• Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri
Anasayfa
  • GÜNDEM
  • KAMU
  • SENDİKA
  • DÜNYA
  • EKONOMİ
  • SİYASET
  • HUKUK
  • TÜRK DÜNYASI
  • EĞİTİM MEMURLAR
  • Ara
SON DAKİKA:
12:57
Ekonomi Bürokrasisinde Deprem: SPK ve Bakanlıkta Kapsamlı Atama ve Görevden Almalar
12:46
125 kişiye mezar olan hastaneyle ilgili çarpıcı rapor: “Göçme durumu” bilinmesine rağmen kullanıldı
12:41
MEB’den Sınav Sisteminde Yeni Dönem: 2026-2027 Ortak Yazılı Sınav Takvimi ve OYSS Detayları
Video Galeri Foto Galeri Yazarlar Üye Paneli
A
Büyüt
A
Küçült
Yorumlar
  1. Köşe Yazarları
  2. Yusuf İPEKLİ
  3. Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli - Göç İlişkisi
Yayınlanma: 12 Haziran 2024 - 15:27

Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli - Göç İlişkisi

12 Haziran 2024 - 15:27
Yorumlar
Yazdır
A
Büyüt
A
Küçült
Yorumlar
Yusuf İPEKLİ
Yusuf İPEKLİ
Eğitimci Bakış

 

İkinci yüzyılının hemen başında Türkiye Cumhuriyeti hiç olmadığı kadar sorunlu, sıkıntılı.

Bu sorun ve sıkıntı yurttaşın çektiği ekonomik buhrandan daha can alıcı. 

Ekonomik buhran çözümsüz mü, elbette değil. 

Bu sorun ve sıkıntı şu günlerde köylünün örneğin çayına, arpasına, buğdayına verilen taban fiyatlar karşısında ezim ezim ezilmesinden, bir anlamda canlı canlı toprağa gömülmesinden çok daha ağır.

Köylü rahatlatılamaz mı, zor değil.

Bu sorun ve sıkıntı genç işsizlerin yaşadığı bunalımın kat be kat üstünde.

Akılcı planlama önler mi, hem de nasıl, hem de nasıl.

Bu sorun ve sıkıntı doğanın talan edilmesinden daha ölümcül.

Mücadele gerektirir ama aşılmaz mı, neden aşılmasın ki?

B sorun ve sıkıntı maden, su, haberleşme ve ulaşım gibi devlete ait stratejik değeri yüksek kaynakların hiç edilmesinden daha yıkıcı.

Çözüm var ve çözüm demokratik mücadele ile bizim elimizde. 

Bu sorun ve sıkıntı hak, hukuk, adaleti alt üst edecek kadar şiddeti yüksek bir deprem.

Devletin dini adalettir, elbette tesis edilir. 

Ancak söz konusu olan bu sorun ve sıkıntının ortaya çıkaracağı tablo iyi okunduğunda görülüyor ki Türkiye Cumhuriyeti ortaçağın bile gerisine düşecek. 

Neden?

2002 yılından günümüze değin dar kadro yapılanması ve anlayışıyla ülkeyi yöneten anlayışın hiç kuşkusuz tek(bir) amacı var: “Ülkeyi din devletine dönüştürmek.” 

Bunu gerçekleştirmek için bilimin yerine doğmayı, bilim insanı yerine ulemayı, okul yerine medreseyi, Türkçe yerine arapçayı, günün koşullarına uygun kıyafet yerine takke, şalvar, kara çarşafı; ilaç yerine içinde ne yazıldığı bilinmeyen muskayı hayata geçirmek. 

Ayrıca, hilafetle birlikte Osmanlı'nın bile gerisinde kalacak yönetimi getirip milletimizin önüne koymak. Cumhuriyeti, demokrasiyi, insan haklarını, çağdaş dünyayı elinin tersiyle itip islam devleti oluşturmak. 

Kolay değildi. 

Bunu uluslararası emperyalist güçlerle birlikte planladılar.  Plan çok yönlü adım adım hayata geçmeli, bir taşla bir çok kuş vurulmalıydı. 

Bir yandan Türkiye Cumhuriyeti islami yapıya bürünürken öte yandan Suriye, İran, Irak başta olmak üzere Ortadoğu'da sınırlar yeniden çizilmeliydi. 

Gazeteler bu yüzden el değiştirdi. Televizyonlar büyük bir propaganda aracı haline getirildi. Üniversiteler hızla bilimden uzaklaştırıldı. Andımız kaldırıldı. Sendikaların sesi bunun için kısıldı. Ülkede solcu olmak doğal suç sayıldığı için solcular çok kolay susturuldu. Ülkü sahibi milliyetçiler paramparça edildi. Halk sosyal yardımlara muhtaç hale getirildi. Üretim hemen hemen bitti. Hayati her ihtiyaç için dışa bağımlı hale geldik. Ülkenin kaynakları yüzde beşlik mutlu azınlığa aktı. 

