• Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri
Anasayfa
  • GÜNDEM
  • KAMU
  • SENDİKA
  • DÜNYA
  • EKONOMİ
  • SİYASET
  • HUKUK
  • TÜRK DÜNYASI
  • EĞİTİM MEMURLAR
  • Ara
SON DAKİKA:
22:18
Türk'ün Has Kız Evlatları Destan Yazdı
22:11
2026-AGS ve 2026-ÖABT: Temel Soru Kitapçıkları ve Cevap Anahtarları Yayımlandı
21:24
2026-YKS Tercih Kılavuzu Yayımlandı: Üniversite Kontenjanları ve Detaylar
12:36
Anne ve Babalar Dikkate! Dijital Dünyada Kan Donduran Tehlike: "Öğretmenimi Nasıl Öldürürüm?"
Video Galeri Foto Galeri Yazarlar Üye Paneli
A
Büyüt
A
Küçült
  1. Köşe Yazarları
  2. Ali Kemal Gül
  3. Çevresel Sorunlar Ve Ruh Kirlenmesi
Yayınlanma: 15 Ocak 2017 - 14:38

Çevresel Sorunlar Ve Ruh Kirlenmesi

15 Ocak 2017 - 14:38
Yazdır
A
Büyüt
A
Küçült
Çevresel Sorunlar Ve Ruh Kirlenmesi
Ali Kemal Gül
Bakış

 

Çevre sorunları, bir üretim ya da tüketim faaliyeti sonucunda sosyal ve özel çevredeki olumsuz etkilerdir. Daha geniş bir deyişle, evreni, tabiatı ve insanı maliyeti sıfır olan bir öz kaynak gibi görüp, onlardan sonuna kadar faydalanmayı tek amaç haline getirmiş ekonomimizin önlenemez sonucudur.

Havanın Pazar mekanizması içinde oluşmuş bir fiyatı olmadığından, iktisadi değeri de yok sayılıyor. Oysa önümüzdeki yıllarda havanın da maden cevheri gibi saflığı önem kazanacaktır. Ayrıca hava hayatın devam etmesinde vazgeçilemez bir yere sahiptir. Çünkü havasız hiçbir canlı hayatını sürdüremez.

Üretim ve buna dayalı olarak tüketimin her yıl belirli bir oranda artmasının sonucu, çevre kirlenmesine yol açan artıklar da hızla çoğalmaktadır.

Çevre kirlenmesi adı altında toplayabileceğimiz su, hava ve toprak kirlenmesini bir aysbergin deniz altında kalan görünmeyen kısmı ise, ruh kirlenmesidir. Çevre kirlenmesi, ruh kirlenmesinin su, hava ve toprak üzerindeki yansımasıdır. Gerçek kirlenme suyun altında görünmeyen ruh kirlenmesidir. Ruh Kirlenmesi, çevre kirlenmesi gibi somut biçimde algılanmadığı için, toplum ve kişiler ruh kirlenmesinin farkında değil. Oysa ruh kirlenmesi çevre kirlenmesinden çok daha tehlikelidir. Çevre kirlenmesi tabiatı tahrip ederken, ruh kirlenmesi insanı yok etmektedir. İnsanların bu yıkımın farkına varmaları uzun zaman alacaktır. Ruh kirlenmesi en yoğun bir biçimde, çağımız insanının değerlerinde kendini gösteriyor.

Günümüzde öyle bir insan tipi ortaya çıktı ki, bu insan elle tutamadığı, gözle göremediği değerlere hiç ilgi göstermiyor. Ayrıca bu insanın elle tutulur nesneleri ele geçirmek için giriştiği yarışta; ölçüsü ölçüsüzlük, ahlakı ahlaksızlık, değeri değersizlik, erdemi erdemsizliktir. Söz konusu insanın tutum ve davranışlarını belirleyen tek öğe: Ekonomik çıkar sağlamak ve ele geçirilen ekonomik zenginliği büyütmek. Onun için çevre ve insanı hiçbir sorumluluk duygusu taşımadan acımasızca tahrip etmektedir.

***  

Kuraklıklar nedeniyle yaşanamaz hale gelen Türk’ün Anayurdu Orta Asya’dan başlayan göç dalgaları, bugün Türk milletinin sığındığı son liman olan Anadolu topraklarıdır. Ne var ki, Türk’ün son kalesi Anadolu, Orta Asya steplerinde olduğu gibi ‘ çöl haline gelme’ tehdidi ile karşı karşıyadır. Yaşadığı tarihi tecrübeler sonucu kâinattaki ahenk ve dengeyi korumakla görevli olması gereken Türk milleti ise çevreye karşı o ‘yaşadığı tarihi duyarlılığını’ neredeyse kaybetmiş haldedir. Dünya yıllardan beri ‘küresel ısınma felaketine’ karşı tedbir almak ile uğraşıyor. Türk milletini yönetenler ise başlarını gömdükleri kumların üzerinde oluşan ‘seraplar’ ile meşgul oluyor.

