• Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri
Anasayfa
  • GÜNDEM
  • KAMU
  • SENDİKA
  • DÜNYA
  • EKONOMİ
  • SİYASET
  • HUKUK
  • TÜRK DÜNYASI
  • EĞİTİM MEMURLAR
  • Ara
SON DAKİKA:
11:57
Küçük Bir İlçede Örnek Bir Demokratik Yarış
Video Galeri Foto Galeri Yazarlar Üye Paneli
A
Büyüt
A
Küçült
Yorumlar
  1. Köşe Yazarları
  2. Av.Faruk Ülker Ümraniye Türk Ocağı Eski Bşk
  3. Samsun Terme'de 80 öncesi öğretmenlik
Yayınlanma: 19 Haziran 2021 - 13:38
Güncelleme: 19 Haziran 2021 - 14:31

Samsun Terme'de 80 öncesi öğretmenlik

19 Haziran 2021 - 13:38
Güncelleme: 19 Haziran 2021 - 14:31
Yorumlar
Yazdır
A
Büyüt
A
Küçült
Yorumlar
Samsun Terme'de 80 öncesi öğretmenlik
Av.Faruk Ülker Ümraniye Türk Ocağı Eski Bşk
Herşeyde hukuk


----ÖNSÖZ---
Öncelikle 1977-1980 yılları arasının yaşanmış, uzun trajik hikayemizin tüm konusunu buraya taşımak ve isim isim belirterek yazmak ancak bir kitabın konusu olurdu. Bu bakımdan hikayede olması gereken bir çok olayları, bilhassa öğretmen arkadaşlarımı ve öğrencilerimi muhtevayı da çok uzatacağından ve daha bir çok isimleri şimdilik muaf tutmak ve geçmek zorunda kaldım. Ama hiç birini unutmadım.
Yaşadığımız günü anlamak için, yaşanılanların unutulmamasından ve hatırlanmasından geçtiğini anlamak gerekir. Hatıralarımız hiçbir kimseyi tenkit ve eleştiri için yazılmamıştır. Bundan sonra ki yazılarımızda, hatıralarımızda ve duygularımızda olanları da paylaşmak üzere hepinize iyi okumalar.
--------0--------
Öğretmenlik, bir bilgiyi, bir sanatı, bir tekniği veya bilimin herhangi bir dalını öğretmeyi kendisine meslek edinmiş kimse olduğunu biliyoruz.
Yeri geldiğinde bir anadır, babadır. Sevecen, sempatik, hoşgörülü, mütevazi, ilme ve öğrenmeye açık olmalıdır öğretmen. İç içedir öğrencileriyle. Bir kuyumcu sarrafı gibidir. Karşıdakini evladı gibi görür. Kendi çocuklarından daha fazla onlarla zaman geçirir. Okulda, evde, yolda, bile onlarla olur ve olduğu yerlerde hissettirir kendisini.
Sanatçı gibi olmalıdır öğretmen. Yontulmaya hazır sanat eserlerini inşa etmek için bir kuyumcu titizliğiyle izler ve takip eder öğrencisini. Bir heykeltıraşa benzetmelidir kendisini. Yeteneğini, kabiliyetini, psikolojik yapısını araştırarak yaklaşmalıdır öğrencisine.
İdealistlik öğretmen olmanın en önde gelen özelliğidir. Pişirmeden önce yoğurmak, yoğurmadan önce tanımak ve istediği kalıba sokmak için çaba sarf eder. Öğrencilerini neye ve nasıl motive edeceğini bilmek için deneyim sahibi de olmalıdır.
Belki teknolojiye hakim olmasa bile öğrenmeye ve öğretmeye her daim açık olabilmelidir. Kendisine güven duymalıdır, bir kahraman gibi değil, insan gibi yaklaşmalıdır öğrencilerine. Öğretmen- öğrenci- okul üçgeninde bir taraf değil, bilgisine danışılan, akıl sorulan, bilirkişi statüsünde problemlerin çözümüne yardımcı olmalıdır...
