Son günlerde “bahçeler kuruyor” diye çok ihbar geldi.
Açık söyleyeyim, önce abartı sandım. Ama gidip kendi bahçemi görünce durumun ciddiyetini anladım.
Ocaklara baktım. Aynı tablo.
Bazı dallarda sürgünler kurumuş, bazı dallar yarı yarıya kurumuş, bazıları tamamen gitmiş.
Kimi ocakta 2-3 dal, kiminde ocak komple kurumuş.
Yeşilin içinde kupkuru dallar. İnsan görünce ürperiyor.
Bu normal değil. Bu, ciddi bir tehlike.
Bahçemdeki tabloyu görünce konunun peşine düştüm.
Giresun başta olmak üzere fındık yetiştirilen birçok bölgede yetkililerle görüştüm.
Kokarca ile uğraşırken, şimdi başka bir dert çıktı.
Üstelik bu daha sinsi. Dal kurudu mu, sadece bugünü değil, seneye de götürüyor.
Üstelik mesele sadece bir ilde değil.
Giresun’da var, Ordu’da var, Trabzon’da var.
Sorun tek bir bölgeyle de sınırlı değil.
Fındığın olduğu her yerden aynı alarm geliyor.
Ancak Batı Karadeniz'de; Karasu, Düzce, Kandıra ve Akçakoca hattında tablo daha da ağır.
Gerçek şu ki, fındık yetiştirilen birçok bölgede aynı şikâyet yükseliyor.
Peki neden?
Kokarca ilacı mı, yoksa kokarcanın kendisi mi?
Küf ilaçları mı, kullanılan gübreler mi?
Yoksa geçen yılki zirai don veya kuraklığın bıraktığı hasar mı?
Kimse net konuşamıyor.
Asıl sorun da burada başlıyor.
Daha önce bölgemizde şimşirler kurudu.
Ardından kestaneler büyük darbe aldı. Ladin ağaçlarında da kuruma yaşandı.
Şimdi sırada fındık mı var?
Bu mesele masa başında değil, bahçede netleşir.
Tarım ve Orman Bakanlığı süreci ivedilikle koordine etmeli ve sahada acil çalışma başlatmalıdır.
Kurumanın nedenlerini bilimsel olarak tespit etme ve net teşhis koyma görevi Fındık Araştırma Enstitüsü’ne aittir.
İl ve ilçe tarım müdürlükleri ise sahada tarama yapmalı, veri toplamalı ve süreci Enstitü ile eşgüdüm içinde yürütmelidir.
Elde edilen sonuçlar doğrultusunda üreticiye uygulanacak net çözüm yolu gecikmeden açıklanmalıdır.
Üstelik bu süreç, sahadaki tüm birimler için ciddi bir sınavdır.
Çünkü iş büyüyor.
Bugün dal gider, yarın ocak gider. Böyle giderse birkaç yıla bahçe kalmaz.
Üretici tedirgin, bekleyecek hali yok.
Aksi halde sormak gerekiyor: Bu işin sonu felakete mi gidiyor?











