• Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri
Anasayfa
  • GÜNDEM
  • KAMU
  • SENDİKA
  • DÜNYA
  • EKONOMİ
  • SİYASET
  • HUKUK
  • TÜRK DÜNYASI
  • EĞİTİM MEMURLAR
  • Ara
SON DAKİKA:
14:09
25 yıllık öğretmene okul koridorunda saldırı
Video Galeri Foto Galeri Yazarlar Üye Paneli
A
Büyüt
A
Küçült
  1. Köşe Yazarları
  2. Yaşar YENİÇERİOĞLU UAEF Başk
  3. Aile Kurmak=Devlet Kurmak
Yayınlanma: 05 Kasım 2023 - 09:58

Aile Kurmak=Devlet Kurmak

05 Kasım 2023 - 09:58
Yazdır
A
Büyüt
A
Küçült
Yaşar YENİÇERİOĞLU UAEF Başk
Yaşar YENİÇERİOĞLU UAEF Başk

“Kızılca Gün” nedir, bilir misiniz? “Türk/Oğuz Töresi”nce, yeni devletin kurulduğu ve yeni başbuğun seçildiği gündür. Ankaralı Seymenler de 27 Aralık 1919 tarihinde Dikmen sırtlarında; atlı olarak bayrak, davul ve pusat ile Gazi Mustafa Kemal Paşa’yı karşılayıp halkla birlikte Ulus’a kadar yürümüşler ve yeni devletin kurulacağına olan inançlarını göstermişlerdir.

Zaman zaman yazılarımda, Elbistan’da yaşanan gelenek ve göreneklerden bahsedip geçmişle bugünün bağını kurmaya çalışıyorum. Okudukça, köy düğünlerinde gördüğüm uygulamalardan, aslında kadim kültürümüzün Anadolu’ya taşındığını anlıyorum. Toplumun gerçekten bir hafızası var ve farkında olarak ya da olmadan bunları yaşıyor. Meğer doğumla ölüm arasında yaşadığımız birçok geleneğimizi, geçmişten getirmişiz.

Anadolu’nun birçok yerinde -bugün unutulmaya yüz tutsa da- aynı ya da çok az farklılıkla bu gelenekler sürdürülmektedir. 70 yaşında biri olarak çocukluğumda bu geleneklerin hepsini gördüm ve birebir yaşadım. Elbistan şehir merkezinde ve köylerde, 24 Oğuz Boyundan topluluklar olmakla birlikte ağırlıklı olarak Bayat, Avşar ve Beydili boyları bulunmaktadır.

Cumhuriyetimizin 100.yılı dolayısıyla 27 Ekim 2023 tarihinde düzenlenen “Cumhuriyet’in İkinci Yüzyılı” konulu panelde, hemşehrim Milli Düşünce Merkezi Başkanı Hakan Paksoy, açış konuşmasında bu hususa temas edince, konuyu biraz daha açmayı düşündüm.

Aile ve devlet kurma

Türklerde; hakanlar/hükümdarlar hariç, tek eşlilik (monogami) esastır: Çok eşlilik (poligami) yoktur. Ve sağlıklı nesil açısından yakın akraba evlilikleri de uygun bulunmamıştır. Geriye doğru yedi-dokuz göbek öncesinden ya da başka oba, oymak, boydan, farklı köy ve şehirlerden kız aranırdı. Yani Türkler, endogami değil egzogami bir toplumdur.

Erkeğin kendisinin veya aile büyüklerinin bir eş bulmasıyla aile kurulur. Oba, oymak veya boy beylerinin egemenlik hakkını kullanmasıyla da devlet kurulur. Kuruluş aşamaları, uğraşı ve özverisi farklı olsa da her iki kurumun oluşmasında benzerlikler vardır. Ayrıca Türkler, bu aile ve devlet kurumunun ikisini de çok önemsemiş ve kutsal saymıştır.

