• Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri
Anasayfa
  • GÜNDEM
  • KAMU
  • SENDİKA
  • DÜNYA
  • EKONOMİ
  • SİYASET
  • HUKUK
  • TÜRK DÜNYASI
  • EĞİTİM MEMURLAR
  • Ara
SON DAKİKA:
10:29
MEB'den öğretmen görevlendirmelerinde yeni dönem
Video Galeri Foto Galeri Yazarlar Üye Paneli
A
Büyüt
A
Küçült
Yorumlar
  1. Köşe Yazarları
  2. Av.Faruk Ülker Ümraniye Türk Ocağı Eski Bşk
  3. Türkiye hukuk devletinden, kanun devletine mi gitmektedir.
Yayınlanma: 06 Mayıs 2021 - 19:09

Türkiye hukuk devletinden, kanun devletine mi gitmektedir.

06 Mayıs 2021 - 19:09
Yorumlar
Yazdır
A
Büyüt
A
Küçült
Yorumlar
 Türkiye hukuk devletinden, kanun devletine mi gitmektedir.
Av.Faruk Ülker Ümraniye Türk Ocağı Eski Bşk
Herşeyde hukuk




 HUKUK DEVLETİ  demek basit tanımlamayla; devletin sınırları içindeki kamu gücünün değişmezlik ve süreklilik temeline dayalı olarak  hukuk düzeninin  bağlı olduğu devlet şeklidir.
 Mutlakiyetçi   devletlerden  ayrı olarak;  hakkın, hukukun, hakkaniyetin ve adaletin herkese eşit statüde uygulanmasıdır. Kişilerin, belirli zümrelerin veya üstünlerin hukuku değil, hak ve özgürlükleri   koruyup  güçlendiren,  herkesin hukukunun korunması ilkesi hakimdir.

 Yargısal faaliyetlerin;  yürütmenin veya  tek kişinin  emirlerine  hizmet etmesinin istenilmesi hukuk devletinde  mümkün olmaz.

 Bu tür çağrı ve hareketler, baskıcı, ipotekçi, insan  haklarına saygı  göstermeyen tutum ve davranışlardır.  Tek parti Baas rejim özenticiliğidir. ‘’..Anayasa kapatılsın, Danıştay’ın yapısı değiştirilsin..’’  düşünce tarzı hukuk devletinde  savunulamayacak  görüşlerdir.

  Hukuk Devletlerinde, Güçler ayrılığı esastır. Yasama, yürütme, yargı tek elde toplanmaz. Kısaca;  yürütmenin hukuka bağlı olması  ve yürütme işlemlerinin,  yargı  denetimi altında olması demektir.

  KANUN  DEVLETİ  demek; İktidarlardakilerin,  oluşturulacak  kanunlarla  icraatlarını , her yolun kanunlarla meşru  kılınmak istenilen sistemdir. 
 Kanun devleti, hukuk devleti demek değildir. Her işin  kanuna  uygun olması da, hukuk devletinin özelliğini yansıtmaz. Kanun  devleti ve hukuk devleti  kavramları  birbirlerinden tamamen  farklıdır.

 Devlet gücünü  elinde  bulunduran siyasal  güçler, yeri  geldiğinde  işi kamufle  edebilmek  ve  istedikleri şekle  sokmak için, hatta   kendi menfaatleri yararına   istedikleri kanunları  meclisten  geçirebilirler.

 Başka deyişle, kendi  çıkarlarına uygun, kanunlar hazırlanarak, yapılan işler  yasal hale  getirilmek ve meşrulaştırmak için sık, sık  kanun yapma, kanun  değiştirme yoluna tevessül  edilmesidir.  Çünkü kanunları  uygulayan  irade ile  o kanunu  yapan ve  yön veren irade aynı güçtür.

