• Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri
Anasayfa
  • GÜNDEM
  • KAMU
  • SENDİKA
  • DÜNYA
  • EKONOMİ
  • SİYASET
  • HUKUK
  • TÜRK DÜNYASI
  • EĞİTİM MEMURLAR
  • Ara
SON DAKİKA:
01:51
Toplumda PKK ve Bölücülere Af Yasası Mecliste Yüksek Oyla Kabul Edildi!
Video Galeri Foto Galeri Yazarlar Üye Paneli
A
Büyüt
A
Küçült
Yorumlar
  1. Köşe Yazarları
  2. Aziz Dolu Atabey
  3. Türk Otağı
Yayınlanma: 30 Ekim 2025 - 01:15
Güncelleme: 10 Kasım 2025 - 01:36

Türk Otağı

30 Ekim 2025 - 01:15
Güncelleme: 10 Kasım 2025 - 01:36
Yorumlar
Yazdır
A
Büyüt
A
Küçült
Yorumlar
Aziz Dolu Atabey
Aziz Dolu Atabey

 

Türkler, nerede ise yedi bin yıla dayanan uzun tarihleri boyunca, Çin hâkimiyetinde kaldıkları otuz yıl kadar olan kısa süreyi saymaz isek hep bir devlet teşkilâtına sahip olmuşlardır. Günümüz devletlerinin birçoğunun geçmişi daha bir iki asrı geçmez iken, atalarımız “Devlet-i ebed müddet” anlayışı ile devlet kavramına zirve yaptırmış ve belki de bu anlayış sayesinde diğer milletlere karşı muazzam bir üstünlük kurmuşlardır. Söz gelimi Çin’in, Türk hâkimiyetinde kaldığı nice otuz yılların sayısını saymakla bitiremezsiniz.

Devlet-i ebed müddet anlayışını, Almanların “Nazizm” ve İtalyanların “Faşizm” ülküleri ile karıştırmamak gerekir. Neden derseniz, bu görüşler nerede ise her şeyin devlet için olduğunu kabul eder. Devlet araç değil, amaç olmuştur. Bir nevi tabudur anlayacağınız. Millet, vatan, din gibi kavramlar ikinci plana atılmıştır. Türkler ise devleti bir araç olarak kabul etmişler; devletin, millet için olduğunu benimsemişlerdir. Asıl olan milletin huzuru ve mutluluğudur. Orkun (Orhun) yazıtlarında da belirtildiği gibi, devlet erkini elinde bulunduranlar açları doyurmak; açıkları giydirmekle yükümlüdür. İslâm’a girdikten sonra da bu inanç aynı şekilde devam etmiş ve tebaayı oluşturan insanlar Allah’ın birer emaneti olarak kabul edilmiştir. Türk’ün devletçilik anlayışının olgunlaşması ve kurumsallaşmasına Fırat’ın kıyısında otlayan bir kuzunun bile hesabını soran İslâm dininin de olumlu katkısı olmuştur elbette. İslâmiyet döneminde kurulan Türk devletleri de uzun soluklu ve dünya sahnesinde etkili olmuşlardır. Ama Kengerler (Kengür/Kengir), Turukkular, Turkiler, Hititler, Elamlar, Etrüskler, Turoklar (Traklar) dahası Kök Tengri'ye (Tek Tanrı) inanan Sakalar (İskitler), Hunları, Avarları, Göktürkler; Kök Tengri (Tek Tanrı) inancında iken biraz da Arap/Emevîlerin zorbalığına ve Doğu Roma/Bizans'ın kaypaklığına tepki olarak Musevî/Yahudî inancını benimseyen Hazar (Khazar) Kağanlığı, Kök Tengri (Tek Tanrı) inancında iken Avrupa'nın ortasında yapayalnız kalıp Hıristiyanlık inancına geçen Macar Krallığı ve Kök Tengri (Tek Tanrı) inancına bağlıyken gittikleri ülkelerde İslam inancını benimseyen Moğollar da bir olgu (vakıa) olarak tarih sayfalarında durmaktadır. Bu son örnekler de göstermektedir ki Türklerin devlet kurma becerisi, yeteneği aslında Türk kültürünün, töresinin bir eseridir. Eserin asıl kaynağı da Tanrıkut öğretisidir. Yedi yaşında koyun-keçi güderek hayata atılan Türk çocuğunun büyüdüğünde de yedi düveli yönetmesinin bilimsel açıklamasını yönetim sosyoloji alanında çalışan bilginlere (âlim) bırakalım. Müslüman olan Arapların ve Perslerin (Farslar) niçin bin yıl devletsiz yaşadıklarının da!..        

