• Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri
Anasayfa
  • GÜNDEM
  • KAMU
  • SENDİKA
  • DÜNYA
  • EKONOMİ
  • SİYASET
  • HUKUK
  • TÜRK DÜNYASI
  • EĞİTİM MEMURLAR
  • Ara
SON DAKİKA:
15:25
Öğretmenlere 3 Oturumlu Yeni Sınav Görevi! Başvurular Başladı
14:35
YÖKDİL/2 2026 başvuruları başladı
14:29
Erdoğan'ın bir yetkisi daha iptal edildi
00:43
19 binden fazla polis ve amirin görev yeri belirlendi
Video Galeri Foto Galeri Yazarlar Üye Paneli
A
Büyüt
A
Küçült
  1. Köşe Yazarları
  2. Yaşar YENİÇERİOĞLU UAEF Başk
  3. Allah’ımız Var
Yayınlanma: 20 Ağustos 2018 - 00:51

Allah’ımız Var

20 Ağustos 2018 - 00:51
Yazdır
A
Büyüt
A
Küçült
Yaşar YENİÇERİOĞLU UAEF Başk
Yaşar YENİÇERİOĞLU UAEF Başk

 

Son zamanlarda yaşadıklarımız malûm: Krizle yatıp, krizle kalkıyoruz. Yazacaklarım, duyduklarınızın tekrarı gibi olabilir; ama “aklın yolu birdir” derler, ben de aynı şeyleri düşündüğüm için yazıyorum.  Yazılarım haftalık olduğundan, sanki onları taklit ediyormuşum gibi oluyor ama kusura bakmayın artık.

Hep şuurlu bir Müslüman olmak için çabalıyorum. Dinimi okuyarak öğrenmeye ve hayatıma tatbik etmeye çalışan birisiyim. En sevmediklerim, İslâmiyet’i siyasete alet edenlerdir. Lakin bundan vazgeçmezler, hep yaparlar. Aslında çıkarları, menfaatleri ön plandadır: Kendi geleceklerini kurtarma peşindedirler. Başları sıkışınca da Allah’ı hatırlarlar: Ya O’nu emelleri için kullanırlar ya da çözümü O’na havale ederler.

“Allah affetsin” diyerek bir fıkrayı buraya alacağım:

Bir gün melekler heyecanla ve telaşla Allah'ın huzuruna girerler.

Allah: “Ne oluyor, ne bu telaşınız?” der.

Melekler: “Allah’ım! Almanlarla Fransızlar savaşa girdi, ne yapalım.” diye sorarlar.

Allah: “Telaş etmeyin, onlar kendi aralarında çözerler.” der.

Birkaç gün sonra melekler yine telaşla huzura varırlar.

Allah: “Yine ne oldu?” diye sorar.

Melekler: “İngilizler de savaşa girdi, ne yapacağız?” derler.

Allah: “Telaş etmeyin, onlar işlerini bilir.” der.

Aradan birkaç gün geçer, melekler yine telaşla huzura tekrar girerler.

Allah: “Yine ne oldu?” der.

Melekler: “Şimdi de Yunanlılar savaşa dahil oldu, savaş büyüyor.” derler.

Allah: “Dert etmeyin, onlar kendi aralarında hallederler.” der.

Bir kaç gün daha geçer. Melekler bu sefer daha telaşlı ve heyecan içinde, apar-topar huzura girerler: “Allah’ım, Allahım! Türkler de savaşa katıldı, ne yapacağız?” diye sorarlar.

Allah: “Yaa, öyle mi! İşte şimdi iş bize düştü. Çünkü Türkler her şeyi bana havale ederler” der.

Tabii bu bir fıkra, ibretlik diye mecbur kaldım yazmaya… Ama bizim genel durumumuzu anlatmıyor mu? Her şeyi “Allah’a havale” etmiyor muyuz? Allah, insanlara akıl vermiş, zeka vermiş, idrak vermiş kullan diye... Kur’an’da; doğruyu-yanlışı, iyiyi-kötüyü, güzeli-çirkini, günahı-sevabı, haramı-helali göstermiş. Sadece Müslüman olanlara da değil, tüm insanlığa hitap etmiş. Her şeyi Allah yarattığına göre, “Bizim Allah’ımız var” ifadesi niye söylenir. Diğer din mensuplarının Allah’ı yok mu? Veya inanmasa bile Budistin, ataistin, deistin… de Allah’ı değil mi? Halk arabesk olunca, hitap da arabesk oluyor. Hani, bir zamanlar bir türkü vardı: “Zalimin zulmü varsa, sevenin Allah’ı var” diye…

Yazımızın esas konusu olan ekonomik krize gelince; aylar öncesinden bu krizin geleceği ekonomistler tarafından söyleniyordu, yazılıyordu. Hatta eski ekonomiden sorumlu Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek, 24 Mart 2018’de 7.Uludağ Ekonomik Zirvesinde ne demişti de Cumhurbaşkanı azarlamıştı, unuttuk mu? Şimşek, ekonomide yağmur ve fırtınadan bahsederek: “Çatıyı hava güneşli iken onarmamız lâzım. Dövizle borçlanmaktan vazgeçmek lâzım…” gibi laflar etmişti. Ekonomi (İktisat) yazarlarını okurken görüyordunuz: Bir kriz kapıda idi. Doların 7 lirayı bulacağı yazılıyordu. Seçim öncesi bu tür açıklama yapanları da, iktidar mensupları “vatan haini” diye suçluyorlardı. Ne çabuk unuttunuz?

