• Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri
Anasayfa
  • GÜNDEM
  • KAMU
  • SENDİKA
  • DÜNYA
  • EKONOMİ
  • SİYASET
  • HUKUK
  • TÜRK DÜNYASI
  • EĞİTİM MEMURLAR
  • Ara
SON DAKİKA:
22:43
Yazarımız Dr. Sakin Öner "Dil ve Edebiyatta Türk Milliyetçiliği Tarihi" kitabını Denizli’de okuyucusuyla buluşturdu
12:24
Hakimle tartışan avukat gözaltına alındı
12:16
Dünya yolsuzluk sıralamasında Türkiye Cibuti, Nijer ve Moğolistan ile aynı sırada!
11:51
Bir adli emenet hırsızlığı da Ankara'dan
11:21
Devlet hastanesinde rüşvet skandalı: 2 doktor gözaltında
Video Galeri Foto Galeri Yazarlar Üye Paneli
A
Büyüt
A
Küçült
Yorumlar
  1. Köşe Yazarları
  2. Aziz Dolu Atabey
  3. Asa Değil Musa Olmak
Yayınlanma: 31 Ocak 2026 - 19:25
Güncelleme: 31 Ocak 2026 - 19:35

Asa Değil Musa Olmak

31 Ocak 2026 - 19:25
Güncelleme: 31 Ocak 2026 - 19:35
Yorumlar
Yazdır
A
Büyüt
A
Küçült
Yorumlar
Aziz Dolu Atabey
Aziz Dolu Atabey

 

Balkan savaşlarının yıkımla/hezimetle sonuçlanması bütün dünyada şaşkınlıkla karşılanmıştır dersek abartmış olmayız herhalde. Zira daha dün gibi bir tarihte Osmanlı’ya bağlı birer eyalet olan Balkan devletçikleri İstanbul’un az ötesine kadar gelebilmeyi başarmış ve Bab-ı Âli’de bir deprem yaşanmasına yol açmıştır. Aslında Devlet-i Âli’nin yenilgiyi tadacağı savaştan önce de apaçık ortada iken (Gâzi Mustafa Kemal Atatürk'ün de bu yönde görüşleri vardır.) yine de Osmanlı için Viyana bozgunundan sonraki en acı yıkım (hezimet) olduğu ortak görüştür. (Koskoca Osmanlı’nın, Batılıların korumasına ihtiyaç duyar hale gelmesinden söz ediyoruz.) Alınan bu ağır yenilgiyle Osmanlı’nın ulusal (millî) gururu öyle çok incinmiştir ki ülkedeki aydınlar için tam anlamıyla bir sarsıntı ve devamında dönüm noktası olmuştur. Türk Ocaklarının kurulması (1912) da bu buhranlı günlere denk gelir. Türkistan’dan, Balkanlardan kopup gelen ve milyonlarla açıklanan insan seli arasında aydın niteliğine sahip (haiz) insanlar da vardır. Rus zulmü, Çin zulmü, Balkanlardaki komitacı vahşetleri diye giden hüsranlar, ıstıraplar doğal olarak Osmanlı aydınlarının da bir yerde isyan etmelerine ve Türkçü-Turancı bir dünya görüşünü benimsemelerine neden olmuştur. Kuva-yı Millîye Hareketini başlatıp, başarıyla sonuçlandıran da bu akımdır. İkinci Dünya Savaşı'nın ardından (akabinde) ise çeşitli nedenlere bağlı olarak Türkçüler, İslâmcılar ve Solcular (Sosyalistler) bertaraf olmuş; ülke, -ABD'nin de etkisiyle- manevî (moral) üstünlüğü ele geçiren Batıcı Liberallerin tahakkümüne girmiştir. Konu (mevzu) siyasî olduğu için, biz kıyısından dolaşalım.

Peki, ama Osmanlı niye yenilmiştir? Aslında bu konuda birçok değerlendirme yapılmış ve yaygın görüş olarak da halkın ve ordunun İttihat ve Terakki ile Hürriyet ve İtilaf adlı iki fırkanın (party) yol açtığı fitneye alet olması, bunun sonucunda da millî birlik ve beraberliğin zedelenmesi ana neden olarak gösterilmiştir. Doğrudur, o dönemde bırakın sıradan halkı, bürokrasiyi, tıbbiyeyi; ordu bile siyasetle yatıp siyasetle kalkar olmuştur. Hatta Osmanlı/Türk ordusundaki bazı subayların cepheye gitmeyip İstanbul’da kalarak siyasî çekişmelerde taraf olduğuna, bu tutumu daha da ileri götürüp taraf olduğu siyasî görüş lehine milis kuvveti vazifesi gördüğüne bile tanık olunmuştur. Hâliyle yıkım da kaçınılmaz olmuştur. İşin acıklı tarafı ise tarihten ders almayarak genç Türkiye Cumhuriyeti’nin de aynı hataya düşmesi, adı bizde saklı iki fırkanın (party) sebep olduğu fitne yüzünden ülkemizin kan gölüne dönmesidir. Sönen hayatlar, biten umutlar ve Türkiye’nin enerjisinin, gücünün yok yere heba olup gitmesi de cabası…

