• Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri
Anasayfa
  • GÜNDEM
  • KAMU
  • SENDİKA
  • DÜNYA
  • EKONOMİ
  • SİYASET
  • HUKUK
  • TÜRK DÜNYASI
  • EĞİTİM MEMURLAR
  • Ara
SON DAKİKA:
00:01
783 kişilik temizlik kadrosuna 120 bin başvuru
Video Galeri Foto Galeri Yazarlar Üye Paneli
A
Büyüt
A
Küçült
Yorumlar
  1. Köşe Yazarları
  2. Ahmet Acaroğlu Türk Ocağı Eski Başkanı
  3. Eğitim Meselemiz /Ulusal Egemenlik ve Türk Ocakları
Yayınlanma: 23 Nisan 2026 - 00:42

Eğitim Meselemiz /Ulusal Egemenlik ve Türk Ocakları

23 Nisan 2026 - 00:42
Yorumlar
Yazdır
A
Büyüt
A
Küçült
Yorumlar
Ahmet Acaroğlu Türk Ocağı Eski Başkanı
Ahmet Acaroğlu Türk Ocağı Eski Başkanı
=AÇI=


Bildiğiniz gibi Türk Ocakları Balkan Savaşı yıllarında kurulmuş bir sivil toplum örgütüdür. Dağılan bir büyük imparatorluğun dağılma sürecinde, Türk unsurunun yok sayıldığı veya yok edilmeye çalışıldığı bir kaotik ortamda TÜRKÇÜLÜK idealiyle damarlarımızdaki asil kanı harekete geçirmeyi başaran, TÜRKİYE CUMHURİYETİ DEVLETİ’nin temellerindeki harcı kanlarıyla yoğuran  inanmışlar ve adanmışlar ordusudur Türk Ocakları.
Onlar bağımsız bir devlet olmanın, emperyalizme başkaldırmanın ancak TÜRK MİLLİYETÇİLİĞİ VE TÜRKÇÜLÜK fikriyle mümkün olacağına inandılar ve halkı inandırdılar. Osmanlıcılık,Siyasal İslamcılık ve Batıcılık iflas etmiş, onlar kazanmışlardı.

 Osmanlı Devleti Avrupalılarca karikatürlerde sağmal bir inek olarak çiziliyor, memelerine yapışan her devlet onu iştahla emiyor, sömürüyordu. Batının bize bakışı buydu.
Biz ümmetin kurtuluşu için Yemen çöllerini Mehmetçiklerimizin kanı ile sularken, Lawrence’in  zihinlerini iğfal ettiği Şerif Hüseyin ve çöl bedevileri,  İngiliz askerleriyle birlikte Mehmetçiğin karnını deşerek ümmete ihanet ediyordu. Medine’de, Filistin’de , Zeytindağı’nda Allah’ımızla  baş başa, kanımızla yapayalnızdık. Türkçülük böyle doğdu. İstiklal Savaşı, en büyük Türkçü Atatürk’ün önderliğinde TÜRK MİLLETİ’nin destansı mücadelesidir. Mustafa Kemal Atatürk de bir Türk Ocaklı, eşi Latife Hanım Türk Ocakları Fahri Genel Başkanı idi.

Bu girişi yapmamın bir değil, birçok sebebi var aslında. En başa 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nı koymalıyım. Atatürk’ten önce veya sonra çocuklar için böyle bir sevgiyi  bayrama dönüştüren bir devlet adamı yok gezegenimizde. Bu ayrıcalıkla büyüdük biz ve bize hür bir vatan bağışlayan, bir bayramla bizi bağrına basan yüce önderi biz de çok sevdik. Töremiz ve inancımızın gereği de budur.