 Kanun devletlerinde kişisel yararlar veya belirli zümrelere  özgü yararlar doğrultusunda bir  gecede kanunlar değişebilir. Mesela  ihale  kanunu, Avrupa  ülkelerinde  ikinci  dünya savaşından sonra  en çok iki, üç veya dört   defa  değişirken, ülkemizde ise ihale  kanunu 117’den  fazla değişime uğramıştır.

 Kanunla  yapılan  usulsüzlük ve yolsuzlukları  hukuk düzeni korumaz. Kanuna uygun yapılmış  gözükse de, kanuna uygun  sayılan  hukukla bağdaşmayabilir. Her  şeyin  kanun kılıfına  uydurulması  demek, hukuka uygun olması demek değildir. Bu çok ayrıdır..

Hukuk Devletlerinde, hukuk her alanda, genel  ve  özel kanunlarla, anayasanın  tanıdığı  hak ve özgürlükleri mümkün  mertebede kişiler  arasında  eşit  olarak uygularken, kanun  devleti ise, erkin  yarattığı ve  düzenlediği çerçevede yaşama  hakkı veren  devlettir.

 Hukuk ve kanun  devleti arasındaki  farkı kısaca  özetlemek gerekirse:

Kanun  devleti , yapılan  kanunlar  çerçevesinde  hareket  ederken, hukuk  devleti ise,  hak  ve hukuk  çerçevesinde  hareket  eden  devlet demektir...

                  **

Gelelim  asıl  konumuza:

 İçişleri Bakanlığı Emniyet Genel Müdürlüğü’nün (EGM) 27. Nisan 2021 tarihli,  ‘’ Ses ve görüntü kaydı alınması’’ konulu genelgesi bize yukarıdaki başlığı hatırlattı.

 Bu  genelge  hukuka uygun olmayıp  derhal İPTAL EDİLMELİDİR. Sebebine gelince:

  EGM’nün yayınladığı söz konusu genelgede; polislerin görevlerini ifa ederken ses ve görüntülerinin alınmasına, cep telefonlarıyla fotoğraf çekilmesi ve görüntülerinin alınmasının engellenmesi, kayıt yapan kişiler  hakkında adli işlemlere başvurulmasını konu alan  genelgeden bahsediyoruz!.

 Genelgenin gerekçesi ise,  ‘’ özel hayatın korunması..!’’

 Özel hayatın korunması demek; güvenlik ve istihbarat görevlilerinin kimlikleri, özel görüntüleri, aile hayatı, kamusal görev alanı dışındaki tüm bilgi, belge, resim, görüntü, ses kayıtlarını  içermesi  demektir.  Zaten 3713 sayılı Kanun. Mad. 6 ve 2937 sayılı Kanunun, mad. 27/2 deki yasal düzenlemelerle, güvenlik ve istihbarat görevlilerinin, polislerin kimlikleri, görüntüleri, bilgilerinin alınması, paylaşılması, ifşa edilmesi korunmuştur ve yasaktır. 

 Halbuki genelge, ‘’ görevlerini ifa ederken’’ görüntülerinin alınmasına yasak getiriyor. Oysa ki,  Görev alanı ile özel hayat birbirinden tamamen ayrıdır.

 Kamusal alanda görevini hukuka aykırı olarak ifa eden  polis görüntüsü, özel hayatın kapsamı içine giremez. Görev başındaki alınan görüntü ve resimler  hiçbir şekilde özel hayatın gizliliğini ihlal etmiş sayılmaz ve sayılamaz.

 Kaldı ki;  Anayasanın mad. 20 ve İnsan Hakları  Avrupa Sözleşmesinde ki mad.8 deki özel hayatın korunmasına ilişkin hükümler aynıdır. Özel hayata ilişkin Türk Mahkemelerinin yorumları   geniştir.  Yargıtay İçtihatları da bu meyandadır. 

 Yani net anlaşılabilmesi  için:

Güvenlik görevlileri, polisler,  mesai saatleri  içindeyken ve kamusal görev icra ederlerken, bu  kamusal faaliyetlerin hiç birisi  özel hayat olarak değerlendirilemez. Kanunlar, Mahkemelerin yorumları, Yargıtay İçtihatları son derece açıktır.