Bugün Türkiye’nin içinde bulunduğu kargaşa (kaos) ortamının ana sebebi ne iktisattır (ekonomi) ne de terör.. Türkiye’nin ana sorunu siyasî çekişmelerdir. Osmanlı’nın başını yiyen bu fitne kazanı ne yazık ki zaman zaman genç cumhuriyetimizi de tutsak almaktadır. Nerede ise son elli yıldır ülkenin içinde bulunduğu durumu şöyle bir tahlil (analiz) edecek olursanız ulus/millet olarak hep bindiğimiz dalı kesmeye çabaladığımızı görürsünüz. Örneğin Necmettin Erbakan’ın devrin Cumhurbaşkanı olan Cemal Gürsel’in kulağına kar suyu kaçırmasıyla başlayan süreçte, Eskişehir’de bir avuç ülkücü (idealist) mühendisin çabalarıyla "Devrim" adlı otomobil üretildiğinde, Japonya’nın daha araba lastiği bile üretemediğini düşünürseniz iktisadî kaybın büyüklüğü ortaya çıkacaktır. Kayseri’de özel girişimle (teşebbüs) kurulan ama ne hikmetse kapanması için birilerinin elinden geleni yaptığı uçak fabrikası ise bir başka hazin öyküdür. Nuri Demirağlar, Nuri Killigiller, Şakir Zümreler, Vecihi Hürkuşlar da cabası.. Yine yakın tarihlerde, Bor madeni ile ilgili girişimlerde bulunduğu için alaşağı edilen Şükrü Sina Gürel; Boğaz Geçiş İhalesinde yolsuzluğa izin vermediği için hedef tahtası yapılan Enis Öksüz; Azerbaycan’dan, Türkmenistan’dan 30–40 dolara alabileceğimiz doğalgazı, Rusya’dan 100 doların da üstünde bir fiyatla almak zorunda kalışımız ve daha niceleri… Allah’tan, bindiğimiz dalda katır inadı olacak ki Anadolu adı verilen kavimler mezarlığında hâlâ dimdik ayaktayız. “Toros Dağları'nın tepelerinde tek bir Türkmen evinin bacası tüter hâlde kalmış ise ben bu milletten umudumu kesmem. Bayrağımı göğsüme sarar, milletimin istiklâli uğruna ölürüm.” diyen Gâzi Mustafa Kemal Atatürk'e bakarsak, ayakta kalmamızın sırrı belki de Yörük inadımızdır kim bilir!.

Türkiye Cumhuriyeti Devleti, Göktürklerden ve ed-Devleti’t-Turkiyya’dan (Arap tarihçilerin, bizde ne yazık ki Memlûklar yani Kölemenler olarak adlandırılan devlete verdikleri addır.) sonra Türk adıyla kurulan üçüncü devlettir. Yine Mayıs 1918’de kurulan Azerbaycan Cumhuriyeti’nden sonraki ikinci cumhuriyettir. Azerbaycan'dan önce ise Batı Trakya Türk Cumhuriyeti girişimi söz konusudur. Kısacası Müslüman ülkeler arasında cumhuriyet idaresini ilk benimseyen halk bizim milletimizdir. Yeri gelmişken ilginç bir ayrıntıyı daha nakledelim. "Altay kartalı" Osman Batur’un yurdu Doğu Türkistan’da, (Ağırlıklı olarak Uygurların ve Kazak, Kırgız, Moğol, Tatar, Salgur/Salur gibi diğer boyların yaşadığı bu ata toprağımız hâlâ Çin işgali altında olup ağır baskılara, zulümlere maruz kalmaktadır.) 1886 yılında kurulan ve Osmanlı’ya biat ederek 35-40 yıl kadar Ruslara ve Çinlilere karşı bağımsızlığını korumayı başaran Kaşgar Devleti de ilk İslâm Cumhuriyeti olarak kabul edilmektedir. Hâl böyle olunca onlarca yılı, onlarca badireyi geride bırakan cumhuriyet ve demokrasi geleneğimizi bir tarafa bırakıp, bir ozanımızın da dediği gibi hâlâ sen-ben kavgası yapmamız akla ve mantığa sığar mı acaba? Sığmadığını düşünüyor ve "Hedef Büyük Türkiye!" diyorsanız, buyurun da pîrimiz Hacı Bektaş Veli Hazretlerine kulak verelim. Hoca Ahmet Yesevî’nin gönül ikliminde yetişmiş bir ulu çınar olan Hünkâr Hacı Bektaş diyor ki: “Bir olalım, iri olalım, diri olalım.” Yani demek istiyor ki, neyi alıp veremiyorsunuz a canlarım, fitneyle değil siyasetle uğraşın. Kemik kavgası yapanlardan değil hayat kavgası yapanlardan olun. Asa değil Musa olun. Ne dersiniz, doğru söylüyor değil mi?

