• Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri
Anasayfa
  • GÜNDEM
  • KAMU
  • SENDİKA
  • DÜNYA
  • EKONOMİ
  • SİYASET
  • HUKUK
  • TÜRK DÜNYASI
  • EĞİTİM MEMURLAR
  • Ara
SON DAKİKA:
00:11
Bilgi Üniversitesi kararı geri çekildi
Video Galeri Foto Galeri Yazarlar Üye Paneli
A
Büyüt
A
Küçült
Yorumlar
  1. Köşe Yazarları
  2. Aziz Dolu Atabey
  3. Şehit Muhsin Yazıcıoğlu
Yayınlanma: 30 Mart 2026 - 18:02

Şehit Muhsin Yazıcıoğlu

30 Mart 2026 - 18:02
Yorumlar
Yazdır
A
Büyüt
A
Küçült
Yorumlar
Aziz Dolu Atabey
Aziz Dolu Atabey

Avşarların Kızılaliler oymağından olan Muhsin Yazıcıoğlu 31 Aralık 1954’te Sivas’ın Şarkışla ilçesinde dünyaya gelmiştir. Soyu Akkoyunlulara; Gaziantep-Halep yöresinde yerleşmiş olan Bozulus Türkmenlerine kadar gider. Başkenti Diyarbakır olan Akkoyunlular da zaten Sivas’a yakın bir noktada; Erzincan’ın Tercan ilçesindeki Höbek dağında/yaylasında kurulmuştur. Dahası Safevîlerin ilk temelleri de yine Tercan yöresinde, Ustacalu oymağının bağrında atılmıştır.

Gazeteci Abdurrahman Dilipak, 8 Kasım 2013 tarihinde gündeme bomba gibi düşen bir açıklama yapar. Dilipak’a göre Muhsin Yazıcıoğlu 2 rekât namaz kıldıktan sonra infaz edilmiştir. Dilipak’ın dili nâpak bile olsa, olayla ilgili kuşkuların ortalığa saçıldığı da bir gerçek.. Bununla birlikte gençliğinde savunma sporları ile ilgilenmiş olan Muhsin Yazıcıoğlu’nun hiçbir direnç göstermeden kuzu kuzu infaz edilmeyi bekleyecek birisi olmadığı da bir başka gerçek.. Hele de, belinde taşıdığı tabanca söz konusu iken.. Bozkurt ruhlu bir alperendir malûm.. Kısacası suikastın nasıl gerçekleştiği hususunda Tanrı bilir (Allah-u âlem) diyoruz.

  

İslâmcıların fahri şeyhülislamı olan Hayrettin Karaman da 19 Aralık 2013’teki köşe yazısında “Kamuya (ve bu arada ümmete) ait zararı önlemek için bir şahıs, bölge veya gruba ait zarar göze alınır, sineye çekilir. Siyasette olan selim akıl ve kalb sahiplerine de bu kuralı hatırlatıyor ve örnek olarak merhum şehid Muhsin Yazıcıoğlu’nu dua ile anıyorum.” diye yazmıştır. Öyle ya, “şecâ’at arzederken merd-i kipti sirkatin söylermiş” dedikleri bu olsa gerek..