Fakat kendini farklı kimliklerle tanımlayanlar, soy özürlü bazı aydınlar, siyaset sapkınları veya  Araplaşmayı din zanneden cahiller, tarikat ve cemaat meczupları, emperyalizmin gönüllü köleleri olarak Türk’e de, Atatürk’e de düşmandırlar. Bu kepazelerin nankörlükleri ve hakaretleri artık aleni olmaya başlamış, Cumhuriyet’e düşmanlıkları milli birliğimizi tehdit eder hale gelmiştir. Böyle bir densizliği başka hiçbir ülkede göremezsiniz, hiçbir devlet buna izin vermez.

Bayramlarımızı kutlamak , milli bayramlarımızı bir şölene dönüştürmek, milletimizin de, çocuklarımızın da hakkıdır. Milli bayramlar gençlerin gönüllerinde vatan sevgisinin, aidiyet duygusunun kökleşmesini sağlayan özel günlerdir.
 
Bazı edebi metinler de öyledir. Cumhuriyet’in ilk yıllarından beri bizim nesiller güne Andımız ile başlar, öğretmenleri n gözlerindeki ışıkta, giyim kuşamlarındaki özende Atatürk’ü görür gibi olurduk. Andımız milli bir dua gibiydi.  Merak ediyorum, mesela Andımız’ı  kaldıranlar acaba hangi sözcüklerden rahatsız olmuşlardır? Doğru ve çalışkan olmak mı, büyüklerimizi saymak, küçüklerimizi korumak, yurdumuzu özümüzden daha çok sevmek midir sizi rahatsız eden? Yoksa TÜRKÜM demek mi? “Ne mutlu Türküm diyene” diye haykırmak mı?

Ama burası Türkiye Cumhuriyeti Devleti’dir ve bu devletin sahibi de Türk Milleti’dir. Bakın daha savaş devam ederken o yiğitler 23 Nisan 1920’de Büyük Millet Meclisi’ni açarak egemenliği ilan etmişlerdi. “Egemenlik kayıtsız ve şartsız milletindir.” demişti Atatürk. Egemenlik ortak kabul etmez. Herkes aklını başına toplamalı ve ona göre davranmalıdır. ABD Büyükelçisi Tom Barrack’a da burasının bağımsız bir ülke olduğu hatırlatılmalı, kendisinin de bir sömürge valisi olmadığı ihtar edilmelidir.Eğer haberi yoksa, mavi gözlü sarışın Bozkurt’un ;” Bağımsızlık benim karakterimdir. Bu millet esir yaşamaktansa ölsün daha iyidir.” dediğini ona hatırlatmalıdır. Biz başkalarına benzemeyiz.

Rus dış politika uzmanı Alexandr DUGİN ; “Türk ordusunu güçlü kılan Nato değildir. Mesele silah da değildir. Mesele TÜRKLÜKTÜR. Türk örgütlenme yeteneğidir, askeri ruhtur. Bu kimsede yoktur.” diyor. Türk’ü tarihten çıkarın inanın anlatacak bir şey kalmaz. Tarihler bu çelikten ruhun kahramanlıklarıyla doludur. Ne diyordu Atatürk: “Taş kırılır, tunç erir, ama TÜRKLÜK ebedidir. Türk budur; yıldırımdır, kasırgadır, dünyayı aydınlatan güneştir.”  Bunu anlamayanlar ve bu millete ihanet peşinde olanların, şah damarlarının akıbetiyle oynadıklarını da bilmelerinde yarar vardır. 

Başa dönersek söylemem gereken ikinci konu ; Edirne’de gerçekleştirilen Türk Ocakları Marmara Şubeleri Bölge Toplantısı’dır. Edirne Ocak Başkanı Yakup Öz ile birlikte toplantıya katılan tüm şube başkanlarına en kalbi şükranlarımı bildirmekten  mutluluk duyuyorum. Ben de bir Türk Ocaklıyım.   Cumhuriyeti kanla irfanla kuranlar bu derneğin mensuplarıydı. Bugünkü şubeler ve aziz Ocaklılar da bu Cumhuriyeti yaşatmak için onlar gibi azimli ve yeminlidirler. 