 Hukuk Devletinde hiçbir genelge, yönetmelik, tüzük veya yeni bir hukuk kuralı, Anayasaya ve kanunlara aykırı olamaz. Genelgelerle kişilerin  şahsi hakları yok edilemez. Toplumsal hak   ve  davranışları  kısıtlanamaz, yasak getirilemez. Bunlar  temel hukuk kaidesidir.

 Toplumsal olaylarda bir  çok usulsüzlükler ve kanuna aykırı davranışlar, çoğu zaman cep telefonlarıyla elde edilen görüntülerle ve ses kayıtları ile delil  olarak ifşa  edilmektedir. Polisin görevi başındayken  yaptığı aşırı ve fevri şiddet hareketlerini gazeteciler veya ilgili şahıslar resim çekmeyecek de ne yapacaklar? Hatalı davranışlar, kanun dışı uygulamalar resim olmazsa,  ses kaydı geçersizse nasıl ispat edilecektir?.

  Ayrıca vatandaşların  tanık olduğu bir hukuk  dışı olay ve davranışı belgelemesi, aynı zamanda demokratik  bilincin göstergesi olup, ayrıca Ceza kanununa  göre de bir yükümlülük ifade etmektedir. Başka bir deyişle, suçun işlendiğini gören bir kimse bunu yetkili makamlara bildirmek zorunluluğu vardır. Suçu bildiren ve ifşa eden vatandaş bunu belgelendirmek, görüntü çekerek, kayıt altına almakla,  adalete hizmet etmek anlamına geldiği çok açıktır.

  Hatta;  Yargıtay kararlarına göre kişi veya kişiler; olaya ilişkin başka türlü delil elde etme imkanının olmadığı ya da, delillerin kararması ve karartılması söz konusu durumunda, hile yapmadan, tuzak kurmadan, kendisinin ya da bir başkasının içine düştüğü zor durumdan, suçsuzluğunu veya karşı tarafın suçluluğunu ispat etmek için görüntü de ses kaydının da alınabileceği sabittir. 

 Demek ki; polisin hukuka aykırı eyleminin belgelenmesinde ispat karinesi  şarttır. Bir olayı  bastırmak adına  polislerin orantısız şiddet kullanmasının hukuksuzluğu nasıl önlenecektir?

 Demokratik hakkını kullanan kişiler öğrenci olsun veya  işçi olsun,  hak arayanlardan her kimse olay anında aşırı şiddetle, itelenmesi, darp edilmesi, polisin  kafasına ayağı ile basması, boğazını sıkması ve buna  benzer her türlü insanlık onurunu ayaklar altına alan şiddete dayanan hukuksuzluk  görüntüsü, özel hayat mıdır?!... Değildir tabi ki.

 Tam tersi,  görevlerini kötüye kullanmaya meyilli  görevlileri bu genelge, kontrolsüz güç kullanmaya teşvik eder. Hukuksuzluk perdelenecek ve belgelenemeyecektir.

Böyle olaylarda belgelemek  adına , ses kaydı veya resim ve görüntülerin yasaklanması elde edilecek yarardan çok daha fazla üstün kamu yararı taşıyacağından, ilgili yönetmelik yasalarımıza ve Anayasaya aykırıdır. Kamu yararı, kişisel yararlara üstünlük teşkil eder.

  Mevcut genelge ister istemez Türkiye Hukuk Devletinden uzaklaşıp kanun devletine mi dönüşmektedir sorusunu akla getiriyor.   06. Mayıs. 2021/ Şarköy
                                                               AV. Faruk Ülker

  • YORUMLAR
adlı kullanıcıya cevap x
Yorum yazabilmek için lütfen üye girişi yapınız.