İşte bu düşüncelerle, Ankara Gazi Eğitim’den den mezun olur olmaz, okulumuzdan ve hocalarımızdan aldığımız bilgiler, öğüt ve tavsiyelerle ve görev aşkıyla ilk görev yerimiz olarak, 1977 yılında Samsun Terme İmam Hatip Lisesine Matematik Öğretmeni olarak atandım.
***
Kararnamenin bir nüshası cebimde görevime başlamak için okula geldim. Okul o zamanlar Terme’nin Kocaman Caddesinde ki fiziki olarak tam bir okul görünümünde olmasa da, Kur’an Kursundan çevirme, yine de eğitime uygun bir yapıda , eski değilse yeni de sayılmayan bir bina görünümünde.
Okulun giriş kapısında boyu, kilosu benden fazla , yaşı da bana yakın olan öğrencimiz, ‘’...Dur içeriye girmek yasak, şimdi hocalar dersteler, girmezsin...’’ diyerek, biraz da beni tıfıl gördüğünden olacak dış kapıyı açmak istemedi. Daha yirmi iki yaşındayım.
Öğrencilik havasını henüz daha üstümden atmış değilim, kıyafetim de tam düzgün sayılmaz. Saçlar uzun kulakların üstünde, bıyıklar hilal biçiminde. Ben hemen biraz ciddileşerek, öğrencinin adını sordum, tipimi de sevmemiş olacak ki, adını da söylemedi. Okula giremediğim için, ben de artık sertleşmeye ve ciddileşmeye başladım. Yüzümden anladı değiştiğimi nihayet!...Adının Kerim Şahin olduğunu söyledi. Ben de içimden, Kerim senin adını hiç unutmayacağım bundan sonra dedim.
Bak Kerim, yarın Matematik dersinize gireceğim belki, bu okulun Matematik öğretmeniyim artık der demez, bizim Kerim biraz da nazlanarak, beni tepeden bir süzüp, demir kapıyı açtı bana. Sonra okul müdürü Salih Yaşar Odabaşıoğlu Bey’in odasından çıktığımı görünce bizim Kerim öğretmen olduğuma ikna olmuş ki, yanıma gelip, "hocam kusura bakmayın.." deme nazikliğini de gösterdi.
Sonradan bu Kerim’le aramız çok iyi oldu. Matematikten bol kepçe verdiğimiz notları da unutmadığından, arada bir telefonla da arayıp hatırımı sorar sağ olsun.. Öğretmenliğe başlamamın ilk hikayesi olduğundan unutamadım...
Biz tabi başladık, canla, başla , aşkla, şevkle ders anlatmaya. Orta kısımda ki öğrencilerimiz anlattıklarımızı anlıyordu ama, Lise kısmında ise dersin tam anlaşıldığını söyleyemem. O zamanlar klasik anlatımdan modern matemetiğin müfredeta yeni geçildiği yıllardı. Öğrencilerin bir çoğu Kur’an Kursundan gelme olduğundan temel bilgilerde zayıflık vardı.
Bir gün yine böyle ders anlatmaktan yüzüm kıpkırmızı, birazda moralim bozuk dersten çıktığımda, Müdürümüz Salih Bey beni odasına çağırdı, çayımızı içtik, bana mesleki tecrübesini nazik bir şekilde konuşturdu.