Türk Ocakları sıradan bir dernek değildir, partiler üstüdür  ve politik şarlatanlıklardan azadedir.Toplantıda bir konuşma yapan Genel Başkan Prof.Dr.Mehmet Öz ‘ün şu cümleleri devlet adamlarımız için de bir yol haritası olmalıdır. ” Biz ne Nato’cu, ne Çinci, ne de Rus’çuyuz. Biz Türkçüyüz. Türk Dünyasının güçlü olmasını, Türk devletlerinin güç birliği oluşturmasını, yeni dünya denkleminde güçlü olarak yer almasını arzu eder, onun için çalışırız.” Üniversite yıllarımızdan beri sloganımız değişmemiştir. “NE AMERİKA, NE RUSYA ,NE ÇİN / HER ŞEY TÜRKE GÖRE,TÜRKLÜK İÇİN.”

Konuyu eğitime bağlayarak bitirmek istiyorum. Şanlıurfa, Kahramanmaraş ve İstanbul’daki okullarda hepimizi üzen silahlı saldırılar yaşandı. Bir öğretmen ve 10 evladımız kurşunlarla can verdi . Çok sayıda yaralımız olduğunu da unutmayalım. Bu bir cinnet hali değil. Bu yönelimleri, çöken eğitim sistemimizin, çürüyen ahlak anlayışımızın, sarsılan aile yapımızın, savrulan toplum ve adalet anlayışımızın bir yansıması olarak kabul etmemiz gerekiyor. Uyuşturucu alışkanlığı ve sosyal medya tuzakları gibi daha bir çok neden sayılabilir. Ama bozulan ekonomik düzenin ve adil olmayan gelir dağılımının etkisini en başa yazmak yanlış olmaz.

Çocuklar bizim çocuklarımız. Bu neslin davranış bozuklukları bu aşamaya geldiyse yarınlardaki tehlikeyi bugünden görüp tedbirler alınmalıdır. Benim çocuğum, senin çocuğun meselesi değil bu. Değerlerimizi kaybettik biz. Milli değerlerimizle dini değerleri çatıştırarak çocuklarımızı ideal boşluğuna mahkum ettik. ”Her insan kendini eğitmek zorundadır ; çünkü en büyük düşman, kontrolsüz bir zihin, eğitilmemiş bir karakter ve alışkanlıkların kölesi olmuş bir ruhtur.”  der Seneca.

Cumhuriyetin ilk yıllarında bir üniversite gibiydi Türk Ocakları. Bilime önem veren, çalışkan, yüksek karakterli, üstün ahlaklı, kültürlü bir toplum için bir AKADEMİ gibi çalışıyordu Ocak’lar, idealist gençler yetiştiriyordu. Vali ve Kaymakamlar, Daire Amirleri, Kurum Müdürleri, Öğretmenler Ocak’ın doğal üyesi idiler. O nedenle Atatürk bir vilayete ziyarete gittiğinde önce Türk Ocağı’na teşrif ederdi, Vali onu orada karşılardı.
Yusuf Akçura o günlerde; “Kurtuluş, kim ne derse desin Türkçülüktedir.” diyordu. Ben bugün de aynı düşüncedeyim.
Bugün okullarımız bu ideale ve bu disipline maalesef sahip değildir. Çocuklarımız milli ruh ve heyecanlardan habersizdir. Hocam Prof.Dr.Mehmet Kaplan “Nesillerin Ruhu” kitabını boşuna mı yazdı zannediyorsunuz? Sadece diploma vererek insanları eğittiğimizi zannetmek en korkunç  gaflettir. Ne güzel söylemişti rahmetli  Prof.Dr.İlber Ortaylı: “İnsanın ilk önce ahlak okuması gerekir. Diplomalar meslek içindir.”