 Devlet adabı ve yönetiminden, içinde bulunduğu Türk Tarihi ve kültüründen habersiz, her şeye ticari kafa ile bakmanın vahim sonuçlarından biri de yapılaşma ve bayındırlık adı altında ülkenin ekolojik dengelerini bozmaktır.

*** 

 Türk milletinin son sığınağı ve günde dört mevsimin bir arada yaşandığı ılıman iklimiyle, verimli topraklarıyla vatanımız Anadolu’yu yeşiliyle, ormanlarıyla, akarsularıyla, gölleriyle, denizleriyle, enfes doğasıyla koruyacağımız ve bu doğal avantajları üretime, verimliliğe dönüştüreceğimiz yerde, insanımız lehine katma değer yaratacağımız yerde, biz ne yaptık ve yapıyoruz?

Özellikle’’ Türk-İslam kültürünü, milli tarihini hazmedememiş beyinlere has üretilen politikalarla, başta en güvenli kurumumuz TSK olmak üzere, diğer resmi ve sivil kurumlarımızın itibarını nasıl yok edeceğimizin sahte senaryolarını yazarak yürürlüğe sokmaya çalıştık ve başardık. Türk milleti kavramını güçlendireceğimiz politikalar üreteceğimiz yerde, Türk milletini etnik ve mezhepsel parsellere ayırmanın uğraşısı içerisinde olduk.  Zeminini hazırlayarak TSK bünysine, hukuk sistemimizin bünyesine, diğer resmi kurumlarımızın bünyesine, Türk milleti kavramına hep şaşı bakan, Türk milletine nefretle bakan beynelmilel güçlerin projelerini gerçekleştirmeleri karşılığında üstün beklentileri olan ‘’sefil ve namert zihniyetleri’’  soktuk. Neticesinde, Türk milletine karşı işlenen, Üniter devlet yapımıza karşı işlenen, demokratik- laik cumhuriyet sistemine karşı işlenen aşağılık bir terör hamlesini yaşadık.

Acı bir gerçektir ki, ülküsüne sahip olamayan, amacından sapmış/ saptırılmış, kendini Türk milletinden görmeyen, tarihini özellikle yanlış yorumlayan bozuk zihniyetlerle toplumda peydahlanmış ve ülkeyi parçalamaya yönelik bir algı operasyonunun yapıldığını biliyoruz ve yaşıyoruz…

***

Konumuza dönelim. Milletini, ‘bilim’ ve ‘medeniyet’, ‘kültür’ ve ‘sanat’ alanında ‘çağlar üzerinden sıçratacak’ bir mücadele azmini ortaya koymak, ama aynı zamanda adına ‘vatan’ denilen coğrafyayı ‘daha yaşanılır’ bir hale getirmek ,’vatanperverliği baş tacı yapan Türk Milletinin üzerinde bir vebaldır, sorumluluktur.

Bayındırlık ve yerleşim adı altında ‘Ormanların’ talan edilmesi,’ verimli arazilerin’ betonlaşmaya açılması, ‘göllerin’, ‘nehirlerin’, ‘su kaynaklarının’ kurutulması, ‘doğal yaşam alanlarının’ yok edilmesi, ‘ Yeni Ergenekon’ olarak bilinen ‘Anadolu’  topraklarının  ‘çöl’ haline’ getirilmesine kayıtsız kalmak ruhların kirlendiğinin göstergesi değil midir?

Türk’ün son kalesi vatan edindiğimiz Türk yurdunu’ imar etmek, son vatan topraklarımız olduğunun bilinciyle yeşilini korumak, toprağını çöllendirmeden verimini çoğaltmak, imar etmek, alın teri akıtmak her yurtseverin, her vatanperverin, her Türk milliyetçisinin üzerinde kutsal bir görev olmalıdır.

***  

‘Gönül’ bahçelerimizin hassas noktalarında filiz veren bir ‘gonca gül’ gibidir vatan. Birileri ‘canını’ ortaya koyar onun uğruna; ‘maniler’, ‘türküler’ üretir, ‘şiirler’’, ‘destanlar’ yazar ardından;’ incinir’ korkusu ile ‘dokunmaya’ dahi kıyamaz gönül insanları.

