• Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri
Anasayfa
  • GÜNDEM
  • KAMU
  • SENDİKA
  • DÜNYA
  • EKONOMİ
  • SİYASET
  • HUKUK
  • TÜRK DÜNYASI
  • EĞİTİM MEMURLAR
  • Ara
SON DAKİKA:
15:25
Öğretmenlere 3 Oturumlu Yeni Sınav Görevi! Başvurular Başladı
14:35
YÖKDİL/2 2026 başvuruları başladı
14:29
Erdoğan'ın bir yetkisi daha iptal edildi
00:43
19 binden fazla polis ve amirin görev yeri belirlendi
Video Galeri Foto Galeri Yazarlar Üye Paneli
A
Büyüt
A
Küçült
  1. Köşe Yazarları
  2. Yaşar YENİÇERİOĞLU UAEF Başk
  3. Dini ilkelere uyuluyor mu?
Yayınlanma: 13 Ekim 2018 - 19:11

Dini ilkelere uyuluyor mu?

13 Ekim 2018 - 19:11
Yazdır
A
Büyüt
A
Küçült
Yaşar YENİÇERİOĞLU UAEF Başk
Yaşar YENİÇERİOĞLU UAEF Başk



Maalesef, biz Müslümanlar; işimize geldiği şekilde İslâm’ı anlamaya ve yaşamaya çalışıyoruz. İslâm’ın; öncelikle bir iman, itikat ve ahlâk dini olduğunu dikkate almıyoruz. Herkes; duydukları ile veya bir yere bağlı olarak inancını yaşıyor. Zaten bugün Ülkemizde, İslâmiyet; “erkeklerde namaza, kadınlarda da başörtüsüne indirgenmiştir”.

İslâm’ın; nefse hâkim olmak, yalan söylememek, kamunun ve yetimin hakkını yememek, sözünde durmak, dürüst ve adil olmak, hakka riayet etmek, işi ehline vermek, liyakate dikkat etmek, devlet kesesinden eşe dosta, akrabaya peşkeş çekmemek, yetkileri kötüye kullanmamak, yolsuzluk, hırsızlık, yağmacılık, stokçuluk, vurgun yapmamak vs. gibi temel ilkelerini göz ardı ediyor veya yerine getirmiyorsanız, “Müslüman’ım” diye dolaşamazsınız.

Allah, insanları hür (özgür) olarak yaratmış ve sadece kendisine kulluk etmemizi istemiştir. Kılavuzumuz, Kurân’ımız ve Peygamberimizdir. “Dinde zorlama yok”tur ve Peygamberimiz” de tebliğ” ile görevlendirilmiştir. Sonrası Müslümanların; akıl, zekâ ve idrakini kullanarak -İslâm’i ölçüler içerisinde- yaşamalarına bağlıdır. Kula kulluk yoktur. Kendi aklını bir başkasına teslim etmek yoktur. Sevgi ve saygı vardır, ama körü körüne biat ve itaat yoktur.

Allah’ın “büyük günah” saydığı ilkelere uymazsak, “Münafıklık alameti” sayılan ilkelerden uzak kalmazsak, bile bile yaparsak ve yaptıklarımıza “İslâm” kisvesi giydirirsek; bunu Allah kabul eder mi? Zararı; “Allah”a olmaz ama, “İslâm”a ve Müslümanlara oluyor. İslâm’dan soğuma, uzaklaşma başlıyor. Örnekler kötü olunca ortada savunulacak bir şey de kalmıyor. Vazgeçmediler: Allah’ı ve İslâm’ı siyasete alet etmekten, Siyasi İslâmcılık’tan… Ortada zarar gören, erozyona uğrayan sahipsiz bir din kaldı. Camiler boş, ibadetler yavan… Din görevlilerinin nutuklarını; bazı Müslümanlar samimi bulmuyor, bazıları da inanmıyor. Kimse -eskisi gibi- samimi değil… Çoğunluk çıkarını öne almış, bu dünyadaki geleceğini garantileme derdinde… Öbür dünyayı düşündüğü de yok: Ahirete ve hesap gününe inansa bunları yapmaz. Saf, temiz, samimi olduğuna inandığım Müslüman da “Allah diyor”, “Namaz kılıyor”, “Kur’an okuyor” diye hemen inanıyor. Biraz anlatınca; savunamıyor, zorlanıyor, sıkışıyor ve hemen hesabı “Allah’a havale ediyor”. Bir Müslüman olarak bu dünyadaki sorumluluğunu idrak edememiş ki!..

