• Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri
Anasayfa
  • GÜNDEM
  • KAMU
  • SENDİKA
  • DÜNYA
  • EKONOMİ
  • SİYASET
  • HUKUK
  • TÜRK DÜNYASI
  • EĞİTİM MEMURLAR
  • Ara
SON DAKİKA:
15:25
Öğretmenlere 3 Oturumlu Yeni Sınav Görevi! Başvurular Başladı
14:35
YÖKDİL/2 2026 başvuruları başladı
14:29
Erdoğan'ın bir yetkisi daha iptal edildi
00:43
19 binden fazla polis ve amirin görev yeri belirlendi
Video Galeri Foto Galeri Yazarlar Üye Paneli
A
Büyüt
A
Küçült
  1. Köşe Yazarları
  2. Yaşar YENİÇERİOĞLU UAEF Başk
  3. Kerbelâ Ve Halife
Yayınlanma: 16 Ekim 2016 - 19:12

Kerbelâ Ve Halife

16 Ekim 2016 - 19:12
Yazdır
A
Büyüt
A
Küçült
Yaşar YENİÇERİOĞLU UAEF Başk
Yaşar YENİÇERİOĞLU UAEF Başk

 

Her Muharrem Ayı geldiğinde Diyanet İşleri Başkanlığı “Kerbela Olayı” ile ilgili bir hutbe hazırlar. Ben yıllardır bu hutbeleri (Cuma öncesi verilen vaazlar da dahil) dinlerim. Geçen Cuma namazını da Alanya’da bir camide kıldım. Ankara’ya dönünce Müftülüğün sitesinden 7 Ekim’deki hutbenin ortak olduğunu gördüm.

Her yıl dinlediğim bu Kerbela hutbelerinde bir eksiklik olduğunu, bir şeylerin gözden kaçırıldığını fark ediyorum. Ve bunun bilerek yapıldığına da inanıyorum. İslâmî çevreler, özellikle bazı hususları konuşmaktan kaçınıyor. Gerçekler konuşulursa veya bazı eleştirilir yapılırsa; zannediyorlar ki “Müslümanlık” zarar görür, “Müslüman”lar dinden döner! Bir Müslüman gerçekten “iman” etmişse, duyacağı gerçekler, onu neden dinden uzaklaştırsın veya çıkarsın ki?

Bugüne kadar iman, itikat ve ahlâk esasları, İslâm ve Halifeler Tarihi fazla anlatılmadı. Genelde amel esasları üzerinde duruldu. “Müslüman olmanın” tek ölçüsü olarak sadece namaz ve başörtüsü öne çıkarıldı. “Namaz kılmayan Müslüman’ın öldürülmesi vaciptir” diyen hocalar bile çıktı. “İslâm”ı bu kadar öğrenen, özde değil sözde yaşayan Müslümanların bazı gerçekleri duymaktan etkileneceği düşünülüyor demek ki...

Mesela: “Halifeler” veya “Ashab, yani Sahabeler”le ilgili aleyhte bir şey konuşsanız, bu çevreler -din onların tekelinde olduğu için(!)- hemen sizi “kâfir”likle suçlayabilirler. Halk “Halifeliği” dinî bir terimmiş gibi algılıyor. Oysa kelime Arapça’dır ve siyasi bir anlamı vardır. Eskinin “Hükümdar”ı veya bugünün “Devlet Başkanı” olarak görebiliriz. Genelde ise “birinin yerine geçene” (halef) denir. Geçenlerde televizyon programında bir akademisyen hocamız, “Halifeliği”; “Peygamberimizin vefatı sonrası, o gün için ashabın en güzel çözüm yolu olarak bulduğunu…” belirtti ki, güzel bir tespitti.