Ama ‘içinde bulunduğu tarih ve kültürden mahrum, her şeye ticari zihniyetle bakan birileri’ gelir, doymak bilmeyen egolarıyla bozgunculuk peşinde koşarlar. Ülkenin gelir kaynaklarını ele geçirmek için kan akıtan yozlaşmış bu yaratıklar, hem doğayı alabildiğine tahrip ederler, onu doyumsuzca tuttuğu gibi ta ‘kökünden’ koparmaya çalışırlar.

Evet, bu aymazlık devam ederse, bir zamanlar dörtnala koşan atlarımızla ‘Asya steplerini’ terk edip, ‘dört iklimin’ aynı anda bir arada yaşandığı  ‘Anadolu sığınağını’ çölleştirmiş olabiliriz.

***  

Gerçek o ki, aslında tahrip edilen yalnızca tabiat değil, tabiatla beraber ruhtur. Dünyada ruh kirlenmesinin önüne geçmeden, çevre kirlenmesinin önünü almak mümkün değildir. Bütün insanlığın büyük bir ruh temizliğine ihtiyacı vardır. Ruhlar seküler kültürün değerleriyle değil kutsal kültürün değerleriyle temizlenir.

Zira kâinattaki ahenk ve dengeyi korumakla görevli insan, ne yazık ki bu görevini yerine getirme şuurundan mahrum olduğunda, kâinatın dengesini bozacak yanlış faaliyetlere girerek kendi hüsranlı sonunu da hazırlamış olacaktır.  