Yazarın Diğer Yazıları

  • Lozan Antlaşması 24 Temmuz 1923 Ve Lozan'dan Önceki Tarihsel Durum - 25 Temmuz 2026
  • ''Ne Sen Beni Gördün, Ne de Ben Seni…'' - 18 Temmuz 2026
  • Türk'ün ilk başbuğlarından Bilge Kağan'dan, son başbuğ Atatürk'e uzanan milliyetçilik düşüncesi. - 30 Haziran 2026
  • Coğrafya Kader midir? - 29 Mayıs 2026
  • Din Anlayışının Ahlaki Çöküntüdeki Etkisi ve Felsefi Düşünce - 18 Nisan 2026
  • İsrail İdeolojisinin Temeli Ve Siyonizm Gerçeğini İyi Anlamak… - 05 Nisan 2026
  • Bir Tatil Masalı - 09 Mart 2026
  • İnsan Olabilmenin Sessiz Yükü - 31 Ocak 2026
  • İç Derinlikleriyle Yalnızlaşan İnsan - 14 Ocak 2026
  • İnsan Denen Meçhul!... - 04 Ocak 2026
  • Aldatma ve Aldatılmanın Psikolojisi - 15 Aralık 2025
  • Anayasa'nın 66.Maddesinde İfadesini Bulan Milli Kimlik Tanımı, Etnik Ayrıştırmadan Uzak Hukuki Bir Tanımdır - 08 Aralık 2025
  • Tarih Sahte Ve Çakma Milliyetçileri Affetmeyecek... - 30 Kasım 2025
  • Dini Kullananlar Dine Zarar Vermektedir - 04 Kasım 2025
  • ATATÜRK'ÜN DİN ANLAYIŞI (3) - 29 Ekim 2025
  • Atatürk'ün Din Anlayışı - 23 Ekim 2025
  • Yeter ki Sabır Taşmasın... - 20 Eylül 2025
  • Türk Toplumunda Ki Sosyal Çürüme Derinleşiyor - 17 Ağustos 2025
  • Sayın Özgür Özel, Seçmenlerinin Ve Milletin Umudunu Tüketme!.. - 01 Ağustos 2025
  • Adaleti Geçtik De, Hukuk Bunun Neresinde? - 26 Temmuz 2025
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 10
ilan.gov.tr
Gazete arşivi için üye girişi yapmanız gerekmektedir.
Köşe Yazarları
Cahit Akdoğan Araştırmacı yazar
Cahit Akdoğan Araştırmacı yazar
Kamu Araçlarında Camlar Neden Karartılıyor?
Av.Alev SEZEN M.A. Adli Bilimler Uzmanı
Av.Alev SEZEN M.A. Adli Bilimler Uzmanı
Çerçeve Yasaya Hayır!
Sabri Şenel
Sabri Şenel
Türk ve Türkçe Giderse, Kürt Ve Müslüman Kalır mı?
Serdar Gündüz Liyakat-Sen Genel Sekreteri
Serdar Gündüz Liyakat-Sen Genel Sekreteri
Azınlık Okullarını Devlet Denetimine Alarak Misyonerlik Faaliyetlerine Son Veren Mustafa Kemal Atatürk'e Minnettarız
Ahmet Acaroğlu Türk Ocağı Eski Başkanı
Ahmet Acaroğlu Türk Ocağı Eski Başkanı
Gündem Sıcak
Sarı Torbadan İmralı Masasına: MHP'deki Büyük Çark
Mehmet ARSLAN Eğitim Yönetimi Ve Planlama uzmanı
Sarı Torbadan İmralı Masasına: MHP'deki Büyük Çark
Remzi ÖZMEN TES İst 8 Nolu eski Şb. Bşk, Kamu-Sen İst eski Bşk
Remzi ÖZMEN TES İst 8 Nolu eski Şb. Bşk, Kamu-Sen İst eski Bşk
Eğitimde Fırsat Eşitliği Var mıdır?
Cumhurbaşkanı'mızdan Bir Kararname de Kariyer Tazminatının Emeklilikte Devam Etmesi İçin İstiyoruz!
