Mustafa Kızıklı TES eski Genel Başkan Yardımcısı

Mustafa Kızıklı TES eski Genel Başkan Yardımcısı

Özgür bakış
kızıklımustafa@kamudannethaber.com

Uzmanlık, başöğretmenlik ve sendikalar

29 Aralık 2021 - 00:38


Arkadaş, ben mi yanlış gözlükten bakıyorum, şimdiki sendikacılar mı yanlış gözlükten bakıyor?
Sendikacılıkta zeka, yetenek ve araştırma her geçen gün azalıyor mu nedir?..
Bu uzman öğretmenlik ve baş öğretmenlik konusunda, sendikanın asıl uğraşması gereken konuyu bırakmışlar, abidik gubidik, eğitime, öğretmene faydası olmayan konuyla uğraşıyorlar.
Nedir?
Bakan, uzman ve baş öğretmenlik için bir eğitim süreci ve akabinde bir sınav olacak, başarılı olanlar bu unvanları alacaklar, diyor.
Sendika ne diyor?
Eğitim, sınav filan olmasın, 10 yıllık öğretmen Uzman, 20 yıllıklar Başöğretmen olsun. Gerekçesi de, öğretmen sınavı geçemez o unvanı alamazsa rencide olurmuş muş...
Bu mudur yani?
Sürekli kendini geliştirmiş, entelektüel seviyeyi yakalamış, bilimi teknolojiyi, kültürü yakından takip eden bir öğretmenle; sırf 10 veya 20 yıl salla başı al maaşı yapmış, dünyadan bihaber bir sümsük yalakaya aynı unvan verilirse, kendini geliştirmiş öğretmen rencide olmayacak mı? Öğretmen zeki, yetenekli ve çalışkansa, emek vermişse, bunu yok sayıp, bu adalettir, hakkaniyettir mi diyecek?
Kaldı ki, bilime ve yeteneğe dayalı meslek gruplarının hangisinde, dünyanın neresinde sizin önerdiğiniz saçma sistem var?
Mesela doktorlar, cerrahlar, eğitim alıp sınava girmeden, rüştünü ispat etmeden, sırf 10 yıllıktır diye uzaman kabul edip kendinizi emanet eder misiniz?
Mesela üniversitelerde Dr. Doç. ve Prof. unvanları, sınav, eğitim, tez hazırlama ve tezlerin savunulması aşmaları olmadan, sizin önerdiğiniz gibi sırf yıla bağlı unvan herkese verilse nasıl olur? Üniversitelerde şuan bile kısıtlı olan bilimsel ve akademik çalışmaların zerresi kalır mı?
Sınavda başarılı olmayıp, çalışmayıp, tez hazırlamayıp, yayın yapmayıp, unvan alamayan öğretim elamanları rencide mi olmuş oluyor? Hiç düşündünüz mü?
Siyasetten ayrı olarak, M.E. Bakanlığının getirmek istediği sistem doğrudur ama eksiktir. Eğitim süreci 3 ay değil daha uzun olmalıdır, sınav da olmalıdır, hatta tıpkı üniversitelerde olduğu gibi bir de tez aşaması olmalıdır.
Fakat sendikalar bu aşamada bütün meseleyi eğitimin ve eğitimcinin gelişimi ve hakkaniyet yerine, sadece maaşta 1-2 bin TL artıştan ibaret gördükleri için saçma sapan öneriyle ortaya çıkıyorlar.
Yapmayın bunu... Bunun ne eğitim sistemine ne eğitimciye faydası vardır. Kısa sürede yozlaşıp, faydadan çok zarar getirecek bir taleptir sizinkisi.
Mesele sistem meselesidir. Halen çalışan bir neslin, yeni avantajlardan zahmetsiz faydalanması değil, sistemi doğru oturtma meselesidir. Eğer gömleğin ilk düğmesi yanlış iliklenirse sonrakilerin doğru iliklenmesi mümkün değilken, sürekli yozlaşma ve haksızlıklar devam edecektir.
Oysa sendikaların konusu ağırlıklı olarak özlük hakları olduğundan, sendikanın asıl uğraşması gereken konu da, bu uzmanlıklar sonucu alınan ücretlerin, bu unvanlarla emekli olanların aylıklarına da avantaj olarak yansıtılmasının mücadelesi olmalıdır.
Böyle bir talepleri var mı?
Eğer emekli aylıklarına bu yansıtılmazsa ne olacağını hesap bile edemiyorlar. Bu unvan avantajları emekli aylıklarına yansıtılmazsa öğretmenler 65 yaşına kadar çalışmak zorunda kalacaklar ve yeni öğretmen kadroları da açılmayacaktır.
Bu hiç akıllarına geliyor mu?

FACEBOOK YORUMLAR

YORUMLAR

  • 0 Yorum