• Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri
Anasayfa
  • GÜNDEM
  • KAMU
  • SENDİKA
  • DÜNYA
  • EKONOMİ
  • SİYASET
  • HUKUK
  • TÜRK DÜNYASI
  • EĞİTİM MEMURLAR
  • Ara
SON DAKİKA:
11:12
İstanbul Üniversitesi'ne kadro ihdasına AYM'den iptal
00:11
Bilgi Üniversitesi kararı geri çekildi
Video Galeri Foto Galeri Yazarlar Üye Paneli
A
Büyüt
A
Küçült
  1. Köşe Yazarları
  2. Remzi ÖZMEN TES İst 8 Nolu eski Şb. Bşk, Kamu-Sen İst eski Bşk
  3. Rakamlarla memurun alım gücü!..
Yayınlanma: 04 Ekim 2020 - 14:04

Rakamlarla memurun alım gücü!..

04 Ekim 2020 - 14:04
Yazdır
A
Büyüt
A
Küçült
Remzi ÖZMEN TES İst 8 Nolu eski Şb. Bşk, Kamu-Sen İst eski Bşk
Remzi ÖZMEN TES İst 8 Nolu eski Şb. Bşk, Kamu-Sen İst eski Bşk

     

        Memurun alım gücü azaldı diyoruz tabi ki, hemen itirazlar yükselecektir. Memur Allah’ından ne istiyor. Her ay evine düzenli para giriyor, tenceresi kaynıyor, hatta çoğunun evi var arabası var ve saire diyenler olacaktır. Biz bir gerçekten bahsedeceğiz o da dün ile bugün kıyaslaması olacaktır. Şunu çok iyi biliyoruz ki ne ihtiyaçlar dünkü ihtiyaçlar gibi sınırlıdır ne de beklentiler. Çağımız değişiyor. Artık hiç kimsenin evladı kara lastik tabanından silgi kullanmıyor, ya da bez çanta, iki üç yıl giyecek önlük. İhtiyaçlar sadece tencerede pişen mercimek çorbası ya da kilosu yirmi beş liraya dayanan milli yemeğimiz kuru fasulye ile sınırlı değildir.

      O halde insanca yaşamanın rakamsal ölçüleri vardır. Bu rakamlara yakın veya üzerinde bir ücret alanlar yeterli ücret alıyor ve çağımızın ihtiyaçlarını karşılıyor demektir. Yok eğer bu rakamların çok altında bir ücret alıyorsa aynı derece geçim sıkıntısı çekiyor diye biliriz.

   Peki bu ölçüler nelerdir. Birincisi çeşitli sendikaların ya da devlet kurumlarının belirlediği geçim standartlarıdır. Bugün yoksulluk sınırı sekiz bin liralara dayanmışken bu ücretin yarısını alan bir memur için aman efendim daha ne istiyorsun diyemezsiniz. Deseniz bile bir anlam ifade etmez.

       Çünkü memur diyecek ki sadece insanca yaşamak istiyorum. Çoluk çocuğumun başkasına muhtaç olmasını istemiyorum. Kredi kartına borç bataklığına düşmek istemiyorum. Eşimin dostumun düğününe, derneğine gitmek istiyorum. Üşümeden doğalgaz kullanmak, karanlıkta kalmadan elektrik, kısmadan suyumu ve telefon faturasından korkmadan eşimi dostumu aramak istiyorum. Ben de insanım, temiz giyinmek, yılda birkaç gün tatile gitmek, ayda bir kez ailece dışarıda yemek yemek istiyorum. Çocuğumun okul ihtiyaçlarını kısmak istemiyor, kitap almak istiyorsa alayım, evde bilgisayar olsun internet kullanacaksa kotasız abone olayım ve daha pek çok talebi sırlayacaktır.

      Bunları karşılamakta zorlanan memur ayrıca geçmişle kıyasladığımız zaman alım gücündeki düşüşü görebiliyoruz. 2010 yılında maaşıyla yirmi sekiz gram altın alabiliyordu şimdi dokuz gram alabiliyor. Bin yüz dolar alabiliyordu. Şimdi yarısını yani beş yüz elli dolar alabiliyor. Daha fazlasına gerek yok dilerseniz bir maliyet hesabı yapın ve memurun aldığı ücret ile kıyaslayın ve hayatın yalnızca çorba içmekten ibaret olmadığını belki daha iyi anlarsınız.

 

  Peki bu sürece nasıl geldik?

  Rakamlar şunu gösteriyor ki memur önce masada kaybediyor. Yani memur enflasyonun masa başı oyunlarına yenik düştü. Şöyle ki, son dört yıla baktığımız zaman 2017 de enflasyon 11, 92 toplu görüşmede elde edilen kazanım %7, 2018 de enflasyon % 20, 30 toplu görüşme % 7, 5, 2019 da enflasyon 11, 84 toplu görüşme %9 ve 2020 yılın ilk altı aylık enflasyonu %6, 37 memurun toplu görüşmede kazanımı % 4 Demek oluyor ki ilk kaybını toplu görüşme masasında bırakıyor.