Umut tükendi ama amaca ulaşmak için görev bitmedi.

Eğitim yaz boz tahtasına çevrildi. Yeni yeni dersler icat edildi. Seçmeli dersler yaygınlaştı. Aslında zorunlu seçmeli dersler olan din alanındaki dersler gencecik beyinleri allak bullak etti. Mülakat yoluyla sisteme uygun öğretmen atamaları hala devam ediyor.

Yetmedi. 

Bütün bunlara rağmen Türk halkı ulusal değerlerden, kurucu fikirlerden, çağdaş dünya ile barışık yaşama isteğinden vazgeçmedi.

Tarikat ve cemaatlerin onca uğraşısına rağmen araplaşmayı reddetti. 

Bütün bunlar yaşanırken emperyal güçler Irak'ı böldü, parçaladı. Suriye'yi içinden çıkılmaz bir sorunlar yumağı haline getirdi. 

Ve göç başlatıldı.

Göçün bana göre iki amacı vardı. 

1. Suriye ve Irak'ın kuzeyinde bir koridor açmak, burada bir kürt devleti oluşturmak. 

Oluştu mu? 

Adı şimdilik konmamış bu kürt devletinin yönetimi özerk mi, evet. Bayrağı var mı, evet. Daha geçtiğimiz günlerde yerel seçim yapma girişimi oldu mu, evet. 

O zaman planın birinci ayağı tıkır tıkır işledi, işliyor. 

Mevcut olan bu fiili durum ülkemiz için birinci tehdittir. 

2. Göçün ikinci önemli sonucu ise siyaset üstü olması gereken eğitim alanında kendini gösterdi. 

Uluslararası sermayenin hibe adı altında gönderdiği çil çil dolarlar, avrolar bu ikinci amaca hizmet etti. Hibeler önüne gelen her yerde kullanıldı. Hesapsız kitapsız çok ama çok borçlandık. 

Bu arada plan yürümüş özellikle Suriyeli göçmen çocukları çoktan okullaşmaya başlamıştı. 

Bununla birlikte okullarda arapça tabelalar, duyurular yerini aldı. Arapça kursları açıldı. Tercüman adı altında araplar öğretmenler odasına, sınıflara girdi. Pek çok okulda çocuklarımız azınlık durumuna düştü. 

Artık evlerde arap kanalları izleniyor, sokaklarda kara çarşaflı araplar dolaşıyor, okul bahçelerinde arapça konuşuluyor, öğretmen gibi içi dolu dolu olan kavramın yerini mualllim, okul gibi okumaktan gelen güzelim sözcüğün yerini medrese, eğitim gibi harika bir sözün yerini maarif alıyordu. 

Peynir ekmek gibi yurttaşlık dağıttık.

Arap kültürünü damarlarımıza enjekte ettiler. 

Böylece, uygulanan dini eğitimin samimi inananları dinden soğuttuğuna filan aldırmadan temeli emperyal güçler tarafından atılan cumhuriyeti islamileştirmek için uygun zemin oluşturuldu. 

Zira 4+4+4 uygulaması sonucu inşaat yükselmeye başladı.

4+4+4 ile birlikte anadolu liselerinin önüne set çekildi. İkili eğitim uygulanmaya başladı. Proje okulu icat edildi. Derslerin içi boşaltıldı. Öğretmen kalitesi yok edildi. Bu okul türü sıradanlaşmakla kalmayıp vasatın altını gördü. 

Oysa imam hatipler mantar gibi çoğaldı. Seçkin pek çok okulun başına imam hatip eklendi. Bu okullara oluk oluk para akıtıldı. Sınıf mevcutları seyreltildi. Cazibe arttı. Atatürk'e iftiralar atıldı, cumhuriyete hakaretler edildi, camiler okullara / okullar camilere taşındı. Ağzından kin akanlar kürsülere oturdu. Diyanet işleri başkanlığı hiç bir hutbesinde Atatürk'e yer vermedi. 

Veliler perişan olmuştu. Onlar iman hatip ile fahiş fiyat uygulayan özel okul arasına sıkıştı kaldı. Veliler hayatlarından vazgeçerek özel okullara yöneldi ancak kısa sürede ödeme güçleri yok oldu. Devlet okulları yerlerde sürünmeye başlayınca göçün yarattığı ortam da fırsat bilinerek dönüşüm ivne kazandı.