 

 

  • YORUMLAR
adlı kullanıcıya cevap x

Yazarın Diğer Yazıları

  • Maduro Madara Olmadan - 04 Ocak 2026
  • Yurt Özlemi - 28 Aralık 2025
  • Girit; pahalıya alınıp bedavaya verilen ada - 06 Aralık 2025
  • Grekler, Ermeniler, Gurmançlar - 25 Kasım 2025
  • Atatürk ve Türk İlkeleri - 10 Kasım 2025
  • Türk Otağı - 30 Ekim 2025
  • Bilgi Toplumu Ve Halk Eğitimi Merkezleri - 05 Ekim 2025
  • Türklerin Girişimcilik Ruhu - 14 Eylül 2025
  • Okumak ve Düşünmek - 18 Ağustos 2025
  • Kıbrıs; Anadolu'nun Rahminden Düşen Yavru - 24 Temmuz 2025
  • Avşaroğlu Ömer Halisdemir - 15 Temmuz 2025
  • İttihatçılar - 10 Temmuz 2025
  • Türkler bin boydur biri de Moğol'dur - 27 Haziran 2025
  • Çanakkale'den 19 Mayıs'a - 12 Haziran 2025
  • Anayasanın İlk Üç Maddesi Özelinde - 25 Mayıs 2025
  • 3 Mayıs 1944 Türkçülük-Turancılık Olaylarının İçyüzü - 06 Mayıs 2025
  • Türkiye-ABD İlişkilerine Hindistan Gölgesi - 23 Nisan 2025
  • Türkiye'nin Ön Asya'daki Varlığı - 05 Nisan 2025
  • Müslüman Türklerin Oruç Ayı - 23 Mart 2025
    ilan.gov.tr
    Gazete arşivi için üye girişi yapmanız gerekmektedir.
    Köşe Yazarları
    Ahmet Acaroğlu Türk Ocağı Eski Başkanı
    Ahmet Acaroğlu Türk Ocağı Eski Başkanı
    Hangisi Daha Güvensiz?
    Türkiye'de İdeolojik Olayları Hazırlayan Süreçler ve Olaylar Gerçeği (4)
    Mehmet ARSLAN Eğitim Yönetimi Ve Planlama uzmanı
    Türkiye'de İdeolojik Olayları Hazırlayan Süreçler ve Olaylar Gerçeği (4)
    Remzi ÖZMEN TES İst 8 Nolu eski Şb. Bşk, Kamu-Sen İst eski Bşk
    Remzi ÖZMEN TES İst 8 Nolu eski Şb. Bşk, Kamu-Sen İst eski Bşk
    Ana Okulu Öğretmenleri İsyanda
    Av.Alev SEZEN M.A. Adli Bilimler Uzmanı
    Av.Alev SEZEN M.A. Adli Bilimler Uzmanı
    Mafyalaşan Devletler, Devletleşen Mafyalar
    Otorite Kuramayan Anne-Baba, Çocuğuna Kaybettirir
    Kadriye Demirel (AES Antalya il Temsilcisi , Eğitim koçu)
    Otorite Kuramayan Anne-Baba, Çocuğuna Kaybettirir
    Aziz Dolu Atabey
    Aziz Dolu Atabey
    Asa Değil Musa Olmak
    Yaşar YENİÇERİOĞLU UAEF Başk
    Yaşar YENİÇERİOĞLU UAEF Başk
    Eski Türk Yazıtları-2
    Reyhan Yıldız Eğitimci Yazar
    Reyhan Yıldız Eğitimci Yazar
    Zamanın İki Yüzü: Unutmak ve Hatırlamak
    Yusuf İPEKLİ
    Yusuf İPEKLİ
    Yaz Saati
    Cahit Akdoğan Giresun Valiliği Esk.Halkla İliş. Md
    Cahit Akdoğan Giresun Valiliği Esk.Halkla İliş. Md
    Meşhur Siyah Duster Artık Garajda
    Tadı mı Var Sensiz…
    Namık Özer ERDOĞAN Atatürk Eğ.En.Eski Md.
    Tadı mı Var Sensiz…
    Serdar Gündüz Şb. Müd. Liyakat-Sen Genel Seketeri