Gelelim Kerbela Olayı’na… Bu elim olay, 10 Ekim 680 tarihinde meydana geldi. (Bu yıllar da Türkler henüz “Müslüman” bile değillerdi.) Halife ise Muaviye’nin oğlu Yezid’di. Kerbela olayını özellikle okumanızı tavsiye edeceğim. Bu mücadelede dinî hususların değil de daha çok siyasî sebeplerin ve iktidar mücadelesinin ağır bastığını göreceksiniz…

Diyanet Hutbesinde: “Hz. Hüseyin Efendimiz ve çoğu ehl-i beyt-i Mustafa’dan olan 70 kişi, Kerbelâ’da hunharca katledilerek şehadet şerbetini içmiştir. Hz. Hüseyin ki; Peygamberimizin, “Benim dünyadaki çiçeğim, reyhanım” diyerek, “cennet gençlerinin efendisi” olarak bizlere takdim ettiği iki güzide torunundan biridir…

Kerbelâ, İslam ümmetinin, bütün müminlerin asırlardır dinmeyen ortak hüznü ve kederidir. Dünyanın neresinde bulunursa bulunsun; mezhebi, meşrebi ne olursa olsun, kalbinde iman taşıyan, Resûl-i Ekrem’e, ashabına ve ehl-i beyt-i Mustafa’ya muhabbet besleyen her müminin ortak acısı ve elemidir. Bugün bize düşen, Kerbelâ’yı doğru okumak, doğru anlamaktır. Onu tarihte yaşanmış bir kıssaya, sıradan bir hâdiseye dönüştürmemektir. Bu müessif olaydan ders ve ibret çıkarmaktır.”

Hutbenin tamamına baktığınızda hiç bir yerinde Emevi Halifesi I. Yezid’in adı geçmemektedir. Onun için “bazı gerçekler gözden kaçırılıyor” dedim. Ayrıca, hutbede geçen: “Kerbelâ’yı anlamak, her şeyden önce Hz. Hüseyin ve arkadaşlarının, uğruna canlarını verdikleri yolun, Kur’an’ın yolu, Muhammed Mustafa (s.a.s)’in yolu olduğunu bilmektir. Onların, uğruna canlarını feda ettikleri yüce değerleri anlayıp yaşamaktır. Tıpkı onlar gibi hak ve hakikate, ahlak ve erdeme, izzet ve onura sevdalı olmaktır.” cümlelerini tersten okursak; Halife Yezid ve taraftarlarında bu özellikler yoktu, demektir.

Sözüm; bu tarihi olayı okuyanlara, araştıranlara değildir, onlar bilirler. Mal, mülk, mevki, makam için “Gösteri (Show) Müslümanlığı” yapanların, aklını birilerine kiralayanların, camiye sadece namaza gidip gelenlerin, böyle bir dertleri zaten yoktur. 21.yüzyıl İletişim ve Haberleşme Çağı’nda bile, hâlâ okumayan, araştırmayan, hiçbir şeyden habersiz Müslümanlar; Hz. Hüseyin’le ilgili hutbeyi dinlerken için için veya dışından ağlıyor görürsünüz. Zannederler ki, Hz. Hüseyin ve yanındakileri “Kâfirler” şehid etti.

Hutbedeki şu ifadelere katılmamak mümkün değil: “Bugün bizlere düşen, tarihin sayfalarında yolumuzu kaybetmek değil, tarihten ibret alarak istikametimizi belirlemektir. Bugün Kerbelâ’nın bizlere yüklediği görev ve sorumluluk, gönül kapılarımızı ardına kadar birbirimize açmaktır.”

Soru şu: Tarihi olayları doğru şekliyle bilen insanlar bu sorumluluğu yerine getirir, bilmeyenler nasıl getirecek? Peygamberimizin torunlarını tabii ki çok seviyoruz. Ama Kerbela da bir tarafta Hz. Hüseyin ve taraftarları, diğer tarafta Halife Yezid (bazı yerlerde onun da başına Hz. getiriyorlar.) ve taraftarları… Halife Yezid’in yanında yer alanların bir kısmı da sahabeydi. Bugünkü Müslümanlar bunun ayrımını nasıl yapacak?

Son zamanlarda Diyanet hutbelerinde sonunu getirip Suriye’ye dayamak moda oldu. “Bugün de üzülerek şahit oluyoruz ki İslam coğrafyasında hala Kerbelâlar yaşanıyor. Hala kardeşkanı akıtan, kardeşlerine Kerbelâ zulmü yaşatan zalimler var… Halep’te ve pek çok İslam beldesinde her gün onlarca masum insan, tıpkı Kerbelâ’da olduğu gibi hunharca katlediliyor… Ortak değerlerimizi yüceltip, hilkatte eş, dinde kardeş; sevinçte, kederde bir olduğumuzu bir kez daha ilan etmeye ihtiyacımız var.”