Osmanlı, kısa zamanda Devlet-i Âli (büyük devlet) olmasını; dünyanın gelmiş geçmiş en büyük, en kudretli devletlerinden birini vücuda getirmesini hiç kuşkusuz “İnsanı yaşat ki, devlet yaşasın.” ilkesi (düstur, prensip) ile yola çıkmasına borçludur. Bir nevi Osmanlı yetimi olan genç Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin takip etmesi gereken yol da bu olmalı; vatanı ana bilen bu millet, devleti de baba olarak görmeye devam etmelidir. Türk devletinin öncelikli olarak üzerinde duracağı hassas nokta bu olmalı; bu olumlu (müspet, pozitif) algının sürmesini sağlamalıdır.

Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin bugün birtakım sıkıntılarla karşı karşıya olduğu malûmunuzdur. Örneğin bunlardan biri de bölücü terör olaylarıdır. Gelin şimdi kimileri tarafından tamamen kasıtlı olarak “Kürt sorunu” diye adlandırılmaya çalışılan bu yarayı biraz deşelim. Bugün ne yazık ki millî bünyemizde kod adı PKK (Partiya Kalkaren Kurdiya=Kürdistan İşçi Partisi) olan kanserli bir hücre bulunmaktadır. Bu kanserli hücrenin neden olduğu sorun da, bize göre PKK sorunu veya terör sorunu olarak adlandırılmalıdır. Niye derseniz, bugün şehit cenazelerine baktığınızda insanlarımızın hep bir ağızdan “Kahrolsun PKK!” diye bağırdıklarını görürsünüz. Bu güne kadar yüreği yanmış binlerce insanımızdan bir teki bile çıkıp da söz gelimi “Kahrolsun Kürtler!” diye bağırmamıştır. Bu bile, sorunun Kürt (Gurmanç) sorunu olmadığını; PKK kaynaklı bir terör sorunu olduğunu göstermesi açısından ibret vericidir. Zira bölücülerin çevirdiği onca dalavereye (entrika) rağmen Türk halkı birliğini, beraberliğini korumaktadır. Yine bugün terör nedeniyle ülkemizin güneydoğusundan kaçan insanlarımızın göç ettikleri yerlere bir bakın. Terörden canını, malını, namusunu kurtarmak için kaçan Kürtler (Gurmanç), Zazalar, Türkmenler (Oğuz/Ogur), Çerkezler… ülkemizin batı kısımlarına; ağırlıklı olarak da terörün barınma fırsatı bulamadığı illere yerleşmektedirler. Devletin aslî unsuru kabul edilen ve Yörük, Türkmen gibi adlarla anılan insanların yaşadığı güvenli yerlere! Düşünün bir kere, eğer sorun etnik özürlü bazı safsalakların iddia ettiği gibi Kürt (Gurmanç) sorunu olsaydı; bu insanlar, örneğin Kürtler (Gurmanç) kalkıp da Irak’a gitmezler miydi?

Ulusal birliğimizin devamı için hem devletin, hem de milletin üzerine düşen görevler vardır. Devletin görevlerine yukarıda değinmiştik. Milletin yapması gereken ise bu zamana kadar gösterdiği sağduyuyu muhafaza edip, sapla samanı karıştırmamak olmalıdır. Milletimiz, Hacı Bektaş Veli Hazretleri’nin “Bir olalım, iri olalım, diri olalım.” ilkesine bağlı kalmalıdır. Zira hayalleri Ulan-Batur’dan Budapeşte’ye, Kazan’dan Kartaca’ya kadar uzanan millet bizim milletimizdir. İstanbul’u fethederek, Tanrı’nın elçisi (rasulullah) Hz. Muhammed’in övgüsüne mahzar olan millet de bu millettir. Ve bu millet devletsiz yaşayamaz. Devletin yaşaması için her türlü fedakârlığı yapar. Ucunda ölüm bile olsa!. Gelin şimdi son sözü -devleti bir otağa benzeten- Mevlâna Celâleddin Hazretlerine bırakalım:

—“Türk sağ oldukça mutlaka kendine bir otağ bulur.”