Ekonomi iyi yönetilmiyordu: 80-90 yılda bu milletin parasıyla oluşturulan fabrikalar, tesisler, işletmeler; özeleştirme adı altında -hem de yabancılara- satılıyordu. Eski Maliye Bakanı Kemal Unakıtan: “Babalar gibi satarım” demiyor muydu? Dışardan durmadan borç alınıyordu. Ancak, satıştan elde edilen veya borç alınan paralar; yeni fabrikalar kurmaya, sanayiyi geliştirmeye, iş sahası açmaya yönelik harcanmıyor; yollar, köprüler, binalar, havaalanları vb. işler yapılarak asfalta ve betona gömülüyordu. Ülkenin kalkınması için öncelikler iyi tespit edilmemişti. Rant ekonomisi oluşturuldu, ama birilerine yaradı. Ülke kaynakları da heder edilmiş oldu.

Savurganlık (israf) had safhadaydı. Sadece duymuyorduk, görüyorduk da... Milli Eğitim Bakanlığında durmadan bakım-onarım yapılıyor, kullanılabilecek donanım eşyaları atılıyor yerine yeniden eşyalar alınıyordu. Dairelerin kendi personel toplantıları bile Ankara dışında lüks otellerde yapılıyordu. Gereksiz toplantılar tertip ediliyor, acımasızca harcama yapılıyordu. Bütçe açığını veya tasarrufu kimse düşünmüyordu. Ama ataların dediği gibi “Hazıra dağ dayanmaz”dı.

Vatandaşa, havuz medyasında her şey güllük-gülistanlık gösteriliyor, anlatılıyor, söyleniyordu; görmemiz, duymamız, bilmemiz gerekenler veriliyordu. Medyada maaşlı, yalaka, tetikçi adamlar da gerçekleri anlatmıyorlardı, sadece toplumu kandırmakla meşguldüler. TÜİK istatistiki rakamlarla istediği gibi oynuyor, her şeyi düşük gösteriyordu. Örneğin: İhracatımızın, yani dış satımımızın devamlı arttığı açıklanıyordu; ama ithalatımızdan, yani dış alımdan fazla bahsedilmiyordu. Çünkü dış alım daha fazla olduğu için, dış ticaret açığı devamlı büyüyordu. Gerçekler ters-yüz ediliyordu. Oysa madalyonun arka yüzü böyle değildi. Büyük bir algı operasyonu altında olmamıza rağmen, hiçbir şey gizli kalamadı.

Sonuçta; İşsizlik arttı, enflasyon arttı. Dış borç arttı. İthalat-ihracat (Dış ticaret) farkı dış alımların fazlalığından dolayı arttı. Bütçede cari açık arttı. Ekonominin en önemli unsuru güven sağlanamadı; piyasaya güven verilmesi gerekirken önemsenmediği için güvensizlik arttı.

Ekonomik krizde papazın fazla etkili olduğunu düşünmüyorum. Başka dolu sebepler var. Dış güçler her zaman vardı. İlk defa bir krizle karşılaşmıyoruz. Papaz olayını ekonomik krize bir kılıf olarak kullanıldığını düşünüyorum. Amerika hiçbir zaman -müttefik olsak da- dost olmadı. Sadece mesele Amerika’da değil. Şunu herkes biliyordur: Ülkeler arasında dostluklar yoktur, çıkar ilişkileri vardır.

En önemli soru şudur: Daha seçime 1,5 yıl varken, meclis gücü elinizdeyken, sizi kayıtsız şartsız destekleyen bir de ortak bulmuşken; erken (baskın) seçim kararı niçin alındı? Belki bir çok sebep yazılabilir ama, esas sebep ekonomik göstergeler iyi gitmiyordu ve krizin geleceği biliniyordu. Seçim erkene alınmamış olsaydı, iktidar bu krizden zararlı çıkacağından seçimi ve iktidarı kaybetme korkusu oluşmuştu. Çünkü kendileri krizle gelmişlerdi.

