Giresun İl Özel İdaresi bir kez daha sınav tartışmalarıyla gündemde.
Aslında bu tablo bize yabancı değil.
Geçtiğimiz yıl müdürlük kadroları için yapılan sınavlardan önce, yazılı sınavda kaç puan alınırsa alınsın mevcut müdürlükleri vekâleten yürüten kişilerin kazanacağı yönündeki söylentileri köşeme taşımıştım.
Sınav sonuçları açıklandığında ise yaşanan tablo, o gün yazdıklarımın tesadüf olmadığını ve kamuoyunda konuşulan iddiaların büyük ölçüde sonuçlara yansıdığını göstermişti.
Gündeme Düşen Yeni İddialar
Aradan henüz dokuz ay geçmişti ki, bu kez 6 Temmuz 2026 tarihinde İl Özel İdaresi tarafından Beko-Loder operatörü alımı için mülakat sınavı yapıldı.
Sınav sonuçlarının açıklanmasının ardından Gemiler Çekeği Mahallesi Muhtarı Leyla Yayla Yaşkın'ın sosyal medya hesabından yaptığı paylaşım kamuoyunda gündem oluşturdu.
Daha sonra Harun Saygılı'nın, muhtarın bu paylaşımını alıntılayarak yaptığı paylaşımın ardından, gerek muhtarın gerekse Harun Saygılı'nın paylaşımlarının altına sınava katıldıklarını belirten çok sayıda aday tarafından benzer yönde iddialar dile getirildi.
Muhtar Leyla Yayla Yaşkın, paylaşımında bir adayın sınava hiç girmediği hâlde asil listede ikinci sırada yer aldığı yönündeki iddiaları kamuoyuyla paylaşarak kamera kayıtlarının incelenmesini istedi.
Gerek muhtarın gerekse Harun Saygılı'nın paylaşımlarına yorum yapan, sınava katıldıklarını belirten bazı adaylar aynı iddiayı dile getirerek, söz konusu kişinin üç kez anons edildiğini, sınava gelmediğini, buna rağmen asil listede ikinci sırada başarılı ilan edilerek sınavı kazandığını öne sürdü.
Elbette bu iddiaların doğruluğunu ortaya koyacak olan sosyal medya paylaşımları değil; varsa kamera kayıtları, sınav tutanakları ve yetkili makamların yapacağı incelemedir.
Sayın Valimizin Hassasiyeti ve Kurumsal İtibar
Ancak burada dikkat çeken başka bir husus daha var.
Edindiğim bilgiye göre Sayın Valimiz, sınav öncesinde İl Özel İdaresi yöneticileriyle yaptığı toplantıda sınavların adaletli ve şeffaf yapılmasını özellikle istemiş, "Bana bu konuda laf gelmesin." diyerek sürecin titizlikle yürütülmesini istediği belirtiliyor.
Eğer Sayın Valimizin bu uyarısına rağmen iddialar doğru çıkarsa, bunun faturası ağır olur.
Sadece sınava giren adaylar değil, bu sürece imza atan birçok kişinin de sorumluluğu gündeme gelir.
En büyük zararı ise İl Özel İdaresi'nin kurumsal itibarı görür.
İl Özel İdaresi'nin bu tür söylentilerle değil, yaptığı hizmetlerle anılması gerekir.
Ne Yapılmalı?
Bu nedenle yapılması gereken bellidir:
Kamera kayıtları incelensin,
Sınav süreci tüm yönleriyle değerlendirilsin,
Kamuoyunun vicdanını rahatlatacak açıklama gecikmeden yapılsın.
İddialar doğru değilse bunun ortaya konulması kuruma olan güveni artıracaktır. Eğer doğruluk payı varsa da gereği mutlaka yapılmalıdır.
Sözün Özü
Hiç kimse peşinen suçlanmamalıdır. Ancak hiçbir iddia da cevapsız bırakılmamalıdır.
Geçen yıl yaşanan tartışmaların ardından bugün benzer iddiaların yeniden gündeme gelmesi bile düşündürücüdür.
Kamu vicdanını rahatlatmanın tek yolu, sürecin şeffaf şekilde incelenmesi ve gerçek neyse gecikmeden açıklanmasıdır.
Çünkü devlet kurumlarını ayakta tutan sadece yaptıkları hizmetler değil, adaletine duyulan güvendir.