Eğitimde köklü bir reforma ihtiyacımız var. Ahmet Yesevi, Yunus Emre, Hacı Bektaş-ı Veli samimiyeti ve hoşgörüsüne, Dede Korkut hikayelerindeki  Alperenliğe, Göktürk Kitabelerindeki törelere, Şeyh Edebali’deki öğütlere , Atatürk ideallerine, kendi türkülerimize, kendi toylarımıza dönmeye karar verdiğimiz gün kendi Rönesansımızı da gerçekleştirmiş olacağız. Atatürk’ün de, Türkçülerin de asıl “KIZILELMA” sı bu değil miydi zaten?

  • YORUMLAR
adlı kullanıcıya cevap x
Yorum yazabilmek için lütfen üye girişi yapınız.

Yazarın Diğer Yazıları

  • Kültür Ve Sanata Dair - 09 Haziran 2026
  • Edirne ve Uzunköprü'de Fetih Coşkusu - 19 Mayıs 2026
  • Çalınmış Ülke : Filistin - 16 Mayıs 2026
  • Mayıs,Ayı ve Gazi Turhan Beyi Anma Töreni - 05 Mayıs 2026
  • Söylemler Ve Eylemler - 15 Nisan 2026
  • Nevruz Coşkusu Ve Türklük Kurultayı - 31 Mart 2026
  • Bayram Vesilesiyle / Edirne Ve Uzunköprü - 24 Mart 2026
  • Oruç Bir Ruh Şölenidir - 17 Mart 2026
  • Domuzlar Diktatoryası / Emperyalist Haydutlar - 10 Mart 2026
  • Eşkıya Dünyaya Hükümdar Oldu! - 04 Mart 2026
  • Milliyetçiler Birleşmelidir - 18 Şubat 2026
  • Siyasetin Transfer Borsası - 11 Şubat 2026
  • Hangisi Daha Güvensiz? - 03 Şubat 2026
  • Karda Söyleşi - 20 Ocak 2026
  • Haydutluk Medeniyet Oldu - 06 Ocak 2026
  • Eski / Yeni Yıl Düşünceleri - 01 Ocak 2026
  • Ne Yapıyoruz? Ne Yapmalıyız? - 21 Aralık 2025
    ilan.gov.tr
    Gazete arşivi için üye girişi yapmanız gerekmektedir.
    Köşe Yazarları
    Sabri Şenel
    Sabri Şenel
    Türk'ün Eskimeyen Değeri: Hakemlik ve Kanaat Önderliği
    Serdar Gündüz Liyakat-Sen Genel Sekreteri
    Serdar Gündüz Liyakat-Sen Genel Sekreteri
    Memur ve Emeklisine Ek Zam İçin Daha Ne Bekliyorsunuz?
    Cahit Akdoğan Araştırmacı yazar
    Cahit Akdoğan Araştırmacı yazar
    Fındık Üreticileri Bu Fırsatı Kaçırmamalı
    Ahmet Acaroğlu Türk Ocağı Eski Başkanı
    Ahmet Acaroğlu Türk Ocağı Eski Başkanı
    Kültür Ve Sanata Dair
    Kadriye Hocam, Bu Karar Kirli Dünyaya Meydanı Bırakmak Değil mi?
    Mehmet ARSLAN Eğitim Yönetimi Ve Planlama uzmanı
    Kadriye Hocam, Bu Karar Kirli Dünyaya Meydanı Bırakmak Değil mi?
    Remzi ÖZMEN TES İst 8 Nolu eski Şb. Bşk, Kamu-Sen İst eski Bşk
    Remzi ÖZMEN TES İst 8 Nolu eski Şb. Bşk, Kamu-Sen İst eski Bşk
    Lisedeki Protestonun Düşündürdükleri
    Av.Alev SEZEN M.A. Adli Bilimler Uzmanı
    Av.Alev SEZEN M.A. Adli Bilimler Uzmanı
    Siyasi Umutsuzluk
    Damdaki Eşek Sendromu
    Kadriye Demirel (AES Antalya il Temsilcisi , Eğitim koçu)
    Damdaki Eşek Sendromu