Peki, ama gerçekten de Muhsin Yazıcıoğlu’nun ölümünde soru işaretleri yok mu? Olmaz olur mu? Hem de o kadar çok ki!.. Olay anında bölgede uçan bir F-16 var ve olayın gerçekleştiği sırada yani 15.03‘ten itibaren 4 dakika 38 saniye boyunca Genelkurmay’ın doğu bölgesindeki tüm radarları bozuluyor ne hikmetse. İlk otopsilerde “temiz” raporu verilmesine rağmen, İstanbul Adli Tıp Kurumunda yapılan 2. incelemede kurbanların yüksek miktarda karbonmonoksit gazına maruz kaldıkları ortaya çıkıyor. Bu gerçeğin ilk otopside örtbas edilmesini; helikopterin, F-16 ile hava boşluğuna alınıp düşürülmesi olasılığını görmezden mi gelelim? 25 Mart 2009 tarihinde yani olay günü saat 19.54‘te Kızılöz Köyü muhtarının evinde gerçekleşen telefon görüşmesinde bir görgü tanığı, evde bulunan arama görevlisine “Enkazın, Kızılöz Köyü’nün karşısındaki dağ ve Sisne tarafına doğru bir bölgede” olduğunu söylemesine rağmen -sözde- aramaların iki gün boyunca ters yönde yapılmasını; başka görgü tanıklarının 156’yı arayıp helikopterin düştüğü yeri tam olarak bildirmelerine rağmen bu ihbarların görmezden gelinmesini ve helikopterin -köylülerin ilk gün dediği gibi- 27 Mart 2009 tarihinde Keş Dağı‘nın Karayakup tepesinde Sisne‘ye bakan yamaçta bulunmasını hangi temiz vicdan sineye çekebilir ki? Yine olay günü 16.55-22.30 saatleri arasında GSM şirketlerinden gelen verilerle oluşturulan bir km² çapındaki iki olay yeri haritasının sumenaltı edilmesine, aramalar sırasında bu haritaların kullanılmamasına ne diyeceğiz? Kaldı ki Meclis Araştırma Komisyonu üyesi olan dönemin CHP milletvekili Tacidar Seyhan da söz konusu haritalarla ilgili olarak Türkcell‘in enkaz bölgesini gösteren haritalarının Meclis Araştırma Komisyonundan bile gizlendiğini söylemiştir. 112’yi arayıp 27 dakika boyunca konuşan gazeteci İsmail Güneş‘in çene kemiğinin kırık olduğunu da -önceleri üstü örtülen- otopsi raporuyla bütün Türkiye öğrenmedi mi? Kazanın hemen ardından devletin bir valisinin “Yazıcıoğlu sağ.. Kaburgasında iki kırık var. İlimize getiriliyor.” diye özetleyebileceğimiz bir açıklama yapmasını, daha sonra rahmetlinin kaburgasının kırık olduğunun ortaya çıkmasını göz önüne alırsak kimi, kime şikayet edeceğiz? Olayda ölen BBP Sivas İl Başkan Yardımcısı Yüksel Yancı‘nın telefonunun olaydan yaklaşık 7.5 saat sonra açılması; Sivas Büyükşehir Belediye Başkan Yardımcısı Mehmet Avcı’nın saat 22.54‘te Yüksel Yancı‘yı araması, rahmetlinin telefonunun açılıp 12 saniye açık kalması ve bu süre zarfında uğultular duyulması çok ilginç değil mi? Helikopterin uçuş bilgilerinin tutulduğu ARGUS 5000CE cihazının ortadan kaybolması başlı başına bir soru işareti değil mi? 30 Mart 2009’da neredeyse tüm öğle sonu olay yerinde bulunan Kara Kuvvetlerine ait Sikorsky helikopter orada ne arıyordu acaba? O dönem devletteki en yetkili kişi olan Abdullah Gül de “inanılması zor” önemli gerçeklere ulaşıldığını, helikopterin kara kutusunu birilerinin söküp aldığını belirtip; “Bana video geldi. Baktım ki, birileri buzlarda cesetlerle ilgileniyor, birileri diğer taraftan vida söküyor.” demiştir.

12 Eylül öncesinin Ülkü Ocakları Genel Başkanı; Mamak zindanlarının çilekeşi; Türkmen’iyle Kürt’üyle Çerkez’iyle ve hatta Balkanları ve Türkistan’ıyla “Büyük Türkiye” ülküsünün sevdalısı Muhsin Yazıcıoğlu hem Kenan Evren cuntasının hem 28 Şubat cuntasının karşısında dik durabilmiş ender kişilerden biridir. Bu dik duruşlarla ilgili Sayın Yazıcıoğlu’nun kendi ağzından bir anı: 28 Şubat sürecinin en haraketli olduğu dönemde bir etkinliğe katıldım. Davetliler arasında Çevik Bir’i de gördüm. Yerimi aldığımda birisi yanıma yaklaştı ve “Bu notu size paşam gönderdi.” diyerek bir kâğıt uzattı. Kâğıdın üzerinde “Türkiye’nin İran olmasına asla izin vermeyeceğiz.” yazıyordu. Hemen cebimden kalemi çıkarttım. O notun altına şöyle yazdım; “Biz de Türkiye’nin Suriye olmasına izin vermeyeceğiz.” Kâğıdı bir arkadaşımla tekrar Çevik Bir’e gönderdim.