Diyanet burada konuyu mezhebe dayamak istiyor, ama Kerbela olayı sırasında -ayrışmalar başlamakla birlikte- henüz mezhepler oluşmamıştı. Maalesef bunlar lafla olmuyor. Diyanet’te dahil, öncelikle Müslümanların zihniyet değişikliği yapması, mezhep taassubundan vazgeçmesi gerekiyor.

Hutbedeki: “…Hz. Hüseyin Efendimiz başta olmak üzere Kerbelâ şehitlerini ve bugüne kadar hak, hakikat, adalet, ahlâk ve fazilet için; din, iman, vatan ve millet için can veren bütün şühedayı rahmet ve minnetle yâd ediyorum. Allah, bütün şehitlerimize gani gani rahmet eylesin!” ifadeleri ile bitirelim.

Ve Arapların kendi aralarında meydana gelen bu mücadeleden ders çıkaralım. Yakın tarihimizde yaşadığımız gibi bir Sünni-Alevi çatışmasına ve bölünmesine götürmeyelim. Devletimiz üzerinde oynanmak istenen oyunları bozalım.

Hele hele Kerbela olayı yaşandığında Müslüman bile olmayan Türkler’in, Alevi-Sünni diye ayrışmaları ve birbirlerini hasım görmeleri kabul edilemez.

