Remzi ÖZMEN Kamu-Sen İst Başkanı

Remzi ÖZMEN Kamu-Sen İst Başkanı

remzi_ozmen1453@hotmail.com

ÖĞRETMENLİK UZMANLIK İSTEYEN BİR MESLEKTİR?

24 Kasım 2020 - 12:02

             

      Türk Dil Kurumuna göre mesleğin tanımı şöyledir: Belli bir eğitim ile kazanılan sistemli bilgi ve becerilere dayalı, insanlara yararlı mal üretmek, hizmet vermek ve karşılığında para kazanmak için yapılan, kuralları belirlenmiş iş!.

     Yukarıdaki tanıma göre meslek sahibi önce bir eğitim alacak, öğretmen eğitim alıyor mu? Elbette!. Önce öğretmen liseleriyle başlayan daha sonra Eğitim Enstitüsü ve ardından Eğitim Fakülteleri öğretmen yetiştiren kurumlar oldu.”Ancak öğretmenliği meslek olarak görmeyen eğitimden anlamaz yöneticilerimiz ne yazık ki her okuldan mezun olanı öğretmen yapmanın önünü açarak bu kurala, eğitime ve eğitimciye büyük bir darbe vurmaktan kaçınmadılar.”

   Öğretmen sistemli bilgi edinmekte ya da tıpkı bir doktor gibi gözlemler, deneyler. Doktorun vücuda,yaşa göre verdiği ilacı öğretmen potansiyele, öğrencinin yaşadığı ortama, onun sağlığına ve vücut yapısına uygun bir eğitim vermeye çalışır. Öğretmen bugün okullarımızda on sekiz milyon öğrenci varsa bu öğrencilerin her birinin farklı bir özelliğinin olduğunun farkındadır. Kendi payına düşen “alanı” ne ise onu en iyi şekilde icra etmeye çalışır.

    Türk Eğitim sisteminde sınıf seviyesi yapmak uygun bulunmadığı için bazen aynı sınıf içerisinde dört beş ayrı seviyede öğrenci gurubu görmek mümkündür. Kimi kaynaştırma düzeyinde kiminin  görsel, kiminin işitsel, kiminin kinetiks öğrenmesi daha güçlüdür. Bu seviyelerin yanısıra öğrenci ailelerin eğitim düzeyleri farklı, ekonomik durumları farklı, geldikleri yöreler farklı, hayata bakışları farklı, yaşam tarzları farklı, çocuğunun gelecekte nasıl olması gerektiği yönündeki bakışları farklı, çocuğun yetişme tarzları farklı ve başka.

     İşte öğretmen tüm bu farklılıklar arasında her öğrencinin teker teker ne olduğunu, ruh halini, hayata bakışını,kapasitesini, hedefini bilmek zorundadır. Bu yüzden öğretmenlik yalnızca bir meslek değildir. Uzmanlık isteyen bir meslektir.

   Tanımda geçen insanlara yararlı olmak ifadesi her halde ençokta öğretmenin yaptığıdır. Her şeyden önce çocuğa balık tutmasını öğretir. Geleceği hazırlar. Toplumsallaşmayı sağlar, bölüşmeyi, sosyalleşmeyi, kaynaşmayı, başkasını anlamayı sağlar. Çocuğu yönlendirir, motive eder, iş sahibi olmasını sağlar, önünü açar yarına umutla bakmasını sağlar, hayatla barışık hale getirir, varsa bir yeteneği açığa çıkartır, yüreklendirir, cesaretlendiri, hedefine koşmasını sağlar.

   Para kazanmak maddesine aslında söylenecek pek bir şey yoktur. Çünkü öğretmen para kazanmıyor yalnızca geçimini temin etmeye çalışıyor. Bu rakamlarla sabittir. Eğer bir ülkede öğretmen yoksulluk sınırının çok altında bir ücret ile çalışıyorsa orada para kazanıyor deme şansınız yoktur. Kaldı ki  açlık ve yoksulluk sınırlarına yakınlık bakımından öğretmen aldığı ücret açlık sınırına daha yakındır. Ne yazık ki ister muhalefet ister iktidar öğretmenler günü gelince methiye yarışına giriyorlar. Hiç kimse öğretmene 3600 ek göstergeyi artık verelim demiyor, kimse ayıptır öğretmenin maaşını hiç olmazsa yoksulluk sınırına çekelim demiyor. Korkarız ki öğretmenlik meslek kanunu da siyasi tartışmalar arasında yok olupu gitsin!

    Sonuç olarak; öğretmenlik meslek kanununun bugüne kadar çıkmaması bir ayıptır. Çünkü bu bir haktır. Yukarıdaki tanımda da görüleceği gibi meslek tanımının çok çok üstünde bir işi yapan öğretmene artık bu kanun çok görülmemelidir. Eğer öğretmenliği bir meslek olarak görmeyen varsa bu o kişinin cehaletine veriliri, cahilleri dinlememelisiniz ve gereğini yapıp bir an önce öğretmen meslek kanu çıkartılmalısınız!. Öğretmenlik bir meslek olmakla birlikte uzmanlık isteyen bir meslektir