve çözüm demokratik mücadele ile bizim elimizde. 

Bu sorun ve sıkıntı hak, hukuk, adaleti alt üst edecek kadar şiddeti yüksek bir deprem.

Devletin dini adalettir, elbette tesis edilir. 

Ancak söz konusu olan bu sorun ve sıkıntının ortaya çıkaracağı tablo iyi okunduğunda görülüyor ki Türkiye Cumhuriyeti ortaçağın bile gerisine düşecek. 

Neden?

2002 yılından günümüze değin dar kadro yapılanması ve anlayışıyla ülkeyi yöneten anlayışın hiç kuşkusuz tek(bir) amacı var: “Ülkeyi din devletine dönüştürmek.” 

Bunu gerçekleştirmek için bilimin yerine doğmayı, bilim insanı yerine ulemayı, okul yerine medreseyi, Türkçe yerine arapçayı, günün koşullarına uygun kıyafet yerine takke, şalvar, kara çarşafı; ilaç yerine içinde ne yazıldığı bilinmeyen muskayı hayata geçirmek. 

Ayrıca, hilafetle birlikte Osmanlı'nın bile gerisinde kalacak yönetimi getirip milletimizin önüne koymak. Cumhuriyeti, demokrasiyi, insan haklarını, çağdaş dünyayı elinin tersiyle itip islam devleti oluşturmak. 

Kolay değildi. 

Bunu uluslararası emperyalist güçlerle birlikte planladılar.  Plan çok yönlü adım adım hayata geçmeli, bir taşla bir çok kuş vurulmalıydı. 

Bir yandan Türkiye Cumhuriyeti islami yapıya bürünürken öte yandan Suriye, İran, Irak başta olmak üzere Ortadoğu'da sınırlar yeniden çizilmeliydi. 

Gazeteler bu yüzden el değiştirdi. Televizyonlar büyük bir propaganda aracı haline getirildi. Üniversiteler hızla bilimden uzaklaştırıldı. Andımız kaldırıldı. Sendikaların sesi bunun için kısıldı. Ülkede solcu olmak doğal suç sayıldığı için solcular çok kolay susturuldu. Ülkü sahibi milliyetçiler paramparça edildi. Halk sosyal yardımlara muhtaç hale getirildi. Üretim hemen hemen bitti. Hayati her ihtiyaç için dışa bağımlı hale geldik. Ülkenin kaynakları yüzde beşlik mutlu azınlığa aktı. 

Umut tükendi ama amaca ulaşmak için görev bitmedi.

Eğitim yaz boz tahtasına çevrildi. Yeni yeni dersler icat edildi. Seçmeli dersler yaygınlaştı. Aslında zorunlu seçmeli dersler olan din alanındaki dersler gencecik beyinleri allak bullak etti. Mülakat yoluyla sisteme uygun öğretmen atamaları hala devam ediyor.

Yetmedi. 

Bütün bunlara rağmen Türk halkı ulusal değerlerden, kurucu fikirlerden, çağdaş dünya ile barışık yaşama isteğinden vazgeçmedi.

Tarikat ve cemaatlerin onca uğraşısına rağmen araplaşmayı reddetti. 

Bütün bunlar yaşanırken emperyal güçler Irak'ı böldü, parçaladı. Suriye'yi içinden çıkılmaz bir sorunlar yumağı haline getirdi. 

Ve göç başlatıldı.

Göçün bana göre iki amacı vardı. 

1. Suriye ve Irak'ın kuzeyinde bir koridor açmak, burada bir kürt devleti oluşturmak. 

Oluştu mu? 

Adı şimdilik konmamış bu kürt devletinin yönetimi özerk mi, evet. Bayrağı var mı, evet. Daha geçtiğimiz günlerde yerel seçim yapma girişimi oldu mu, evet. 

O zaman planın birinci ayağı tıkır tıkır işledi, işliyor. 