Allah, Kur’an’da kendini tanımlamış: O’nu insan gibi somutlaştırmak yanlış. O bir yaratıcı: Evren (kâinat)’deki her şeyi yaratmış, düzenini kurmuş. Her şey; bu plan, bu program, bu senaryo -ne derseniz artık- çerçevesinde yürüyor. Kur’an’da; doğruyu-yanlışı, iyiyi-kötüyü, güzeli-çirkini, günahı-sevabı, haramı-helali göstermiş: Sadece Müslümanlara da değil, tüm insanlara bu çerçevede yaşayacaksın demiş. Uyarsan cennetlik, uymazsan cehennemlik olursun diye de uyarmış. Ama dünya işlerini insanlara bırakmış. İnsanlara akıl vermiş, zekâ vermiş, idrak vermiş. Bu dünyadaki hakkı, hukuku, adaleti düzenlemeyi bizlere bırakmış.

Allah; sadece biz Müslümanların değil, “O” yarattığına göre herkesin Allah’ıdır. “Her çocuk doğuştan İslâm fıtratı üzerine doğar”sa, diğer din mensuplarının da Allah’ı demektir. İnanmasa bile ataistin, düalistin, deistin, budist’in…, hatta hiçbir şeyden habersiz dünyanın ücra bir köşesinde yaşayan insanın da Allah’ı… Öldüklerinde bu insanlar mı cehenneme gidecek, yoksa Kur’an’la her şey kendisine tebliğ edildiği halde bile bile uymayan bir “Müslüman” mı?

Burada şu hususu da belirtmek isterim: Kur’an’ı anlamak için biraz Arap kültürünü, örf ve adetlerini, yaşayışlarını bilmek gerekiyor. Kur’an’da anlatılan sosyal konuların, biz Türklere aynen yansıtılmasını yanlış buluyorum. Kur’an’da açıklanan her şeyin, “dinin bir ilkesi gibi” verilmemesi gerekiyor. Bazı ayetlerin Türkçe mealini okuduğunuz da şaşırıp kalırsınız!.. Başka bir yazı konusu olmakla birlikte Arap Milleti ile Türk Milleti’nin kültürleri o kadar farklı ki, biraz olaylara bu çerçeveden bakmak gerekiyor.

Zaten farzlar, vacipler, sünnetler, örfler, gelenekler hep birbirine karıştırılıyor. Peygamberimizin; Arap toplumu içinde büyüdüğü dikkate alınmadan, Arap kültürü, gelenekleri, yaşayışları, giyimleri, sanki “İslâm”ın emriymiş gibi “Peygamberin Sünneti” diye Türklere uygulanmaya çalışılıyor. İnsanımız bilmiyor: Ya hocalarımız da bilmiyor veya bildiği halde öyle aktarıyor. Ayırt edemiyoruz: vacipleri, sünnetleri bırakın, neredeyse Arap örf, adet, gelenekleri bile farzların önüne geçti.

Biliyorsunuz bir süre önce “Deizm” konusu tartışıldı ve çabucak unutturuldu. İşin tuhaf tarafı, bu düşüncenin İmam-Hatip öğrencileri arasında arttığı şeklindeydi. Bugün çocuklarımız, gençlerimiz; hocaların, öğretmenlerin, büyüklerin her dediğini hemen kabullenmiyor. Teknoloji o kadar ilerledi ki, internet üzerinden her bilgiye çabucak ulaşabiliyor. İnternetteki bilgilerin doğruluğu-yanlışlığı ayrı bir tartışma konusu; ama bu bilgileri görüyor, okuyor, en azından yararlanmaya çalışıyor. Bakıyor ki, okulda öğretmenlerin, camide hocaların anlattığı bilgiler ile buradaki bilgiler farklı… İnancı sarsılıyor!..

Hiçbir kişi veya kuruluşa bağlı kalmadan her şeyi okuyor, araştırıyorum. Mümkün olduğunca farklı ve aykırı kaynakları okuyarak doğru yolu bulmaya çalışıyorum. Herhalde “inancımızda, imanımızda zayıflama olur” diye bize anlatılmayan, saklanan, bazı bilgileri de öğreniyorum. Bazen hayretler içinde kalıyor, şaşıyorum. İslâm tarihi veya Arap tarihi, özellikle “Emeviler Dönemi”; zulüm, işkence, haksızlık ve acılarla dolu… Biraz okuyun göreceksiniz. Ben nasıl bunlara ulaşabiliyorsam, çocuklar, gençler de ulaşabiliyorlar. İslâm tarihinde yaşananları okuyorum. Bunları niye anlatmamışlar diye hayıflanıyorum. Bunları okuyan çocukların, gençlerin düşünceleri -ister istemez- farklılaşıyor.