 

  • YORUMLAR
adlı kullanıcıya cevap x
Yorum yazabilmek için lütfen üye girişi yapınız.

Yazarın Diğer Yazıları

  • Enver Paşa'yla Atatürk'ün Hayali Neydi - 04 Ağustos 2026
  • Linkoln, Mao Size; İnatçı Kahraman Ağa Bize - 14 Temmuz 2026
  • CHP Zihniyetinden Yazıcıoğlu Suikastına - 17 Haziran 2026
  • Adalet; paylaşım ile suç ve ceza arasında orantı - 13 Mayıs 2026
  • Anadolu'nun Türklüğü - 02 Mayıs 2026
  • Şehit Muhsin Yazıcıoğlu - 30 Mart 2026
  • Çanakkale Geçilmez İlkesi - 19 Mart 2026
  • Mehmet Akif ve İstiklal Marşı - 15 Mart 2026
  • TSK; Tanrı'nın Sevimli Kulları - 16 Şubat 2026
  • Asa Değil Musa Olmak - 31 Ocak 2026
  • Maduro Madara Olmadan - 04 Ocak 2026
  • Yurt Özlemi - 28 Aralık 2025
  • Girit; pahalıya alınıp bedavaya verilen ada - 06 Aralık 2025
  • Grekler, Ermeniler, Gurmançlar - 25 Kasım 2025
  • Atatürk ve Türk İlkeleri - 10 Kasım 2025
  • Bilgi Toplumu Ve Halk Eğitimi Merkezleri - 05 Ekim 2025
  • Türklerin Girişimcilik Ruhu - 14 Eylül 2025
  • Okumak ve Düşünmek - 18 Ağustos 2025
  • Kıbrıs; Anadolu'nun Rahminden Düşen Yavru - 24 Temmuz 2025
  • Avşaroğlu Ömer Halisdemir - 15 Temmuz 2025
  • 1
  • 2
ilan.gov.tr
Gazete arşivi için üye girişi yapmanız gerekmektedir.
Köşe Yazarları
Cahit Akdoğan Araştırmacı yazar
Cahit Akdoğan Araştırmacı yazar
Kamu Araçlarında Camlar Neden Karartılıyor?
Av.Alev SEZEN M.A. Adli Bilimler Uzmanı
Av.Alev SEZEN M.A. Adli Bilimler Uzmanı
Çerçeve Yasaya Hayır!
Sabri Şenel
Sabri Şenel
Türk ve Türkçe Giderse, Kürt Ve Müslüman Kalır mı?
Serdar Gündüz Liyakat-Sen Genel Sekreteri
Serdar Gündüz Liyakat-Sen Genel Sekreteri
Azınlık Okullarını Devlet Denetimine Alarak Misyonerlik Faaliyetlerine Son Veren Mustafa Kemal Atatürk'e Minnettarız
Ahmet Acaroğlu Türk Ocağı Eski Başkanı
Ahmet Acaroğlu Türk Ocağı Eski Başkanı
Gündem Sıcak
Sarı Torbadan İmralı Masasına: MHP'deki Büyük Çark
Mehmet ARSLAN Eğitim Yönetimi Ve Planlama uzmanı
Sarı Torbadan İmralı Masasına: MHP'deki Büyük Çark
Remzi ÖZMEN TES İst 8 Nolu eski Şb. Bşk, Kamu-Sen İst eski Bşk
Remzi ÖZMEN TES İst 8 Nolu eski Şb. Bşk, Kamu-Sen İst eski Bşk
Eğitimde Fırsat Eşitliği Var mıdır?
Cumhurbaşkanı'mızdan Bir Kararname de Kariyer Tazminatının Emeklilikte Devam Etmesi İçin İstiyoruz!
Kadriye Demirel (AES Antalya il Temsilcisi , Eğitim koçu)