Mevcut olan bu fiili durum ülkemiz için birinci tehdittir. 

2. Göçün ikinci önemli sonucu ise siyaset üstü olması gereken eğitim alanında kendini gösterdi. 

Uluslararası sermayenin hibe adı altında gönderdiği çil çil dolarlar, avrolar bu ikinci amaca hizmet etti. Hibeler önüne gelen her yerde kullanıldı. Hesapsız kitapsız çok ama çok borçlandık. 

Bu arada plan yürümüş özellikle Suriyeli göçmen çocukları çoktan okullaşmaya başlamıştı. 

Bununla birlikte okullarda arapça tabelalar, duyurular yerini aldı. Arapça kursları açıldı. Tercüman adı altında araplar öğretmenler odasına, sınıflara girdi. Pek çok okulda çocuklarımız azınlık durumuna düştü. 

Artık evlerde arap kanalları izleniyor, sokaklarda kara çarşaflı araplar dolaşıyor, okul bahçelerinde arapça konuşuluyor, öğretmen gibi içi dolu dolu olan kavramın yerini mualllim, okul gibi okumaktan gelen güzelim sözcüğün yerini medrese, eğitim gibi harika bir sözün yerini maarif alıyordu. 

Peynir ekmek gibi yurttaşlık dağıttık.

Arap kültürünü damarlarımıza enjekte ettiler. 

Böylece, uygulanan dini eğitimin samimi inananları dinden soğuttuğuna filan aldırmadan temeli emperyal güçler tarafından atılan cumhuriyeti islamileştirmek için uygun zemin oluşturuldu. 

Zira 4+4+4 uygulaması sonucu inşaat yükselmeye başladı.

4+4+4 ile birlikte anadolu liselerinin önüne set çekildi. İkili eğitim uygulanmaya başladı. Proje okulu icat edildi. Derslerin içi boşaltıldı. Öğretmen kalitesi yok edildi. Bu okul türü sıradanlaşmakla kalmayıp vasatın altını gördü. 

Oysa imam hatipler mantar gibi çoğaldı. Seçkin pek çok okulun başına imam hatip eklendi. Bu okullara oluk oluk para akıtıldı. Sınıf mevcutları seyreltildi. Cazibe arttı. Atatürk'e iftiralar atıldı, cumhuriyete hakaretler edildi, camiler okullara / okullar camilere taşındı. Ağzından kin akanlar kürsülere oturdu. Diyanet işleri başkanlığı hiç bir hutbesinde Atatürk'e yer vermedi. 

Veliler perişan olmuştu. Onlar iman hatip ile fahiş fiyat uygulayan özel okul arasına sıkıştı kaldı. Veliler hayatlarından vazgeçerek özel okullara yöneldi ancak kısa sürede ödeme güçleri yok oldu. Devlet okulları yerlerde sürünmeye başlayınca göçün yarattığı ortam da fırsat bilinerek dönüşüm ivne kazandı.

İşte, Prof. Dr. Ersin Kalaycıoğlu'nun, "Bu, "Maarif modeli" Suudi Arabistan, Emirlikler, Mısır, Cezayir, Tunus, Fas, Pakistan, Malezya ve Endonezya gibi ülkelerde yok. Yani, AKP iktidarının Türkiye'ye dayattığına benzer din ağırlıklı bir ilk ve orta öğretim, Selefiliğin göbeğindeki ülkelerde bile mevcut değil. Akıl ve bilim dışı bu ilkel "Maarif" sistemi ülkeyi yeniden ortaçağa sürükleyecektir. Bu bir kabile düzeni sefaletidir." dediği Türkiye yüzyılı maarif modeli dayatıldı.

Ülkemizin, doğurganlık oranı da dikkate alındığında, uzak olmayan bir süreçte hem demografik yapısını bozacak hem de din devleti oluşturmaya hizmet edecek maarif modeli - göç arasındaki ilişki budur.  