İşte, Prof. Dr. Ersin Kalaycıoğlu'nun, "Bu, "Maarif modeli" Suudi Arabistan, Emirlikler, Mısır, Cezayir, Tunus, Fas, Pakistan, Malezya ve Endonezya gibi ülkelerde yok. Yani, AKP iktidarının Türkiye'ye dayattığına benzer din ağırlıklı bir ilk ve orta öğretim, Selefiliğin göbeğindeki ülkelerde bile mevcut değil. Akıl ve bilim dışı bu ilkel "Maarif" sistemi ülkeyi yeniden ortaçağa sürükleyecektir. Bu bir kabile düzeni sefaletidir." dediği Türkiye yüzyılı maarif modeli dayatıldı.

Ülkemizin, doğurganlık oranı da dikkate alındığında, uzak olmayan bir süreçte hem demografik yapısını bozacak hem de din devleti oluşturmaya hizmet edecek maarif modeli - göç arasındaki ilişki budur.  

Bu yüzden çok tehlikeli bir durumla karşı karşıya olduğumuzu herkes görmelidir.

Meral'in sarı saçı, Ali ile Aziz'in topsuz maçı; Özgür'ün gözlüğü, Bahçeli'nin sözlüğü; Siyasetin oyunu, Karaman'ın koyunu gündemi işgal etmemeli, güzel ülkemiz elimizden gitmemelidir.

Zaman dar alanda top çevirme zamanı değil, akıl ve izan içinde birlik olma zamanıdır.

Aksi halde yarın, çok ama çok geç o-la-cak-tır.

 

  • YORUMLAR
adlı kullanıcıya cevap x
Yorum yazabilmek için lütfen üye girişi yapınız.