Karabağ Savaşı’ndan tutun da Kosova’nın, Makedonya’nın bağımsızlığına; ASALA-PKK ikilisiyle mücadeleden, Hablemitoğlu cinayetinin aydınlatılmasına varıncaya kadar gizli-açık birçok vatan hizmetinde yer almış olan rahmetli Muhsin Yazıcıoğlu’nun ruhuna bir Fatiha göndermeden önce suikastla ilgili olabileceğini düşündüğümüz iki ayrıntının (detay) daha altını çizelim. Muhsin Başkan katıldığı bir televizyon programında gazeteci Fatih Altaylı’nın devlet içinde devlet olmaya çalışan paralel yapılarla ilgili olarak yönelttiği “İktidarda olsaydınız siz ne yapardınız?” şeklindeki soruya verdiği yanıtta “Anasını…” diye söze başlayıp -edebinden olsa gerek- bir an duraksadıktan sonra “…okurum!” demiştir. Fethullah Gülen ise suikasttan sonraki bir sohbetinde “Aldansanız bile kimseyi aldatmayın. Çünkü aldatma günahtır. Aldanırsanız böyle kurban gidersiniz. Bir perşembe akşamı vefat edersiniz, bir cuma günü cenazenize ulaşırlar.” sözleriyle belki de malûmun ilânını açık etmiştir. Kim bilir?.. Ama bildiğimiz bir şey varsa o da kulun planı varsa Tanrı’nın da takdiri vardır. Dağda bir metre karın içinde bulunan rahmetlinin ayakkabılarındaki çamur izi geçer de birilerinin alnına sürülen (hatta kazınan) katil damgası geçmez. Âh yerde kalmaz elbet.