Dr.Tahsin Ünal; “Dünyanın neresinde olursa olsun, istilâlar ve inkılâplar hariç, bütün toplumlar başlıca şu dört sosyo-politik safhadan geçmişler ve tekâmül ederek millet olmuşlardır: 1.Köy, köy devleti, 2.Şehir, şehir devleti, 3.Devlet, 4.İmparatorluk. Bir toplum, bu safhaları birer birer geçerek gelmişse mütekâmil ve medenî bir millet olmuştur… (Türk’ün Sosyo-Ekonomik Tarihi, Emel Yayınları,1977, s.23)” demektedir.

Prof.Dr.Mehmet Eröz; “Türk içtimai hayatını düzenleyen kaideler bütününü ifade eden ‘Töre’ kelimesi, Türk’lükle yaşıt olsa gerektir (s.130)… Divan-ı Lugati’t-Türk’te ‘Törü’ şeklinde geçmekte ve düzen, nizam, görenek, adet ve yaratılmak manalarına gelmektedir… Ziya Gökalp, bunu şöyle açıklar: ‘Eski Türkler’e göre, vatan, töre’den, yani milli kültürden ibaretti. Kaşgarlı Mahmud’un lügatında zikredilen ülkeden geçilir, töreden geçilmez, atasözü, milli kültüre verilen kıymet derecesini gösterir (Türk Kültürü Araştırmaları, Kutluğ Yayıncılık, 1977, s.132).

Örf-adet, gelenek ve milli kültürü teşkil eden töre ve diğer ruhi, bedeni amiller gibi sosyolojik, psikolojik ve diğer tabii faktörler, milletlerin birbirinden bariz farklarla ayrılmasına sebep olan tesir edicilerdir… Milletlere mahsus olan bu karaktere bu seciyeye, ‘milli seciye’ adı verilir. Durkheim, milli şuurun, maşeri vicdanın, çok ağır bir şekilde, asırlar boyu meydana geldiğini ve bir defa teşekkül ettikten sonra kolay kolay yıkılmadığını söyler (aynı eser, s.174).

Prof.Dr.Bahaddin Ögel de; “…Kut, kişilere Tanrı tarafından verilen bir lütuf ve keremdir… Kut ve kutlu, büyük devletler kurmuş olan Türklerin yüksek ve gelişmiş devlet anlayışlarıyla bağdaşmış din ve devlet düşüncesidir (Türklerde Devlet Anlayışı, s.212” der.

Egemenlik/hâkimiyet sembolleri

Bu semboller: 1.Toprak (yurt), 2.Otağ (çadır, ev), 3.Sancak (bayrak, tuğ), 4.Davul, 5.At, 6.Pusat (ok-yay), 7.millet (halk, topluluk).

Devleti tanımlayan sembollerin benzeri aile kurarken de görülmektedir. Eskiden düğünlerde gelin almaya giderken en önde bayrak, ardında davul (zurna), arkada ata binmiş gelin, yörelere göre değişse de atın yularını çeken güveyi (damat) ve kadınlı-erkekli “Seymen” denilen kalabalık, Elbistan ağzıyla “samen” yürür.

Gelinler, “üç etek” elbise giyer ve ayağında “edik” olur. Üç etek, ata binmede kolaylık sağlayan, Orta Asya’dan getirilen giyimdir. Edik, yumuşak kırmızı meşinden yapılmış kısa konçlu bir çizmedir. Gelinlik üstüne bele takılan kırmızı kurdele, bekaretin ve bereketin simgesidir. Oğuzlardaki güveylik (damatlık) elbise kırmızı kaftan, gelinlik ise al duvaktır.

Gelin ya ayrı çadıra/eve ya da kayın atasının/babasının evine getirilir. Geleneğe göre gelin attan inmez, hediye bekler. Kayınbaba, “indirmelik” adı verilen bir meblağ (altın, koyun, davar, sığır, at, tarla gibi) bağışlamaya söz verince iner. Bazı yörelerde gelinin ayağına koç kesilir ve gelin kurbanın üzerinden atlayarak eve girer. Farklı uygulamalar olmakla birlikte birçok yerde gelinin başına susam, üzüm, buğday, darı ile karışık bozuk para atılır. Buna “saçı saçma” adı verilir; “darısı başına” sözü buradan gelir.