Yazarın Diğer Yazıları

  • İnsan Kendinden Özür Diler Mi? - 06 Haziran 2026
  • Oku-yorum... - 11 Mayıs 2026
  • Eğitim Zorunlu Mu, Sorunlu mu? - 18 Nisan 2026
  • Yaz Saati - 17 Aralık 2025
  • Öğretmen(im)…! - 31 Ağustos 2025
  • Araç muayenesi - 29 Haziran 2025
  • Hobi Bahçeleri - 05 Mayıs 2025
  • MEB çareyi buldu: "CEZA! " - 16 Mart 2025
  • Milli eğitimde neler ol(m)uyor?.. - 01 Ocak 2025
  • Öğretmenim - 23 Kasım 2024
  • 24 Kasım aşkına, 24 kritik soru(n) - 21 Kasım 2024
  • Bir şiirin öyküsü: "Nasıl müdür oldum?" - 22 Eylül 2024
  • Milli Eğitimin Üç Önemli Meselesi - 07 Eylül 2024
  • Geleneklerimizden günümüze tasarruf - 22 Ağustos 2024
  • Duyduk duymadık demeyin... - 06 Ağustos 2024
  • Milli Eğitim Bakanı Çam Devirdi - 16 Temmuz 2024
  • Kelin İlacı Olsa Kendi Başına Sürerdi - 14 Temmuz 2024
  • Şehir hasta(neleri) - 26 Haziran 2024
  • Orta(k)lık - 24 Haziran 2024
  • MEB'in fonu Tekin mi, değil mi? - 19 Haziran 2024
  • 1
  • 2
ilan.gov.tr
Gazete arşivi için üye girişi yapmanız gerekmektedir.
Köşe Yazarları
Cahit Akdoğan Araştırmacı yazar
Cahit Akdoğan Araştırmacı yazar
Yargı Basın Özgürlüğünü Tescilledi: Soru Sormak Suç Değil, Şeffaflık Hakkımız!
Av.Alev SEZEN M.A. Adli Bilimler Uzmanı
Av.Alev SEZEN M.A. Adli Bilimler Uzmanı
Çerçeve Yasanın Hukuki Ve Siyasi Açıdan Değerlendirmesi
Sabri Şenel
Sabri Şenel
Burnundan Soluyan Türk Milleti Son Sözünü Söylemeden Tarihin Akışı Değişmez.
Serdar Gündüz Liyakat-Sen Genel Sekreteri
Serdar Gündüz Liyakat-Sen Genel Sekreteri
Memurun Ekmeğiyle İlgilenmeyenler, Sendikal Özgürlüğüne Göz Dikti!
Ahmet Acaroğlu Türk Ocağı Eski Başkanı
Ahmet Acaroğlu Türk Ocağı Eski Başkanı
Sarıyer'e Giderken
Yıkmak Kolay, Yapmak Zordur
Mehmet ARSLAN Eğitim Yönetimi Ve Planlama uzmanı
Yıkmak Kolay, Yapmak Zordur
Remzi ÖZMEN TES İst 8 Nolu eski Şb. Bşk, Kamu-Sen İst eski Bşk
Remzi ÖZMEN TES İst 8 Nolu eski Şb. Bşk, Kamu-Sen İst eski Bşk
Güvensizlik Bölünmeyi, Bölünmüşlük Çürümeyi Getirir
Sendika Teşvik Primi, Sendikal Tekelleşmeye Peşkeş Çekilemez!
Kadriye Demirel (AES Antalya il Temsilcisi , Eğitim koçu)
Sendika Teşvik Primi, Sendikal Tekelleşmeye Peşkeş Çekilemez!
Aziz Dolu Atabey
Aziz Dolu Atabey
MEB, OECD ve PİSA Raporu
Yaşar YENİÇERİOĞLU UAEF Başk
Yaşar YENİÇERİOĞLU UAEF Başk
Kimler Ahi Olamaz
Yusuf İPEKLİ
Yusuf İPEKLİ
İnsan Kendinden Özür Diler Mi?
30 Ağustos
Namık Özer ERDOĞAN Atatürk Eğ.En.Eski Md.
30 Ağustos
Muson Yağmurlarının Gölgesinde Bir Sri Lanka Hatırası: Pettah'tan Negombo'ya(2)
Canan ÖZDEMİR Uzman Sosyolog
Muson Yağmurlarının Gölgesinde Bir Sri Lanka Hatırası: Pettah'tan Negombo'ya(2)
PISA'yı çözmeyi öğrendik, eğitimi değil
Misafir Yazılar
PISA'yı çözmeyi öğrendik, eğitimi değil
İki Büyük İhanet: Fon Vurgunları ve Çöpe Atılan Beyinler
Orhan KILIÇOĞLU
İki Büyük İhanet: Fon Vurgunları ve Çöpe Atılan Beyinler
Siyasal İslam'ın Ve ( İslamcılığın ) İflası
Av.Faruk Ülker Ümraniye Türk Ocağı Eski Bşk
Siyasal İslam'ın Ve ( İslamcılığın ) İflası
Bilge Kağan Yasası: En Eski Türk Anayasası "Töre"
Ali Kemal Gül
Bilge Kağan Yasası: En Eski Türk Anayasası "Töre"
Terör Örgütünün Amacı Egemenliği Paylaşmak
Türk Ocakları'ndan
Terör Örgütünün Amacı Egemenliği Paylaşmak
Mücadele Ateşi Sönmeyecek: Beyşehir'de Esnafın Nabzı ve İYİ Parti'nin Kararlılığı
Şerife Güven
Mücadele Ateşi Sönmeyecek: Beyşehir'de Esnafın Nabzı ve İYİ Parti'nin Kararlılığı
Türkçe Düşün, Türkçe Konuş, Türkçe Yaz!
Köksal Cengiz
Türkçe Düşün, Türkçe Konuş, Türkçe Yaz!
"Bugünkü Ermenistan Toprakları Türklerin Yurduydu"
Şevket Sezer
"Bugünkü Ermenistan Toprakları Türklerin Yurduydu"
Çok Okunan Haberler
Kolluk Kuvveti Öğrencilerden Yarım Saat Önce Okullarda Olacak
Kolluk Kuvveti Öğrencilerden Yarım Saat Önce Okullarda Olacak
Batı Trakya'da 8 Türk azınlık okulunun faaliyeti durduruldu
Batı Trakya'da 8 Türk azınlık okulunun faaliyeti durduruldu
Ekim 2026 Fon Skandalı Kamuoyu Algı Araştırmaları
Ekim 2026 Fon Skandalı Kamuoyu Algı Araştırmaları
Ana Sayfa
GÜNDEM
KAMU
SENDİKA
DÜNYA
EKONOMİ
SİYASET
HUKUK
TÜRK DÜNYASI
EĞİTİM
MEMURLAR
Köşe Yazarları
Foto Galeri
Video Galeri
Biyografiler
Üye Paneli
Günün Haberleri
Arşiv
Gazete Arşivi
Anketler
Gazete Manşetleri
  • EKONOMİ
  • HUKUK
  • KAMU
  • MEMURLAR
  • SENDİKA
  • TÜRK DÜNYASI
  • Foto Galeri
  • Video Galeri
  • Köşe Yazarları
  • Biyografiler
  • Üye Paneli
  • Günün Haberleri
  • Arşiv
  • Gazete Arşivi
  • Anketler
  • Gazete Manşetleri
sanalbasin.com üyesidir

  • Rss
  • Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri

Sitemizde bulunan yazı , video, fotoğraf ve haberlerin her hakkı saklıdır.
İzinsiz veya kaynak gösterilemeden kullanılamaz.

Yazılım: Tumeva Bilişim

Yeni Slow Radyo