Mustafa Kızıklı TES eski Genel Başkan Yardımcısı

Mustafa Kızıklı TES eski Genel Başkan Yardımcısı

Özgür bakış
kızıklımustafa@kamudannethaber.com

Gelecek mutlaka gelecektir

02 Şubat 2021 - 13:22



Bu Korona salgını biter, her şey normale döner, diye düşünenler yanılıyor.

Anlayabilecekler için çok önemli şeyler söyleyeceğim. Şüphesiz okuyup ciddiye alanlar da olacaktır, "ne saçmalıyor bu" diyecekler de... Ben yine de söyleyeyim.

Şu anki gibi şikâyet etsek de, insanlığın ve insanların iyi-kötü insan olarak yaşayabilecek, kendi beyinlerini kullanarak karar verebilecek süresi sadece 15 yıl kaldı.

Bu kadar az süre kalmışken beyninizi kullanma lüksünüzü değerlendirin derim.

15 Yıl sonra ne olacağını sebepleriyle anlatamayacağım. Çünkü yukarıdaki cümleyi anlayabilene anlatmama gerek yok, anlamayana ise nedenini en az 8-10 ciltlik kitap miktarında anlatmam gerek ki ona da sabrım, vaktim ve enerjim yok.

Fakat şunları söyleyebilirim; başka bir insan modeliyle muhatap olacağız, ya uyum sağlayacağız, ya da değersiz bir organizma olarak yaşayıp öleceğiz. Yakın zaman içinde insanları yönetip yönlendiren elektronik, dijital, makine ve insan karışımı yeni bir insan modeli ortaya çıkacak, sınıfsal piramitte bunlar en tepede olacaklar. Bu insan modeline "İnsan 2.0" denebilir.

Hiç şüpheniz olmasın; yakın gelecekte savaşlar ve belki de dünya savaşı olacak ve bu savaşı dinsel eğitim değil, bilimsel eğitim yapan toplumlar kazanacaktır.

Üstelik bu savaşlar çoğumuzun aklındaki kahramanlıklar filan gösterilen bilindik savaşlar şeklinde değil, akla hayale gelmeyen şekillerde teknolojiyle yapılacaktır.

Şu andaki virüs salgını da bir tür savaştır ve çok daha kötüleri yakın zamanda ortaya çıkacaktır.

Dünya bugünkü nüfusunu bile kaldırmazken, mevcut nüfus artış hızıyla 20 yıl içinde 10 milyara ulaşacak nüfusu hiç kaldıramayacağından, çeşitli tür ve kılıktaki savaşlarla insan azaltma projelerinin olması kaçınılmazdır. Ya nüfus biyolojik, konvansiyonel, nükleer savaşlarla veya çeşitli nüfus azaltma projeleriyle azalacak ya da Dünya denilen gezegen yaşanmaz bir yer olacağından kendiliğinden azalacaktır.

Tanrı, dünya işlerine eskiden olduğu gibi yine karışmayacaktır. Öyle gökten yeşil sarıklılar filan inmeyecektir.

Karışsa bile, gece gündüz zikir yapıp, din uydurandan, şeyhten, şıhtan, mürşitten, müritlerinden ve başını örtmeyi başka yerini örtmekten daha önemli görenlerden yana değil, bilim yapıp patent üreten, modern, entelektüel, eğitim seviyesi yüksek milletlerden yana olacaktır.

Bunu ister kehanet kabul edin, ister deli saçması, ister analitik bir öngörü, bundan kaçış yoktur bilesiniz...

Dünya dengeleri de eskisi gibi olmayacaktır. Yönetim sistemleri değişecektir. Tabi o zamana kadar çevre iyice kirletildiğinden, dünya denilen yaşanabilir bir yer kalırsa...

100 yıl önce bir bilginin eskime, güncelliğini yitirme süresi ortalama 50 yıl civarındaydı. Şu anda bu süre sadece 3-4 yıla düşmüştür. Yani şu anki bilginizi güncellemediğiniz zaman 3 yıl sonra işe yaramaz bir bilgiye sahipsiniz demektir.

Bu durum artan ivmeyle devam ediyor.

Bugün din diye sunulan inanç sistemleri de ya çok değişecek, ya inananı kalmayacak, ya da sadece alt sınıf insan tiplerinin yönetilip yönlendirilmesi için birer argüman olacaktır.

Ben 15 yıl sonra diyorum ama bu iş en fazla 5-10 yıl geciktirilebilir. Yani 2035 olmaz da 2040-45 filan olur.

Fütürolojiye ilgi duyanlar şöyle doğdukları günden itibaren hangi gelişmeleri yaşadıklarını veya en azından son 15 yıllık bilimsel, teknolojik, sosyolojik ve siyasal gelişmeyi, değişmeyi takip edenler, 2035 de neler olacağını, insanlığın, dünyanın ne olacağını da tahmin edeceklerdir...