Yazarın Diğer Yazıları

  • Büyük Türk Kağanlığı-2 - 14 Haziran 2026
  • Büyük Türk Kağanlığı - 07 Haziran 2026
  • Asr-ı Saâdet Dönemi - 31 Mayıs 2026
  • Yeryüzünde Gezin Dolaşın!.. - 24 Mayıs 2026
  • Türk Milletinin Kültürel Değerleri - 17 Mayıs 2026
  • Eski Türklerde Hayvancılık-2 - 10 Mayıs 2026
  • Eski Türklerde Hayvancılık-1 - 03 Mayıs 2026
  • Yazıtlarda Geçen Bazı Sözcükler - 26 Nisan 2026
  • Eski Türklerde Dinî Hayat - 19 Nisan 2026
  • Osmanlı'da Türkçe Tartışması-3 - 12 Nisan 2026
  • Osmanlı'da Türkçe Tartışması-2 - 05 Nisan 2026
  • Osmanlı'da Türkçe Tartışması-1 - 29 Mart 2026
  • Din ve Ahlâk - 22 Mart 2026
  • Türk Halklarının İnançları-2 - 15 Mart 2026
  • Türk Halklarının İnançları - 08 Mart 2026
  • Türklerde Sosyal Yapılar-2 - 01 Mart 2026
  • Türklerde Sosyal Yapılar-1 - 22 Şubat 2026
  • Eski Türk Yazıtları-3 - 15 Şubat 2026
  • Eski Türk Yazıtları-2 - 08 Şubat 2026
  • Atalar Kültü - 01 Şubat 2026
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 28
ilan.gov.tr
Gazete arşivi için üye girişi yapmanız gerekmektedir.
Köşe Yazarları
Sabri Şenel
Sabri Şenel
Türk ve Türkçe Giderse Türkiye Kalır mı?
Serdar Gündüz Liyakat-Sen Genel Sekreteri
Serdar Gündüz Liyakat-Sen Genel Sekreteri
Memur ve Emeklisine Ek Zam İçin Daha Ne Bekliyorsunuz?
Cahit Akdoğan Araştırmacı yazar
Cahit Akdoğan Araştırmacı yazar
Fındık Araştırma Enstitüsünü Eleştirdik, Şimdi de Hakkını Verelim...
Ahmet Acaroğlu Türk Ocağı Eski Başkanı
Ahmet Acaroğlu Türk Ocağı Eski Başkanı
Kültür Ve Sanata Dair
Kadriye Hocam, Bu Karar Kirli Dünyaya Meydanı Bırakmak Değil mi?
Mehmet ARSLAN Eğitim Yönetimi Ve Planlama uzmanı
Kadriye Hocam, Bu Karar Kirli Dünyaya Meydanı Bırakmak Değil mi?
Remzi ÖZMEN TES İst 8 Nolu eski Şb. Bşk, Kamu-Sen İst eski Bşk
Remzi ÖZMEN TES İst 8 Nolu eski Şb. Bşk, Kamu-Sen İst eski Bşk
LGS üzerine!..
Av.Alev SEZEN M.A. Adli Bilimler Uzmanı
Av.Alev SEZEN M.A. Adli Bilimler Uzmanı
Siyasi Umutsuzluk
Okullarda Görünmeyen Şiddet: Mobbing
Kadriye Demirel (AES Antalya il Temsilcisi , Eğitim koçu)
Okullarda Görünmeyen Şiddet: Mobbing
Aziz Dolu Atabey
Aziz Dolu Atabey
Adalet; paylaşım ile suç ve ceza arasında orantı
Yaşar YENİÇERİOĞLU UAEF Başk
Yaşar YENİÇERİOĞLU UAEF Başk
Büyük Türk Kağanlığı-2
Yusuf İPEKLİ
Yusuf İPEKLİ
İnsan Kendinden Özür Diler Mi?
Şu Hayat
Namık Özer ERDOĞAN Atatürk Eğ.En.Eski Md.
Şu Hayat
Sri Lanka Gezimizden
Canan ÖZDEMİR Uzman Sosyolog
Sri Lanka Gezimizden
Açılımda kritik eşik: MİT, 'PKK silah bıraktı' diyemez!
Misafir Yazılar
Açılımda kritik eşik: MİT, 'PKK silah bıraktı' diyemez!
Trabzon 14 Yıldır Kimsesiz Kaldı!
Orhan KILIÇOĞLU
Trabzon 14 Yıldır Kimsesiz Kaldı!
Coğrafya Kader midir?
Av.Faruk Ülker Ümraniye Türk Ocağı Eski Bşk
Coğrafya Kader midir?
Hicri Yeni Yıla Girerken
Ali Kemal Gül
Hicri Yeni Yıla Girerken
14 Mayıs Seçiminin Mesajı: Cumhuriyet'in İkinci Yüzyılını Da Türk Milliyetçileri İnşa Edecektir
Türk Ocakları'ndan
14 Mayıs Seçiminin Mesajı: Cumhuriyet'in İkinci Yüzyılını Da Türk Milliyetçileri İnşa Edecektir
Kuvvayi Milliye Ruhuyla Bandırma Vapurunda Olmak..
Şerife Güven
Kuvvayi Milliye Ruhuyla Bandırma Vapurunda Olmak..
Huzura Hasret Bayramlar
Köksal Cengiz
Huzura Hasret Bayramlar
19 Mayıs Tarihi Ve Yunanistan
Şevket Sezer
19 Mayıs Tarihi Ve Yunanistan
Çok Okunan Haberler
Pendik'te Folklor Kurumu'ndan
Pendik'te Folklor Kurumu'ndan "Gönülden Ele" Uygulamalı En Sanatları...
Cuma günü okullar tatil edildi
Cuma günü okullar tatil edildi
783 kişilik temizlik kadrosuna 120 bin başvuru
783 kişilik temizlik kadrosuna 120 bin başvuru
Ana Sayfa
GÜNDEM
KAMU
SENDİKA
DÜNYA
EKONOMİ
SİYASET
HUKUK
TÜRK DÜNYASI
EĞİTİM
MEMURLAR
Köşe Yazarları
Foto Galeri
Video Galeri
Biyografiler
Üye Paneli
Günün Haberleri
Arşiv
Gazete Arşivi
Anketler
Gazete Manşetleri
  • EKONOMİ
  • HUKUK
  • KAMU
  • MEMURLAR
  • SENDİKA
  • TÜRK DÜNYASI
  • Foto Galeri
  • Video Galeri
  • Köşe Yazarları
  • Biyografiler
  • Üye Paneli
  • Günün Haberleri
  • Arşiv
  • Gazete Arşivi
  • Anketler
  • Gazete Manşetleri
sanalbasin.com üyesidir

  • Rss
  • Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri

Sitemizde bulunan yazı , video, fotoğraf ve haberlerin her hakkı saklıdır.
İzinsiz veya kaynak gösterilemeden kullanılamaz.

Yazılım: Tumeva Bilişim

Yeni Slow Radyo