Bugün, hâlâ sürdürülen görücülük, dünür olma, kız isteme, nişan, kalınğ/kalın (başlık), çehiz, sağdıç, oyunlar oynama, halay çekme, güreş tutma gibi uygulamalar, Kaşgarlı Mahmud’un yazdığına göre 11.yüzyılda, yani bin yıl önce de aynıydı.

Kurultay ve Toylar

Bugün, kurultay yerine TBMM’ni, Toy yerine de “Anadolu’da yapılan düğünleri” koyabiliriz. Özellikle köy düğünleri bir toy şeklinde geçmektedir. Düğün sahibi, gelecek misafirler için maddi durumuna göre büyük veya küçükbaş hayvan keserek düğün süresince yedirir, içirir, yatırır, tüm ihtiyaçlarını eksiksiz karşılar.

Okuntu gönderme

Eröz; “Bugün Türkiye’nin birçok yerinde, bilhassa köylük yerlerde düğün davetiyesine ‘oku’ veya ‘okuntu’ denir. Bu kelimeler, ‘ok’ sözünün aldığı yeni şekil olmalıdır. Eski Türklerde ‘ok’ bir davet sembolü idi… (aynı eser, s.176)”.

Elbistan, Oğuz (Türkmen/Yörük) boylarının yoğun olduğu bölgedir. 1970’li yıllara kadar düğünlere davet (çağrı), “Okuntu (halk ağzıyla Ohuntu)” ile yapılırdı. Bu işi yapana da “okuntucu” denirdi. Düğün sahibi; düğün gününü, yerini ve söyleyeceği sözleri okuntucuya tembih eder. Düğün sahibinin maddi durumuna göre; davetli evlere gömlek, çorap, yağlık (büyük bez mendil), peşkir (havlu), başörtüsü, yazma, tülbent, elbiselik kumaş ya da şeker, lokum, bisküviden birisini de okuntucu ile gönderir.

Düğünün başlaması

Eski Türk kaynaklarında bayrak; daha çok “Kızıl bayrak” diye adlandırılır ve bağımsızlık, şeref ve şehadetin sembolüdür. Kızıl, güneşin doğarken ve batarken aldığı renktir. Ateş (od) ve kan rengi olup heyecan, kudret, güçlülük ve akılcılık sembolüdür. Tarihimizin başlangıcından beri kızıl rengin kutsal sayılması, “Ateş Kültü”ne bağlanır. Düğünlerde geceleri “sinsin ateşi yakılması ve sinsin oynanması” da muhtemelen buradan geliyor.

Han çadırının önüne dikilen tuğ ya da bayrak; köy düğünlerinde “oğlan evine dikme” şekline dönüşmüş. Davul zurna eşliğinde 10-15 metre uzunlukta bir sırığa bayrak bağlanıp tepesine kırmızı elma (bazan nar) geçirilir. Sırık, her yerden görülecek şekilde damın mertek çıkıntılarına bağlanır veya mıhla (çiviyle) çakılır. Düğün, “Bayrak kaldırma” töreni ile başlar ve gelin gelip eve girince indirilir.

Esas kargaşa o zaman başlar: Delikanlılar veya evlenme çağında erkek evladı olan büyükler; “bayrak indirilirken” bayrağı ve/veya elmayı (narı) kapma yarışına girerler. Nasıl mücadele ederler, görmelisiniz! Ne derece doğru bilemem: Bayrağı ve/veya elmayı kim kaparsa, evlenme sırası o evde bulunan gençlere gelirmiş!..