Yazarın Diğer Yazıları

  • Ülkemiz Türkiye'nin Tapusunun Alındığı Lozan Barış Antlaşmasının 103. Yılı Vesilesiyle - 25 Temmuz 2026
  • Türk' ün Kardeşi Türk'tür - 23 Temmuz 2026
  • Türk Milliyetçilerinde Zihniyet Değişimi - 18 Temmuz 2026
  • 15 Temmuz İhanetini Kavramak - 14 Temmuz 2026
  • Başbuğumuz Atatürk'ü Kavramak - 11 Temmuz 2026
  • Bu Yazımı Çocuklarınıza Vasiyet Olarak Bırakınız! - 06 Temmuz 2026
  • Dil Milli Birliğin Çimentosudur - 28 Haziran 2026
  • Aile Kavramı - 26 Haziran 2026
  • Kerbelâ Olayı ve Çağları Aşan Mesajı - 20 Haziran 2026
  • Türk Kadını - 16 Haziran 2026
  • Hicri Yeni Yıla Girerken - 13 Haziran 2026
  • Duyarlılık - 09 Haziran 2026
  • Osmanlıda Hor Görülen Türk - 03 Haziran 2026
  • Bayram Vesilesiyle - 26 Mayıs 2026
  • Atatürk ve Din - 23 Mayıs 2026
  • 19 Mayıs 1919 'un Yol Haritası - 19 Mayıs 2026
  • Tek Adama Yönelik Rejim - 13 Mayıs 2026
  • Anneler Gününe Dair - 09 Mayıs 2026
  • Türk Olmanın Gururu - 05 Nisan 2026
  • Sevgililer Günü Vesilesiyle… - 13 Şubat 2026
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 21
ilan.gov.tr
Gazete arşivi için üye girişi yapmanız gerekmektedir.
Köşe Yazarları
Sabri Şenel
Sabri Şenel
Mazlumların Kanı Petrolden, Altından Daha Değerlidir!
Serdar Gündüz Liyakat-Sen Genel Sekreteri
Serdar Gündüz Liyakat-Sen Genel Sekreteri
Azınlık Okullarını Devlet Denetimine Alarak Misyonerlik Faaliyetlerine Son Veren Mustafa Kemal Atatürk'e Minnettarız
Cahit Akdoğan Araştırmacı yazar
Cahit Akdoğan Araştırmacı yazar
Özel İdare'de Sınavlar Yine Tartışma Yarattı..
Ahmet Acaroğlu Türk Ocağı Eski Başkanı
Ahmet Acaroğlu Türk Ocağı Eski Başkanı
Derin Sohbet
Bu Dünyadan Can Ağabeyim İdris Arslan Geçti
Mehmet ARSLAN Eğitim Yönetimi Ve Planlama uzmanı
Bu Dünyadan Can Ağabeyim İdris Arslan Geçti
Remzi ÖZMEN TES İst 8 Nolu eski Şb. Bşk, Kamu-Sen İst eski Bşk
Remzi ÖZMEN TES İst 8 Nolu eski Şb. Bşk, Kamu-Sen İst eski Bşk
Yetkiliyi Değil Yetkisizi Suçluyoruz
Av.Alev SEZEN M.A. Adli Bilimler Uzmanı
Av.Alev SEZEN M.A. Adli Bilimler Uzmanı
STK Anlayışımız ve Yardımlarımız
Cumhurbaşkanı'mızdan Bir Kararname de Kariyer Tazminatının Emeklilikte Devam Etmesi İçin İstiyoruz!
Kadriye Demirel (AES Antalya il Temsilcisi , Eğitim koçu)
Cumhurbaşkanı'mızdan Bir Kararname de Kariyer Tazminatının Emeklilikte Devam Etmesi İçin İstiyoruz!
Aziz Dolu Atabey
Aziz Dolu Atabey
Linkoln, Mao Size; İnatçı Kahraman Ağa Bize
Yaşar YENİÇERİOĞLU UAEF Başk
Yaşar YENİÇERİOĞLU UAEF Başk
Büyük Türk Kağanlığı-8
Yusuf İPEKLİ
Yusuf İPEKLİ
İnsan Kendinden Özür Diler Mi?
Öğretmen Ne Yapsın?
Namık Özer ERDOĞAN Atatürk Eğ.En.Eski Md.
Öğretmen Ne Yapsın?
Sri Lanka Kandy Seyahati
Canan ÖZDEMİR Uzman Sosyolog
Sri Lanka Kandy Seyahati
Sivas Katliamında Saklanan Gerçekler
Misafir Yazılar
Sivas Katliamında Saklanan Gerçekler
Atatürk'e Saldırıların Planlayıcısı Yunan ve İngiliz İstihbaratıdır!
Orhan KILIÇOĞLU
Atatürk'e Saldırıların Planlayıcısı Yunan ve İngiliz İstihbaratıdır!
Lozan Antlaşması 24 Temmuz 1923 Ve Lozan'dan Önceki Tarihsel Durum
Av.Faruk Ülker Ümraniye Türk Ocağı Eski Bşk
Lozan Antlaşması 24 Temmuz 1923 Ve Lozan'dan Önceki Tarihsel Durum
Ülkemiz Türkiye'nin Tapusunun Alındığı Lozan Barış Antlaşmasının 103. Yılı Vesilesiyle
Ali Kemal Gül
Ülkemiz Türkiye'nin Tapusunun Alındığı Lozan Barış Antlaşmasının 103. Yılı Vesilesiyle
15 Temmuz: Ders Aldık mı?
Türk Ocakları'ndan
15 Temmuz: Ders Aldık mı?
Meğer Ölmüşüz de Haberimiz Yok!
Şerife Güven
Meğer Ölmüşüz de Haberimiz Yok!
Destanlar Burcundayım!
Köksal Cengiz
Destanlar Burcundayım!
Lozan Antlaşmasına Katılan Devletler
Şevket Sezer
Lozan Antlaşmasına Katılan Devletler
Çok Okunan Haberler
Dışişleri'nden Yunanistan'ın Türk okullarını kapatma kararına tepki
Dışişleri'nden Yunanistan'ın Türk okullarını kapatma kararına...
20 gümrük memuru gözaltında
20 gümrük memuru gözaltında
ÖSYM 2026 YKS sonuçlarını açıkladı
ÖSYM 2026 YKS sonuçlarını açıkladı
Ana Sayfa
GÜNDEM
KAMU
SENDİKA
DÜNYA
EKONOMİ
SİYASET
HUKUK
TÜRK DÜNYASI
EĞİTİM
MEMURLAR
Köşe Yazarları
Foto Galeri
Video Galeri
Biyografiler
Üye Paneli
Günün Haberleri
Arşiv
Gazete Arşivi
Anketler
Gazete Manşetleri
  • EKONOMİ
  • HUKUK
  • KAMU
  • MEMURLAR
  • SENDİKA
  • TÜRK DÜNYASI
  • Foto Galeri
  • Video Galeri
  • Köşe Yazarları
  • Biyografiler
  • Üye Paneli
  • Günün Haberleri
  • Arşiv
  • Gazete Arşivi
  • Anketler
  • Gazete Manşetleri
sanalbasin.com üyesidir

  • Rss
  • Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri

Sitemizde bulunan yazı , video, fotoğraf ve haberlerin her hakkı saklıdır.
İzinsiz veya kaynak gösterilemeden kullanılamaz.

Yazılım: Tumeva Bilişim

Yeni Slow Radyo