Geçtiğimiz günlerde kaleme aldığımız “Kokarca Fındığı Yiyor, Fındık Araştırma Enstitüsü Klip Çekiyor!” başlıklı yazımız kamuoyunda geniş yankı buldu. Yazımızın konusu aslında çok basitti: Üretici bahçesinde kokarca, uç kurusu ve dal kurumalarıyla canla başla mücadele ederken, fındıkla ilgisi olmayan bir futbol videosunun paylaşılması üreticinin doğal olarak tepkisini çekmişti. Yapılan eleştiriler de bu haklı sitemin bir yansımasıydı.
Ancak eleştirinin olduğu yerde hakkı teslim etmek de erdemdir. Kurum, kısa süre sonra kahverengi kokarca ile mücadeleyi anlatan son derece aydınlatıcı ve güzel bir tanıtım videosu paylaştı. Paylaşılan videoda; zararlıyla biyolojik mücadelenin en güçlü silahı olan Samuray arısının üretimi, sahadan kokarca toplama çalışmaları ve laboratuvar ortamındaki biyolojik mücadele süreçleri şeffaf bir şekilde gösterildi.
Fındık Araştırma Enstitüsü’nün misyonu sadece bu videodan ibaret değil. Türkiye’de fındıkla ilgili tek araştırma kurumu olan bu güzide enstitü; fındıkta verimi artırma, hastalık ve zararlılarla mücadele, yeni çeşit geliştirme ve üretici eğitimi gibi birbirinden kritik birçok işi aynı anda yürütüyor. Başta Enstitü Müdürü Dr. Yusuf Bilgen olmak üzere, tüm teknik personelin ve araştırmacıların sahada ve laboratuvarlarda gösterdiği çaba her türlü takdiri hak ediyor.
Önceki yazımızın amacı, sahada dert yanan üreticinin sesini duyurmak ve haklı taleplerini en yetkili ağızlara ulaştırmaktı. Bugün ise yapılan faydalı işleri ve gösterilen samimi emeği görmezden gelmemek, emeğe değer vermek gerekiyor. Eleştiri de bizim, takdir de bizim. Günün sonunda önemli olan, fındığın geleceği için aynı tarafta olabilmek ve bu stratejik ürünü el birliğiyle koruyabilmektir.
Eleştiri de bizim, emek de bizim: fındığın geleceği için omuz omuza…