  • YORUMLAR
adlı kullanıcıya cevap x

Yazarın Diğer Yazıları

  • Adalet; paylaşım ile suç ve ceza arasında orantı - 13 Mayıs 2026
  • Anadolu'nun Türklüğü - 02 Mayıs 2026
  • Çanakkale Geçilmez İlkesi - 19 Mart 2026
  • Mehmet Akif ve İstiklal Marşı - 15 Mart 2026
  • TSK; Tanrı'nın Sevimli Kulları - 16 Şubat 2026
  • Asa Değil Musa Olmak - 31 Ocak 2026
  • Maduro Madara Olmadan - 04 Ocak 2026
  • Yurt Özlemi - 28 Aralık 2025
  • Girit; pahalıya alınıp bedavaya verilen ada - 06 Aralık 2025
  • Grekler, Ermeniler, Gurmançlar - 25 Kasım 2025
  • Atatürk ve Türk İlkeleri - 10 Kasım 2025
  • Türk Otağı - 30 Ekim 2025
  • Bilgi Toplumu Ve Halk Eğitimi Merkezleri - 05 Ekim 2025
  • Türklerin Girişimcilik Ruhu - 14 Eylül 2025
  • Okumak ve Düşünmek - 18 Ağustos 2025
  • Kıbrıs; Anadolu'nun Rahminden Düşen Yavru - 24 Temmuz 2025
  • Avşaroğlu Ömer Halisdemir - 15 Temmuz 2025
  • İttihatçılar - 10 Temmuz 2025
  • Türkler bin boydur biri de Moğol'dur - 27 Haziran 2025
  • Çanakkale'den 19 Mayıs'a - 12 Haziran 2025
  • 1
  • 2
ilan.gov.tr
Gazete arşivi için üye girişi yapmanız gerekmektedir.
Köşe Yazarları
Serdar Gündüz Liyakat-Sen Genel Sekreteri
Serdar Gündüz Liyakat-Sen Genel Sekreteri
Eğitimle Ulus Devlet Bilincini Geliştirmek
Cahit Akdoğan Araştırmacı yazar
Cahit Akdoğan Araştırmacı yazar
Giresun Dereli Dosyası: Vurgun İddialarının İç Yüzü Ve Denetim Zafiyeti
Ahmet Acaroğlu Türk Ocağı Eski Başkanı
Ahmet Acaroğlu Türk Ocağı Eski Başkanı
Edirne ve Uzunköprü'de Fetih Coşkusu
Yönetenlerin Yanlışlarını Göremeyen Öğrencime Mektup(2)
Mehmet ARSLAN Eğitim Yönetimi Ve Planlama uzmanı
Yönetenlerin Yanlışlarını Göremeyen Öğrencime Mektup(2)
Remzi ÖZMEN TES İst 8 Nolu eski Şb. Bşk, Kamu-Sen İst eski Bşk
Remzi ÖZMEN TES İst 8 Nolu eski Şb. Bşk, Kamu-Sen İst eski Bşk
Müdür ve Yardımcıları Akademiye
Av.Alev SEZEN M.A. Adli Bilimler Uzmanı
Av.Alev SEZEN M.A. Adli Bilimler Uzmanı
Siyasi Umutsuzluk
Sendikalar Sendika Patronluğundan Kurtulmalı, Rota Yeniden Çizilmeli
Kadriye Demirel (AES Antalya il Temsilcisi , Eğitim koçu)
Sendikalar Sendika Patronluğundan Kurtulmalı, Rota Yeniden Çizilmeli
Aziz Dolu Atabey
Aziz Dolu Atabey
Adalet; paylaşım ile suç ve ceza arasında orantı
Yaşar YENİÇERİOĞLU UAEF Başk
Yaşar YENİÇERİOĞLU UAEF Başk
Yeryüzünde Gezin Dolaşın!..
Reyhan Yıldız Eğitimci Yazar
Reyhan Yıldız Eğitimci Yazar
Mürailer Arasında Hakikatin Vakur Adımları
Yusuf İPEKLİ
Yusuf İPEKLİ
Oku-yorum...
Şu Hayat
Namık Özer ERDOĞAN Atatürk Eğ.En.Eski Md.
Şu Hayat
Sri Lanka Gezimizden
Canan ÖZDEMİR Uzman Sosyolog
Sri Lanka Gezimizden
Açılımda kritik eşik: MİT, 'PKK silah bıraktı' diyemez!
Misafir Yazılar
Açılımda kritik eşik: MİT, 'PKK silah bıraktı' diyemez!
Kimsenin Vatan, Namus Emniyeti Kalmadı!
Orhan KILIÇOĞLU
Kimsenin Vatan, Namus Emniyeti Kalmadı!
Din Anlayışının Ahlaki Çöküntüdeki Etkisi ve Felsefi Düşünce
Av.Faruk Ülker Ümraniye Türk Ocağı Eski Bşk
Din Anlayışının Ahlaki Çöküntüdeki Etkisi ve Felsefi Düşünce
Atatürk ve Din
Ali Kemal Gül
Atatürk ve Din
İki Menfur Saldırı Ve Katliam Çok Yönlü İncelenmelidir
Türk Ocakları'ndan
İki Menfur Saldırı Ve Katliam Çok Yönlü İncelenmelidir
Kuvvayi Milliye Ruhuyla Bandırma Vapurunda Olmak..
Şerife Güven
Kuvvayi Milliye Ruhuyla Bandırma Vapurunda Olmak..
Türk'üz Elhamdülillah
Köksal Cengiz
Türk'üz Elhamdülillah
Ermeni İftiraları ve Gerçekler
Şevket Sezer
Ermeni İftiraları ve Gerçekler
Çok Okunan Haberler
CHP'ye mutlak butlan kararı çıktı
CHP'ye mutlak butlan kararı çıktı
Resmî Gazete’de yayımlandı: Bilgi Üniversitesi kapatıldı
Resmî Gazete’de yayımlandı: Bilgi Üniversitesi kapatıldı
Türk dünyası Uygur soykırımını neden görmüyor?
Türk dünyası Uygur soykırımını neden görmüyor?
Ana Sayfa
GÜNDEM
KAMU
SENDİKA
DÜNYA
EKONOMİ
SİYASET
HUKUK
TÜRK DÜNYASI
EĞİTİM
MEMURLAR
Köşe Yazarları
Foto Galeri
Video Galeri
Biyografiler
Üye Paneli
Günün Haberleri
Arşiv
Gazete Arşivi
Anketler
Gazete Manşetleri
  • EKONOMİ
  • HUKUK
  • KAMU
  • MEMURLAR
  • SENDİKA
  • TÜRK DÜNYASI
  • Foto Galeri
  • Video Galeri
  • Köşe Yazarları
  • Biyografiler
  • Üye Paneli
  • Günün Haberleri
  • Arşiv
  • Gazete Arşivi
  • Anketler
  • Gazete Manşetleri
sanalbasin.com üyesidir

  • Rss
  • Sitemap
  • Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri

Sitemizde bulunan yazı , video, fotoğraf ve haberlerin her hakkı saklıdır.
İzinsiz veya kaynak gösterilemeden kullanılamaz.

Yazılım: Tumeva Bilişim

Yeni Slow Radyo