    Aziz Dolu Atabey
    Aziz Dolu Atabey
    Adalet; paylaşım ile suç ve ceza arasında orantı
    Yaşar YENİÇERİOĞLU UAEF Başk
    Yaşar YENİÇERİOĞLU UAEF Başk
    Büyük Türk Kağanlığı
    Yusuf İPEKLİ
    Yusuf İPEKLİ
    İnsan Kendinden Özür Diler Mi?
    Şu Hayat
    Namık Özer ERDOĞAN Atatürk Eğ.En.Eski Md.
    Şu Hayat
    Sri Lanka Gezimizden
    Canan ÖZDEMİR Uzman Sosyolog
    Sri Lanka Gezimizden
    Açılımda kritik eşik: MİT, 'PKK silah bıraktı' diyemez!
    Misafir Yazılar
    Açılımda kritik eşik: MİT, 'PKK silah bıraktı' diyemez!
    Susma Haykır! Farz et ki Müstevli Çocukları Azdılar!
    Orhan KILIÇOĞLU
    Susma Haykır! Farz et ki Müstevli Çocukları Azdılar!
    Coğrafya Kader midir?
    Av.Faruk Ülker Ümraniye Türk Ocağı Eski Bşk
    Coğrafya Kader midir?
    Osmanlıda Hor Görülen Türk
    Ali Kemal Gül
    Osmanlıda Hor Görülen Türk
    İki Menfur Saldırı Ve Katliam Çok Yönlü İncelenmelidir
    Türk Ocakları'ndan
    İki Menfur Saldırı Ve Katliam Çok Yönlü İncelenmelidir
    Kuvvayi Milliye Ruhuyla Bandırma Vapurunda Olmak..
    Şerife Güven
    Kuvvayi Milliye Ruhuyla Bandırma Vapurunda Olmak..
    Huzura Hasret Bayramlar
    Köksal Cengiz
    Huzura Hasret Bayramlar
    19 Mayıs Tarihi Ve Yunanistan
    Şevket Sezer
    19 Mayıs Tarihi Ve Yunanistan
    Çok Okunan Haberler
    Sınıfta kalınca müdür yardımcısını tehdit etti
    Sınıfta kalınca müdür yardımcısını tehdit etti
     Hilvan'da Çocuklarımızın Eğitim Hakkı Ve Geleceği Korunmalıdır!
    Hilvan'da Çocuklarımızın Eğitim Hakkı Ve Geleceği Korunmalıdır!...
    İstanbul Erkek Lisesi’nde mezuniyet protestosu
    İstanbul Erkek Lisesi’nde mezuniyet protestosu
    Ana Sayfa
    GÜNDEM
    KAMU
    SENDİKA
    DÜNYA
    EKONOMİ
    SİYASET
    HUKUK
    TÜRK DÜNYASI
    EĞİTİM
    MEMURLAR
    Köşe Yazarları
    Foto Galeri
    Video Galeri
    Biyografiler
    Üye Paneli
    Günün Haberleri
    Arşiv
    Gazete Arşivi
    Anketler
    Gazete Manşetleri
    • EKONOMİ
    • HUKUK
    • KAMU
    • MEMURLAR
    • SENDİKA
    • TÜRK DÜNYASI
    • Foto Galeri
    • Video Galeri
    • Köşe Yazarları
    • Biyografiler
    • Üye Paneli
    • Günün Haberleri
    • Arşiv
    • Gazete Arşivi
    • Anketler
    • Gazete Manşetleri
    sanalbasin.com üyesidir

    • Rss
    • Künye
    • İletişim
    • Çerez Politikası
    • Gizlilik İlkeleri

    Sitemizde bulunan yazı , video, fotoğraf ve haberlerin her hakkı saklıdır.
    İzinsiz veya kaynak gösterilemeden kullanılamaz.

    Yazılım: Tumeva Bilişim

    Yeni Slow Radyo