Cumhurbaşkanı'mızdan Bir Kararname de Kariyer Tazminatının Emeklilikte Devam Etmesi İçin İstiyoruz!
Aziz Dolu Atabey
Aziz Dolu Atabey
Enver Paşa'yla Atatürk'ün Hayali Neydi
Yaşar YENİÇERİOĞLU UAEF Başk
Yaşar YENİÇERİOĞLU UAEF Başk
Büyük Türk Kağanlığı-8
Yusuf İPEKLİ
Yusuf İPEKLİ
İnsan Kendinden Özür Diler Mi?
Öğretmen Ne Yapsın?
Namık Özer ERDOĞAN Atatürk Eğ.En.Eski Md.
Öğretmen Ne Yapsın?
Sri Lanka Kandy Seyahati
Canan ÖZDEMİR Uzman Sosyolog
Sri Lanka Kandy Seyahati
Sivas Katliamında Saklanan Gerçekler
Misafir Yazılar
Sivas Katliamında Saklanan Gerçekler
Dava Adamı Temel Kahveci'nin Hatırasına
Orhan KILIÇOĞLU
Dava Adamı Temel Kahveci'nin Hatırasına
Lozan Antlaşması 24 Temmuz 1923 Ve Lozan'dan Önceki Tarihsel Durum
Av.Faruk Ülker Ümraniye Türk Ocağı Eski Bşk
Lozan Antlaşması 24 Temmuz 1923 Ve Lozan'dan Önceki Tarihsel Durum
İman Ve Namus Kıratları
Ali Kemal Gül
İman Ve Namus Kıratları
15 Temmuz: Ders Aldık mı?
Türk Ocakları'ndan
15 Temmuz: Ders Aldık mı?
Kutlu Rüyalar Görmeliyiz
Şerife Güven
Kutlu Rüyalar Görmeliyiz
Destanlar Burcundayım!
Köksal Cengiz
Destanlar Burcundayım!
Türklerde Hayvan Sevgisi Ve Mancacılık
Şevket Sezer
Türklerde Hayvan Sevgisi Ve Mancacılık
Çok Okunan Haberler
2026 LGS Tercih Sonuçları Açıklandı: Nakil Süreci ve Önemli Tarihler
2026 LGS Tercih Sonuçları Açıklandı: Nakil Süreci ve Önemli Tarihler
Okullara 30 Bin Güvenlik Görevlisi Alınacak: Detaylar Ve Başvuru Süreci
Okullara 30 Bin Güvenlik Görevlisi Alınacak: Detaylar Ve Başvuru Süreci
Polis Akademisi Başkanlığı bünyesinde kurulan İç Güvenlik Fakültesine 350 öğrenci alınacak.
Polis Akademisi Başkanlığı bünyesinde kurulan İç Güvenlik Fakültesine...
Ana Sayfa
GÜNDEM
KAMU
SENDİKA
DÜNYA
EKONOMİ
SİYASET
HUKUK
TÜRK DÜNYASI
EĞİTİM
MEMURLAR
Köşe Yazarları
Foto Galeri
Video Galeri
Biyografiler
Üye Paneli
Günün Haberleri
Arşiv
Gazete Arşivi
Anketler
Gazete Manşetleri
  • EKONOMİ
  • HUKUK
  • KAMU
  • MEMURLAR
  • SENDİKA
  • TÜRK DÜNYASI
  • Foto Galeri
  • Video Galeri
  • Köşe Yazarları
  • Biyografiler
  • Üye Paneli
  • Günün Haberleri
  • Arşiv
  • Gazete Arşivi
  • Anketler
  • Gazete Manşetleri
sanalbasin.com üyesidir

  • Rss
  • Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri

Sitemizde bulunan yazı , video, fotoğraf ve haberlerin her hakkı saklıdır.
İzinsiz veya kaynak gösterilemeden kullanılamaz.

Yazılım: Tumeva Bilişim

Yeni Slow Radyo