   İkinci kaybını enflasyon oyunuyla yaşıyor: Efendim niye kamuoyunu yanlış yönlendiriyorsunuz, enflasyon farkı veriliyor ya!.. Doğrudur uydurulmuş enflasyon farkı veriliyor, gerçek enflasyon farkı hiçbir zaman verilmedi. Kaldı ki geçmişte bu fark aylık yansıtılırken şimdi altı aylık dilimler halinde veriliyor. Verilen fark cebe girmeden buhar olup uçuyor. Eğer gerçekten enflasyon farkları doğru hesaplanıp doğru verilmiş olsaydı memurun alım gücü bu kadar düşmezdi.

   İşte size yine rakamlar: 2017 yılı yoksulluk sınır 5115 2018 yılı yoksulluk sınırı ise 6167 liradır. Yani aradaki fark 1052 liradır. Peki memur bu sürede ne kadar zam almış. Öğretmen 4/1 3699 lira olan maaşı 3927 liraya yükselmiş. Aldığı zam 226 liradır. Hemşire 3592 lira olan maaşı 3814 lira olmuş. Aldığı zam 222 lira memur ise 2951 lira olan maaşı 3136 lira olmuş 185 lira zam almıştır. Yani yoksulluk sınırı bir yılda 1052 lira artarken memur bu rakamın ancak dört biri kadar bir zam alabilmiştir.

    Sonuç olarak yalnızca bir yıl için verilen örnek bu ise diğer yılları varın siz hesaplayın. Demek oluyor ki memurun yoksullaşmasının üç temel nedeni vardır. Birincisi masa başında istediğini alamamak, ikincisi enflasyon rakamlarının gerçek dışı olması, üçüncüsü aldığı maaşın diğer kıymetler karşısında erimesidir. Bu durumun düzeltilmesi ancak memura yeniden bir seyyanen zam verilmesi ve 3600 ek göstergenin vakit geçirilmeden çıkartılmasıdır.