Bu yüzden çok tehlikeli bir durumla karşı karşıya olduğumuzu herkes görmelidir.

Meral'in sarı saçı, Ali ile Aziz'in topsuz maçı; Özgür'ün gözlüğü, Bahçeli'nin sözlüğü; Siyasetin oyunu, Karaman'ın koyunu gündemi işgal etmemeli, güzel ülkemiz elimizden gitmemelidir.

Zaman dar alanda top çevirme zamanı değil, akıl ve izan içinde birlik olma zamanıdır.

Aksi halde yarın, çok ama çok geç o-la-cak-tır.

 

  • YORUMLAR
adlı kullanıcıya cevap x

Yazarın Diğer Yazıları

  • Yaz Saati - 17 Aralık 2025
  • Öğretmen(im)…! - 31 Ağustos 2025
  • Araç muayenesi - 29 Haziran 2025
  • Hobi Bahçeleri - 05 Mayıs 2025
  • MEB çareyi buldu: "CEZA! " - 16 Mart 2025
  • Milli eğitimde neler ol(m)uyor?.. - 01 Ocak 2025
  • Öğretmenim - 23 Kasım 2024
  • 24 Kasım aşkına, 24 kritik soru(n) - 21 Kasım 2024
  • Bir şiirin öyküsü: "Nasıl müdür oldum?" - 22 Eylül 2024
  • Milli Eğitimin Üç Önemli Meselesi - 07 Eylül 2024
  • Geleneklerimizden günümüze tasarruf - 22 Ağustos 2024
  • Duyduk duymadık demeyin... - 06 Ağustos 2024
  • Milli Eğitim Bakanı Çam Devirdi - 16 Temmuz 2024
  • Kelin İlacı Olsa Kendi Başına Sürerdi - 14 Temmuz 2024
  • Şehir hasta(neleri) - 26 Haziran 2024
  • Orta(k)lık - 24 Haziran 2024
  • MEB'in fonu Tekin mi, değil mi? - 19 Haziran 2024
  • Erken seçim şart mı öğretmenim? - 05 Haziran 2024
  • MEB'in çayı - 02 Haziran 2024
  • Sevgi - 27 Mayıs 2024
  • 1
  • 2
ilan.gov.tr
Gazete arşivi için üye girişi yapmanız gerekmektedir.
Köşe Yazarları
Serdar Gündüz Liyakat-Sen Genel Sekreteri
Serdar Gündüz Liyakat-Sen Genel Sekreteri
İstiklal Marşı'nın Eğitimdeki Yeri
Cahit Akdoğan Araştırmacı yazar
Cahit Akdoğan Araştırmacı yazar
Ramazan'da Kamu Aracıyla Şov Yapmayın!
Ahmet Acaroğlu Türk Ocağı Eski Başkanı
Ahmet Acaroğlu Türk Ocağı Eski Başkanı
Domuzlar Diktatoryası / Emperyalist Haydutlar
Türkiye'de İdeolojik Olayları Hazırlayan Süreçler ve Olaylar Gerçeği(5)
Mehmet ARSLAN Eğitim Yönetimi Ve Planlama uzmanı
Türkiye'de İdeolojik Olayları Hazırlayan Süreçler ve Olaylar Gerçeği(5)
Remzi ÖZMEN TES İst 8 Nolu eski Şb. Bşk, Kamu-Sen İst eski Bşk
Remzi ÖZMEN TES İst 8 Nolu eski Şb. Bşk, Kamu-Sen İst eski Bşk
Bir Öğretmen Daha Kıydılar!..
Av.Alev SEZEN M.A. Adli Bilimler Uzmanı
Av.Alev SEZEN M.A. Adli Bilimler Uzmanı
Hedef Tahtasına Oturtulmayı Beklemek
WhatsApp'ta Müdürün Mesajına Beğeni Bırakmayan Öğretmeni
Kadriye Demirel (AES Antalya il Temsilcisi , Eğitim koçu)