Bir Müslüman “Çalıyorlar ama, çalışıyorlar” veya “çalsınlar, bana da veriyorlar” gibi bir söz sarf edemez, ederse günaha ortak olur. Tanrı “Kul hakkı yemeyin” derken; Müslüman sanıyor ki, sadece “birbirinizden aldığınız borcu veya maddi şeyleri aynen verin, hak geçmesin, helalleşin”. Oysa bencilliğimiz yüzünden, dışardaki davranışlarımızla o kadar kul hakkı geçiyor ki, farkında değiliz. En basitinden; bir insana zarar vermesin diye yoldaki taşı kaldırmamak da kul hakkına giriyor, kaldırıma arabayı park etmekte, gürültü kirliliği yapmakta…

Liyakat ve ehliyet ilkeleri konusunda ise, yaşanmış bir olayı yazmak isterim: Hizmetiçi eğitimi sırasında Prof.Dr. İsmail Üstel Hoca anlatmıştı. Bir proje kapsamında Amerika’ya giderler. Orada kurumun genel müdür yardımcısı ile de görüşürler. Odaya girmeden önce kapıdaki İngilizce yazı dikkatini çeker. Yazıda “Bir sorununuz varsa bana getirin” mealinde söz yazılıymış. Görüşme bittikten sonra genel müdür yardımcısına kapıdaki yazıyı sormuş. Adam: “İnsanlar sorunlarını bana getirecekler ki, ben o sorunun çözümü ile ilgili araştırma yapacağım: Hem kendimi geliştireceğim hem de sorunu çözeceğim” diye cevap vermiş. Kişilik ve sorumluluk duygusunu görüyor musunuz? Ya biz de… Makamlarda oturan yetkililerde bu anlayış var mı? Yoksa “icat çıkarma”, “eski köye yeni adet getirme” diye, sorunlardan kaçmanın yollarını mı ararlar?

Daha da garibi; bütün yanlışlarımızı dış güçlere yükleyerek sorumluluktan kaçıyoruz. Atalarımız “Su uyur, düşman uyumaz” demişler, bizler uyanık olacağız. Cemaat, tarikat taassubundan vazgeçip, özgür bir kul olarak Allah’ın Kur’an’da belirttiği ilkelere uyacağız.

Kur’an’daki ilkeleri okuyup öğrenmediğimiz ve bu ilkeler üzerinde çok da düşünmediğimiz için her şeye sığ bakıyoruz. Bakış ufkumuzu, “at gözlüğü” takarak daraltmak yerine genişletmek, derinleştirmek zorundayız.

 