‘’...Hocam, burası İmam Hatip Lisesi, normal lise veya Fen Lisesi değil, kendini o kadar sıkma, yavaş yavaş, rölantide ol. Bunların bir çoğu İmam veya vaiz olacak, doktor, hakim, mühendis, gibi mesleklerden olacak değiller, kendini de sıkma, öğrencileri de sıkma, sen dersini basit olarak anlat, gir , çık...’’ gibi biraz nasihat verdi.
O zamanlar İmam Hatip mezunlarının İlahiyat Fakültesi ve İslam Enstitüsü dışındaki yüksek okullara giriş imkanı zordu. Buna rağmen o yıllardan dersine girdiğim bir çok öğrencim, yüksek okulları bitirerek; öğretmen, il ve ilçe milli eğitim müdürleri, yazar olanlar, mühendis, hakim, avukat, savcı, işletmeci, vali yardımcıları, belediye başkanları ,esnaf, tüccar, büyük iş adamları ve Danıştay üyesi olan öğrencilerim oldu. Bir çoğuyla bile haberleşiriz bugün.
Bu öğretmenliğin en iyi tarafı nedir diye sorarsanız sadece bir tarafını söyleyebilirim size. Cadde de, yolda orada burada gezerken, yürürken yıllarca sonra birisi çıkar karşınıza, ‘’...hocam elinizi öpeyim, ben falanca sene, falanca sınıftan öğrencinizim hatırladınız mı? Sizleri de örnek aldık, Üniversiteyi bitirdim, şurada çalışıyorum...’’
O anın verdiği mutluluğu öğretmen olmayanlar bilemez. Hatta geçenlerde birkaç ay önce Üsküdar sahilde bir avukat arkadaşla yürürken, arabada küçük çocuklarını gezdiren bir çift dikkatlice yüzüme baktıktan birkaç saniye sonra, ‘’...Aaa Faruk Hocam bizi hatırladınız mı, hocam elinizi öpeyim...’’
Valla kızım; sesin, gözlerin yabancı gelmedi ama şu anda ilk bakışta çıkaramadım... Maşallah Hakan ‘da saç sakal karıştığından, fizik de değişmiş, tam olarak hatırlayamadım...
Yine bir gün, çarşıda gezerken iki kişi yüzüme bakıp, yanımdan geçti. O anın farkında da değilim. Akşam üstü büronun kapısı çaldı. İki kız öğrencim gelip, ‘’...Aşkolsun hocaamm, bugün size yolda selam verdik ama almadınız...’’
Dedim ki bir dakika çocuklar, ömrü hayatımda kimsenin selamını almamazlık yapmadım. Bakmışımdır ama görmemişimdir. Hem ben sizleri okulda öğrenci kıyafetiyle bıraktığımda, küçücük ve etekleriniz vardı. Şimdi ki büyümüş halinizle ve kıyafetinizle tanıyamamış olabilirim, dedikten sonra her iki öğrencimin saygıyla elimi öpmesinin ve sıcak sohbetin verdiği hazzı hiçbir yerde bulamaz insan...
Veya yıllar sonra bir telefon gelir:
‘’...Alo Hocam, ben falanca, nasılsınız, ellerinizden öperim, bizde emeğiniz çok, bir hatırınızı sorayım dedim....’’
Bu duyguyu hiçbir meslekte yaşayamaz insan!.. Duygulanır ve o ses alır yıllarca geriye götürür sizi!...
***
Biz yine konumuza dönelim:
70’ li yılların sonu, ülkemizin her tarafı gençlik hareketleriyle ve silahlı çatışmalarla kaynamakta. Belki her gün en az üç, beş gencimiz, polis ve öğretmenlerimiz o zaman ki, sağ- sol çatışması denilen hareketlerde yaralanıyor ve ölüyorlardı. Aslında bu, sağ-sol benzetmesini o günde sevmedim, bugünde sevmiyorum.