WhatsApp'ta Müdürün Mesajına Beğeni Bırakmayan Öğretmeni "Uyarma" Mobbingi Resmiyetleştirmektir
Aziz Dolu Atabey
Aziz Dolu Atabey
TSK; Tanrı'nın Sevimli Kulları
Yaşar YENİÇERİOĞLU UAEF Başk
Yaşar YENİÇERİOĞLU UAEF Başk
Türk Halklarının İnançları-2
Reyhan Yıldız Eğitimci Yazar
Reyhan Yıldız Eğitimci Yazar
Kalbin Sükûtuna Doğru: Bir Ramazan-ı Şerif Niyeti
Yusuf İPEKLİ
Yusuf İPEKLİ
Yaz Saati
Düz Yollarda Yürümek
Namık Özer ERDOĞAN Atatürk Eğ.En.Eski Md.
Düz Yollarda Yürümek
Avrupa Turundan, Yunanistan - Selânik
Canan ÖZDEMİR Uzman Sosyolog
Avrupa Turundan, Yunanistan - Selânik
Türklerin sınırları ve 2700 yılın intikamı
Misafir Yazılar
Türklerin sınırları ve 2700 yılın intikamı
Sizin Tek Hedefiniz!
Orhan KILIÇOĞLU
Sizin Tek Hedefiniz!
Bir Tatil Masalı
Av.Faruk Ülker Ümraniye Türk Ocağı Eski Bşk
Bir Tatil Masalı
Türk milliyetçiliği tarihi kitabını niçin yazdım?
Dr.Sakin ÖNER
Türk milliyetçiliği tarihi kitabını niçin yazdım?
Sevgililer Günü Vesilesiyle…
Ali Kemal Gül
Sevgililer Günü Vesilesiyle…
2026'ya Girerken Türkiye
Türk Ocakları'ndan
2026'ya Girerken Türkiye
İyi Parti Meclis Toplantısında Kadınlarımız
Şerife Güven
İyi Parti Meclis Toplantısında Kadınlarımız
Türk Kadını
Köksal Cengiz
Türk Kadını
Tarihin Tekerrürü: Şark Meselesi'nden Modern Kuşatmaya
Şevket Sezer
Tarihin Tekerrürü: Şark Meselesi'nden Modern Kuşatmaya
Çok Okunan Haberler
Türk Ocakları Pendik Şubesinden Büyük İftar Organizasyonu
Türk Ocakları Pendik Şubesinden Büyük İftar Organizasyonu
Öğrenci yakını okul müdürüne okulda kafa attı!
Öğrenci yakını okul müdürüne okulda kafa attı!
Türk Ocakları Beykoz Şubesinde Nöbet Değişimi
Türk Ocakları Beykoz Şubesinde Nöbet Değişimi
Ana Sayfa
GÜNDEM
KAMU
SENDİKA
DÜNYA
EKONOMİ
SİYASET
HUKUK
TÜRK DÜNYASI
EĞİTİM
MEMURLAR
Köşe Yazarları
Foto Galeri
Video Galeri
Biyografiler
Üye Paneli
Günün Haberleri
Arşiv
Gazete Arşivi
Anketler
Gazete Manşetleri
  • EKONOMİ
  • HUKUK
  • KAMU
  • MEMURLAR
  • SENDİKA
  • TÜRK DÜNYASI
  • Foto Galeri
  • Video Galeri
  • Köşe Yazarları
  • Biyografiler
  • Üye Paneli
  • Günün Haberleri
  • Arşiv
  • Gazete Arşivi
  • Anketler
  • Gazete Manşetleri
sanalbasin.com üyesidir

  • Rss
  • Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri

Sitemizde bulunan yazı , video, fotoğraf ve haberlerin her hakkı saklıdır.
İzinsiz veya kaynak gösterilemeden kullanılamaz.

Yazılım: Tumeva Bilişim