Yazarın Diğer Yazıları

  • Büyük Türk Kağanlığı-2 - 14 Haziran 2026
  • Büyük Türk Kağanlığı - 07 Haziran 2026
  • Asr-ı Saâdet Dönemi - 31 Mayıs 2026
  • Yeryüzünde Gezin Dolaşın!.. - 24 Mayıs 2026
  • Türk Milletinin Kültürel Değerleri - 17 Mayıs 2026
  • Eski Türklerde Hayvancılık-2 - 10 Mayıs 2026
  • Eski Türklerde Hayvancılık-1 - 03 Mayıs 2026
  • Yazıtlarda Geçen Bazı Sözcükler - 26 Nisan 2026
  • Eski Türklerde Dinî Hayat - 19 Nisan 2026
  • Osmanlı'da Türkçe Tartışması-3 - 12 Nisan 2026
  • Osmanlı'da Türkçe Tartışması-2 - 05 Nisan 2026
  • Osmanlı'da Türkçe Tartışması-1 - 29 Mart 2026
  • Din ve Ahlâk - 22 Mart 2026
  • Türk Halklarının İnançları-2 - 15 Mart 2026
  • Türk Halklarının İnançları - 08 Mart 2026
  • Türklerde Sosyal Yapılar-2 - 01 Mart 2026
  • Türklerde Sosyal Yapılar-1 - 22 Şubat 2026
  • Eski Türk Yazıtları-3 - 15 Şubat 2026
  • Eski Türk Yazıtları-2 - 08 Şubat 2026
  • Atalar Kültü - 01 Şubat 2026
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 28
ilan.gov.tr
Gazete arşivi için üye girişi yapmanız gerekmektedir.
Köşe Yazarları
Sabri Şenel
Sabri Şenel
Türk ve Türkçe Giderse Türkiye Kalır mı?
Serdar Gündüz Liyakat-Sen Genel Sekreteri
Serdar Gündüz Liyakat-Sen Genel Sekreteri
Memur ve Emeklisine Ek Zam İçin Daha Ne Bekliyorsunuz?
Cahit Akdoğan Araştırmacı yazar
Cahit Akdoğan Araştırmacı yazar
Fındık Araştırma Enstitüsünü Eleştirdik, Şimdi de Hakkını Verelim...
Ahmet Acaroğlu Türk Ocağı Eski Başkanı
Ahmet Acaroğlu Türk Ocağı Eski Başkanı
Kültür Ve Sanata Dair
Kadriye Hocam, Bu Karar Kirli Dünyaya Meydanı Bırakmak Değil mi?
Mehmet ARSLAN Eğitim Yönetimi Ve Planlama uzmanı
Kadriye Hocam, Bu Karar Kirli Dünyaya Meydanı Bırakmak Değil mi?
Remzi ÖZMEN TES İst 8 Nolu eski Şb. Bşk, Kamu-Sen İst eski Bşk
Remzi ÖZMEN TES İst 8 Nolu eski Şb. Bşk, Kamu-Sen İst eski Bşk
LGS üzerine!..
Av.Alev SEZEN M.A. Adli Bilimler Uzmanı
Av.Alev SEZEN M.A. Adli Bilimler Uzmanı
Siyasi Umutsuzluk
Okullarda Görünmeyen Şiddet: Mobbing
Kadriye Demirel (AES Antalya il Temsilcisi , Eğitim koçu)
Okullarda Görünmeyen Şiddet: Mobbing
Aziz Dolu Atabey
Aziz Dolu Atabey
Adalet; paylaşım ile suç ve ceza arasında orantı
Yaşar YENİÇERİOĞLU UAEF Başk
Yaşar YENİÇERİOĞLU UAEF Başk
Büyük Türk Kağanlığı-2
Yusuf İPEKLİ
Yusuf İPEKLİ
İnsan Kendinden Özür Diler Mi?
Şu Hayat
Namık Özer ERDOĞAN Atatürk Eğ.En.Eski Md.
Şu Hayat
Sri Lanka Gezimizden
Canan ÖZDEMİR Uzman Sosyolog
Sri Lanka Gezimizden
Açılımda kritik eşik: MİT, 'PKK silah bıraktı' diyemez!
Misafir Yazılar
Açılımda kritik eşik: MİT, 'PKK silah bıraktı' diyemez!
Trabzon 14 Yıldır Kimsesiz Kaldı!
Orhan KILIÇOĞLU
Trabzon 14 Yıldır Kimsesiz Kaldı!
Coğrafya Kader midir?
Av.Faruk Ülker Ümraniye Türk Ocağı Eski Bşk
Coğrafya Kader midir?
Hicri Yeni Yıla Girerken
Ali Kemal Gül
Hicri Yeni Yıla Girerken
14 Mayıs Seçiminin Mesajı: Cumhuriyet'in İkinci Yüzyılını Da Türk Milliyetçileri İnşa Edecektir
Türk Ocakları'ndan
14 Mayıs Seçiminin Mesajı: Cumhuriyet'in İkinci Yüzyılını Da Türk Milliyetçileri İnşa Edecektir
Kuvvayi Milliye Ruhuyla Bandırma Vapurunda Olmak..
Şerife Güven
Kuvvayi Milliye Ruhuyla Bandırma Vapurunda Olmak..
Huzura Hasret Bayramlar
Köksal Cengiz
Huzura Hasret Bayramlar
19 Mayıs Tarihi Ve Yunanistan
Şevket Sezer
19 Mayıs Tarihi Ve Yunanistan
Çok Okunan Haberler
Pendik'te Folklor Kurumu'ndan
Pendik'te Folklor Kurumu'ndan "Gönülden Ele" Uygulamalı En Sanatları...
Cuma günü okullar tatil edildi
Cuma günü okullar tatil edildi
783 kişilik temizlik kadrosuna 120 bin başvuru
783 kişilik temizlik kadrosuna 120 bin başvuru
Ana Sayfa
GÜNDEM
KAMU
SENDİKA
DÜNYA
EKONOMİ
SİYASET
HUKUK
TÜRK DÜNYASI
EĞİTİM
MEMURLAR
Köşe Yazarları
Foto Galeri
Video Galeri
Biyografiler
Üye Paneli
Günün Haberleri
Arşiv
Gazete Arşivi
Anketler
Gazete Manşetleri
  • EKONOMİ
  • HUKUK
  • KAMU
  • MEMURLAR
  • SENDİKA
  • TÜRK DÜNYASI
  • Foto Galeri
  • Video Galeri
  • Köşe Yazarları
  • Biyografiler
  • Üye Paneli
  • Günün Haberleri
  • Arşiv
  • Gazete Arşivi
  • Anketler
  • Gazete Manşetleri
sanalbasin.com üyesidir

  • Rss
  • Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri

Sitemizde bulunan yazı , video, fotoğraf ve haberlerin her hakkı saklıdır.
İzinsiz veya kaynak gösterilemeden kullanılamaz.

Yazılım: Tumeva Bilişim

Yeni Slow Radyo