(Devam edecek)

 

  • YORUMLAR
adlı kullanıcıya cevap x
Yorum yazabilmek için lütfen üye girişi yapınız.

Yazarın Diğer Yazıları

  • Yeni Adli Yılın Açılışı Dolayısıyla Toplumun Bekledikleri… - 03 Eylül 2026
  • Lozan Antlaşması 24 Temmuz 1923 Ve Lozan'dan Önceki Tarihsel Durum - 25 Temmuz 2026
  • ''Ne Sen Beni Gördün, Ne de Ben Seni…'' - 18 Temmuz 2026
  • Türk'ün ilk başbuğlarından Bilge Kağan'dan, son başbuğ Atatürk'e uzanan milliyetçilik düşüncesi. - 30 Haziran 2026
  • Coğrafya Kader midir? - 29 Mayıs 2026
  • Din Anlayışının Ahlaki Çöküntüdeki Etkisi ve Felsefi Düşünce - 18 Nisan 2026
  • İsrail İdeolojisinin Temeli Ve Siyonizm Gerçeğini İyi Anlamak… - 05 Nisan 2026
  • Bir Tatil Masalı - 09 Mart 2026
  • İnsan Olabilmenin Sessiz Yükü - 31 Ocak 2026
  • İç Derinlikleriyle Yalnızlaşan İnsan - 14 Ocak 2026
  • İnsan Denen Meçhul!... - 04 Ocak 2026
  • Aldatma ve Aldatılmanın Psikolojisi - 15 Aralık 2025
  • Anayasa'nın 66.Maddesinde İfadesini Bulan Milli Kimlik Tanımı, Etnik Ayrıştırmadan Uzak Hukuki Bir Tanımdır - 08 Aralık 2025
  • Tarih Sahte Ve Çakma Milliyetçileri Affetmeyecek... - 30 Kasım 2025
  • Dini Kullananlar Dine Zarar Vermektedir - 04 Kasım 2025
  • ATATÜRK'ÜN DİN ANLAYIŞI (3) - 29 Ekim 2025
  • Atatürk'ün Din Anlayışı - 23 Ekim 2025
  • Yeter ki Sabır Taşmasın... - 20 Eylül 2025
  • Türk Toplumunda Ki Sosyal Çürüme Derinleşiyor - 17 Ağustos 2025
  • Sayın Özgür Özel, Seçmenlerinin Ve Milletin Umudunu Tüketme!.. - 01 Ağustos 2025
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 10
ilan.gov.tr
Gazete arşivi için üye girişi yapmanız gerekmektedir.
Köşe Yazarları
Cahit Akdoğan Araştırmacı yazar
Cahit Akdoğan Araştırmacı yazar
Şeffaflık Sınavı: 15 Katlık Huzur Hakkı Artışının Gerekçesi Ne?
Av.Alev SEZEN M.A. Adli Bilimler Uzmanı
Av.Alev SEZEN M.A. Adli Bilimler Uzmanı
Çerçeve Yasanın Hukuki Ve Siyasi Açıdan Değerlendirmesi
Sabri Şenel
Sabri Şenel
Burnundan Soluyan Türk Milleti Son Sözünü Söylemeden Tarihin Akışı Değişmez.
Serdar Gündüz Liyakat-Sen Genel Sekreteri
Serdar Gündüz Liyakat-Sen Genel Sekreteri
Azınlık Okullarını Devlet Denetimine Alarak Misyonerlik Faaliyetlerine Son Veren Mustafa Kemal Atatürk'e Minnettarız
Ahmet Acaroğlu Türk Ocağı Eski Başkanı
Ahmet Acaroğlu Türk Ocağı Eski Başkanı
İktidarı İktidar mı Değiştirecek?
Geleceğin Anahtarı: Eğitim Mücadelesi Ve Ortak Sorumluluklarımız
Mehmet ARSLAN Eğitim Yönetimi Ve Planlama uzmanı
Geleceğin Anahtarı: Eğitim Mücadelesi Ve Ortak Sorumluluklarımız