Yastık altındaki altın ve dövizlerinizi bozdurun, deniyor. Benim dövizim yok. Dövizin kimlerde olduğunu az-çok tahmin edebiliyorum: Yazmak istiyorum. Biliyorsunuz İslâm’a göre riba (faiz) haram sayılır. Dindar geçinen kesimler bu konuda güya (!) hassaslardır. Bunun yerine paralarını dövize ve altına yatırırlar. Ya bankadadır veya evlerinde yastık altındadır. “Niye TL olarak tutmuyorsun” diye sorduğunuzda, “Paranın değeri düşüyor, onun için dolar, avro veya altın alıyorum” derler. Altın veya döviz artabilir de - düşebilir de, yani risk varmış. “Peki risk varsa, artmayacağını veya düşeceğini bile bile yine de alır mısın?” diye sorduğunuzda ise cevap vermezler. Çünkü hiç kimse düşeceğini bildiği bir paraya yatırım yapmaz. Altın ve dövizin; bu kesimlerin elinde olduğunu, yine -paradan para kazanan, bunu meslek edinenler hariç- iktidarın yanında yer alan, ihale alan ve destek veren kesimlerin elinde olduğunu düşünüyorum.

Aklıma ister istemez başka sorular da geliyor:

- Döviz bozduranların, dolar yakanların medyadaki şovları güzel oluyor, halkımızın moral ve motivasyonu artıyor! Yalnız bunlar kimler? Bu dolarları ne zaman almışlar, biriktirmişler? Acaba ellerindeki dolarların hepsi bu mu, yoksa o gece bozdurdular mı?

- Merkez bankası niye baskılandı? Tedbir almak için, niye beklendi veya niye bu kadar geç kalındı?

- Bu krizi Türkiye için bir fırsata çevireceklerini söylüyorlar. Ülke için bir fırsata çevrilebilir mi, onu bilemem. Fakat birilerinin fırsata çevirdiği ve zenginleştiği, bir çeşit vurgun yaptığı kesin… Uzun zamandır döviz (özellikle dolar) alanlar ve dolar 7 TL olduğunda bozduranlar kimler?

Krizi fırsata çevirerek bir gecede zengin olanları, yurt dışına sermaye çıkaranları ve yurtdışından ev alanları bilmek zorundayız. Görelim kimmiş bu yerli ve millî olanlar!..

“Millî Mücadele”den, “Birlik Olmak”tan bahsediliyor. Her zaman birlikten yanayız: Hiç bölücü, ötekileştirici ve ayrıştırıcı olmadık. Devletimizin ve Türk Milleti’nin birliğinden ve dirliğinden yana olduk. Ben de inanıyorum: “Allah’ımız var”, ama aklımızı kullanarak bu savaşın altından kalkarız.