Yazarın Diğer Yazıları

  • Müdür ve Yardımcıları Akademiye - 13 Mayıs 2026
  • ABD İsrail Savaşı İnsanlıkladır!.. - 13 Nisan 2026
  • İki Sendika İki Genel Başkan - 29 Mart 2026
  • Bir Öğretmen Daha Kıydılar!.. - 03 Mart 2026
  • Ana Okulu Öğretmenleri İsyanda - 05 Şubat 2026
  • Emekli Dernekleri Ve Bankalar - 04 Şubat 2026
  • Öğretmen Akademileri ve Barınma Sorunu - 20 Ocak 2026
  • Öğretrmene Rotasyon Geldi - 09 Ocak 2026
  • 5 Ocak Hüsran Değil Umut Olsun - 03 Ocak 2026
  • Maaştaki Oyun - 27 Aralık 2025
  • Tadavisi Zor Haslalıklar - 17 Aralık 2025
  • Öğretmen Ataması Yetersizdir - 22 Kasım 2025
  • Başarının Anahtarı - 16 Ekim 2025
  • Öğretmen Ataması Neden Ağırdan Alınıyor? - 23 Eylül 2025
  • Okullar Açılırken Sendikal Algı Ve Kirlilik - 14 Eylül 2025
  • Türk Dünyası ve Türk Eğitim Sen - 31 Ağustos 2025
  • Hakem Heyeti Ve Toplu Görüşme - 24 Ağustos 2025
  • Memur Haklı Olarak İş BIralıyor - 17 Ağustos 2025
  • 23 Temmuz Erzurum Kongresini Doğru Okumak - 25 Temmuz 2025
  • Memur Emeklisi Cezalı mıdır? - 03 Temmuz 2025
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 20
ilan.gov.tr
Gazete arşivi için üye girişi yapmanız gerekmektedir.
Köşe Yazarları
Serdar Gündüz Liyakat-Sen Genel Sekreteri
Serdar Gündüz Liyakat-Sen Genel Sekreteri
Eğitimle Ulus Devlet Bilincini Geliştirmek
Cahit Akdoğan Araştırmacı yazar
Cahit Akdoğan Araştırmacı yazar
Yıllardır Bekleyen Hacı Adaylarının Feryadı...
Ahmet Acaroğlu Türk Ocağı Eski Başkanı
Ahmet Acaroğlu Türk Ocağı Eski Başkanı
Edirne ve Uzunköprü'de Fetih Coşkusu
Yönetenlerin Yanlışlarını Göremeyen Öğrencime Mektup(2)
Mehmet ARSLAN Eğitim Yönetimi Ve Planlama uzmanı
Yönetenlerin Yanlışlarını Göremeyen Öğrencime Mektup(2)
Remzi ÖZMEN TES İst 8 Nolu eski Şb. Bşk, Kamu-Sen İst eski Bşk
Remzi ÖZMEN TES İst 8 Nolu eski Şb. Bşk, Kamu-Sen İst eski Bşk
Müdür ve Yardımcıları Akademiye
Av.Alev SEZEN M.A. Adli Bilimler Uzmanı
Av.Alev SEZEN M.A. Adli Bilimler Uzmanı
Siyasi Umutsuzluk
Sendikalar Sendika Patronluğundan Kurtulmalı, Rota Yeniden Çizilmeli
Kadriye Demirel (AES Antalya il Temsilcisi , Eğitim koçu)
Sendikalar Sendika Patronluğundan Kurtulmalı, Rota Yeniden Çizilmeli
Aziz Dolu Atabey
Aziz Dolu Atabey
Adalet; paylaşım ile suç ve ceza arasında orantı
Yaşar YENİÇERİOĞLU UAEF Başk
Yaşar YENİÇERİOĞLU UAEF Başk
Yeryüzünde Gezin Dolaşın!..
Reyhan Yıldız Eğitimci Yazar
Reyhan Yıldız Eğitimci Yazar
Mürailer Arasında Hakikatin Vakur Adımları
Yusuf İPEKLİ
Yusuf İPEKLİ
Oku-yorum...
Şu Hayat
Namık Özer ERDOĞAN Atatürk Eğ.En.Eski Md.
Şu Hayat
Sri Lanka Gezimizden
Canan ÖZDEMİR Uzman Sosyolog
Sri Lanka Gezimizden
Açılımda kritik eşik: MİT, 'PKK silah bıraktı' diyemez!
Misafir Yazılar
Açılımda kritik eşik: MİT, 'PKK silah bıraktı' diyemez!
Kimsenin Vatan, Namus Emniyeti Kalmadı!
Orhan KILIÇOĞLU
Kimsenin Vatan, Namus Emniyeti Kalmadı!
Din Anlayışının Ahlaki Çöküntüdeki Etkisi ve Felsefi Düşünce
Av.Faruk Ülker Ümraniye Türk Ocağı Eski Bşk
Din Anlayışının Ahlaki Çöküntüdeki Etkisi ve Felsefi Düşünce
Atatürk ve Din
Ali Kemal Gül
Atatürk ve Din
İki Menfur Saldırı Ve Katliam Çok Yönlü İncelenmelidir
Türk Ocakları'ndan
İki Menfur Saldırı Ve Katliam Çok Yönlü İncelenmelidir
Kuvvayi Milliye Ruhuyla Bandırma Vapurunda Olmak..
Şerife Güven
Kuvvayi Milliye Ruhuyla Bandırma Vapurunda Olmak..
Türk'üz Elhamdülillah
Köksal Cengiz
Türk'üz Elhamdülillah
Ermeni İftiraları ve Gerçekler
Şevket Sezer
Ermeni İftiraları ve Gerçekler
Çok Okunan Haberler
CHP'ye mutlak butlan kararı çıktı
CHP'ye mutlak butlan kararı çıktı
Resmî Gazete’de yayımlandı: Bilgi Üniversitesi kapatıldı
Resmî Gazete’de yayımlandı: Bilgi Üniversitesi kapatıldı
Türk dünyası Uygur soykırımını neden görmüyor?
Türk dünyası Uygur soykırımını neden görmüyor?
Ana Sayfa
GÜNDEM
KAMU
SENDİKA
DÜNYA
EKONOMİ
SİYASET
HUKUK
TÜRK DÜNYASI
EĞİTİM
MEMURLAR
Köşe Yazarları
Foto Galeri
Video Galeri
Biyografiler
Üye Paneli
Günün Haberleri
Arşiv
Gazete Arşivi
Anketler
Gazete Manşetleri
  • EKONOMİ
  • HUKUK
  • KAMU
  • MEMURLAR
  • SENDİKA
  • TÜRK DÜNYASI
  • Foto Galeri
  • Video Galeri
  • Köşe Yazarları
  • Biyografiler
  • Üye Paneli
  • Günün Haberleri
  • Arşiv
  • Gazete Arşivi
  • Anketler
  • Gazete Manşetleri
sanalbasin.com üyesidir

  • Rss
  • Sitemap
  • Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri

Sitemizde bulunan yazı , video, fotoğraf ve haberlerin her hakkı saklıdır.
İzinsiz veya kaynak gösterilemeden kullanılamaz.

Yazılım: Tumeva Bilişim

Yeni Slow Radyo