Remzi ÖZMEN TES İst 8 Nolu eski Şb. Bşk, Kamu-Sen İst eski Bşk
Remzi ÖZMEN TES İst 8 Nolu eski Şb. Bşk, Kamu-Sen İst eski Bşk
Eğitimde Yap Boz Oyunu Bitmelidir
Öğretmenlerden Milyon Kere Teşekkürler, Sayın Vali
Kadriye Demirel (AES Antalya il Temsilcisi , Eğitim koçu)
Öğretmenlerden Milyon Kere Teşekkürler, Sayın Vali
Aziz Dolu Atabey
Aziz Dolu Atabey
MEB, OECD ve PİSA Raporu
Yaşar YENİÇERİOĞLU UAEF Başk
Yaşar YENİÇERİOĞLU UAEF Başk
Tarihte Evlilikler
Yusuf İPEKLİ
Yusuf İPEKLİ
İnsan Kendinden Özür Diler Mi?
30 Ağustos
Namık Özer ERDOĞAN Atatürk Eğ.En.Eski Md.
30 Ağustos
Muson Yağmurlarının Gölgesinde Bir Sri Lanka Hatırası: Pettah'tan Negombo'ya(2)
Canan ÖZDEMİR Uzman Sosyolog
Muson Yağmurlarının Gölgesinde Bir Sri Lanka Hatırası: Pettah'tan Negombo'ya(2)
Süleymancılara operasyon: Tasfiye mi dizayn mı?
Misafir Yazılar
Süleymancılara operasyon: Tasfiye mi dizayn mı?
12 Eylül Dolayısıyla
Orhan KILIÇOĞLU
12 Eylül Dolayısıyla
Yeni Adli Yılın Açılışı Dolayısıyla Toplumun Bekledikleri…
Av.Faruk Ülker Ümraniye Türk Ocağı Eski Bşk
Yeni Adli Yılın Açılışı Dolayısıyla Toplumun Bekledikleri…
Türkçü Siyasetçilerin Bilgisine
Ali Kemal Gül
Türkçü Siyasetçilerin Bilgisine
Adalet, Liyakat, İstişare, Murakabe
Türk Ocakları'ndan
Adalet, Liyakat, İstişare, Murakabe
Kutlu Rüyalar Görmeliyiz
Şerife Güven
Kutlu Rüyalar Görmeliyiz
Eylül Ağıdı
Köksal Cengiz
Eylül Ağıdı
Kurtulan Bayrak Olayı
Şevket Sezer
Kurtulan Bayrak Olayı
Çok Okunan Haberler
Öğretmenlerin yer değiştirme tercih ve atama tarihleri belli oldu
Öğretmenlerin yer değiştirme tercih ve atama tarihleri belli oldu
Antalya’da Dev Rüşvet Soruşturması: İki Emniyet Müdürü Görevden Alındı
Antalya’da Dev Rüşvet Soruşturması: İki Emniyet Müdürü Görevden...
Tatil bitti, ders zili bugün çaldı
Tatil bitti, ders zili bugün çaldı
Ana Sayfa
GÜNDEM
KAMU
SENDİKA
DÜNYA
EKONOMİ
SİYASET
HUKUK
TÜRK DÜNYASI
EĞİTİM
MEMURLAR
Köşe Yazarları
Foto Galeri
Video Galeri
Biyografiler
Üye Paneli
Günün Haberleri
Arşiv
Gazete Arşivi
Anketler
Gazete Manşetleri
  • EKONOMİ
  • HUKUK
  • KAMU
  • MEMURLAR
  • SENDİKA
  • TÜRK DÜNYASI
  • Foto Galeri
  • Video Galeri
  • Köşe Yazarları
  • Biyografiler
  • Üye Paneli
  • Günün Haberleri
  • Arşiv
  • Gazete Arşivi
  • Anketler
  • Gazete Manşetleri
sanalbasin.com üyesidir

  • Rss
  • Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri

Sitemizde bulunan yazı , video, fotoğraf ve haberlerin her hakkı saklıdır.
İzinsiz veya kaynak gösterilemeden kullanılamaz.

Yazılım: Tumeva Bilişim

Yeni Slow Radyo