“Kızıl Elma; Türk mitolojisinde üzerinde düşünüldükçe uzaklaşan, ancak uzaklaşıldığı oranda cazibesi artan ülküleri veya düşleri simgeleyen bir ifadedir. Türk kültüründe “Kızıl” kıymetli bir renktir. ‘Elma/alma’, bolluk, bereket, şifa kaynağı olarak görülen bir meyvedir. “Kızıl Elma” sembolü elmaya değil, eski Türklerde Güneş ve Ay’ı anlatan “Kızıl Top”a dayandığı düşünülür. Bu top, ‘muncuk’ adıyla bayrak ve tuğların tepesini süsleyen, bazen zaferin işareti, bazen egemenliğin sembolü, bazen de fethedilmek üzere hedef seçilen yeri ifade eder.

Sonuç olarak; şunu belirtmek isterim: Ne yazık ki kültürümüzden ve tarihimizden çok habersiziz!..

Yazarın Diğer Yazıları

  • Türk Halklarının İnançları-2 - 15 Mart 2026
  • Türk Halklarının İnançları - 08 Mart 2026
  • Türklerde Sosyal Yapılar-2 - 01 Mart 2026
  • Türklerde Sosyal Yapılar-1 - 22 Şubat 2026
  • Eski Türk Yazıtları-3 - 15 Şubat 2026
  • Eski Türk Yazıtları-2 - 08 Şubat 2026
  • Atalar Kültü - 01 Şubat 2026
  • Mitostrateji'den Son Sözler - 25 Ocak 2026
  • Cin'li Deyimler-2 - 18 Ocak 2026
  • Cin'li Deyimler-1 - 11 Ocak 2026
  • İyeler ve Cinler - 04 Ocak 2026
  • Ak ve Kara İyeler - 28 Aralık 2025
  • Al Karısı, Doğum ve İyeler - 21 Aralık 2025
  • Al Mitolojisi: Al Karısı - 14 Aralık 2025
  • Al Mitolojisi-1 - 07 Aralık 2025
  • Geçmişten Günümüze Kaplumbağa - 30 Kasım 2025
  • Halk İnançlarında Hayvanlar - 23 Kasım 2025
  • Ayrımlı Türklerinin Adetleri - 16 Kasım 2025
  • Türk Kültürlü Halklar - 09 Kasım 2025
  • Mitoloji ve Efsaneler-5 - 02 Kasım 2025
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 27
ilan.gov.tr
Gazete arşivi için üye girişi yapmanız gerekmektedir.
Köşe Yazarları
Serdar Gündüz Liyakat-Sen Genel Sekreteri
Serdar Gündüz Liyakat-Sen Genel Sekreteri
İstiklal Marşı'nın Eğitimdeki Yeri
Cahit Akdoğan Araştırmacı yazar
Cahit Akdoğan Araştırmacı yazar
Ramazan'da Kamu Aracıyla Şov Yapmayın!
Ahmet Acaroğlu Türk Ocağı Eski Başkanı
Ahmet Acaroğlu Türk Ocağı Eski Başkanı
Domuzlar Diktatoryası / Emperyalist Haydutlar
Türkiye'de İdeolojik Olayları Hazırlayan Süreçler ve Olaylar Gerçeği(5)
Mehmet ARSLAN Eğitim Yönetimi Ve Planlama uzmanı
Türkiye'de İdeolojik Olayları Hazırlayan Süreçler ve Olaylar Gerçeği(5)
Remzi ÖZMEN TES İst 8 Nolu eski Şb. Bşk, Kamu-Sen İst eski Bşk
Remzi ÖZMEN TES İst 8 Nolu eski Şb. Bşk, Kamu-Sen İst eski Bşk
Bir Öğretmen Daha Kıydılar!..
Av.Alev SEZEN M.A. Adli Bilimler Uzmanı
Av.Alev SEZEN M.A. Adli Bilimler Uzmanı
Hedef Tahtasına Oturtulmayı Beklemek