Kadriye Demirel (AES Antalya il Temsilcisi , Eğitim koçu)
Cumhurbaşkanı'mızdan Bir Kararname de Kariyer Tazminatının Emeklilikte Devam Etmesi İçin İstiyoruz!
Aziz Dolu Atabey
Aziz Dolu Atabey
Atatürk Adam Gibi Adamdır
Yaşar YENİÇERİOĞLU UAEF Başk
Yaşar YENİÇERİOĞLU UAEF Başk
Büyük Türk Kağanlığı-8
Yusuf İPEKLİ
Yusuf İPEKLİ
İnsan Kendinden Özür Diler Mi?
O Günlerin Dünyası
Namık Özer ERDOĞAN Atatürk Eğ.En.Eski Md.
O Günlerin Dünyası
Sri Lanka Kandy Seyahati
Canan ÖZDEMİR Uzman Sosyolog
Sri Lanka Kandy Seyahati
Sivas Katliamında Saklanan Gerçekler
Misafir Yazılar
Sivas Katliamında Saklanan Gerçekler
Özgür Özel'e Güvenmeyin, Kovun Gitsin Demiştim.
Orhan KILIÇOĞLU
Özgür Özel'e Güvenmeyin, Kovun Gitsin Demiştim.
Lozan Antlaşması 24 Temmuz 1923 Ve Lozan'dan Önceki Tarihsel Durum
Av.Faruk Ülker Ümraniye Türk Ocağı Eski Bşk
Lozan Antlaşması 24 Temmuz 1923 Ve Lozan'dan Önceki Tarihsel Durum
Terörsüz Türkiye Mesajı
Ali Kemal Gül
Terörsüz Türkiye Mesajı
15 Temmuz: Ders Aldık mı?
Türk Ocakları'ndan
15 Temmuz: Ders Aldık mı?
Kutlu Rüyalar Görmeliyiz
Şerife Güven
Kutlu Rüyalar Görmeliyiz
İhanetin Bedeli Var
Köksal Cengiz
İhanetin Bedeli Var
Türklerde Hayvan Sevgisi Ve Mancacılık
Şevket Sezer
Türklerde Hayvan Sevgisi Ve Mancacılık
Çok Okunan Haberler
Öğretmenlerin İller Arası Mazerete Bağlı Yer Değişikliği Ek Tercih Başvurusu Açıklandı
Öğretmenlerin İller Arası Mazerete Bağlı Yer Değişikliği Ek Tercih...
Okullara 30 Bin Güvenlik Görevlisi Alınacak: Detaylar Ve Başvuru Süreci
Okullara 30 Bin Güvenlik Görevlisi Alınacak: Detaylar Ve Başvuru Süreci
Toplumda PKK ve Bölücülere Af Yasası Mecliste Yüksek Oyla Kabul Edildi!
Toplumda PKK ve Bölücülere Af Yasası Mecliste Yüksek Oyla Kabul Edildi!
Ana Sayfa
GÜNDEM
KAMU
SENDİKA
DÜNYA
EKONOMİ
SİYASET
HUKUK
TÜRK DÜNYASI
EĞİTİM
MEMURLAR
Köşe Yazarları
Foto Galeri
Video Galeri
Biyografiler
Üye Paneli
Günün Haberleri
Arşiv
Gazete Arşivi
Anketler
Gazete Manşetleri
  • EKONOMİ
  • HUKUK
  • KAMU
  • MEMURLAR
  • SENDİKA
  • TÜRK DÜNYASI
  • Foto Galeri
  • Video Galeri
  • Köşe Yazarları
  • Biyografiler
  • Üye Paneli
  • Günün Haberleri
  • Arşiv
  • Gazete Arşivi
  • Anketler
  • Gazete Manşetleri
sanalbasin.com üyesidir

  • Rss
  • Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri

Sitemizde bulunan yazı , video, fotoğraf ve haberlerin her hakkı saklıdır.
İzinsiz veya kaynak gösterilemeden kullanılamaz.

Yazılım: Tumeva Bilişim

Yeni Slow Radyo