Yazarın Diğer Yazıları

  • Büyük Türk Kağanlığı-2 - 14 Haziran 2026
  • Büyük Türk Kağanlığı - 07 Haziran 2026
  • Asr-ı Saâdet Dönemi - 31 Mayıs 2026
  • Yeryüzünde Gezin Dolaşın!.. - 24 Mayıs 2026
  • Türk Milletinin Kültürel Değerleri - 17 Mayıs 2026
  • Eski Türklerde Hayvancılık-2 - 10 Mayıs 2026
  • Eski Türklerde Hayvancılık-1 - 03 Mayıs 2026
  • Yazıtlarda Geçen Bazı Sözcükler - 26 Nisan 2026
  • Eski Türklerde Dinî Hayat - 19 Nisan 2026
  • Osmanlı'da Türkçe Tartışması-3 - 12 Nisan 2026
  • Osmanlı'da Türkçe Tartışması-2 - 05 Nisan 2026
  • Osmanlı'da Türkçe Tartışması-1 - 29 Mart 2026
  • Din ve Ahlâk - 22 Mart 2026
  • Türk Halklarının İnançları-2 - 15 Mart 2026
  • Türk Halklarının İnançları - 08 Mart 2026
  • Türklerde Sosyal Yapılar-2 - 01 Mart 2026
  • Türklerde Sosyal Yapılar-1 - 22 Şubat 2026
  • Eski Türk Yazıtları-3 - 15 Şubat 2026
  • Eski Türk Yazıtları-2 - 08 Şubat 2026
  • Atalar Kültü - 01 Şubat 2026
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 28
ilan.gov.tr
Gazete arşivi için üye girişi yapmanız gerekmektedir.
Köşe Yazarları
Sabri Şenel
Sabri Şenel
Türk ve Türkçe Giderse Türkiye Kalır mı?
Serdar Gündüz Liyakat-Sen Genel Sekreteri
Serdar Gündüz Liyakat-Sen Genel Sekreteri
Memur ve Emeklisine Ek Zam İçin Daha Ne Bekliyorsunuz?
Cahit Akdoğan Araştırmacı yazar
Cahit Akdoğan Araştırmacı yazar
Fındık Araştırma Enstitüsünü Eleştirdik, Şimdi de Hakkını Verelim...
Ahmet Acaroğlu Türk Ocağı Eski Başkanı
Ahmet Acaroğlu Türk Ocağı Eski Başkanı
Kültür Ve Sanata Dair
Kadriye Hocam, Bu Karar Kirli Dünyaya Meydanı Bırakmak Değil mi?
Mehmet ARSLAN Eğitim Yönetimi Ve Planlama uzmanı
Kadriye Hocam, Bu Karar Kirli Dünyaya Meydanı Bırakmak Değil mi?
Remzi ÖZMEN TES İst 8 Nolu eski Şb. Bşk, Kamu-Sen İst eski Bşk
Remzi ÖZMEN TES İst 8 Nolu eski Şb. Bşk, Kamu-Sen İst eski Bşk
LGS üzerine!..
Av.Alev SEZEN M.A. Adli Bilimler Uzmanı
Av.Alev SEZEN M.A. Adli Bilimler Uzmanı
Siyasi Umutsuzluk
Okullarda Görünmeyen Şiddet: Mobbing
Kadriye Demirel (AES Antalya il Temsilcisi , Eğitim koçu)
Okullarda Görünmeyen Şiddet: Mobbing
Aziz Dolu Atabey
Aziz Dolu Atabey
Adalet; paylaşım ile suç ve ceza arasında orantı
Yaşar YENİÇERİOĞLU UAEF Başk
Yaşar YENİÇERİOĞLU UAEF Başk
Büyük Türk Kağanlığı-2
Yusuf İPEKLİ
Yusuf İPEKLİ
İnsan Kendinden Özür Diler Mi?
Şu Hayat
Namık Özer ERDOĞAN Atatürk Eğ.En.Eski Md.
Şu Hayat
Sri Lanka Gezimizden
Canan ÖZDEMİR Uzman Sosyolog
Sri Lanka Gezimizden
Açılımda kritik eşik: MİT, 'PKK silah bıraktı' diyemez!
Misafir Yazılar
Açılımda kritik eşik: MİT, 'PKK silah bıraktı' diyemez!
Trabzon 14 Yıldır Kimsesiz Kaldı!
Orhan KILIÇOĞLU
Trabzon 14 Yıldır Kimsesiz Kaldı!
Coğrafya Kader midir?
Av.Faruk Ülker Ümraniye Türk Ocağı Eski Bşk
Coğrafya Kader midir?
Hicri Yeni Yıla Girerken
Ali Kemal Gül
Hicri Yeni Yıla Girerken
14 Mayıs Seçiminin Mesajı: Cumhuriyet'in İkinci Yüzyılını Da Türk Milliyetçileri İnşa Edecektir
Türk Ocakları'ndan
14 Mayıs Seçiminin Mesajı: Cumhuriyet'in İkinci Yüzyılını Da Türk Milliyetçileri İnşa Edecektir
Kuvvayi Milliye Ruhuyla Bandırma Vapurunda Olmak..
Şerife Güven
Kuvvayi Milliye Ruhuyla Bandırma Vapurunda Olmak..
Huzura Hasret Bayramlar
Köksal Cengiz
Huzura Hasret Bayramlar
19 Mayıs Tarihi Ve Yunanistan
Şevket Sezer
19 Mayıs Tarihi Ve Yunanistan
Çok Okunan Haberler
Pendik'te Folklor Kurumu'ndan
Pendik'te Folklor Kurumu'ndan "Gönülden Ele" Uygulamalı En Sanatları...
Cuma günü okullar tatil edildi
Cuma günü okullar tatil edildi
783 kişilik temizlik kadrosuna 120 bin başvuru
783 kişilik temizlik kadrosuna 120 bin başvuru
Ana Sayfa
GÜNDEM
KAMU
SENDİKA
DÜNYA
EKONOMİ
SİYASET
HUKUK
TÜRK DÜNYASI
EĞİTİM
MEMURLAR
Köşe Yazarları
Foto Galeri
Video Galeri
Biyografiler
Üye Paneli
Günün Haberleri
Arşiv
Gazete Arşivi
Anketler
Gazete Manşetleri
  • EKONOMİ
  • HUKUK
  • KAMU
  • MEMURLAR
  • SENDİKA
  • TÜRK DÜNYASI
  • Foto Galeri
  • Video Galeri
  • Köşe Yazarları
  • Biyografiler
  • Üye Paneli
  • Günün Haberleri
  • Arşiv
  • Gazete Arşivi
  • Anketler
  • Gazete Manşetleri
sanalbasin.com üyesidir

  • Rss
  • Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri

Sitemizde bulunan yazı , video, fotoğraf ve haberlerin her hakkı saklıdır.
İzinsiz veya kaynak gösterilemeden kullanılamaz.

Yazılım: Tumeva Bilişim

Yeni Slow Radyo