    Serdar Gündüz Şb. Müd. Liyakat-Sen Genel Seketeri
    Atatürkçü Düşüncenin Ahlaki Temelleri
    Slovenya Lübliyana
    Canan ÖZDEMİR Uzman Sosyolog
    Slovenya Lübliyana
    Bir kavramsal istila ve anayasal sabotaj: 'Eşit yurttaşlık' maskesiyle milli devletin tasfiyesi
    Misafir Yazılar
    Bir kavramsal istila ve anayasal sabotaj: 'Eşit yurttaşlık' maskesiyle milli devletin tasfiyesi
    Trabzonlular! Neslinize ihanet içindesiniz.
    Orhan KILIÇOĞLU
    Trabzonlular! Neslinize ihanet içindesiniz.
    İnsan Olabilmenin Sessiz Yükü
    Av.Faruk Ülker Ümraniye Türk Ocağı Eski Bşk
    İnsan Olabilmenin Sessiz Yükü
    Türk milliyetçiliği tarihi kitabını niçin yazdım?
    Dr.Sakin ÖNER
    Türk milliyetçiliği tarihi kitabını niçin yazdım?
    Allaha İnanç Üzerine
    Ali Kemal Gül
    Allaha İnanç Üzerine
    2026'ya Girerken Türkiye
    Türk Ocakları'ndan
    2026'ya Girerken Türkiye
    Bayrak Namustur: Beyşehir'den Yükselen Milli Ruh
    Şerife Güven
    Bayrak Namustur: Beyşehir'den Yükselen Milli Ruh
    Bozkurtların Öyküsü
    Köksal Cengiz
    Bozkurtların Öyküsü
    Büyük Bedel Ödeyerek Yazdığımız Destanların Kahramanları Sadece Bizleriz
    Şevket Sezer
    Büyük Bedel Ödeyerek Yazdığımız Destanların Kahramanları Sadece Bizleriz
    Çok Okunan Haberler
    TÜİK Ocak ayı enflasyon verilerini açıkladı
    TÜİK Ocak ayı enflasyon verilerini açıkladı
    24 kız öğrenciyi taciz ettiği iddia edilen öğretmen tutuklandı
    24 kız öğrenciyi taciz ettiği iddia edilen öğretmen tutuklandı
    Kadrolu öğretmene 'sözleşmeli' kriteriyle atamaya yargı freni: Mahkemeden emsal karar
    Kadrolu öğretmene 'sözleşmeli' kriteriyle atamaya yargı freni: Mahkemeden...
    Ana Sayfa
    GÜNDEM
    KAMU
    SENDİKA
    DÜNYA
    EKONOMİ
    SİYASET
    HUKUK
    TÜRK DÜNYASI
    EĞİTİM
    MEMURLAR
    Köşe Yazarları
    Foto Galeri
    Video Galeri
    Biyografiler
    Üye Paneli
    Günün Haberleri
    Arşiv
    Gazete Arşivi
    Anketler
    Gazete Manşetleri
    • EKONOMİ
    • HUKUK
    • KAMU
    • MEMURLAR
    • SENDİKA
    • TÜRK DÜNYASI
    • Foto Galeri
    • Video Galeri
    • Köşe Yazarları
    • Biyografiler
    • Üye Paneli
    • Günün Haberleri
    • Arşiv
    • Gazete Arşivi
    • Anketler
    • Gazete Manşetleri
    sanalbasin.com üyesidir

    • Rss
    • Künye
    • İletişim
    • Çerez Politikası
    • Gizlilik İlkeleri

    Sitemizde bulunan yazı , video, fotoğraf ve haberlerin her hakkı saklıdır.
    İzinsiz veya kaynak gösterilemeden kullanılamaz.

    Yazılım: Tumeva Bilişim