WhatsApp'ta Müdürün Mesajına Beğeni Bırakmayan Öğretmeni
Kadriye Demirel (AES Antalya il Temsilcisi , Eğitim koçu)
WhatsApp'ta Müdürün Mesajına Beğeni Bırakmayan Öğretmeni "Uyarma" Mobbingi Resmiyetleştirmektir
Aziz Dolu Atabey
Aziz Dolu Atabey
TSK; Tanrı'nın Sevimli Kulları
Yaşar YENİÇERİOĞLU UAEF Başk
Yaşar YENİÇERİOĞLU UAEF Başk
Türk Halklarının İnançları-2
Reyhan Yıldız Eğitimci Yazar
Reyhan Yıldız Eğitimci Yazar
Kalbin Sükûtuna Doğru: Bir Ramazan-ı Şerif Niyeti
Yusuf İPEKLİ
Yusuf İPEKLİ
Yaz Saati
Düz Yollarda Yürümek
Namık Özer ERDOĞAN Atatürk Eğ.En.Eski Md.
Düz Yollarda Yürümek
Avrupa Turundan, Yunanistan - Selânik
Canan ÖZDEMİR Uzman Sosyolog
Avrupa Turundan, Yunanistan - Selânik
Türklerin sınırları ve 2700 yılın intikamı
Misafir Yazılar
Türklerin sınırları ve 2700 yılın intikamı
Sizin Tek Hedefiniz!
Orhan KILIÇOĞLU
Sizin Tek Hedefiniz!
Bir Tatil Masalı
Av.Faruk Ülker Ümraniye Türk Ocağı Eski Bşk
Bir Tatil Masalı
Türk milliyetçiliği tarihi kitabını niçin yazdım?
Dr.Sakin ÖNER
Türk milliyetçiliği tarihi kitabını niçin yazdım?
Sevgililer Günü Vesilesiyle…
Ali Kemal Gül
Sevgililer Günü Vesilesiyle…
2026'ya Girerken Türkiye
Türk Ocakları'ndan
2026'ya Girerken Türkiye
İyi Parti Meclis Toplantısında Kadınlarımız
Şerife Güven
İyi Parti Meclis Toplantısında Kadınlarımız
Türk Kadını
Köksal Cengiz
Türk Kadını
Tarihin Tekerrürü: Şark Meselesi'nden Modern Kuşatmaya
Şevket Sezer
Tarihin Tekerrürü: Şark Meselesi'nden Modern Kuşatmaya
Çok Okunan Haberler
Türk Ocakları Pendik Şubesinden Büyük İftar Organizasyonu
Türk Ocakları Pendik Şubesinden Büyük İftar Organizasyonu
Öğrenci yakını okul müdürüne okulda kafa attı!
Öğrenci yakını okul müdürüne okulda kafa attı!
Türk Ocakları Beykoz Şubesinde Nöbet Değişimi
Türk Ocakları Beykoz Şubesinde Nöbet Değişimi
Ana Sayfa
GÜNDEM
KAMU
SENDİKA
DÜNYA
EKONOMİ
SİYASET
HUKUK
TÜRK DÜNYASI
EĞİTİM
MEMURLAR
Köşe Yazarları
Foto Galeri
Video Galeri
Biyografiler
Üye Paneli
Günün Haberleri
Arşiv
Gazete Arşivi
Anketler
Gazete Manşetleri
  • EKONOMİ
  • HUKUK
  • KAMU
  • MEMURLAR
  • SENDİKA
  • TÜRK DÜNYASI
  • Foto Galeri
  • Video Galeri
  • Köşe Yazarları
  • Biyografiler
  • Üye Paneli
  • Günün Haberleri
  • Arşiv
  • Gazete Arşivi
  • Anketler
  • Gazete Manşetleri
sanalbasin.com üyesidir

  • Rss
  • Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri

Sitemizde bulunan yazı , video, fotoğraf ve haberlerin her hakkı saklıdır.
İzinsiz veya kaynak gösterilemeden kullanılamaz.

Yazılım: Tumeva Bilişim